HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 21 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

Ulusal güvenlik ve ekonomi

16.08.2001 00:00:00
Ekonomi, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu gerçek, hiçbir dönemde değişmemiştir. Fakat günümüzde ekonomik savaşların hız kazanması, ulusal güvenlik içerisinde ekonominin yerini ve önemini artırmıştır. Bundan dolayı "iyi bir asker, askerlik kadar diplomasiyi, diplomasi kadar da dünyadaki ekonomik gelişmeleri takip etmelidir" denilmiştir. Dünyadaki ekonomik gelişmeleri takip etmesi gereken askerin, kendi ülkesindeki ekonomik gelişmelere kayıtsız kalması elbette düşünülemez.

Türk askerinin, bu konuda da üzerine düşeni yaptığını, ulusal güvenlik tartışması münasebetiyle yayınladığı bildiriden bir kere daha anladık. Başbakan Ecevit, Genelkurmay'ın ekonomik değerlendirmelerini dikkatle ele alması gerekirken, bundan "kaygı duyduğunu" ifade etmesi çok düşündürücüdür. Başbakan şöyle diyor: "Genelkurmay'ın özellikle ekonomiyi iflas noktasında göstermiş olması, benim için şaşırtıcı oldu. Hiçbir devlet, ekonominin sorunlarıyla ilgili bu tabiri kullanmamıştır. Bunu bir talihsizlik olduğunu düşünüyorum".

Başbakan Ecevit'in bu demeci 12 Ağustos 2001 tarihli gazetelerde yer aldı. Aynı gün gazetelerde şöyle bir haber de dikkatlerden kaçmıyordu: "2001yılında iç borçların artmasıyla vergi gelirleri faiz ödemelerini yapmaya yetmiyor. 1990 yılında yüzde 30.8 olan vergi gelirleri faiz ödemlerine oranı 2001 yılı itibarıyla yüzde 109 seviyesine çıktı". Başbakana sormak gerekir. "Sizce ekonominin iflası başka nasıl olur?" Bu olayı, iflas olarak tanımlamayan bir kişi için verilecek hüküm şudur: Bu kişi, ülke ekonomisinin iflası ile bir şirketin iflasını birbirine karıştırmıştır. Halbuki Genelkurmay'ın tespiti çok doğru ve isabetlidir.

Başbakan, gerçekten ekonominin iflas edip etmediğini anlamak istiyorsa, Türk ekonomisinin yerine, bir şirketin ekonomisi koysun ve düşünsün. Sonra kendi kendine sorsun: "Böyle bir şirket benim olsa, onun genel müdürünü görevde bırakır mıydım?" Daha doğrusu böyle bir şirket ayakta kalır mıydı? Başbakan, "İflas ettik, ama yine de o kelimeyi kullanmayalım" diyorsa, o başka. O zaman iflas kelimesinin yerine yeni bir kelime üretsin. Nasıl olsa Başbakan, bu konuda mahirdir. Kelime ve laf üretmesini becerir. Ama ne yaparsa yapsın, lafla peynir gemisi yürümez. Ekonominin perişanlığı, artık laf cambazlığı ile gizlenemez.

Genelkurmay'ın ekonomik gelişmeleri takip etmesi, doğru teşhislerde bulunması, son derece sevindirici bir olaydır. Zira kartel medyası, ekonominin ulusal güvenlikle ilgisini, millete unutturmaya çalışıyor. Halbuki dünyada tam tersi gelişmeler söz konusudur. Mesela Avrupa güvenlik politikasında, sınırların korunmasına dayalı savunma anlayışının yerine, ekonomik menfaatlerin korunmasına dayanan stratejik güvenlik anlayışı konulmuştur.

Atatürk, bu gerçeği ta 1905 yılında görmüştür. Kurmay yüzbaşı iken, zaman zaman arkadaşlarıyla buluşur ve ülke meselelerini konuşurdu. Bundan dolayı kendisini 1905 yılında hesaba çekenlere şöyle demişti: "Vatanın vaziyetinin vahameti ortadır. Elbette bizim vazifemiz cephelerdedir. Ama vazifemiz sadece bu değildir. Memleketin vaziyet-i iktisadiyesi, siyasi hali de bizim vazifemizdir. Çünkü harpler artık siyasi ve iktisadi karakterlerini bütün vaziyeti ile ortaya koymaktadır. Mesleyi sadece vuruşmak olarak gören, memleketin siyasi ve dahili vaziyeti ile münasebet kurmayan zabıtanın başarılı olması kabil değildir."

"Genelkurmay da, bunu yapmıştır, yapmaya da devam edecektir. Onun için Başbakan'ın "kaygı duymasına" gerek yok. Millet, bu olaydan kaygı değil, bilakis mutluluk duyuyor. Dileğimiz, Başbakan'ın da milletin safında yer almasıdır.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.