Üniversitelerimizin durumu iyi değil!
Türkiye'den 9 üniversite, 'dünyanın en iyi 500 üniversitesi' listesine girme başarısını gösterdi. Ancak genelde üniversitelerimizin durumu iyi değil. URAP Başkanı Prof. Dr. Ural Akbulut'a göre bunun nedenleri arasında bilimsel yayınlarda saygın dergiler yerine etkisi en düşük dergilere yönelmiş olunması da bulunuyor





URAP Başkanı Prof. Dr. Ural Akbulut, URAP Laboratuvarı teknik ekibince, üniversiteleri tüm dünya sıralamasında dünyadaki yerlerini topluca görebilmeleri için hazırladığı rapora ilişkin açıklamada bulundu. Buna göre, raporda, üniversite yöneticilerine, akademisyenlere, öğrencilere ve yükseköğretimdeki gelişmeleri takip edenlere yönelik, 2018'de yayımlanan 11 farklı dünya genel sıralamasında 173 Türk üniversitesinin son durumuna yer verildi.
Türk üniversitelerinin 2018'de yer aldığı 11 kuruluş ise Webometrics, SCIMago, US News and World Report, QS, THE, Leiden (CWTS), CWUR, RUR, ARWU, NTU ve ODTÜ Enformatik Enstitüsü URAP Laboratuvarı şeklinde sıralandı. Rapora göre, 2018 yılı dünya genel sıralamalarından en az birinde ilk 500'e girebilen 9 üniversite bulunuyor.
Bu üniversitelerden ODTÜ 4, Boğaziçi 3, İstanbul 3, Koç 3, Sabancı 3, İTÜ 2, Hacettepe 2 sıralamada, Bilkent 2, TOBB-ETÜ bir sıralamada ilk 500'e girdi.
Saygın dergilerde makale yayınlanmıyor
URAP Başkanı Prof. Dr. Ural Akbulut, rapora ilişkin değerlendirmesinde, dünya sıralamalarında 2018 yılında, 9 üniversitenin en az bir sıralamada ilk 500'e girmesinin Türkiye için önemli bir başarı olduğunu ifade etti.
Dünya üniversite sıralaması yapan 11 sıralama kurumunun 11'inde de yer alan 4 üniversitenin, 10 sıralamada yer alan 3 üniversitenin, 9 sıralamada yer alan 1 üniversitenin, 8 sıralamada yer alan 3 üniversitenin ve 7 sıralamada yer alan 6 üniversitenin bulunduğunu bildiren Akbulut, şu ifadeleri kullandı: "Genel olarak bakıldığında üniversitelerimizin son 15 yılda sıralamalardaki durumu oldukça iyiydi. Ancak son 4-5 yılda çok sayıda üniversitemizin sıralamalardaki yükselme hızı düştü. Bazı üniversitelerimiz ise gerilemeye başladı. Bunun nedenleri, yayın sayılarımızın diğer ülkeler kadar hızlı artmayışı ve saygın dergilere yönelmek yerine etki değeri en düşük dergilere yönelmiş olmamızdır. Üniversitelerimizin bilimsel makale sayısı 2010'dan bu yana sürekli arttı. Ancak bu artış sırasında, etki değeri en yüksek dergilerde çıkan makalelerin sayısı artırılamadığı için ilk 500'deki ve ilk bindeki üniversitelerimizin sayısı giderek azalmaktadır. Üniversite yöneticilerimizin öğretim üyelerini etki değeri yüksek dergilere yöneltmek için gösterdikleri çabalar çok yararlı olmaktadır. Yöneticilerin bu çabalarının etkileri zamanla hissedilecektir."
HABER MERKEZİ

















































































