HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Uyusunda büyüsün öğretmenim

09.05.2011 00:00:00
İthal öğretmen tartışmaları gündemin alt sıralarında kalsa da AKP ve Tayyip beyin çılgın projeleri arasında ki varlığını koruyor. İktidar ABD ve AB yandaşlığı çizgisinde, kadim duruşunu bozmadığı sürece ve halkta bu duruşa hayır demediği müddetçe yarın önümüze gelmesi muhakkaktır.Milli eğitim, adından da anlaşılacağı üzere milli olmalıdır. İnsan yetiştirmek bir sanattır. Bu yetişme ailede başlar, okulda devam eder, toplumda şekillenir. Devletin görevi ise birlik ve beraberliği temin edecek, vatanına, milletine bağlı nesiller yetiştirmektir. Çünkü milletleri ayakta tutan milli kültürleridir. Bu milli kültürü, tarih bilincini ve manevi değerleri gelecek nesillere aktarmak devletin bekası için şarttır. Kendinden, milli ve manevi değerlerinden, tarihinden habersiz nesillerin geleceği karanlıktır, esarettir. İşte bu bilinci genç nesillerine aktaran kurumun adı milli eğitim, bu kutsal görevi yapanların adı da öğretmendir.Tayyip beyin hayalinde ki bu ithal öğretmenler bize hangi medeniyetin şuurunu, hangi ahlaki değerlerin önemini verecektir? Hangi inanışı temsil edecektirler? En önemlisi bu "çılgın proje" ile hedeflenen şey nedir? "En ciddi bütçesi olması gereken kurum ve kuruluş eğitim olması lazım. Batı eğitimi bizden aldı. Batı kim oluyor, Batı nedir? Almanya, Amerika, İngiltere. Nedir bunlar? Bunların geçmişlerine bakarsak bir tek biraz temeli olan İngiltere'dir. Gelsin bir İngiliz eğitimciyle, biz karşı karşıya oturalım, prensipleri ortaya koyalım, samimi olarak konuşuyorum pes demek zorunda kalır. Biz geçmişimizi inkârda birinciyiz ve birinci sıradayız. Yani onları alıp modernize edip hayata geçirmemiz gerekirken, geçmişe ait ise sırtımızı dönüp tekmeyi atıyoruz. Burada bir oyun var. Bunu finanse eden kurumlar var. Kim bu kurumlar? Vatikan'dır, misyonerlik kurumlarıdır. Onların amacı bizim insanımızı kazanmak. Bizim kazanamadığımız insanımızı onlar elimizden alacaklar kendi çocukları yapacaklar, yazık günah değil mi?... (Prof. Dr. Haydar Baş Yeni Mesaj Gazetesi)Aslında Tayyip beyinde böyle bir planı, projesi, ideali yoktu. Ama ne yaparsın ki, üslendiği rol gereği bu istenilenleri yapmak zorunda. Nereden mi biliyorum? Sayın Erdoğan'ın kendi söylemlerinden. Ya kendini inkar ediyor, ya da verilen rolü kabul ediyor. Buyurun kendi söylemlerini tarih tarih inceleyelim;* Tarih 2002 Mayıs. Yer İzmit merkez mitingi. Tayyip bey kürsüde, bakın neler diyor?"Şu sisteme bakın hele ülkede 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavla öğretmen seçiyorsun. (KPSS) hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bırak da öğretmenlerimiz okul seçsin, göreve başlasın, önüne niye engel koyuyorsun. İnşaallah biz hükümetimizi kurduğumuzda bütün öğretmenlerimizi göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz....*Tarih 2002 Haziran. Yer Gaziantep. Tayyip bey yine kürsüde:"Yahu bir sürü bölüm öğretmenimiz boşta geziyor. Resim öğretmeni matematiğe, müzik öğretmeni beden dersine giriyor. Niye, öğretmen ihtiyacı var. Ama bakın ki işe bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor (koalisyondaki Ecevit'e yükleniyor) o zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri, yazık değil mi? Öğretmen almıyorum de, bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak....* Tarih 2002 Samsun. Tayyip bey "konuşmaya" devam ediyor..."Buradan sözüm tüm genç öğretmen adaylarına. Siz merak etmeyin, biz geldiğimizde üniversiteyi bitirdiğimde ne yapacağım, sınavı ya kazanamazsam korkun olmayacak çünkü sınav olmayacak"* Yıl 2002 yer İstanbul. Tayyip beyi tutabilene aşk olsun..."Birçok gencimiz özellikle öğretmen adaylarımız işsiz kaldı. Ülkede eğitim çökmüş, köy okulları kapanmış, merkezdeki okullar bile öğretmen diye can çekişiyorken, sen sınavla öğretmen seçmeye kalkıyorsun. Bıraksana genç öğretmenlerimiz gitsin çalışsın, o kadar sene beklet, sonra al. O adamda artık heves kalır mı? öğretmenlik yapabilir mi? Ama inşallah biz iktidar olunca öğretmenler okulun bittiği gün hazırlıklarını yapacak. Ertesi gün görev aşkıyla okuluna gidecek hiç merak etmeyin"Tarih 2011. Hala 50-60 kişilik sınıflar. Hala beden dersine müzik öğretmeni giriyor. 350 bin öğretmen adayı öğretmen olabilmek için bekliyor. Sen dışarıdan öğretmen getireceksin! İyi. Ne dedin, ne yapıyorsun diye sormazlar mı adama? Bu arada bu 350 bin kadro bekleyen öğretmen adayına sesleniyorum. Hepiniz bu yaşadığınız acı gerçeği, size verilip de tutulmayan sözleri bir eğitimci olarak en az 10 kişiye anlatır, iktidarın gerçek yüzünü gösterirseniz, size söz verip, oyunuzu alanlara en büyük cezayı kesmiş olursunuz. Son olarak da R. Tayyip Erdoğan'ı kendi üslubu ile acizane ikaz edelim; Eşref-i mahluk olan, konuştuğu zaman yalan söylemez. Söz verdiği zaman yerine getirir. Emanete de  hıyanet etmez. 
 
Aydın Polat / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

09.05.2010, 09.05.2009, 09.05.2008, 09.05.2007, 09.05.2006, 09.05.2005, 09.05.2004, 09.05.2003, 09.05.2002, 09.05.2001, 09.05.2000, 09.05.1999, 09.05.1998, 09.05.1997, 09.05.1996, 09.05.1995, 09.05.1994, 09.05.1993, 09.05.1992


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.