logo
11 HAZİRAN 2026

Veda Haccı ve Gadr-i Hum olayı

İmam Muhammed Bâkır, senetli bir şekilde Gadr-i Hum olayını şöyle anlatıyor

16.01.2023 20:52:00
Veda Haccı ve Gadr-i Hum olayı
Veda Haccı ve Gadr-i Hum olayı
İmam Muhammed Bâkır, senetli bir şekilde Gadr-i Hum olayını şöyle anlatıyor:

"Resulüllah hac görevini Medine'den, Mekke'ye gidip yerine getirmiştir. O ana kadar hac ve velayet dışında bütün şer'i hükümleri insanlara tebliğ etmişti. Cebrail, Resulüllah'a gelerek, "Ya Muhammed" dedi.

"Allah Sana selam söylüyor. Ve şöyle buyuruyor: Ben canının alacağım her peygamberimin ve her resulümün canını ancak dinimi kemale erdirdikten ve hüccetimi tamamladıktan sonra alırım.

Bu dinden de Senin üzerine tebliğ etmen gereken iki fariza kaldı. Hac farizası ve senden sonrası için velayet ve hilafet farizası, Ben yeryüzünü asla hüccetsiz bırakmadım ve bırakmayacağım."

Cebrail şöyle devam etti:

"Allah Sana haccı kavmine tebliğ etmeni emrediyor. Seninle Medine etrafından ve bedevilerden kimin gitme imkânı varsa onlar da Seninle hac yapsın ki onlara, namazı, zekâtı ve orucu öğrettiğin gibi haccı da öğretesin."

Bunun üzerine Allah Resulü'nün münadisi insanlara şöyle seslendi:

"Allah'ın Resulü hac yapmak istiyor ve önceki şer'i hükümlerde olduğu gibi haccın da hükümlerini size öğretmeyi amaçlıyor."

Böylece Resulüllah yola çıktı ve O'nunla birlikte pek çok insan yola koyuldu. Bu seferde Resulüllah'la beraber hac yolculuğuna çıkanların sayısı yetmiş bin kişi veya üzeriydi.

Resulüllah hac farizasının bitirip Medine'ye doğru yola çıktı. Cuhfe'ye varmadan, Gadr-i Hum denen yere vardığında Cebrail nâzil olup, "Ey Muhammed" dedi Allah şöyle buyuruyor: "Ey Resul, Sana indirileni tebliğ et (insanlara ulaştır) eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun. Ve Allah Seni insanlardan koruyacaktır."

Resulüllah bir ucu Cuhfe'ye yaklaşan Müslümanların önde gidenlerinin geriye çağrılmalarını ve geride kalanların da orada toplanmalarını emretti.

Ardından namaza toplanma emri verdi. Orada bulunan ağaçların altının temizlenmesini ve minber şeklinde taşların üst üste konmasını emretti. Ve insanların iyi görebilmesi için onların üzerine çıktı.

Allah'a hamd ü senâ ederek söze başladı.

"Hamd ve senâ; birliğinde yüce, tekliğinde yakın, sultasında celaletli ve erkanında azim olan Allah'a mahsustur.

Allah'ın ilmi, yerlerinde kaldıkları hâlde her şeyi kuşatmıştır. O, bütün yaratıkları kudret ve burhanıyla hakimiyeti altına almıştır.

Allah sürekli olarak şükredilmiş ve sürekli de övülecektir. O yok olmayan bir azametin sahibidir. Yaratan O'dur. Yeniden dirilten de O'dur. Her iş O'na dönmektedir.

Yükseltilmişleri (göklerden ve semavi cisimlerden kinayedir) vücuda getiren, serilenleri (yeryüzünden kinayedir) seren, yerlerin ve göklerin hükümranı, pak, tenzih edilmiş, meleklerin ve ruhun Rabbi, yarattığı her şeye ihsanda bulunan, kendisine yaklaşan herkese lütfeden O'dur. Her göz O'nun gözetimindedir ama gözler O'nu göremez.

Allah ikram edici, hilm sahibi ve tahammül edicidir. Rahmeti her şeyi kuşatmış, nimeti ile hepsine ihsanda bulunmuştur. İntikam almada acele davranmaz ve müstahak olunan azabına hemen teşebbüste bulunmaz.

Bâtınları ve gizlilikleri anlar, içleri bilir, gizlenmişler O'na saklı kalmaz ve gizlilikler O'na karmaşık gelmez. Her şeyi ihata eden O'dur. Her şeye galebe çalan O'dur. Her şeyde kuvvet O'dur; her şey üzerindeki kudret O'dur.

O'nun gibi bir şey yoktur. Hiçbir şey yokken, bir şey var eden O'dur. Daimidir; adalet ile kaimdir. İzzet ve hikmet sahibi olan O'ndan başka bir ilah yoktur.

O gözlerin idrakinden yücedir ama kendisi gözleri derk eder- görür. O, lütuf sahibi ve bilendir. Hiç kimse görmekle sıfatlarına ulaşamaz ve hiç kimse bizzat Aziz ve Celil olan Allah'ın kendisinin kılavuzluk ettiği dışında gizli ve açık niteliği hakkında bir şey elde edemez.

Şahadet ederim ki, O öyle bir Allah'tır ki kutsiyeti, zamanı doldurmuştur. O'nun nuru, ebediyeti kapsamıştır. O, emirlerini istişare edilen kimselerle istişare etmeksizin icra etmektedir; takdirinde ortağı bulunmamakta ve tedbirinde hiçbir yardım görmemektedir.

Yarattığı her şeyi örnek ve misali olmaksızın, hiç kimseden yardım almadan, zahmete katlanmadan, fikir ve çare bulmaya ihtiyaç duymadan yaratmıştır.

Allah yaratıkları icat etti ve onlar da vücuda geldiler, yarattı ve onlar da zahir oldular.

Evet, O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır; O ki yaptığı sağlam ve işi güzeldir; zulmetmeyen bir âdil ve işlerin kendisine döndüğü bir kerem sahibidir."

Şahadet ederim ki her şeyin, azameti karşısında tevazu gösterdiği ve her şeyin, izzeti karşısında zelil olduğu ve her şeyin, kudreti karşısında teslim olduğu ve her şeyin, heybeti karşısında huzû gösterdiği (boyun eğdiği) ilah O'dur.

Padişahların padişahı, eflakin (galaksilerin) döndürücüsü, Güneş ve Ay'ı râm eden de O'dur. Her şey tayin edilmiş bir zamanla hareket etmektedir. Süratle birbirlerini takip eden geceyi gündüze ve gündüzü de geceye giydirmektedir. Her inatçı zorbayı döküp kıran ve her isyankar şeytanı helak eden O'dur.

O'nun için bir zıt ve O'nunla birlikte bir eş mevcut değildir; tek ve ihtiyacızdır; doğurulmamış ve doğurmamıştır; O'nun hiçbir benzeri yoktur; tek olan Allah ve azamet sahibi bir Rab'dir.

İstemekte, ardından yerine getirmektedir; irade etmekte ardından mukadder kılmakta; bilmekte, ardından saymaktadır; öldürmekte ve diriltmektedir; fakir kılmakta ve zenginleştirmektedir; güldürmekte ve ağlatmaktadır; yakın kılmakta ve uzaklaştırmaktadır; esirgemekte ve bağışta bulunmaktadır; hükümdarlık O'nundur; hamd ve senâ O'na mahsustur; hayır O'nun elindedir; O, her şeye kâdirdir.

Geceyi gündüze ve gündüzü geceye giydirir; O'ndan başka ilah yoktur. Allah izzet ve mağfiret sahibidir; dualara icabet eden, çok ihsanda bulunan, nefesleri sayandır.

Cin ve insanların Rabbidir. Hiçbir şey O'na zor gelmez, yardım isteyenlerin feryadı O'nu usandırmaz; ısrar edenlerin ısrarı O'nu bıktırmaz, sâlihlerin koruyucusu, kurtuluşa erenlerin başarıya ulaştırıcısı, mü'minlerin ihtiyaç sahibi ve alemlerin Rabbi'dir.

Yarattığı her şeyden dolayı kendisine her hâlde şükredilmesi gereken Allah'tır. O'na hamd ediyorum; sürekli şükrediyorum. Sıkıntı ve rahatlık hâlinde, zorluk ve huzur hâlinde O'na şükrediyorum, O'na, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ediyorum.

O'nun emrini dinliyor, sadece O'na itaat ediyorum, O'nu hoşnut eden şeylere teşebbüste bulunuyorum, itaatinde rağbet ettiğim için ve cezasından korktuğum için O'nun mukadderatı karşısında teslim oluyorum. Zira hilesinden güvende olunmayan (yapılan hilelere uygun zamanında karşılık veren) ve zulmünden korkulmayan (yani asla zulmetmeyen) Allah O'dur.

Allah için nefsim hususunda kulluğumu itiraf ediyorum ve O'nun Rab olduğuna tanıklık ediyorum. Bana vahyettiği her şeyi edâ ediyorum; zira eğer onu edâ etmezsem, Bana azabının ineceğinden korkuyorum.

Şüphesiz O'nun azabının, her ne kadar büyük hile yapsa/düzen kursa da ve dostluğu halis olsa da hiç kimse defedemez. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah Bana nâzil buyurduğunu tebliğ etmediğim takdirde, risâletimi edâ etmemiş olacağımı ilan etti. Beni insanların şerrinden koruyacağını garantiledi. Allah kifayet eden ve yücelik sahibidir.

Allah Bana şöyle vahyetmiştir: 'Ey Resul, Rabbinden Sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan, O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah, Seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kâfirlere yol göstermez.'

Ey insanlar, Ben Allah'ın Bana nâzil buyurduğu hiçbir şeyi ulaştırma hususunda kusur etmedim ve Ben bu ayetin nüzul sebebini sizlere beyan ediyorum:

Cebrail üç defa Bana nâzil oldu ve selam sahibi olan -ki O Selam'dır- Rabb'im tarafından bu toplantı yerinde ayağa kalkarak, beyaz ve siyah (ırktan) herkese şunu ilan etmemi emretti: 'Ali bin Ebî Tâlib, Benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir ve Benden sonra imamdır. O'nun Bana nispet makamı, Harun'un Musa'ya olan makamı gibidir; şu farkla ki Benden sonra peygamber gelmeyecektir.

O, Allah ve Resulü'nden sonra sizlerin velisidir (velayet ve tasarruf sahibidir)' diye ilan etmemi emretti. Allah, bu konuda Kitabından Bana bir de ayet nâzil buyurdu: 'Şüphesiz sizin veliniz, Allah, Resulü, iman edip namaz kılanlar ve rükû hâlinde zekat veren müminlerdir.'

Namaz kılıp rükû hâlinde zekat veren ve her hâlinde Aziz ve Celil olan Allah'a yönelen kimse Ali ibn Ebî Tâlib'dir.

Ey insanlar, Ben Cebrail'den Benim için Allah'tan, Beni bu önemli şeyi tebliğ etmekten mazur görmesini dilemesini istedim. Zira takva sahiplerinin azlığını, münafıkların çokluğunu, kınayanların fesadını, İslam'ı alaya alanların hilelerini biliyorum. Onlar Allah'ın, Kitabında kendilerini şöyle nitelendirdiği kimselerdir:

'Hani siz, onu dillerinizle birbirinize yetiştiriyor, ağızlarınızla hiçbir bilgi sahibi olmadığınız bir şeyi söylüyor ve onu kolay sanıyordunuz. Halbuki o Allah katında büyük bir günahtır.'

Hakeza, münafıklar defalarca Bana eziyette bulundular ve Beni 'uzun' (her söze kulak asan kimse) olarak adlandırdılar. Onlar, Ali'nin Benden ayrılmaması, Benim kendisine teveccüh etmem sebebiyle böyle olduğumu sandılar.

Sonunda Aziz ve Celil olan Allah şu ayeti nâzil buyurdu: '(Yine o münafıkların içinde) O (Peygamber her söyleneni dinleyen) bir kulaktır, diyerek Peygamberi incitenler de vardır. De ki: O sizin için bir hayır kulağıdır.'

Eğer Ben, Bana bunu (her söze kulak veren kimse olmayı) isnat edenleri açığa vurmak istersem, edebilirim. Eğer onların şahsına işaret etmek istersem, işaret de edebilirim, Eğer onları alametleriyle tanıtmak istersem, tanıtabilirim. Ama Allah'a yemin olsun ki Ben onların işi hususunda yücelik gösterdim.

Bütün bunlardan sonra Ali hakkında Bana nâzil olan şeyi tebliğ etmediğim takdirde, Allah asla Benden razı olmayacaktır."

Hz. Peygamber (s.a.v.) daha sonra şu ayeti tilavet buyurdu:

"Ey Elçi! Rabbinden Sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah Seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kâfirlere yol göstermez."

"Ey insanlar, biliniz ki Allah Muhacirler'e, Ensar'a ve onlara iyilikle tâbi olanlara, köylüye ve şehirliye, Arab'a, ve Acem'e, özgüre ve köleye, büyüğe ve küçüğe, beyaza ve siyaha, O'na (Ali'ye) itaat etmeyi farz bilmiş, O'nu imam ve yetki sahibi kılmıştır.

Her muvahhid için O'nun hükmünü icra etmesi, sözüyle amel etmesi, emrini kabullenmesi gerekir.

Her kim O'na muhalefet ederse, mel'undur. Her kim O'na tâbi olursa ve O'nu tasdik ederse, Allah'ın rahmetine mazhar olacaktır. Allah O'nu ve O'nu dinleyip kendisine itaat eden herkesi bağışlamıştır.

Ey insanlar, bu, böylesine bir toplulukta ayağa kalktığım son defadır. O halde işitiniz, itaat ediniz; Rabbiniz olan Allah'ın emri karşısında teslim olunuz.

Zira Aziz ve Celil olan Allah-u Teâlâ sizin mevlânız ve ma'budunuzdur. Allah'tan sonra, (şu anda) ayakta sizleri muhatap kılan, O'nun Resulü olan Muhammed sizin velinizdir.

Benden sonra da Ali Allah'ın emriyle sizin veliniz ve imamınızdır. İmamet makamı ondan sonra da Allah ve Resulü'yle görüşeceğiniz güne (Kıyamete kadar O'nun evlatlarından olan Benim neslimin hakkıdır.

Allah'ın helal kıldığı hususlar dışında bir helal yoktur. Allah'ın sizlere haram kıldığı şey dışında da bir haram yoktur. Aziz ve Celil olan Allah Bana helal ve haramı tanıtmış ve Rabb'imin Kitabından, helal ve haramından Bana öğrettiği her şeyi de Ben ona ifâze etmişim (öğretmişim).

Ey insanlar, Allah var olan her ilmi Bende bir araya toplamıştır. Ben de öğrendiğim her ilmi takva sahiplerinin imamında (Ali'de bir araya) topladım. Var olan her ilmi mutlaka Ali'ye öğrettim. O'dur (Allah'ın Kur'an'da zikrettiği) imam-ı mübin (apaçık imam).

Ey insanlar, O'ndan (Ali'den) başkasına yönelerek sapıklığa düşmeyin, O'ndan yüz çevirmeyin; O'nun velayetinden ayrılmayın. O, hakka hidayet eder ve hak ile amel eder. Bâtılı iptal eder ve bâtıldan sakındırır. Allah yolunda kınayıcıların kınaması O'na engel olamaz.

O (Ali), Allah'a ve Resulü'ne iman eden ilk kimsedir. Bana iman hususunda hiç kimse O'ndan öne geçmemiştir.

O, canıyla Allah Resulü'nün yolunda her türlü fedakarlığa katlanmıştır.

İnsanlardan hiç kimse O'nunla Allah'a ibadet etmediği bir zamanda, O, Allah Resulü'yle birlikteydi.

Namaz kılan ilk kimse O'dur. Benimle birlikte Allah'a ibadet eden ilk kimse de O'dur. Allah tarafından yerime yatağıma yatmasını emrettim. O da canını Bana feda ederek Benim yerime yatağıma yattı.

Ey insanlar, O'nu üstün bilin; hiç şüphesiz, Allah O'na üstünlük vermiştir. O'nu kabul edin; şüphesiz Allah O'nu tayin etmiştir.

Ey insanlar, O, Allah tarafından tayin edilen imamdır. Her kim O'nun velayetini inkar ederse, şüphesiz Allah tevbesini kabul etmez ve O'nu bağışlamaz.

Allah'ın O'na muhalefet eden kimseye böyle davranacağı kesindir. Allah O'na böyle yapar ve O'nu ebediyete kadar, sonsuza dek şiddetli azapla azaplandırır.

O hâlde O'na muhalefet etmekten sakının. Aksi takdirde yakıtı insanlarla taşlar olan ve kâfirler için hazırlanan ateşe dûçar olursunuz.

Ey insanlar, Allah'a yemin olsun ki önceki peygamberler ve elçiler Bana müjde vermişlerdir ve ben Allah'a yemin olsun ki peygamber ve elçilerin sonuncusuyum, gök ve yerdeki bütün yaratıkların üzerinde hüccetim.

Her kim bu konuda şek ederse cahiliye küfrü gibi kâfir olmuş olur. Her kim bu sözümden bir şeyde şek ederse Bana nâzil olmuş olan her şeyden şek etmiştir.

Her kim imamların birinden şüphe ederse onların tümünden şüphe etmiştir ve kim bizim hakkımızda şüpheye kapılırsa, hiç şüphesiz ateştedir.

Ey insanlar, Allah, bu üstünlüğü Bana bağışta bulunmuştur; bu O'nun Bana bir nimeti ve O'ndan Bana bir ihsandır. O'ndan başka ilah yoktur. Ebediyete kadar, sonsuza dek, her hâliyle O'na hamd ve senâda bulunuyorum.

Ey nisanlar, Ali'yi üstün biliniz. Zira o, Allah rızk indirdiği ve yaratıklar baki kaldığı müddetçe kadın ve erkek tüm insanların en üstünüdür. Bu sözü reddeden ve O'nunla uyumlu olmayan kimse mel'undur, mel'undur; gazaba uğramıştır, gazaba uğramıştır!

Biliniz ki Cebrail, Allah tarafından bu haberi Benim için nâzil kıldı ve şöyle buyurdu: 'Her kim Ali'ye düşmanlık eder ve velayetini kabul etmezse, lanetim ve gazabım onun üzerine olsun.'

Herkes yarın için önceden ne göndereceğine baksın. Ali'ye muhalefet etmekten ve ayağı sabit olduktan sonra sürçmesinden dolayı Allah'tan korksun. Allah yaptıklarınızdan hiç şüphesiz haberdardır.

Ey insanlar, Kur'an hakkında tefekkür ediniz, ayetlerini anlamaya çalışınız; muhkem ayetlerine bakınız, müteşabih ayetlerinin ardından koşmayınız.

Allah'a yemin olsun ki Kur'an'ın bütününü sizlere beyan edebilecek ve tefsirini sizler için açıklayabilecek olan kimse, Benim elinden tuttuğum, O'nu kendime doğru yükselttiğim, pazısından tuttuğum, iki elimle kaldırdığım ve sizlere, 'Ben kimin mevlâsıysam bu Ali de onun mevlâsıdır' diye bellettiğim kimsedir ve O Benim kardeşim ve vasim (yerime geçecek olan) Ali b. Ebî Tâlib'dir. O'nun velayeti, Bana vahiy nâzil buyuran Aziz ve Celil olan Allah tarafındandır.

Ey insanlar, Ali ve O'nun soyundan olan temiz çocuklarım, sıkl- i asgardır (daha küçük değerli emanet) ve Kur'an ise sıkl-i ekberdir (daha büyük değerli emanet).

Bu ikisinden her biri diğerini haber vermekte ve onunla uyum içinde bulunmaktadır. Onlar Kevser havuzunun başında yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar. Biliniz ki onlar, insanlar arasında Allah'ın emin kulları ve yeryüzündeki hakimleridir.

Biliniz ki Ben edâ ettim!

Biliniz ki Ben tebliğ ettim!

Biliniz ki Ben duyurdum!

Biliniz ki Ben açıkladım!

Biliniz ki Allah buyur-muştur ve Ben Aziz ve Celil olan Allah adına konuşuyorum.

Biliniz ki Mü'minlerin Emiri sadece Benim şu kardeşimdir.

Biliniz ki Mü'minlerin Emiri olmak, Benden sonra O'ndan başka hiç kimse için helal değildir."

Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.a) eliyle Ali'nin (a.s.) pazısından tuttu ve yukarı kaldırdı. Mü'minlerin Emiri (a.s.) ise Hz. Peygamber (s.a.v) minberin üstüne çıktığı zamandan beri, O'ndan bir basamak aşağıda bulunuyordu.

Hz. Peygamber'in yüzüne (s.a.v.) oranla sağ tarafa meyletmişti ve dolayısıyla da her ikisi de bir mekanda durmuş gibiydiler.

Sonra Hz. Peygamber (s.a.v) elini kaldırdı. Her ikisi de elini göğe doğru açtı. Ali'yi (a.s) yerinden kaldırdı ve ayağı Hz. Peygamber'in (s.a.v) diziyle aynı hizaya geldi. Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

"Ey insanlar, bu Ali'dir; O Benim kardeşim, vasîm, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerinde halifemdir.

Aziz ve Celil olan Allah'ın Kitabı'nı tefsir etmekte, Allah'a davet etmekte, Allah'ı razı eden şeylerle amel etmekte, Allah'ın düşmanlarıyla savaşmakta, Allah'a itaatle dostluk etmekte ve Allah'a isyan etmekten sakındırmakta Benim yerime geçen kimsedir.

Allah Resulü'nün halifesi O'dur; Mü'minlerin Emiri odur; Allah tarafından hidayet imamı O'dur. Nâkısîn (ahdini bozan Cemel ashabı), Kâsıtîn (Zulmeden Muaviye taraftarları) ve Mârikîn'i (dinden çıkan Hâriciler'i) Allah'ın emriyle öldüren odur.

Allah şöyle buyurmuştur: 'Nezdimde söz değişmez.'

Ey Rabbim, Senin emrinle şöyle diyorum: Allah'ım, Ali'yi seven kimseyi sev, Ali'ye düşman olan kimseye düşman ol; O'na yardım edene yardım et, O'nu yalnız bırakan kimseyi Sen de yalnız bırak. Ali'yi inkar eden kimseye lanet et; Ali'nin hakkını inkar eden kimseye gazap et.

Ey Rabbim, Sen, bu konu aydınlandıktan ve Ali'yi bugün tayin ettikten sonra şu ayeti Bana nâzil buyurdun: 'Bugün, size dininizi kemâle erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim.'

'Kim, İslam'dan başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O, ahirette de kaybedenlerdendir.'

Ey Rabbim, Seni de şahit tutuyorum ki Ben tebliğ ettim.

Ey insanlar, Allah dininizi imametle kâmil buyurmuştur. O halde kıyamet gününe, Aziz ve Celil olan Allah'ın huzuruna varılacağı güne kadar, her kim O'na ve Benim çocuklarımdan ve O'nun soyundan gelecek vasîlere iktida etmezse, böyle kimselerin amelleri dünya ve ahirette yok olmuş olur ve sürekli azap içinde bulunurlar; azapları asla hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez.

Ey insanlar, bu Ali, sizlerden Bana en çok yardım eden, Bana en lâyık olan, Bana en yakın bulunan ve nezdimde en değerli olan kimsedir.

Aziz ve Celil olan Allah ve Ben O'ndan razıyız. Kur'an'da Ali dışında hiç kimse hakkında rızayet ayeti (kendisinden razı olunduğunu bildiren bir ayet) inmemiştir.

Allah, mü'minlere hitap ettiği her yerde önce O'na hitap etmiştir. Kur'an'da var olan övgü ayetleri O'nun hakkındadır ve Allah, İnsan Sûresi'nde sadece O'nun cennete gireceğine şahadette bulunmuştur. Bu sûreyi O'ndan başkası hakkında nâzil buyurmamış ve bu sûreyle O'ndan başkasını övmemiştir.

Ey insanlar, o (Ali), Allah'ın dininin yardımcısı, Allah Resulü'nün savunucusudur. O, takvalı, temiz, hidayet eden ve hidayet olmuş kimsedir. Peygamberiniz en iyi Peygamber, vasîniz en iyi vasî, O'nun çocukları da en iyi vasîlerdir.

Ey insanlar, her peygamberin soyu kendi sulbündendir. Ama Benim neslim, Mü'minlerin Emiri Ali'nin sulbündendir.

Ey insanlar, Şeytan Adem'i hasetle cennetten dışarı çıkardı. Sakın Ali'ye haset etmeyiniz. Aksi taktirde amelleriniz boşuna gider, ayaklarınız sürçer, Adem bir sürçme sebebiyle yeryüzüne gönderildi.

Oysa Adem Aziz ve Celil olan Allah'ın seçtiği kimseydi. O halde sizler, aranızda Allah'ın düşmanları olduğu hâlde nasıl bir halet içinde olacaksınız?

Biliniz ki sadece şekavet sahibi kimse Ali'ye düşmanlık eder ve sadece takva sahibi kimse Ali'yle dost olur. Ali'ye sadece halis mü'min olan kimse iman eder. Allah'a yemin olsun ki Asr Sûresi Ali hakkında nâzil olmuştur:

'Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Asr'a and olsun ki, insan hiç şüphesiz hüsran içindedir. Asra and olsun ki iman eden, hak ve sabırdan hoşnut olan Ali dışında tüm insanlar hüsran içindedir.'

Ey insanlar, Ben Allah'ı şahit tuttum, risâletimi sizlere tebliğ ettim, peygamberin sadece açıkça tebliğ etmeden başka bir sorumluluğu yoktur. Ey insanlar, Allah'tan hakkıyla korkun ve dünyadan sadece Müslüman olarak ayrılın.

'Ey kitap verilenler, bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut cumartesi ashabını (Yahudileri) lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, elinizdeki Kitab'ı tasdik ederek indirdiğimiz Kur'ân'a iman edin.'

Ey insanlar, Allah'a yemin olsun ki bu ayette kendilerini isim ve soylarıyla bildiğim ashabımdan bir grup kastedilmiştir. Ama onları ifşa etmemekle görevlendirildim. O halde her kim amel ederse, kalbinde Ali'ye karşı taşıdığı sevgi veya kinle mutabık olan şeyi bulacaktır.

Ey insanlar, Aziz ve Celil olan Allah tarafından Bana bir nur verilmiş, Benden sonra Ali b. Ebi Tâlib'e ve O'ndan sonra da Mehdi-i Kâime kadar, O'nun nesline verilmiştir. Mehdi de Allah'ın hakkını ve bize ait olan her hakkı geri alır.

Zira Aziz ve Celil olan Allah bize kusurda bulunanlara, düşmanlık gösterenlere, muhaliflere, hainlere, günahkârlara, zâlimlere ve tüm âlemlerden gasp edenlere karşı hüccet karar kılmıştır.

Ey insanlar, sizleri Allah'tan korkutuyorum ve uyarıyorum ki Ben Allah'ın Resulü'yüm. Benden önce de peygamberler var olmuştur. Ben ölür veya öldürülürsem, sizler gerisin geriye mi döneceksiniz?

Her kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah çok yakında şükredenlere ve sabredenlere mükafat verecektir.

Biliniz ki sabır ve şükürle nitelendirilen Ali'dir. Ondan sonra da O'nun neslinden olan çocuklarım da aynen böyledir.

Ey insanlar, Müslüman oluşunuz sebebiyle Bana, hatta Allah'a minnet etmeye kalkışmayın. Aksi taktirde Allah amellerinizi ortadan kaldırır. Size gazap eder ve Allah sizleri ateşten ve (erimiş) bakırdan alevlere müptela kılar; şüphesiz Rabb'iniz pusudadır.

Ey insanlar, benden sonra da ateşe davet edecek olan önderler olacaktır; onlar kıyamet günü yardım görmezler. Ey insanlar Allah ve Ben onlardan uzağız.

Ey insanlar, onlar ve yardımcıları, onlara tâbi olanlar, onları takip edenler, ateşin en alt derecesinde olacaklardır ve kibirli kimselerin yeri ne de kötüdür! Biliniz ki onlar, Ashab-ı Sahife'dir. O halde, sizden her biriniz kendi sahifesine baksın."

Râvi şöyle diyor: "Hz. Peygamber (s.a.v.), Ashab-ı Sahife adını zikredince insanların çoğu Hz. Peygamber'in bu sözden neyi kastettiğini anlamadılar. Kendileri için bir soru teşkil etti. Oradakilerden çok azı Hz. Peygamber'in maksadını anlayabildi.

"Ey insanlar, Ben hilafet emrini kıyamet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum. Ben tebliğ etmekle görevli olduğum şeyi tebliğ ettim ki, burada hazır olan ve olmayan, dünyaya gelen ve gelmeyen herkese hüccet olsun. O halde, kıya-met gününe kadar, burada hazır olanlar hazır olmayanlara ve babalar çocuklarına ulaştırsınlar.

Çok yakında Benden sonra imameti padişahlık olarak zulüm ve zorbalıkla alacaklardır. Allah gasp edenlere ve (bu hakka) tecavüzde bulunanlara lanet etsin. Bu esnada insanlar ve cinler, sizlere dökülmesi gerekeni döker, sizlere ateş ve (erimiş) bakırdan alevler gönderir ve siz onu asla defedemezsiniz.

Ey insanlar, Aziz ve Celil olan Allah sizleri, kötüyü iyiden ayırt etmek için başıboş bırakmamıştır, Allah sizleri gaipten haberdar kılmamıştır.

Ey insanlar Allah, kıyamet kopmadan önce yalanlamaları sebebiyle bayındır olan her bölgeyi helak edecektir ve onu Mehdi'nin hakimiyeti altına geçirecektir. Allah kendi vaad ettiği şeyi uygulayacaktır.

Ey insanlar, sizden öncekilerin çoğu helak oldu. Allah onları helak etti ve gelecek nesilleri de helak edecek olan O'dur. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: 'Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız. Suçlulara böyle yaparız. O gün yalanlamış olanların vay haline!'

Ey insanlar, Allah Bana emretmiş ve Beni sakındırmıştır. Ben de Allah'ın emriyle Ali'ye emrettim ve O'nu sakındırdım. Emir ve yasaklama ilmi O'nun nezdindedir.

O halde, O'nun emrini dinleyiniz ki esenlikte kalasınız. O'na itaat edin ki hidayet bulasınız. O'nun yasaklamalarını kabul edin ki doğru yolda olasınız ve O'nun maksat ve muradına doğru hareket edersiniz ve bilinmedik yollar sizleri onun yolundan alıkoymasın.

Ey insanlar, Ben Allah'ın uymayı emrettiği doğru yoluyum, Benden sonra da Ali ve sonra O'nun neslinden olan çocuklarım da hidayet imamlarıdır. Hakka hidayet eder hakkın yardımıyla adalet üzere davranırlar."

Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.v) şu ayeti tilavet buyurdu:

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur..."

Hamd Suresi'ni sonuna kadar okudu ve daha sonra şöyle buyurdu: "Bu sûre Benim hakkımda nâzil olmuştur. Allah'a yemin olsun ki onlar (imamlar) hakkında nâzil olmuştur. Genel olarak onlara şamildir; özel olarak da onlar hakkındadır. Onlar Allah'ın dostlarıdır; onlara bir korku yoktur ve onlar asla üzülmezler. Biliniz ki Allah'ın hizbi galip gelecektir.

Biliniz ki onların düşmanları, sefihler (beyinsizler), sapıklar ve şeytanın kardeşleridir. Onlar batıl şeyleri gurur yüzünden birbirine iletirler.

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları ise Allah'ın Kitabı'nda kendilerini zikrettiği ve haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: 'Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir millettir, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Peygamberine karşı gelenlere sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalplerine yazmıştır.'

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları Aziz ve Celil olan Allah'ın kendilerini nitelendirdiği ve haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: 'İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık karıştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.'

Biliniz ki onların (Ehl-i Beyt'in) dostları iman edenler ve şüpheye düşmeyen kimselerdir.

Biliniz ki onların (Ehl-i Beyt'in) dostları esenlikle ve güven içinde cennete girenlerdir. Melekler selâmla onları karşılamaya gelirler ve şöyle derler: Selam olsun size, tertemiz oldunuz. O halde ebedi olarak cennete giriniz.

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları, cennetin kendilerinin olduğu ve içinde hesapsız rızıklanan kimselerdir.

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları ise ateşin alevleri içine girecek olan kimselerdir. Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları cehennemden kaynadığı halde korkunç bir ses duyan ve cehennemin alevlenmesini gözleriyle gören kimselerdir.

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları Allah'ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: 'Her ümmet girdikçe kendi yoldaşına lânet eder.'

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in düşmanları Allah'ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerdir: 'Oraya atıldıkları zaman, bekçileri onlara: 'Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?' diye sorarlar. Onlar; 'Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik' derler. Çılgın alevli cehennemlikler yok olsunlar!'

Biliniz ki Ehl-i Beyt'in dostları, gizlide Rab'lerinden korkan ve kendileri için mağfiret ve büyük ecir bulunan kimselerdir.

Ey insanlar, ateşin alevleri ve büyük ecir arasındaki fasıla ne de uzundur!

Ey insanlar, bizim düşmanlarımız, Allah'ın kendilerini kınadığı ve lanet ettiği kimselerdir. Bizim dostlarımız da Allah'ın kendilerini methettiği ve sevdiği kimselerdir.

Ey insanlar, biliniz ki Ben uyarıcı ve korkutucuyum, Ali de müjdeleyicidir.

Ey insanlar, biliniz ki Ben uyarıcıyım ve sakındırıcıyım, Ali ise hidayet edicidir.

Ey insanlar, biliniz ki Ben Peygamberim, Ali ise Benim halifemdir.

Ey insanlar, biliniz ki Ben Peygamberim ve Ali de bundan sonra Benim vasîm ve imamdır. Ondan sonraki imamlar da onun evlatlarıdır. Biliniz ki Ben onların babasıyım, onlar da O'nun (Ali'nin) sülbünden vücuda gelecektir.

Biliniz ki imamların sonuncusu, bizden kıyam edecek olan, Mehdi'dir. Dinlere galip gelecek olan, O'dur; zâlimlerden intikam alacak olan, O'dur; kaleleri fetheden ve onları yok eden kimse de O'dur; şirk ehlinden her kabileye üstün gelen ve onları hidayet eden, O'dur.

Biliniz ki Allah'ın veli kullarına ait her kanın intikamını alacak olan O'dur. Allah'ın dinine yardım edecek olan da O'dur.

Biliniz ki derin denizden istifade eden O'dur; her fazilet sahibine fazileti miktarınca karşılık verecek olan O'dur. Allah'ın seçtiği ve seçkin kıldığı kimse O'dur. Her ilmin vârisi ve her anlayışı ihata eden O'dur.

Biliniz ki Rabb'inden haber veren O'dur, ilahi ayetleri yukarı yükselten O'dur; hidayete eren temeli sağlam kimse O'dur ve işlerin kendisine ısmarlandığı kimse de O'dur.

Öncekilerin müjdelediği kimse O'dur. Hüccet olarak bâki kalacak olan O'dur ve O'ndan sonra hiçbir hüccet yoktur. Var olan her hak O'nunladır ve var olan her nur O'nun nezdindedir.

Biliniz ki O galibi olmayan kimsedir. Hiç kimseye O'nun aleyhine yardım edilmez. Allah'ın yeryüzündeki velisi, kulları arasında hükmedicisi, gizli ve açık eminidir.

Ey insanlar, Ben sizler için açıkladım ve sizlere anlattım. Ben-den sonra sizlere anlatacak olan da Ali'dir.

Biliniz ki Ben, hutbemin sonunda sizleri biat etmek ve O'na ikrarda bulunmak için elinizi uzatmaya davet ediyorum ve Benden sonra sizleri kendisiyle biatleşmeye davet ediyorum.

Biliniz ki Ben Allah'a biat ettim, Ali de Bana biat etti ve Ben de Allah tarafından O'nun için sizlerden biat alıyorum.

Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: 'Şüphesiz Sana baş eğerek el-lerini verenler (biat edenler), Allah'a baş eğip el vermiş sayılırlar.

Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönmüş olur ve kim Allah'a verdiği sözde vefalı davranırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.'

Dikkat edilirse, Resulüllah, hutbenin 7 ayrı yerinde Hz. Ali'yi halife ve imam olarak ilan etmiştir:

1- "Ali b. Ebi Tâlib benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir."

2- "Ey insanlar, biliniz ki, Allah Muhacirler'e, Ensar'a ve onlara iyilikle tâbi olanlara, köylüye ve şehirliye, Arab'a ve Acem'e, özgüre ve köleye, büyüğe ve küçüğe, beyaza ve siyaha Ali'ye itaat etmeyi farz kılmış, O'nu imam ve yetki sahibi kılmıştır."

3- "Benden sonra da Ali Allah'ın emriyle sizin veliniz ve imamınızdır. İmamet makamı ondan sonra da Allah ve Resulü ile görüşeceğiniz güne kadar O'nun evlatlarından olan Benim neslimin hakkıdır."

4- "Ali, Allah tarafından tayin edilen imamdır."

5- "İyi bilin ki, Mü'minlerin Emiri ancak Benim şu kardeşimdir. Mü'minlerin Emiri olmak Benden sonra O'ndan başka hiç kimse için helal değildir."

6- "Ey insanlar, bu Ali'dir. O Benim kardeşim, vasim, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerinde halifemdir."

7- "Ey insanlar, Ben hilafet emrini kıyamet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum."

Resulüllah, Hz. Ali'yi insanların en üstünü olarak ilan etmiş ve ashabına O'na muhalefet etmemelerini emretmiştir:

"... Ey insanlar, Ali'yi üstün bilin zira O, Allah rızık indirdiği ve yaratıklar bâki kaldığı müddetçe kadın ve erkek tüm insanların en üstünüdür. Bu sözü reddeden ve O'nunla uyumlu olmayan kimse mel'undur, mel'undur, gazaba uğramıştır, gazaba uğramıştır..."

Rivayete göre Peygamberimiz Hz. Ali için bir çadır kurulmasını emretti ve Müslümanlara da gruplar halinde yanına girerek Emirü'l-Mü'minin sıfatıyla O'nu selamlamalarını emretti.

Bütün Müslümanlar bunu yaptılar. Hatta o sırada Hz. Peygamberin yanında bulunan eşleri ve diğer Müslümanların hanımları da çadıra girip Emirü'l-Mü'minin olarak Hz. Ali'yi selamladılar.

Hz. Ali'yi tebrik edenlerin başında Ebu Bekir ve Ömer vardı. Hz. Ömer, "Ne mutlu Sana ey Ebu Tâlib'in oğlu! Artık Benim ve bütün erkek ve kadının mü'minlerin mevlâsı oldun" dedi.

Gadr-i Hum hadisini 300'den fazla âlim müsned olarak 100'den fazla sahabeden rivayet etmişlerdir.

Gadr-i Hum hadisini rivayet eden âlimlerden bazıları şunlardır:

1- İmam Fahreddin Razi, Mefatih'ul-Gayb Tefsiri
2- İmam Ahmed Salebi, Keşful-Beyan Tefsiri
3- Celaluddin Suyûti, Durrü'l-Mensur
4- Ebu'l Hasan Ali b. Ahmed-i Vahidi en-Nişaburi, Esbab'un-Nüzûl
5- Muhammed b. Cerir Taberi, Tefsir-i Kebir
6- Hafız Nuaym İsfahani, Ma Nezele Min'el Kur'ani Fi Ali ve Hilyetu'l Evliya
7- Muhammed b. İsmail Buhari, Tarih, c. 1 sy. 375
8- Müslim b. Haccac Nişaburi, Sahih c. 2, sy. 325
9- Ebu Davud Secistani, Sünen
10- Muhammed b. İsa Tirmizi, Sünen
11- Hafız b. Ukde, Kitabul Velayet
12- İbn Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih
13- İmam Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 4, sy. 281
14- Ebu Hamid b. Muhammed Gazali, Sırru'l Alemin
15- İbn Abdulbir, İstiab
16- Eş-Şafii, Metalib'us-Sevl, sy. 16
17- İbn Megazili eş-Şafii, Menakıb
18- Nuruddin b. Sabbağ el-Maliki, El-Fusulu'l Mühime, sy. 24
19- Hüseyin b. Mes'ud Beğevi "Mesabih'us-Sünne"de
20- Ebu'l Müeyyid Muvaffak b. Ahmed Hatib Harezmi, Menakıb
21- Mecduddin b. Esir Muhammed eş-Şeybani, Cami'ul-Usul
22- Hafız Ebu Abdurrahman Ahmed b. Ali Nesai, Hasais'ul- Alevi ve Sünen
23- Süleyman Belhi el-Hanefi, Yenabi'ul-Mevedde
24- Ahmed. b. Hacer el-Mekki, Es-Savaik'ul Muhrika ve El- Menh'ul-Melekiyye. (İbn-i Hacer, Savaik'in 1. bâbının 25. sayfa-sında şöyle diyor:
"Gadr-i Hum hadisi hiçbir şek ve şüphe taşımayan sahih bir hadistir. İçinde Tirmizi, Nesai ve Ahmed b. Hanbel'inde bulundu-ğu bir cemaat tarafından rivayet edilmiştir. Gerçekten onu rivayet edenler oldukça çoktur).
25- İbn Mâce el-Kazvini, Sünen
26- Hakim Nişaburi, Müstedrek
27- Süleyman b. Ahmed Taberani, Evset
28- İbn Esir-i Cezri, Usdü'l-Gabe
29- İbn Cevzi, Tezkiret'ul-Havass'il-Ümme, sy. 17
30- Ebu Ömer b. Abdurrabbih, İkd'ul-Ferid
31- Allame Semhudi, Cevahiru'l-Akdeyn
32- İbn Teymiyye, Minhac'us-Sünne
33- İbn Hacer Askalani, Feth'ul-Bari ve Tehzib'ut-Tehzib
34- Zimahşeri, Rebi'ul-Ebrar
35- Ebu Said Secistani, Kitab'ud-Diraye Fi Hadis'il-Velaye
36- Ubeydullah b. Abdullah Haskani, Duat'ul Hüda ila Eda-i Hak'kil Muvalat
37- Rezin b. Muaviye el-Abdurey, El-Cem'u Beyn'es-Sihah'is-Sitte
38- İmam Fahr-i Razi, Erbain'de bütün ümmetin bu hadis üze-rinde icma ettiğini söylemektedir.
39- Mukbili, Ehadis'ul-Mütevatire
40- Suyûti, Tarih'ul-Hülafa
41- Mir Seyyid Ali Hemedani, Meveddet'ül Kurba
42- Ebu'l-Feth, Hasais'ul-Alevi
43- Hace Parsa-i Buhari, Fasl'ul-Hitab
44- Celaluddin Şirazi, Erbain
45- Abdurrauf el-Menavi, Feyz'ul-Kadir Fi Şerh-i Cami'is-Sağir
46- Muhammed b. Yusuf Genci eş-Şafii, Kifayet'ut-Talib'in, 1. bâb
47- İbrahim b. Muhammed Himvini, Feraid'us-Simtayn
48- Kadı Fazlullah b. Ruzbehani, İbtat'ul-Batıl
49- Muhammed b. Ahmed Şerbini, Sirac'ul-Münir
50- Ebu'l Feth Şehristani eş-Şafii, Milel ve Nihel
51- İbn Asakir Ebu'l-Kasım Dimaşki, Tarih-i Kebir
52- İbn Ebi'l-Hadid el-Mutezili, Nehcü'l-Belağa Şerhi
53- Alauddin Simnani, Urvet'ül-Vüska
54- İbn Haldun, "Tarih" kitabının mukaddimesinde
55- Mevla Ali Muttaki Hindi, Kenzu'l-Ummal
56- Şemsuddin Ebu'l-Hayr Dimaşki, Esne'l-Metalib
57- Seyyid Şerif Hanefi el-Curcani, Şerh-i Mevakıf
58- Yahya b. Şeref'un-Nebevi, Tehzib'ul-Esma re'l-Lugat
59- Hafız Ebu Bekir Hatib-i Bağdadi, Tarih-i Bağdadi
60- Nizamuddin Nişaburi, Tefsiru'l-Garaib'ul-Kur'an (Burada adı geçen Ehl-i Sünnet âlimleridir).
Taberi, El-Velayet Fi Tarik-i Hadis'il Gadir adlı kitabında bu hadisi 70'den fazla şekilde Hz. Peygamberden nakletmiştir.

İbni Ukde-i Kufi, Velayet adlı risalesinde bu hadisi 170 kişiden nakletmiştir. Muhammed b. Ömer-i Bağdadi bu hadisi 25 yoldan nakletmiş, bu konuda 26 eser yazmıştır." (Prof. Dr. Haydar baş İmam Ali eserinden)

Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına çok sert tepki göstererek, "Soykırımcı ve çocuk katili Netanyahu'nun ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir" dedi

10.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik sarf ettiği sözleri sert bir dille eleştirdi.

Baş, Netanyahu'nun adalet ve vicdan gibi kavramlar üzerinden konuşmasını "dünya kamuoyunun aklıyla alay etmek" olarak nitelendirdi.

"Kendi sicili ağır suçlarla dolu"

BTP lideri Hüseyin Baş, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Soykırımcı ve çocuk katili İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanına ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir. Kendi sicili, ağır insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve masum sivillere yönelik saldırılarla dolu bir kişinin adalet, vicdan ve ahlak üzerine konuşması, dünya kamuoyunun aklıyla alay etmektir."

Ankara-Tel Aviv hattında "ahlak dersi" gerilimi tırmanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, uluslararası arenada ve sosyal medyada Türkiye ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan suçlamalarına Türkiye'deki siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Türkiye, Gazze'deki askeri operasyonlar ve sivil ölümleri nedeniyle İsrail yönetimini uluslararası mahkemelerde savaş suçu işlemekle suçluyor. Ankara'nın sert yaptırım ve kınama mesajlarına, Netanyahu hükümeti "ahlak dersi almayacağız" savunmasıyla karşılık verdi. Muhalefet partileri de dahil olmak üzere Türkiye'deki siyasi liderler, dış politikada Netanyahu'nun haddi aşan beyanatlarına karşı ortak bir refleks gösteriyor.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın bu çıkışı, İsrail'in Gazze ve Orta Doğu politikalarına karşı Türkiye'deki toplumsal ve siyasi mutabakatın bir parçası olarak değerlendirildi.


Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında iddianame kabul edildi. 862 sayfalık dev dosyada Bozbey için "suç örgütü kurmak ve yönetmek" ile "rüşvet" suçlarından 402 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem için istenen ceza 946 yılı buldu

10.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fahiş rüşvet, usulsüzlük ve organize suç örgütü soruşturmasında çok önemli bir eşik daha aşıldı. Geçtiğimiz Nisan ayında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkındaki iddianame, mahkeme tarafından resmi olarak kabul edildi.

862 sayfalık iddianame kabul edildi

Cumhuriyet savcılarının titizlikle hazırladığı 862 sayfalık kapsamlı iddianame, yargılamanın önünü açtı. Toplam 63 sanığın yer aldığı dev dosyada, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, belediye çalışanları ve çok sayıda müteahhit hakim karşısına çıkacak. Şüphelilerin, paravan şirketler ve usulsüz imar ruhsatları üzerinden organize biçimde fahiş miktarda haksız kazanç sağladıkları ileri sürülüyor.

Ağır suçlamalar: Örgüt liderliği ve kara para aklama

Mahkeme tarafından kabul edilen dosyada Mustafa Bozbey'e yönelik suçlamalar oldukça ağır. Soruşturma kapsamında "suç örgütü lideri" olmakla suçlanan Bozbey'e şu cezaların verilmesi talep ediliyor:

• Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme

• Rüşvet almak ve usulsüzlük yapmak

• Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aile bireyleri eliyle aklamak

• İmar kirliliğine neden olmak ve kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi

Bozbey suçlamaları reddetti

Daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri ortaya çıkan Mustafa Bozbey, hakkındaki tüm iddiaları "iftira" olarak nitelendirmişti. Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ait şirket hisselerini 1999 yılında seçildikten hemen sonra aile bireylerine devrettiğini savunan Bozbey, suç örgütü kurmadığını ve kimseden rüşvet almadığını beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtmişti.

Yargılama süreci başlıyor

Nisan ayından bu yana cezaevinde olan Mustafa Bozbey ve diğer tutuklu sanıkların yapılan ara kararda tutukluluk hallerinin devamına hükmedilmişti. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte, davanın önümüzdeki günlerde Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma takviminin netleşmesi ve yargılamanın başlaması bekleniyor.

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

 

10.06.2026 14:04:00
Anadolu Ajansı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek

Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak

10.06.2026 14:01:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki hafta Moskova'yı ziyaret edeceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Fidan'ın 15-17 Haziran tarihlerinde Moskova'yı ziyaret edeceğini bildirdi.

Zaharova, Fidan'ın Moskova'daki temasları sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la görüşeceğini kaydetti.

İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na, "Saray kayyımı, bu vahim ifadeyi derhal oku!" çıkışı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, duruşmada çıplak armaya maruz kaldığını ve savcının çocuklarıyla tehdit ettiğini anlattı. CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Türker'in ifadelerine ilişkin olarak mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek; "Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve "arınma" ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan "saray kayyumu" da bu vahim ifadeleri derhal okusun!" dedi

10.06.2026 13:31:00 / Güncelleme: 10.06.2026 13:43:07
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na, "Saray kayyımı, bu vahim ifadeyi derhal oku!" çıkışı
İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na, "Saray kayyımı, bu vahim ifadeyi derhal oku!" çıkışı
İBB Davası'nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, "Vatan Emniyet'e girdiğimde ben buradan çıkamam diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı. Yani tam bir kabus gibiydi" dedi. Vatan'daki çıplak arama iddialarından bahseden Türker, "Eldiven giyen bir polis 'üstünü çıkar' dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. 'Cinsel organını aç' dedi, 'arkanı dön-eğil' dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum" diye konuştu. Savcı iler arasında geçen diyaloğu anlatan Türker, "Savcıya ifade vermek için avukatımla görüşeceğimi söyledim. 'Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?' dedi. 'Değil' dedim. 'Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını' dedi. Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Türker'in yaşadıklarına tepki göstererek mahkeme kararıyla Genel Başkan olarak atanan Kılıçdaroğlu'na seslendi. "Saray kayyumu" ifadelerini kullanan İmamoğlu, şunları söyledi:

"Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü. Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı. Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.

İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız. Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve "arınma" ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan "saray kayyumu" da bu vahim ifadeleri derhal okusun!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

10.06.2026 13:19:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında CHP'yle ilgili şunları söyledi:

"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine, kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik. CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. Kardeşlerim, "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim." diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.

Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirgânlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz.

Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz. Nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

Bakın, açık söylüyorum. Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum. CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa, "Boş ver, Araplara paranı kaptırma." diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından aferin alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır. Ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyle mücadelemiz sürecektir. Bizim mücadelemiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını "Zulüm 1453'te başladı." yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir."

Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı

10.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında bulunduğu TBMM'de, hafta sonu gerçekleştirilecek LGS sınavı ile ilgili hazırlıklara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı sınav öncesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten Tekin, sınav merkezlerinde gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla eğitim-öğretimin sürdüğü 12 Haziran Cuma günü için idari izin kararı alındığını duyurdu.
Tekin, "Hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız" dedi.

LGS tarihi Milli Takım maçı nedeniyle değiştirildi
Daha önce 14 Haziran Pazar günü yapılacağı açıklanan LGS merkezi sınavı, A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Avustralya ile oynayacağı karşılaşmanın bitiş saatiyle sınav başlangıç saatinin çakışması nedeniyle bir gün öne alındı.
Kararın gerekçesine ilişkin konuşan Tekin, öğrencilerin ve ailelerinin Milli Takım heyecanını rahat şekilde yaşayabilmesi için sınav tarihinin değiştirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı. Biz sınav takvimini ilan ettiğimizde, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılıp katılmayacağı, maç programı belli değildi. Böyle bir tevafuk oldu. Biz de çocuklarımız aileleriyle beraber gönül rahatlığıyla o heyecanı yaşasınlar diye bir gün önceye aldık sınavı. Pazar günü olacak olan sınav, cumartesi günü olacak. İnşallah Milli Takımımız da güzel bir sonuç alır, çocuklarımızın da sınavları çok iyi geçer. Hepsine başarılar diliyorum, hepsine kolaylıklar diliyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun."

Öğrencilere ilk kez beslenme paketi verilecek
Bu yılki sınavın dikkat çeken yeniliklerinden biri de öğrencilere sunulacak beslenme paketi uygulaması oldu.
Veliler tarafından talep edilmesi halinde öğrencilere sınav arasındaki dinlenme sürecinde kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren paketler dağıtılacak.
Bakan Tekin, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
"Beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler farklı bina veya salonlarda sınava girecek. Ama tamamına yakını, yüzde 91'i talep etti. Dolayısıyla öğrencilerin yüzde 91'ine bu yıl ilk kez beslenme paketi verilecek."

Sınav güvenliği için tüm tedbirler alındı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanı sıra İçişleri Bakanlığı, jandarma ve emniyet birimlerinin de sınav hazırlık sürecinde görev aldığını belirten Tekin, sınav koordinasyon kurullarının toplandığını ve tüm tedbirlerin gözden geçirildiğini söyledi.

1 milyon 22 bin 658 aday sınava katılacak
13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek LGS merkezi sınavı, yurt içi ve yurt dışındaki sınav merkezlerinde eş zamanlı yapılacak.
İki oturumdan oluşacak sınavın ilk bölümü saat 09.30'da, ikinci bölümü ise saat 11.30'da başlayacak.
Sınava Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülkedeki 11 sınav merkezinde 554 öğrenci katılacak. Böylece toplam aday sayısı 1 milyon 22 bin 658 olacak.

Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor

CHP’de grup toplantısı krizi sonrası gözler milletvekillerine çevrildi. Kılıçdaroğlu’nun bugün toplayacağı MYK’da, parti içindeki gerilime dahil olduğunu düşündüğü vekillerin disipline sevki ve olası ihraç süreci masaya yatırılacak

10.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor
Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor
Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce TBMM'de CHP Grup Toplantısı'nda konuşacağını açıkladı ancak dün (9 Haziran) sabah saatlerinden itibaren yaşanan gerginlik sonrası kendisini desteklemeye gelen vekilleri ve partilileri parti genel merkezine çağırarak burada konuştu.

"Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim" diyen Kılıçdaroğlu, "Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" ifadelerini kullandı.

İddiaya göre bugünkü MYK toplantısında ihraçlar gündeminde hem Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından MYK'ya gönderilen ve 4-5 Kasım 2023 tarihinden sonra yapılan tüm ihraçların yok hükmünde kabul edilmesini talep eden yazı hem de "parti suçu işleyen üyeler" hakkında yeni kararlar alınması değerlendirilecek. TBMM önünde partililer arasında yaşanan tartışmalara dahil olan bazı isimlere ilişkin disiplin sürecinin başlatılabileceğini söyleyen kurmaylar, "Genel başkanına 'hain' diyen biri nasıl bu partide barınacak?" ifadelerini kullandı.

Başta Kılıçdaroğlu'na ve partililere hakaretler edildiğini bunların tamamını izlediklerini belirten Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, arınma sürecini ise ikiye ayırdıklarını belirtiyor. Bunlardan ilki belediye başkanlarına ilişkin süren davalarken, ikincisinin mutlak butlan davası dahil partinin kurumsal kimliğine yönelik iddialar olduğunu kurgulayan kurmaylar, "Önceliğimiz milletvekili grubu olacak" dedi.

"MYK'nın vekilleri doğrudan disipline sevk etme yetkisi var" iddiasında bulunan kurmaylar, bu yetkinin Parti Meclisi'nde olduğu yönündeki değerlendirmelere ilişkin "o konuda yorumlamalarımız farklı" yanıtını vererek milletvekillerinin MYK tarafından ihraç talebiyle YDK'ya sevk edilebileceğini savunuyor.

Mutlak butlan kararı sonrası Kılıçdaroğlu cephesi 25-26 Temmuz 2020 tarihlerinde yapılan 37'inci Olağan Kurultay döneminde yürürlükte olan ve 2018 yılında kabul edilen tüzüğün geçerli olduğunu savunuyor. Bu tüzüğün "Yetki" başlıklı bölümünde yer alan 63'üncü maddenin 1'inci bölümüne göre vekiller dahil partinin üst kurullarında yer alan üyeler PM kararıyla disipline sevk edilebiliyor.

Tüzüğün bu bölümünde "Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır" ifadelerine yer veriliyor.

Burada yaptığı konuşmanın ardından kurmaylarıyla genel merkezde bir araya gelen Kılıçdaroğlu, bugün 13.00'te Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) toplantıya çağırdı. Kılıçdaroğlu, istinaf kararı sonrası MYK üyelerini 2 Haziran'da belirledi, aynı gün ilk toplantı yapıldı. İkinci toplantı ise 5 Haziran'da gerçekleşti. Bugün yapılacak üçüncü toplantıyla CHP MYK sekiz günde üç kez toplanmış olacak.

Öte yandan, mutlak butlan kararı ile göreve dönen CHP 37'inci Olağan Kurultayı'nda seçilen PM üyeleri kararın ardından ilk kez Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak. Mahkeme kararıyla genel başkanlıktan uzaklaştırılan Özgür Özel'e yakın isimlerin de katılacağı toplantı 11 Haziran Perşembe günü CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşecek.

Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı

Antalya merkezli 27 ilde 84 şüpheliye yönelik düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 79 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin banka hesaplarında yapılan incelemede, yıllık işlem hacminin 8 milyar lira olduğu tespit edildi

10.06.2026 07:00:00
İHA
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Serik Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda, Antalya İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya platformu üzerinden yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik inceleme başlatıldı.








Soruşturma kapsamında, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin elde edilen dijital materyaller analiz edildi.








Analiz programları aracılığıyla para transferine aracılık ettiği değerlendirilen 84 şüphelinin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, bir yıllık işlem hacminin yaklaşık 8 milyar lira olduğu belirlendi. Bu kapsamda Antalya merkezli 27 ilde 9 Haziran Salı saat 06.00'da 84 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 79 şüpheli gözaltına alınırken, 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 64 cep telefonu, 65 SIM kart, 10 bilgisayar, 4 tablet, 2 USB bellek ve 1 hafıza kartı ele geçirildi.

Trabzonspor her yerden çıkıyor


 
Trabzonspor yeni sezon öncesi sol kanat hücum hattını güçlendirmek için İtalya'da yeri yerinden oynattı. Bordo-mavili yönetimin bu bölge için ilk tercihi sezonu Cagliari'de tamamlayan Semih Kılıçsoy. Semih'i kadroda tutamayacağını anlayan Cagliari, milli oyuncunun yerini Bologna'nın 22 yaşındaki Arjantinli oyun kurucusu Benjamín Domínguez ile doldurmak istedi. Ancak Trabzonspor, Semih'in alternatifi olarak Dominguez için de Bologna ile temas kurdu.

09.06.2026 18:37:00 / Güncelleme: 09.06.2026 18:52:10
Haber Merkezi
  Trabzonspor her yerden çıkıyor
  Trabzonspor her yerden çıkıyor

Gelecek sezon iddialı bir kadro kurmak için hırs ve azimle çalışan Trabzonspor, transfer hattında Serie A ekiplerinden Cagliari ile karşı karşıya geldi. Bordo-mavili yönetimin sol kanat forvet pozisyonu için belirlediği yol haritası, İtalyanlarla kafa kafaya geldi.
Karadeniz devinin bu bölge için ilk tercihi geçtiğimiz sezon Beşiktaş'tan Cagliari'ye kiralanan Semih Kılıçsoy. Trabzonspor, milli oyuncuyu için şartları zorlarken, bu hamle Cagliari'nin planlarını tamamen altüst etti.







Cagliari, Semih'ten vazgeçmedi

İtalya'dan gelen bilgilere göre; Semih Kılıçsoy'u geri almak için indirim isteyen Cagliari milli oyuncuyu beklerken B planını da devreye soktu. İtalyan ekibinin yeni sportif direktörü Pietro Accardi, Semih'in yerine Bologna'nın 22 yaşındaki Arjantinli oyun kurucusu Benjamín Domínguez'i gözüne kestirdi. Ancak İtalyan ekibi ikinci bir Trabzonspor şokuyla daha sarsıldı. Çünkü sol kanat forvet havuzunu geniş tutan Trabzonspor, Semih olmazsa diye Benjamín Domínguez için de Bologna'nın kapısını resmen çaldı.







Alternatif Dominguez

Bordo-mavililerin, Bologna forması giyen genç Arjantinli için ilk resmi teklifini sunması Çizme basınına bomba gibi düştü. Cagliari, Semih'in gidişiyle doğacak boşluğu Domínguez ile kapatmak isterken; Trabzonspor'un bu transfere de somut ve agresif bir şekilde dahil olması İtalyanların elini kolunu bağladı.







Trabzonspor'un bu güçlü varlığı, Bologna'nın iştahını kabartırken transfer maliyetlerini de Cagliari'nin karşılayamayacağı seviyelere çekme riski taşıyor. Çizme ekibi şimdi hem Semih Kılıçsoy'un durumunu yakından takip etmek hem de B planı olan Domínguez'i Trabzonspor'a kaptırmamak için yoğun bir strateji savaşı vermek zorunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.