Vergi ve cezanın mutlaka bir mantığı olmalıdır. Herkesten vergi almak adaletli değildir. Ancak belirli bir seviyesi olan insanlar vergi vermelidir. Mesela en azından asgari ücret vergi dışı kalmalıdır. Bağımsız Türkiye Partisi bu konudaki görüşünü açıklarken, "dargelirliyi vergi dışı bırakacağını" söylüyor.
Açıklanan 2002 bütçesinde, vergilerin yanında cezalar da önemli bir yer tutuyor. En basiti trafik cezaları. Trafik polisi dur diye işaret ediyor ve sizi durduruyor. Neymiş efendim "yanlış solladınız". Halbuki böyle bir hata yapmadınız. Yapmadığınızı nasıl ispat edeceksiniz?
Efendim ben yanlış sollamadım diyorsunuz fakat sözünüz havada kalıyor. Mutmain olmadığınız halde para cezası ödüyorsunuz. Bu konuda yapılan dedikoduların hesabı yok. Rüşvetten adam kayırmaya kadar bir sürü iddia.
İnsanlara haklı-haksız ceza kesiliyor. Para cezaları olayları çözmek için yeterli bir tedbir değildir. Mesele çok daha köklü tedbirlerle sağlama alınmalıdır.
Elektrikte, doğalgazda ve benzeri ödemelerde vatandaşa gecikme cezası kesiliyor. Sonra dönüp bu cezaya bir de KDV ekleniyor. Doğrusu kimsenin anlayamadığı bir uygulama. Ceza alıyorsunuz ve ceza üzerinden bir de KDV alıyorsunuz. Bu konular hem istismara açık ve hem de vatandaşa haksız bir baskıdır.
Vergi kaçırma işlerini en büyük çapta profesyoneller yapıyor. Hem yasaları iyi biliyorlar ve hem de güçlü elemanlarla çalışıyorlar. Bir kalemde bakıyorsunuz trilyonlar götürülmüş durumda.
Bir ülkenin asıl vergi yükü, o ülkenin temel sermayesine yüklenmelidir. Emek vergi dışı kalmalıdır. Yani işçi, memur, küçük esnaf vergi vermemelidir.
Vergiyi sermaye ödemelidir. Kapitalist sistemler, emeği rakip görür. Daima sermayeyi öne çıkarır, emekçiyi önemsemez.
Bu anlayışın uygulandığı ülkelerde sermaye-emek çatışması kaçınılmazdır. Mal sahipleri düşman görülür. Kardeşlik, eşitlik, insan hakları, dayanışma, saygı, sevgi gibi yüce değerler ortadan kalkar.
Ülkemizde gelir dağılımı son derece dengesiz ve adaletsizdir. Gayri Safi Milli Hasıla'dan 100 dolar bile alamayanlar var. Ülke nüfusunun çoğunluğu yoksulluk sınırının altında.
Bir başka yönden bakıldığında alınan vergiler, borç faizlerine bile yetmiyor. Gerekçesi kaybolmuş bir vergi sistemi, fakir fukaranın yakasından el çekmedikçe o ülkede sosyal barış da kaybolur gider.
Yıllardan beri uygulanagelen yanlış politikalar nedeni ile deniz bitmiş, gemi karaya oturmuştur. Artık bu vergi sistemi tamamen değişmeli, ciddi ve faydalı sistemler getirilmelidir.
Mevcut siyasi iktidarlar onlarca yıldan beri hep aynı hatayı yapmaya devam ediyorlar. Halkın fakir kesimi çoğunluk haline gelmiş menkul ve gayrimenkul değerler bir avuç insanın eline geçmiştir.
Bu gidişle vergiler de çözüm olamayacaktır. O zaman hacizler, rehinler, elkoymalar meydana gelecektir. Tıpkı Bolşeviklerin koydukları ağır vergiler yüzünden halkın malını ellerinden aldıkları gibi.
Açıklanan 2002 bütçesinde, vergilerin yanında cezalar da önemli bir yer tutuyor. En basiti trafik cezaları. Trafik polisi dur diye işaret ediyor ve sizi durduruyor. Neymiş efendim "yanlış solladınız". Halbuki böyle bir hata yapmadınız. Yapmadığınızı nasıl ispat edeceksiniz?
Efendim ben yanlış sollamadım diyorsunuz fakat sözünüz havada kalıyor. Mutmain olmadığınız halde para cezası ödüyorsunuz. Bu konuda yapılan dedikoduların hesabı yok. Rüşvetten adam kayırmaya kadar bir sürü iddia.
İnsanlara haklı-haksız ceza kesiliyor. Para cezaları olayları çözmek için yeterli bir tedbir değildir. Mesele çok daha köklü tedbirlerle sağlama alınmalıdır.
Elektrikte, doğalgazda ve benzeri ödemelerde vatandaşa gecikme cezası kesiliyor. Sonra dönüp bu cezaya bir de KDV ekleniyor. Doğrusu kimsenin anlayamadığı bir uygulama. Ceza alıyorsunuz ve ceza üzerinden bir de KDV alıyorsunuz. Bu konular hem istismara açık ve hem de vatandaşa haksız bir baskıdır.
Vergi kaçırma işlerini en büyük çapta profesyoneller yapıyor. Hem yasaları iyi biliyorlar ve hem de güçlü elemanlarla çalışıyorlar. Bir kalemde bakıyorsunuz trilyonlar götürülmüş durumda.
Bir ülkenin asıl vergi yükü, o ülkenin temel sermayesine yüklenmelidir. Emek vergi dışı kalmalıdır. Yani işçi, memur, küçük esnaf vergi vermemelidir.
Vergiyi sermaye ödemelidir. Kapitalist sistemler, emeği rakip görür. Daima sermayeyi öne çıkarır, emekçiyi önemsemez.
Bu anlayışın uygulandığı ülkelerde sermaye-emek çatışması kaçınılmazdır. Mal sahipleri düşman görülür. Kardeşlik, eşitlik, insan hakları, dayanışma, saygı, sevgi gibi yüce değerler ortadan kalkar.
Ülkemizde gelir dağılımı son derece dengesiz ve adaletsizdir. Gayri Safi Milli Hasıla'dan 100 dolar bile alamayanlar var. Ülke nüfusunun çoğunluğu yoksulluk sınırının altında.
Bir başka yönden bakıldığında alınan vergiler, borç faizlerine bile yetmiyor. Gerekçesi kaybolmuş bir vergi sistemi, fakir fukaranın yakasından el çekmedikçe o ülkede sosyal barış da kaybolur gider.
Yıllardan beri uygulanagelen yanlış politikalar nedeni ile deniz bitmiş, gemi karaya oturmuştur. Artık bu vergi sistemi tamamen değişmeli, ciddi ve faydalı sistemler getirilmelidir.
Mevcut siyasi iktidarlar onlarca yıldan beri hep aynı hatayı yapmaya devam ediyorlar. Halkın fakir kesimi çoğunluk haline gelmiş menkul ve gayrimenkul değerler bir avuç insanın eline geçmiştir.
Bu gidişle vergiler de çözüm olamayacaktır. O zaman hacizler, rehinler, elkoymalar meydana gelecektir. Tıpkı Bolşeviklerin koydukları ağır vergiler yüzünden halkın malını ellerinden aldıkları gibi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Baki Bektaş / diğer yazıları
- Gerçek hayat ahiret hayatıdır / 09.09.2003
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002


























































































