Elin ecnebisinde vicdan mı var ki, yoklukla, yoksullukla cedelleşen milyonlarca insanımızın sofrasındaki üç-beş zeytinden, bir parça peynirden ve bir lokma ekmekten vazgeçsin, bunlar da insan, bunların da çoluk çocuğu var desin de çuvala doldurduğu son postayı geri bıraksın?
Dış güçlerin üstümüze saldıkları yaman hırsızların acıması mı var, merhameti mi var ki, bu ülkenin okul çağındaki çocuklarının nerdeyse yarısı okuluna aç gidiyor, birçoğu yatağına aç yatıyor, bu ülkenin emeklisi geçim derdinden canına kıyıyor desin de, çalma hızını yavaşlatsın, hiç olmazsa kırıntıları, kalıntıları bu ülkenin yoksullarına bıraksın?
Alçak dış güçler, en yaman hırsızlarını çok yaman salmışlar bu yoksul milletin üstüne.
Kimileri, bu ülke emeklisinin ancak bin senede kazanabileceği parayı, üç-beş ayda kazanmış ve yaslanmış lüks yatlarına.
Kimileri, bu ülkede asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonların ancak beş yüz yılda kazanabileceği miktarı çok kısa zaman dilimi içinde heybesine doldurmuş ve izini kaybettirmiş.
Üzerimize salınan bu dış güçlerin yaman hırsızları, yaman yemişler yetimlerin haklarını, çok fena götürmüşler yoksulların emek ve alın terlerini, çok merhametsizce tırpanlamışlar yetişmekte olan gençlerin umutlarını ve hayallerini.
Siz yıllar yılı, elin ecnebisinin at hırsızlarından acıma beklerseniz, merhamet dilenirseniz, 'tilki kardeş, şu üç-beş tavuk da benim, size emanet' modunda hareket ederseniz, günün sonunda ancak tavukların teleklerine kavuşmuş olmanın buruk sevinci ile avunmak zorunda kalırsınız.
Sizin emeklilerinizin, sadece bayramdan bayrama et yüzü görüyor olmaları, et kokusu alıyor olmaları elin ecnebisinin at hırsızlarının umurunda mı?
Sizin milyonlarca işsiz insanınızın, iş ararken bile yol parası olmadığı için düşe kalka yürümek zorunda olmaları, özel jetleri, lüks yatları ile dünya turuna çıkan at hırsızlarının umurunda mı?
Şu işe bakar mısınız, şu elin ecnebisi dış güçlerine bakar mısınız, yatmamışlar, uyumamışlar, yememiş içmemişler de, yetiştirdikleri tüm at hırsızlarını salmışlar üstümüze.
Meğer yıllardır açlıktan nefesimizin kokması, yıllardır millet olarak inim inim inleyerek sefilleri oynamamız bu alçakların yüzündenmiş…
- Hacım! Giydin mi tacın? / 01.10.2026
- Kimin ne hakkı var? / 29.09.2026
- Asıl soru: Siz niye rahatsız olmuyorsunuz? / 26.09.2026
- Memleketten manzaralar / 21.09.2026
- Üsküdar’ı geçmek… / 14.09.2026
- Dağ taşısam yorulmazdım haksızlıklar yordu beni / 13.09.2026
- Gün kızardı hicabından / 08.09.2026
- Fail kim? / 06.09.2026
- Yangına körük kel başa örük / 01.09.2026


























































