HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 EYLÜL 2021, PAZAR

Yangına müdahalede geç mi kalındı?

Türkiye'nin ciğerleri olan en güzel ormanlarımız günlerdir cayır cayır yanıyor. Son 3 günde çıkan 71 orman yangınından çoğu kontrol altına alındı, ancak hâlâ kontrol altına alınamayan yangınlar var. Yangınlara müdahalede geç kalındığı ve iyi yönetilemediği gerekçesiyle eleştiri oklarının hedefinde Orman Bakanlığı var
30.07.2021 17:19:00
Yangına müdahalede geç mi kalındı?
Yangına müdahalede geç mi kalındı?

Türkiye peş peşe orman yangınlarıyla sarsıldı. Antalya'nın Manavgat, Adana, Mersin, Muğla'nın Bodrum, Marmaris, Köyceğiz, Datça ve Aydın'ın Didim ilçelerinde çıkan orman yangınları Türkiye'nin ciğerlerini yaktı.  Antalya'nın Manavgat ilçesinde 3, Muğla'da ise 1 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınlarının ardından son 3 günde çıkan 71 orman yangınından 59'u kontrol altına alındı. Haber yayına hazırlanırken yangınlarla mücadele devam ediyordu. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye'nin güney illerinde birçok noktada yaşanan orman yangınlarıyla ilgili dün gazetecilere açıklamalarda bulundu. İlk açıklamayı yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye genelinde 71 yangının 57'sinin kontrol altına alındığını açıkladı. Çok uzun zamandır karşılaşmayan büyük yangınlara aynı zamana rastladığını söyleyen Pakdemirli, "Bir miktar daha çalışmalarımız uzuyor. Şu anda aktif olan tüm yangınlarımızda iyiye doğru bir gidiş var. Aktif yangınlardan Adana'da iyiye doğru gidiş var. Osmaniye öyle, Manavgat'ta Hocalar mahallesinde tüten odaklarımız var, bir de Gündoğmuş'ta sarp ve kayalık alanda bir yangın var. Etrafları çevrili olmadığı için kontrol altında diyemiyoruz. Mersin Aydıncık'ta iyiye doğru gidiş var, Silifke daha iyi durumda. Kayseri ve Muğla'da da iyiye doğru gidiş var" diye konuştu.

71 yangına 3 uçakla müdahale

Bakan Pakdemirli'nin açıklamaları orman yangınlarına en etkili müdahale araçlarından yangın söndürme uçakları konusunda Türkiye'nin ne kadar yetersiz olduğunu ortaya koydu. Açıklamasında Bakan Pakdemirli, "Tüm bu yangınlarla 3 uçak, 9 insansız hava aracı, bir insansız helikopter, bir yangın söndürme tankı, 38 helikopter, 680 arazöz, 55 iş makinesi, tüm kamu kurumlarından 4 binin üzerinde personelle mücadelemize devam ediyoruz. Antalya'da 3, 1'de Muğla'da can kaybımız var" dedi.

Bakan Kanada'yla Türkiye'yi kıyasladı

Temmuz ayında dünyadaki bazı ülkelerin yangınları hakkında bilgiler aktaran Pakdemirli, "Kanada'da 1 milyon 250 bin hektar alan yandı. Geçen yıl Türkiye'de yanan alanların hepsinin toplamı 20 bin hektardır. 3 bin üzerinde yangın vardır, 20 bin hektar. Rusya'da 1 milyon hektarın üzerinde alan yandı. Amerika'da Temmuz ayında 94 bin hektar alan yandı. Bu işin herhangi bir gelişmişlikle alakası yok, bu işin organizasyonla alakası var" diye konuştu. Oysa Bakan Pakdemirli'nin örnek verdiği Kuzey Amerika ülkesi Kanada'nın yüzölçümü 10 milyon kilometrekare. Kanada topraklarının yüzde 49.24'ü ormanlardan oluşuyor. Kanada'nın orman alanı 5 milyon kilometrekareyi buluyor. Yani bu ülkenin orman alanları bile Türkiye'nin 6.5 katı büyüklüğünde. Türkiye'nin ise ormanlarının toplam alanı 216 bin 781 kilometrekare. Ülkemizin toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 25'i orman alanı. Kanada ormanlarındaki yangınlara en gelişmiş uçaklarla dahi müdahale edebilmek çok zor. Ancak Türkiye öyle değil. Zira orman alanlarımızın büyük çoğunluğu yerleşim yerlerine yakın ve çok yakınlarında yangın söndürmek için su temin edilebilecek denizler bulunuyor. Yeterli sayıda yangın söndürme uçaklarımız olsa günlerdir yanan orman alanlarımızın büyük çoğunluğu kurtarılabilirdi.

THK uçaklarıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi

Türk Hava Kurumu'nun (THK) uçaklarının yangınlarda neden kullanılmadığı sorusunu da yanıtlayan Bakan Pakdemirli, şunları söyledi: "THK ile bir problemiz yok, olamaz da. Bu uçaklar maalesef THK'nin elinde uçakla ilgili problem var. Uçabilecek kapasitede değil, uçsa bile performans verebilecek kapasitede değil. THK'nın elindeki uçak saatte 12 ton su atıyor, Beriev 200, 84 ton atıyor 7 misli, helikopterlimiz 36 ton atıyor, bizim önemli olan havada neyi uçurduğumuz değil yere ne kadar su attığımız önemli. Şu anda kullandığımız Rus uçakları ve helikopterler olsun bunların ötesinde kapasiteye sahip bir şey yok. Beriev 200 uçakların tedarikçisi de THK'dir. THK ile bir problemimiz yoktur. Uzay aracı kullanmak gerekirse onu kullanırız. Bizim de zaman zaman hatalarımız olabilir, teşkilatımız yoruluyor. Eksik yapabilir, iyi niyetle çok ciddi bu yangınların sönmesi için teşkilatımız çalışıyor."

THK eski yöneticisi rakamlar verdi

Bakan Pakdemirli, THK uçaklarının kapasitesi yetersiz olduğundan yangınlara müdahalede kullanılmadığını ifade ederken, THK eski Merkez Denetleme Kurulu Başkanı Bayram Duman, "Manavgat yangınında THK uçakları kullanılsaydı, yangın bu kadar büyümezdi" çıkışında bulundu. Yangın çıktığında sadece tek uçakla müdahale edildiğini söyleyen Duman, Manavgat yangını ve uçaklarla ilgili şöyle konuştu: "Manavgat'ta ikinci uçak sonra geldi. Ama iki gün boyunca 6 uçak sortiler yapsaydı, o yangın büyümezdi. THK'daki kayyum heyeti geçen sene istenildiği anda uçakların hazır olacağını söylemişti. Şimdi niye hazır değil? Kaldı ki bu uçaklar İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan'da kullanılan uçakların aynısı. Aynı yaşta onlarla. Yani uçakların eskimesi diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar amfibik uçaklardır. Baraja, göle dalıp, suyu alıp, 2-3 dakikada suyu doldurup, havalanıp tekrar yangına müdahale eden uçaklardır. Bu çok vahim. Deniyor ki; 4 milyon dolara hazır olur. 4 milyon dolar tutmaz da, hadi diyelim öyle. 4 milyon dolar bu ormanlarımız için değmez mi? Çünkü 1.3 milyon liraya 3 uçak kiralıyorsun, bizim 6 uçağımızın hazırlanması 4 milyon dolar diyorsun. Rakamlara bakar mısınız?"

Orman köylüsü ormandan koparıldı

Hükümetin orman yangınlarıyla mücadeledeki yetersizliğiyle ilgili bir başka eleştiri de Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş'tan geldi. Orman yangınlarıyla ilgili 1980 yılıyla bugün karşılaştırıldığında orman yangını sayısının hemen hemen aynı olduğunu ama 2020 yılında yanan alanın 1980'e göre yüzde 50 daha fazla olduğunu söyleyen Durmuş, ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan orman yangınlarıyla ilgili; 1980 yılıyla bugün karşılaştırıldığında orman yangını sayısının hemen hemen aynı olduğunu ama 2020 yılında yanan alanın 1980'e göre yüzde 50 daha fazla olduğunu söyledi ve "O yıllarda orman köylüleri, ormanın içinde yaşıyordu, yangına ilk müdahaleyi kendisi yapıyordu ve zamanında yapıyordu. Şimdi ise maalesef orman köylüsü desteklenmediği için ormana küskün" dedi. Durmuş, şunları söyledi: "80'li yıllarda insanlar imkânsızlık içinde yangını söndürüyordu; kazma, kürek ve şaplakla yangın söndürülüyordu ve şimdikinden çok daha başarılıydı. Çünkü o yıllarda orman köylüleri, ormanın içinde yaşıyordu; orman köylüsü yangına ilk müdahaleyi kendisi yapıyordu ve zamanında yapıyordu. Orman yangınlarında zaman kaybı çok önemlidir çünkü böylesine olumsuz hava koşullarında hızla yayılır. Yerinde ve zamanında müdahale edildiği için yangın kısa sürede söndürülebiliyordu. Şimdi ise maalesef orman köylüsü desteklenmediği için ormana küskün ve orman köylerindeki genç nüfus göç etmek durumunda kaldı. Bu nedenle yangına zamanında müdahale edilmesi mümkün değil ve sonuçları da böylesine acı oluyor."

2 bin 300 yapı etkilendi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise bir taraftan yangın söndürme çalışması diğer taraftan vatandaşlara yapılacak yardımların çalışmasının yürütüldüğünü açıkladı. Yangın söndürme çalışmaları kadar sonrasında atılacak adımların da önemli olduğu ve sahadaki tespitlerin sürdüğünü kaydeden Bakan Çavuşoğlu, "Hasar tespitinden sonra vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız, yaralarını saracağız" diye konuştu. Yangınlar nedeniyle çok büyük bir travma olduğuna dikkati çeken Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise "Vatandaşlarımızın yarasını sarmak üzere tüm kurumlarımız bir seferberlik ruhu anlayışla mahalle mahalle yangın alanlarını geziyoruz. Bir taraftan yangın söndürme işlemeleri devam ederken diğer taraftan da vatandaşlarımızın hasar, zarar, ziyanların tespitlerini yapıyoruz" diye konuştu. Manavgat'ta ilk hasar tespit çalışmalarına göre doğu ve batı kısmında hasarlar gerçekleştiğini açıklayan Bakan Kurum, "Toplamda 2 bin 300 yapının yangında etkilendiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede hasar tespit çalışmaları yürütülüyor ve şu ana kadar 252 bina incelendi. Ağır hasarlı, yıkık ve acilen yıkılacak toplamda 126 bağımsız bölüm tespit ettik ve tespitlerimiz hızlı bir şekilde devam edecek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da yangın yaşanan bölgelerde ulaştırma ve haberleşme açısından bir sıkıntının olmadığını kaydetti.

Sabotaj ihtimali araştırılıyor

Yangınların ardından başlayan tartışma üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde, Türkiye'nin farklı bölgelerinde çıkan orman yangınlarında sabotaj ihtimalinin araştırılması için özel ekip kuruldu. Devam eden araştırmalarda şu ana kadar elde edilen bilgilerde yangınların terör örgütü ile bağlantılı olduğuna dair herhangi bir veriye ulaşılmış değil. 


 

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

30.07.2020, 30.07.2019, 30.07.2018, 30.07.2017, 30.07.2016, 30.07.2015, 30.07.2014, 30.07.2013, 30.07.2012, 30.07.2011, 30.07.2010, 30.07.2009, 30.07.2008, 30.07.2007, 30.07.2006, 30.07.2005, 30.07.2004, 30.07.2003, 30.07.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.