logo
16 ŞUBAT 2026


Yaşlı nüfus istatistikleri açıklandı

Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus beş yılda yüzde 20.7 artarak geçen yıl 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun, nüfus içindeki oranı 2024 itibarıyla yüzde 10.6'ya çıktı

13.03.2025 11:26:00 / Güncelleme: 13.03.2025 11:52:34
Anadolu Ajansı
Yaşlı nüfus istatistikleri açıklandı
Yaşlı nüfus istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin "İstatistiklerle Yaşlılar" çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, 2019'da 7 milyon 550 bin 727 kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus, son beş yılda yüzde 20,7 artarak 2024'te 9 milyon 112 bin 298 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2019'da yüzde 9,1 iken 2024'te yüzde 10,6'ya çıktı.

Yaşlı nüfusun 2024'te yüzde 44,6'sını erkekler, yüzde 55,4'ünü kadınlar oluşturdu. Nüfus projeksiyonlarında yaşlı nüfus oranının 2030'da yüzde 13,5, 2040'ta yüzde 17,9, 2060'ta yüzde 27, 2080'de yüzde 33,4 ve 2100'de yüzde 33,6 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre, yaşlı nüfus oranının 2030'da yüzde 13,5, 2040'ta yüzde 18,2, 2060'ta yüzde 28,8, 2080'de yüzde 38,5 ve 2100'de yüzde 42,8 olacağı tahmin edildi.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre, yaşlı nüfus oranının 2030'da yüzde 13,4, 2040'ta yüzde 17,5, 2060'ta yüzde 25,5, 2080'de yüzde 29,8 ve 2100'de yüzde 28,2 olacağı hesaplandı.

Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2019'da bu kesimin yüzde 62,8'inin 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,2'sinin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 9,1'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2024'te yüzde 63,4'ünün 65-74 yaş grubunda, yüzde 28,8'inin 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı belirlendi.

Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki kişi sayısı 2024'te 7 bin 632 oldu.

Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10'unu geçmesi, nüfusun yaşlanmasının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarına göre daha yüksek hızla arttı.

Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölüm hızlarındaki azalma ile sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artmasıyla nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfusa sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazla.

Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili bilgi veren göstergelerden "ortanca yaş" da 2019'da 32,4 iken 2024'te 34,4 oldu. Ortanca yaş 2024'te erkeklerde 33,7, kadınlarda 35,2 olarak hesaplandı.

Nüfus projeksiyonlarında ortanca yaşın 2030'da 37,1, 2040'ta 41,4, 2060'ta 48, 2080'de 51,5 ve 2100'de 52,2 olacağı tahmin edildi.

Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden "yaşlı bağımlılık oranı" 2019'da yüzde 13,4 iken 2024'te yüzde 15,5'e çıktı.

Nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı bağımlılık oranının 2030'da yüzde 19,5, 2040'ta yüzde 26,5, 2060'ta yüzde 45,5, 2080'de yüzde 61,9 ve 2100'de yüzde 61,6 olacağı öngörüldü.

Türkiye, yaşlı nüfusunda 194 ülke arasında 75'inci sırada

Nüfus tahminlerine göre, 2024'te dünya nüfusu 8 milyar 161 milyon 972 bin 573 kişi, yaşlı nüfus ise 833 milyon 480 bin 764 kişi oldu. Buna göre, dünya nüfusunun yüzde 10,2'sini yaşlı nüfus oluşturdu.

En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke, yüzde 36,2 ile Monako, yüzde 29,8 ile Japonya ve yüzde 24,6 ile İtalya oldu. Türkiye bu açıdan 194 ülke arasında 75'inci sırada yer aldı.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2024'te yüzde 20,8 ile Sinop olarak belirlendi. Bu ili yüzde 20,2 ile Kastamonu, yüzde 19,1 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,7 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4,3 ile Hakkari ve yüzde 4,4 ile Şanlıurfa izledi.

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısı 2024'te 60 olarak kayıtlara geçti.



Yaklaşık her dört haneden birinde en az bir yaşlı fert var

Türkiye'de 2024'te 26 milyon 599 bin 261 haneden 6 milyon 726 bin 583'ünde yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu belirlendi. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 25,3'ünde en az bir yaşlı ferdin yaşadığı görüldü.

En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 726 bin 583 haneden 1 milyon 750 bin 900'ünde tek başına yaşlı fertler yaşıyor. Bu hanelerin yüzde 74'ünde yaşlı kadınlar, yüzde 26'sında da yaşlı erkekler bulunuyor.

Tek kişilik yaşlı hane halkı oranının en yüksek olduğu il, 2024 yılında yüzde 34,4 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 34 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8 ile Hakkari olarak kayıtlara geçti. Bu ili yüzde 13,6 ile Batman, yüzde 14,9 ile Van takip etti.

Alışverişini kendi yapabilen yaşlıların oranı yüzde 55,1

Günlük aktiviteleri yapabilme durumları incelendiğinde, yaşlıların yüzde 85,7'sinin telefon kullanabildiği, yüzde 55,1'inin alışverişini kendi yapabildiği, yüzde 61,1'inin yemeğini kendi hazırlayabildiği, yüzde 76,6'sının ev temizliği yapabildiği belirlendi.

Bu kesimin yüzde 72,8'inin çamaşır yıkayabildiği, yüzde 76,3'ünün yolculuk yapabildiği, yüzde 85,5'inin ilaçlarını kendi başına kullanabildiği, yüzde 74'ünün parasal işlerini yapabildiği tespit edildi.

Yaşlı erkeklerin yüzde 91,2'sinin telefon kullanabildiği, yüzde 71,7'sinin alışverişini kendi yapabildiği, yüzde 57'sinin yemeğini kendi hazırlayabildiği, yüzde 76,7'sinin ev temizliği yapabildiği, yüzde 68'inin çamaşır yıkayabildiği, yüzde 86'sının yolculuk yapabildiği, yüzde 88,5'inin ilaçlarını kendi başına kullanabildiği, yüzde 87,5'inin parasal işlerini yapabildiği belirlendi.

Yaşlı kadınların yüzde 81,3'ünün telefon kullanabildiği, yüzde 41,7'sinin alışverişini kendi yapabildiği, yüzde 64,3'ünün yemeğini kendi hazırlayabildiği, yüzde 76,5'inin ev temizliği yapabildiği belirlendi. Bu kişilerin yüzde 76,7'sinin çamaşır yıkayabildiği, yüzde 68,6'sının yolculuk yapabildiği, yüzde 83,3'ünün ilaçlarını kendi başına kullanabildiği, yüzde 63,2'sinin parasal işlerini yapabildiği görüldü.

Doğuşta beklenen yaşam süresi 77.3 yıl

Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 77,3 yıl oldu. Bu oranın erkekler için 74,7, kadınlar için 80 yıl olduğu görüldü.

TÜİK'e göre, yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2019'da yüzde 83,1 iken, 2023'te yüzde 87,5'e yükseldi. Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı ise 2019'da yüzde 16,9 iken, 2023'te yüzde 12,5 oldu. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı yüzde 19,9 iken, yaşlı erkeklerin oranı yüzde 3,3 olarak kayıtlara geçti.

Eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2019'da bu grubun yüzde 45,5'i ilkokul mezunu, yüzde 7,3'ü ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 7,5'i lise veya dengi okul mezunu, yüzde 7'si yükseköğretim mezunu iken, 2023'te ilkokul mezunu olanların oranı yüzde 46,7'ye, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı yüzde 9,7'ye, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı yüzde 9,7'ye, yükseköğretim mezunu olanların oranı yüzde 8,7'ye yükseldi.

Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının, yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

Yaşlı nüfusta medeni durum

Yaşlı erkek nüfusun 2024'te yüzde 1,4'ünün hiç evlenmemiş, yüzde 83,7'sinin resmi nikahla evli, yüzde 4'ünün boşanmış, yüzde 10,8'inin eşi ölmüş olduğu görülürken, yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,8'inin hiç evlenmemiş, yüzde 46,9'unun resmi nikahla evli, yüzde 4,6'sının boşanmış, yüzde 45,7'sinin ise eşi ölmüş olduğu belirlendi.

Yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre, 2024'te toplam nüfusun yüzde 29,3'ünün yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken, yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 23,3 olduğu görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde ise bu oranın yaşlı erkeklerde yüzde 22,3, yaşlı kadınlarda yüzde 24,2 olduğu hesaplandı.

Yaşlı nüfusun iş gücüne katılma oranı 2019'da 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için yüzde 53'tü, 2023'te yüzde 53,3 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2019'da yüzde 12 iken, 2023'te yüzde 12,2 olarak kayıtlara geçti. Söz konusu oran cinsiyete göre incelendiğinde, yaşlı erkek nüfusta 2023'te yüzde 20, yaşlı kadın nüfusta yüzde 6,1 olarak belirlendi. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranı 2019'da yüzde 3,1 iken, 2023'te yüzde 2,7 olduğu görüldü.

İş gücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2023'te yaşlı nüfusun yüzde 57,7'sinin tarım, yüzde 32,1'inin hizmetler, yüzde 7,3'ünün sanayi, yüzde 2,8'inin ise inşaat sektöründe yer aldığı tespit edildi.

Türkiye Yaşlı Profili Araştırması sonuçlarına göre, 2023'te görmede zorluk çeken yaşlıların oranının yüzde 10,1, duymada zorluk çekenlerin oranının yüzde 10,6, konuşmada zorluk çekenlerin oranının ise yüzde 2,2 olduğu belirlendi. Yürüme, merdiven çıkma veya inmede zorluk çeken yaşlıların oranı yüzde 27,1, bir şeyler taşıma veya tutmada zorluk çekenlerin oranı yüzde 29,7, yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplamada zorluk çekenlerin oranı ise yüzde 13,8 oldu.

Görmede zorluk çeken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 8,4 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 11,4 oldu. Duymada zorluk çeken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 10 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 11, konuşmada zorluk çeken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 2,3 olarak kayıtlara geçti.

Bu dönemde, yürüme, merdiven çıkma veya inmede zorluk çeken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 18,2 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 34,3, bir şeyler taşıma veya tutmada zorluk çeken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 19,9 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 37,5 oldu. Yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplamada zorluk çeken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 8,7 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 18 olarak hesaplandı.



Yaşlılar 2023'te en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2023'te vefat eden yaşlıların yüzde 40'ı dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı yüzde 16,4 ile solunum sistemi hastalıkları, yüzde 13,9 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.

Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 17,9 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 9,8 oldu.

Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı ise 2019'da 13 bin 599 olmuştu, 2023'te 11 bin 464'e geriledi. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2019'da yüzde 4,3 iken, bu oran 2023'te yüzde 3,2 olarak kayıtlara geçti.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2023'te bu hastalıktan dolayı ölen yaşlı erkeklerin oranı yüzde 2,3 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 4,1 oldu.

Kendi başına banyo yapabilen yaşlıların oranı yüzde 86,5 oldu

KATZ Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeğinde yer alan bileşenler kapsamında yaşlıların günlük aktiviteleri yapabilme durumları incelendiğinde, yaşlıların yüzde 86,5'i kendi başına banyo yapabilirken, yüzde 89,5'inin kendi başına giyinebildiği, yüzde 92,1'inin kendi başına tuvaletini yapabildiği görüldü.

Yaşlıların yüzde 92,1'inin kendi başına yataktan kanepeye geçebildiği, yüzde 83,1'inin tuvaletini tutabildiği, yüzde 95,2'sinin yemeğini kendi başına yiyebildiği belirlendi.

Yaşlı erkeklerin yüzde 90,9'unun kendi başına banyo yapabildiği, yüzde 92,4'ünün kendi başına giyinebildiği, yüzde 94,5'inin kendi başına tuvaletini yapabildiği, yüzde 94,5'inin kendi başına yataktan kanepeye geçebildiği, yüzde 87'sinin tuvaletini tutabildiği, yüzde 96,2'sinin yemeğini kendi başına yiyebildiği görüldü.

Yaşlı kadınların ise yüzde 82,9'unun kendi başına banyo yapabildiği, yüzde 87,3'ünün kendi başına giyinebildiği, yüzde 90,2'sinin kendi başına tuvaletini yapabildiği, yüzde 90,2'sinin kendi başına yataktan kanepeye geçebildiği, yüzde 80,1'inin tuvaletini tutabildiği, yüzde 94,5'inin yemeğini kendi başına yiyebildiği belirlendi.

65 yaşına ulaşan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 17,4 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2021-2023 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 77,3 yıl, erkekler için 74,7 yıl ve kadınlar için 80 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşarken, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,3 yıl olarak kayıtlara geçti.

Türkiye'de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi, ortalama 17,4 yıl olarak hesaplandı. Erkekler için bu sürenin 15,7, kadınlar için 19 yıl olduğu gözlendi. Buna göre, 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,5 yıl iken, 85 yaşında 5,5 yıl oldu.

Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranı, 2023'te yüzde 16,4 olarak hesaplandı. Bu oran yaşlı erkeklerde yüzde 12,3 iken, yaşlı kadınlarda yüzde 19,6 olarak kayıtlara geçti. Evde bakım desteğine ihtiyacı olan 65-74 yaş grubundaki kişilerin oranı yüzde 10,5 iken, 75 ve daha yukarı yaştaki kişilerin oranının yüzde 26,9 olduğu görüldü.

Torunu olup bakımıyla ilgilenen yaşlıların oranı yüzde 9,7 iken, bu oran yaşlı erkekler için yüzde 8,8, yaşlı kadınlar için yüzde 10,3 oldu.

Torunu olup bakımıyla ilgilenen yaşlılardan, yüzde 64,4'ü her gün, yüzde 12,9'u hafta içi her gün, yüzde 10,6'sı bazen, yüzde 7,8'i hafta içi birkaç gün ve yüzde 4,2'si hafta sonu torun bakımıyla ilgilendi.

Yaşlı erkeklerin yüzde 59,1'inin her gün, yüzde 13,6'sının hafta içi her gün ve bazen, yüzde 8,5'inin hafta içi birkaç gün ve yüzde 5,2'sinin hafta sonu torun baktığı görüldü. Yaşlı kadınların yüzde 68'i her gün, yüzde 12,5'i hafta içi her gün, yüzde 8,7'si bazen, yüzde 7,3'ü hafta içi birkaç gün ve yüzde 3,6'sı hafta sonu torun baktı.

Yaşlı erkekler yaşlı kadınlardan daha çok internet kullanıyor

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, internet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2019'da yüzde 19,8 iken, bu oran 2024'te yüzde 46,9'a yükseldi.

İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla internet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2024 yılında yüzde 55,3 iken, bu oran yaşlı kadınlarda yüzde 39,3 olarak kayıtlara geçti.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması neyin habercisi? Hakan Fidan görevden alınacak mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi

15.02.2026 18:22:00
Ahmet Turan Yiğit
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Kabinede Kritik Değişim Yaşandı. Akın Gürlek Dönemi Ne Anlama Geliyor?
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında aynı anda yapılan değişiklik siyasetin gündemine oturdu. Bu adım bir "erken seçim sinyali" mi, yoksa devlet içi uyum ve yeni bir siyasi dizaynın başlangıcı mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır


 
Türkiye tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) armağan edilen Millet Camisi'nde Ramazan hazırlıkları tamamlandı. Yakın zamanda ibadete açılan Millet Camisi, Ramazanda teravih namazları ve mukabeleler ile Müslümanları ağırlayacak.

14.02.2026 21:36:00
AA
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırında bulunan Millet Camisi, Türk İslam geleneğinden ilham alınan mimarisi, 2 bin 250 kişilik kapasitesi ve ihtişamıyla Lefkoşa'nın yeni sembolü olmaya aday.
KKTC Din İşleri Başkanı Hakan Moral, "KKTC'den, Ramazan-ı Şerif ayı öncesi yeni cami olan Millet Camimizde bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle tüm halkımızın, tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'inin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum" dedi.

Moral, Ramazan ayının bir anlamda da "gönül imarı" olması gerektiğine işaret ederek "Bu anlamda da inşallah halkımızı bu gönül imarına, Ramazan-ı Şerif'i bir mektep olarak düşündüğümüz zaman, bütün camilerimizde olduğu gibi, Lefkoşa Metehan sınır bölgesinde bulunan Millet Camimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Camilerin "mühür" anlamı taşıdığını vurgulayan Moral, "Bir beldenin, İslam beldesi olduğu anlamını taşıdığı için sınır bölgesinde olması da hassas bir konu. Güney Rum kesiminden gelen ziyaretçilerimiz, turistlerimizin ilk karşılaştığı cami. Minareleriyle, heybetiyle bize bunu andırıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Viyana’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı

14.02.2026 16:56:00
Ahmet Turan Yiğit
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 7-8 Şubat 2026 tarhinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında, modern dünyanın tıkandığı noktaları ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyada karşılık bulan çözüm reçetelerini anlatan BTP lideri Baş, kapitalizmin "kıtlık" yalanından yapay zekanın insanlığı köleleştirme riskine kadar pek çok kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izlemek için tıklayın:

Seydikemer'de su baskını: Evler tahliye edildi

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde aşırı yağış sonrası Çukurincir Mahallesi'nde Eşen Çayı'nın taşması sonucu su baskınları yaşandı. Tedbir amaçlı yaklaşık 25 ev boşaltılırken, belediye ekipleri tahliye çalışmalarını sürdürüyor

14.02.2026 13:03:00 / Güncelleme: 14.02.2026 13:05:56
İHA
Seydikemer'de su baskını: Evler tahliye edildi
Seydikemer'de su baskını: Evler tahliye edildi
Seydikemer ilçesine bağlı Çukurincir Mahallesi'nde etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle Eşen Çayı'nın taşması sonucu mahallede su baskınları meydana geldi.



Taşkının ardından tedbir amaçlı mahallede bulunan yaklaşık 25 evdeki vatandaşlar tahliye edildi.



Bazı vatandaşların kendi imkanlarıyla hayvanlarını güvenli alanlara götürdü.



Seydikemer Belediyesi zabıta ekipleri evlerin boşaltılması için anonslarını sürdürürken, belediye araçlarının vatandaşların tahliyesi için çalışmalarına devam ettiği bildirildi.

Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni

Bursa'nın tarihi simgelerinden Koza Han'da masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin uygulamayla ilgili bir işletmenin açtığı dava sonucunda Bursa 3. İdare Mahkemesi, tahliye işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına hükmetti

14.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 14.02.2026 12:44:44
İHA
Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni
Koza Han'da kafelerin tahliye kararına yargı freni
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Koza Han'da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025'te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.



Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı.



Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi.



Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han'ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.

Beyni dumura uğratan besinlere dikkat


 
Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor. 

14.02.2026 01:00:00 / Güncelleme: 14.02.2026 18:39:37
MURAT ÇORBACI
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat

Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bunlar beyni vuran besinler

Yüksek oranda işlenmiş gıdalar, düzensiz kan şekeri dalgalanmaları, mikro besin eksiklikleri ve yetersiz sıvı alımı; beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek beyin sisi tablosunu tetikleyebiliyor. Buna karşılık antiinflamatuvar ve antioksidan yönü güçlü, dengeli bir beslenme modeli bilişsel performansın korunmasında önemli bir rol oynuyor.

Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Beyin sağlığı yalnızca uzun vadeli hastalık riskleriyle değil, günlük zihinsel performansla da doğrudan ilişkilidir; doğru beslenme, zihinsel berraklığın en temel destekçilerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu.

Beyin bunlara ihtiyaç duyuyor

Beyin dokusunun yüksek metabolik aktiviteye sahip olduğu için belirli mikro besinlere düzenli olarak ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Özellikle B12 vitamini, folat, D vitamini, demir, magnezyum ve omega-3 yağ asitlerinin yetersizliği; bilişsel performans düşüşü, dikkat dağınıklığı ve zihinsel bulanıklıkla ilişkilendirilir. Omega-3 yağ asitleri, beyin hücrelerinin sağlıklı yapısını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda beyindeki inflamasyonu azaltarak düşüncelerin daha net olmasına katkı sağlar. Bu etki, beyin sisi olarak tanımlanan unutkanlık, dalgınlık ve odaklanma sorunlarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı-mor renkli meyveler, turunçgiller ve zeytinyağı gibi besinler bu açıdan öne çıkar. Ispanak ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan lutein üzerindeki klinik çalışmalarda hafıza, öğrenme gibi bilişsel alanlarda iyileştirici etkileri ortaya konulmuştur" dedi.

Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı

Bursa'nın Gemlik ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

14.02.2026 00:18:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı
Bursa'da uyuşturucu operasyonu : 84 kişi tutuklandı
Bursa'nın Gemlik ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çok sayıda uyuşturucu madde ve silah ele geçirilirken, gözaltına alınan 102 kişiden 84'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen kapsamlı soruşturma çerçevesinde büyük bir uyuşturucu operasyonu gerçekleştirildi.



21 Ağustos 2025'te başlatılan soruşturma sürecinde yapılan 176 ara yakalamada 229 kişi hakkında "Uyuşturucu madde kullanmak" suçundan işlem yapılırken, teknik ve fiziki takipler sonucunda 102 şüphelinin "Uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçunu işlediği tespit edildi.



Operasyon sürecinde gerçekleştirilen yakalamalar ve adres aramalarında 1 kilo 561 gram sentetik kannabinoid, 3 kilo 418 gram metamfetamin, 1 kilo 545 gram esrar, 16 ecstasy hap, 38 sentetik ecza hapı, 1 hassas terazi, 3 tabanca, 486 fişek ve 2 av tüfeği ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 102 şüphelinin yakalanmasına yönelik 10 Şubat 2026'da Bursa merkezli olmak üzere Bolu, Artvin ve Edirne'de 84 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyona 1 helikopter, 3 İHA, 12 dedektör köpeği, 170 ekip, özel harekat ve çevik kuvvet unsurlarıyla birlikte yaklaşık 1000 personel katıldı.

Gerçekleştirilen operasyonlarda 102 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 84'ü tutuklanırken, 16 kişi adli kontrol şartıyla, 2 kişi ise ev hapsi tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler

Basın İlan Kurumu Genel Kurulu, basın çalışanlarına yönelik sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasını ve azınlık gazetelerine maddi yardım yapılmasını kararlaştırdı. Toplantıda, süreli yayınlara verilen kredilere uygulanacak faiz oranı da belirlendi

13.02.2026 15:51:00 / Güncelleme: 13.02.2026 15:56:33
Haber Merkezi
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, 11-13 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirildi.

Toplantının son oturumunda, Yönetim Kurulunun Genel Kurula teklif olarak sunduğu ve gündeme alınan maddeler görüşüldü. İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonlarında ele alınan gündem maddelerine ilişkin hazırlanan raporların okunmasının ardından oylamaya geçildi.

Kurumun 2025 yılı bilançosu, gelir tablosu ve Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ile Denetçiler Kurulu Raporunu onaylayan Genel Kurul, basın sektörüne yönelik desteklere ilişkin önemli düzenlemeler yaptı.

Süreli yayın kredilerinde faiz oranı belirlendi

Genel Kurulda, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve yatırım kapasitelerini artırabilmeleri açısından önem taşıyan Kurum kredilerine uygulanacak faiz oranı ele alındı.

Ekonomik gelişmeler dikkate alınarak, yatırım ve işletme kredilerine uygulanacak yıllık faiz oranı, 2026 yılı için yüzde 29 olarak belirlendi.



Basın çalışanlarına yönelik desteklerde yüzde 50 artış

Toplantıda, basın çalışanlarına yönelik borç para, muhtaçlık ve ölüm yardımları Kurumun sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Mevcut ekonomik koşullar ve uygulamaya ilişkin geri bildirimler dikkate alınarak, söz konusu sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasına karar verildi.

Borç Para ve Yardımlara Dair 219 sayılı Genel Kurul Kararında yapılan düzenleme, Resmi Gazetede yayımlandığı tarihi takip eden ayın ilk günü itibarıyla yürürlüğe girecek.

Azınlık gazetelerine destek sürecek

Basın İlan Kurumu, Lozan Barış Antlaşması kapsamında azınlık statüsünde bulunan topluluklarca yayımlanan gazetelere yönelik 2011 yılından bu yana sürdürdüğü maddi destekleri 2026 yılında da devam ettirecek.

Bu doğrultuda Genel Kurul, basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdı.



Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis edildi

Genel Kurul toplantısında, Kurumun faaliyet ve çalışmalarının finansmanını sağlamak üzere oluşturulan fonlara tahsis edilecek tutarlar da belirlendi.

Bu kapsamda, Kurumun 2025 Yılı Tahsis Bilânçosunda, Basın Derneklerine Yardım Fonu için 7 milyon 200 bin Türk lirası kaynak ayrılması uygun görüldü.

Bir sonraki Genel Kurul Toplantısının 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesine karar verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.