logo
15 HAZİRAN 2026

Yayıncılıkta yapay zekâ dönemi

İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 32 No'lu Basım-Yayım Meslek Komitesi, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği ve Basın Yayın Birliği Derneği iş birliğiyle "Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi"ne ev sahipliği yaptı

23.10.2025 18:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yayıncılıkta yapay zekâ dönemi
Yayıncılıkta yapay zekâ dönemi
İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 32 No'lu Basım-Yayım Meslek Komitesi, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği ve Basın Yayın Birliği Derneği iş birliğiyle "Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi"ne ev sahipliği yaptı. Yayıncılık sektörünün önde gelen temsilcilerini, akademisyenleri ve kamu yöneticilerini bir araya getiren zirvede, yapay zekânın sektöre kazandırdığı imkanların yanı sıra etik, fikrî mülkiyet ve insan emeğinin korunmasına yönelik riskler masaya yatırıldı. Zirvede "teknolojiyi anlamlandıran" bir yayıncılık kültürünün geleceği şekillendireceği görüşü öne çıktı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi; İstanbul Ticaret Odası (İTO) 32 No'lu Basım-Yayım Meslek Komitesi, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği ve Basın Yayın Birliği Derneği iş birliğiyle Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi düzenledi.
Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce'de gerçekleştirilen zirve, yayıncılık sektörünün geleceğini insan-merkezli bir bakışla tartışmaya açtı. İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken'in de katıldığı zirvenin açılış konuşmaları İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, İTO 32 No'lu Basım-Yayın Meslek Komitesi Başkanı Halil Çelik, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Başkanı M. Burhan Genç tarafından yapıldı. Bilim insanı Prof. Dr. Sinan Canan'ın Açılış Oturumu konuşmasını yaptığı zirveye, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi Genel Sekreteri Erdal Cesar, Basın Yayım Birliği Derneği Başkanı Mustafa Karagüllüoğlu, MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Basım, Yayın ve Medya Sektör Kurulu Başkanı Sadettin Budak, Anadolu Ajansı Yayınlar Müdürü Oğuz Karakaş, yayınevleri yöneticileri, basın mensupları, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Ortak vurgu: "İnsan emeği ve etik çerçeve"
Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Kuralay, konuşmasında dijitalleşme ve yapay zekânın en çok etkilediği alanlardan birinin yayıncılık olduğunu belirterek teknolojinin yalnızca bir araç değil, aynı zamanda kendi kültürünü de beraberinde getirdiğini vurguladı. Dr. Kuralay, kağıt kitapların hâlâ güçlü biçimde varlığını sürdürdüğünü, Frankfurt Kitap Fuarı'ndaki yoğun ilgiden bunun açıkça görüldüğünü ifade etti. Dr. Kuralay, "Ben yazılarımı yazarken yapay zekâya sormuyorum, çünkü o zaman yazı artık bana ait olmaz" diyerek teknolojinin insan emeği ve kültürel değerlerle dengeli biçimde kullanılmasının önemine dikkat çekti.

"Görmezden gelinemez"
Rektör Prof. Dr. Şimşek de yapay zekânın matematiksel bir zemin üzerinde yükselen "düşünmeyi kolaylaştırıcı bir yöntem" olduğunu belirterek, yayıncılık alanının bu dönüşümü görmezden gelemeyeceğini söyledi. Prof. Dr. Şimşek, üniversitenin akademik kadrosu ve imkânlarıyla bu tartışmaya katkı vermekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Münir Üstün ise yapay zekânın "bilgiyi üretme ve aktarma biçimimizi" yeniden şekillendirdiğini söyleyerek, verimlilik ve erişim kadar etik ilkeler ile fikrî hakların korunmasının da tartışmanın merkezinde kalması gerektiğini kaydetti. Burhan Genç de yapay zekâyı "nükleer enerjiye benzer çift yönlü bir güç" olarak tanımlayarak, etik-hukuki sınırların şirketler eliyle hızla geliştirilen bu teknolojide kamusal dengeyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Halil Çelik ise yayıncılığın yalnızca bir üretim hattı değil, "kültür aktarımının kalbi" olduğunun altını çizerek, yapay zekânın sektöre getirdiği hız ve kolaylığın yanında "insan eliyle üretilenin değeri nasıl korunacak'" sorusunu gündeme taşıdı.

Açılış oturumu: "Yapay zekâ çağında insan kalmak"
Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi'nin açılış oturumu ise İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri (İng.) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Öykü İyigün'ün moderatörlüğünde, bilim insanı Prof. Dr. Sinan Canan'ın konuşmasıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Sinan Canan, yapay zekânın özünde insanın ürettiği dil, bilgi ve kültürel birikim bulunduğunu vurguladı. "Yapay zekâ, insan sözünden türeyen bir teknolojidir; yeni olanı söyleyemez, sadece var olanı yeniden biçimlendirir" ifadeleriyle konuşmasına başlayan Prof. Dr. Canan, üreticiliğin hızla üretmek değil, söylenmemiş olanı kurabilme cesareti olduğunu belirtti. Günümüz dijital dünyasının insan psikolojisinin zaaflarını hedef alarak dikkati bir meta haline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Canan, bu çağda bireyin kendi farkındalığını koruyabilmesi için bilinçli bir duruşa sahip olması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Canan, teknolojiyi insanı yükselten bir araç olarak kullanmanın kültürel bir olgunluk gerektirdiğini ifade etti. Oturum, insanın kendi gündemini belirleyebildiği, dilini zenginleştirdiği ve teknolojiyi anlamlandırabildiği sürece çağın en güçlü öznesi olabileceği mesajıyla sona erdi.

1. Oturum - Çocuk yayıncılığı ve çizerlik
Zirvenin Çocuk Yayıncılığı ve Çizerlik başlıklı ilk oturumu, Doç. Dr. İlker Köse moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi'nden Dr. Melike Palsü Kurt, İllüstratörler Platformu Kurucu Başkanı Nurgül Şenefe, Zürafa Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Adem Kaya ve Çocuk kitabı yazarı Ahmet Melih Karauğuz, çocuk yayıncılığı ile çizerliğin yapay zekâ çağında nasıl konumlanması gerektiğini; fırsatları, riskleri ve etik sınırlarıyla tartıştı. Kurt, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi'ne atıfla "yapay zekâ bilincinin" çocuklukta başlaması gerektiğini vurguladı. Ekran süresi tartışmalarının tek başına yeterli olmadığını, asıl meselenin algoritmik farkındalık, etik ve siber güvenlik olduğunu söyledi. Kurumun çocuklara yönelik uzay ve yapay zekâ temalı projelerinden örnekler paylaşan Kurt, "Kodlamayı tek başına bir hedef değil, analitik düşünme ve problem çözme kültürünün parçası olarak görmek zorundayız" dedi.
İkinci konuşmacı Şenefe ise üretken yapay zekânın üretici sektörlerde "hak ihlali ve şeffaflık" sorunlarını büyüttüğünü belirtti. Eğitim ve toplumsal bilinç olmadan kullanıcıların "yönetilen tüketicilere" dönüşebileceği uyarısında bulunan Şenefe, veri madenciliği süreçlerinin telif ve insan hakları boyutuyla ele alınmasını, şeffaf eğitim verisi, izin ve ücretlendirme ilkelerinin netleşmesini istedi.
Kaya ise büyük uluslararası yayınevlerinin çocuk kitaplarında yapay zekâ üretimini sınırlayan politikalarına dikkat çekti. Metin başlığı bulma, dil düzeltme gibi yardımcı işlevlerde fayda görürken, sanatsal üretim ve pedagojik denetimin insanın sorumluluğunda kalması gerektiğini vurgulayan Kaya, e-kitabın basılı kitabı bitirmediğini hatırlatarak "Amaç hızlı üretim değil, iyi eser üretmektir" mesajı verdi. Şair Abdürrahim Karakoç'un Mihriban şiirinden örnek veren, yapay zekanın insana yönelik tüm tehditlerine rağmen, "Lambada titreyen alev üşüyor" ifadesindeki duyguyu hiçbir zaman veremeyeceğini hatırlattı.
Oturumun son konuşmacısı Karauğuz da yapay zekâyı "sanatın yerine geçen değil, asistan" bir araç olarak konumlandırdı. Yapay zekânın taslak, sahne kurgusu ve görsel oluşturma gibi aşamalarda süreyi kısaltabileceğini; asıl katma değerin ise yayıncılıkta veri analitiği gibi alanlarda ortaya çıkacağını belirten Karauğuz, Türkiye'de yayıncılığın düşük kârlılık ve verimsizlik sorunlarına da değinerek teknolojinin akıllı kullanımını önerdi.

2. Oturum: Edisyon ve çeviri
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen "Edisyon ve Çeviri" oturumunda Kronik Kitap Proje Editörü M. Murtaza Özeren, İstanbul Ticaret Üniversitesi Yayınları Müdürü Halil İbrahim Binici, Epona Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Dr. Sedat Demir, 29 Mayıs Üniversitesi'nden Mütercim ve Tercümanlık Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işın Öner katıldı.
Özeren, çevirmenlerin bireysel olarak kullandığı üçüncü taraf yapay zekâ araçlarının sektörü "kontrolsüz" bıraktığını belirterek yayıncıların kendi ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş çeviri-edisyon motorlarına yatırım yapması çağrısı yaptı. Özeren, "Yapay zekâ 'özne' değil bir araç. Bu nedenle yayınevleri bünyesinde yapay zekâ operatörleri istihdam edilmeli, editör ve çevirmenlere sistemli eğitim verilmeli. Araç doğru kurgulanır ve denetlenirse mesleği bitirmez, tersine nitelikli editör ve çevirmenin değerini artırır" dedi.
Binici de büyük akademik yayınevlerinde editoryal ajanların kullanılmaya başlandığını, ilk çıktıları kısa sürede görüleceğini söyledi. Türkiye'de YÖK'ün 2024'te yayımladığı yapay zekâ etik çerçevesini hatırlatan Binici, üniversite yayıncılığının öncülüğünde tüm sektöre yayılan ortak bir etik kullanım rehberi hazırlanmasını önerdi.
Dr. Demir ise yapay zekânın yayıncılıkta kaçınılmaz bir ortak olacağını ancak kurmaca ve şiirde üslup, kişisel deneyimin yerini alamayacağını vurguladı. Telif ve düzenleme alanında bağlayıcı kurallar gerektiğini belirten Dr. Demir, "Klişe kurguyu makine kurar; fakat travmayı, birikimi hâlâ yazar kurar" ifadesini kullandı.
Son konuşmacı Prof. Dr. Öner de konuşmasında Can Yücel ve Shakespeare üzerinden yaptığı sınıf içi deneyleri paylaştı. ChatGPT'nin İngilizce şiirsel formları taklit ederken uyak ve ritimde zaman zaman başarılı sonuçlar verdiğini; ancak Türkçeye geçtiğinde hece ölçüsü, akıcılık ve anlam katmanlarında bariz hatalar ürettiğini anlattı. Prof. Dr. Öner, bu bulguların insan çevirmenin estetik kararları ve dili içerden sezme yeteneğinin yerini şimdilik tutmadığını gösterdiğini söyledi.

3. Oturum: Eğitim yayıncılığı ve pazarlama
İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gözde Sunal moderatörlüğünde düzenlenen Eğitim Yayıncılığı ve Pazarlama oturumda ise Marka Uzmanı-Yazar Ömer Şengüler, Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Fatih Kaleci, Kastamonu Üniversitesi Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer ve UK Danışmanlık Kurucusu Dr. Umut Köksal konuşmacı olarak katıldı.
Şengüler konuşmasında bilgiye erişimin hızlanmasıyla yayınevlerinin yalnızca basım yapan kurumlardan içerik küratörlüğüne evrileceğini söyledi. Okur tercihlerinde belirleyici unsurun yayıncının marka güveni olacağını vurgulayan Şengüler, kişilerin ve kurumların 'dijital ikizleri'nin şimdiden üretilebildiğini, bu nedenle seçici ve rehberlik eden yayıncılık yaklaşımının öne çıkacağını belirtti.
Dr. Kaleci de yapay zekâ entegrasyonundan en yüksek verimi akademik yayıncılığın aldığını ifade etti. Dr. Kaleci, ön inceleme, dil-kaynak kontrolü, intihal ve referans güncelliği gibi editoryal adımların otomasyonu sayesinde süreçlerin haftalara indiğini anlattı. Açık erişim ve yaşayan yayın gibi yeni formatların yükseldiğini söyleyen Dr. Kaleci, buna paralel etik ihlaller ve sahte yayıncılık risklerine karşı daha sıkı denetim çağrısı yaptı.
Prof. Dr. Kamer ise teknolojik dönüşümün meslekleri yok etmekten çok rolleri dönüştürdüğünü vurguladı. Prof. Dr. Kamer, eğitim yayıncılığında yapay zekânın özetleme, görselleştirme ve içerik sıralama gibi işlerde asistan olduğunu; nihai içeriklerin pedagojik uygunluk, etik ve seviye açısından insan editörlerce doğrulanması gerektiğini belirtti.
Son konuşmacı Dr. Köksal da eğitim yayıncılığında başarının veri analitiği-yapay zekâ birlikteliğine dayandığını söyledi. Dr. Köksal, okurun sayfa/dakika bazlı okuma alışkanlıkları, terk noktaları ve geri dönüş oranlarının makine öğrenmesi ile anlamlandırıldığını; böylece kişiye özel içerik önerileri, bölge ve kitle bazlı satış öngörüleri, stok ve baskı planlamasında optimizasyon yapılabildiğini aktardı.

4. Oturum: Telif hakları
Son oturum, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker moderatörlüğünde gerçekleşti. Konuşmacılar Kültür ve Turizm Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve Belgelendirme Daire Başkanı Dr. Belgin Aslan, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Genel Sekreteri Av. Arb. Melahat Boran ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğr. Üyesi Av. Doç. Dr. Cahit Suluk oldu.
İlk konuşmacı Dr. Aslan, küresel düzeyde yapay zekâ düzenlemelerinin hızla yayıldığını, özellikle AB Yapay Zekâ Tüzüğü'nün yayınevlerine yeni yükümlülükler getirdiğini ifade etti. Bu tüzüğün genel amaçlı yapay zekâ sistemlerine veri kaynağı açıklama, telif uyum politikası ve model eğitimi şeffaflığı şartı getirdiğini belirten Dr. Aslan, Türkiye'de yapay zekâya özgü bir yasa bulunmamakla birlikte, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun hâlen geçerli temel dayanak olduğunu söyledi.
Av. Boran da yapay zekâ sistemlerinin eğitiminde telifli yayınların kaçınılmaz veri kaynağı olduğunu belirterek, çözümün toplu lisanslama ve şeffaflık ilkelerinde yattığını söyledi. Av. Boran, Meta, OpenAI davalarından örneklerle, korsan içerikle model eğitiminin uluslararası yargıda artık ihlâl sayıldığını ifade etti.
Av. Doç. Dr. Suluk ise telif hukukunun sanayi çağında doğan bir teşvik ve tekel sistemi olduğunu hatırlatarak, yapay zekâ çağında karşılaşılan üç temel sorun alanını sıraladı: eğitim verilerinin kullanımı, üretilen çıktılar üzerindeki hakların korunması ve taklit ya da işleme sorunları. Klasik telif anlayışının geniş bir koruma sunduğunu ancak model eğitiminde izinsiz veri kullanımının ihlâl riskini artırdığını belirten Dr. Suluk, çıktılara eser statüsü verilmemesi gerektiğini vurguladı. Dr. Suluk, dünya genelinde benimsenen yaklaşımın, "eser sahibinin insan olduğu, yapay zekânın ise yalnızca bir araç olarak değerlendirildiği" yönünde olduğunu ifade etti.İHA

Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği

İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kimyasal madde paniği yaşandı. Kimyasal maddeden 9 kişi etkilendi 
 

15.06.2026 15:32:00
İhlas Haber Ajansı
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Bolu'daki İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tuvalet ve banyo temizliği sırasında kullanılan kimyasal maddeden, aralarında hasta ve personelin de bulunduğu 9 kişi etkilendi.

Olay, saat 11.00 sıralarında Karacasu beldesinde yer alan İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana geldi. Hastanenin tuvalet ve banyolarında temizlik çalışmaları yapıldığı esnada kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle koku oluştu. Yayılan kokudan ve kimyasallardan ilk belirlemelere göre, aralarında hastane personeli ve hastaların da bulunduğu 9 kişi etkilendi.

112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Kısa sürede hastaneye ulaşan ekipler, kimyasal maddeden etkilenen vatandaşlara ilk müdahaleyi yaptı. Maddeden etkilenen şahısların bir kısmı olay yerinde ayakta tedavi edilirken, bazı hasta ve personeller ise ambulanslarla tedbir amacıyla kentteki diğer hastanelere sevk edildi.

Meydana gelen olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu senenin her alanda Türkiye için zirveler yılı olduğunu ifade edip "Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
 

15.06.2026 14:54:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı'nda düzenlenen Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları açılış törenine katıldı.

Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Ankara Havalimanı'nın açılışı yapıldı. Yeni açılan havalimanıyla Esenboğa Havalimanı'ndaki trafiğin rahatlayacağını dile getiren Erdoğan, Ankara Havalimanı'na ilişkin bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"2026 senesi her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor.
Bizler de tüm kurumlarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımız değil, kaderini kaderimizle bir gören kardeşlerimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi'ne Ankaramızda ev sahipliği yapacağız. Sadece ev sahipleri yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Ankara'nın diplomasi trafiğinde konumu güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu artıyor. Diplomasinin kalbi Ankara'da atacak.

Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem havayolu hem de karayolu olarak bir rahatlama olacaktır. Ankara Havalimanı ile Başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, bir eseri de ihya ettik.

Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere iki etap halinde planladığımız projeyi 8 ayda başarıyla tamamladık.

Pist uzunluğunu 3 metreye, pist genişliğini ise 60 metreye çıkardık. Pist başlarına 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek kapasite oluşturduk. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, levhaları, uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı hazır hale getirdik.

Bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarıdır. Başkent Havacılık Köprüsü YHT hattı üzerine inşa edilmiştir."

MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak

MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi

15.06.2026 14:16:00
Haber Merkezi
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi.

MİT Başkanı Kalın, ABD-İran anlaşmasıyla ilgili olarak açıklamada bulundu.

"Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı," diyen Kalın, "Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak." diye ekledi.

Kalın açıklamasında "Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu'da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur." ifadelerini kullandı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi

15.06.2026 14:07:00 / Güncelleme: 15.06.2026 14:13:35
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi.

"Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir"

Daha sonra görüşmeye geçildi. BTP lideri Hüseyin Baş, "Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir. Biz ne tam anlamıyla bir Avrupa ülkesiyiz ne de bir Ortadoğu ülkesi. Müziğiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanatıyla ve insan yaşayış biçimiyle yoğun bir Balkan esintisi taşımaktayız" derken RUMELİSİAD Başkanı Evke, "Toplamda 60 bin çalışanı istihdam eden ve yıllık ticaret hacmi 2,5 milyar doları bulan, 330 üyeden oluşan bir derneğiz. Bünyemizde sanayiciler, inşaatçılar, tekstilciler, mobilyacılar ve daha birçok sektörden temsilciler bulunmaktadır. Toplam 36 farklı sektörde hizmet veren üyelerimiz vardır. Balkanlara yönelik hissiyatımız yalnızca ekonomik değildir; kültürel boyutu da vardır. Ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi hususunda Balkanlarla ciddi temas hâlindeyiz" ifadelerini kullandı.






BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş RUMELİSİAD ziyaretinde yaptığı değerlendirme şöyle;

"Devlet dediğiniz millettir"

"Devleti toplum olarak tanımlarım. Türkiye'de bu anlayış son yıllarda biraz farklılaşmıştır. Devlet ve millet ayrı kavramlarmış, devlet milletin sahibiymiş gibi bir yönetim ve işleyiş anlayışı ortaya çıkmıştır. Ben buna bütünüyle karşıyım. Çünkü devlet dediğiniz millettir ve devletin sahibi de millettir. Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturu da bunun bir başka ispatıdır. Velhasıl, biz de bu köprüyü görmek adına bir siyasi yolculuk yapıyoruz.






"Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır"

Piyasada mali açıdan ciddi bir zorluk ve problem bulunmaktadır. Üstelik bu sorun çözülememektedir. Normal şartlarda kriz dediğimiz süreç bir yıl, belki iki yıl sürer; en fazla üç yıl sürsün diyelim ancak Türkiye belki de on yıldır derin bir krizin içerisindedir. Son bir ya da bir buçuk yıldır dövizin ciddi şekilde baskılanmış olması da ihracat açısından rekabeti zorlaştıran bir unsur hâline gelmiştir. Dövizi serbest bıraksanız bu kez ithalata dayalı iç piyasa ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacaktır. Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır. Hiç kimse aldığı maaştan memnun değildir. Hatta bırakın maaşı; ailenizle bir yemeğe gitseniz gelen hesap sizi şaşırtıyor. Hesabı ödeyen 'Bu kadar para mı ödenir?' diyor. İşletmeci ise parayı alırken 'Bu parayla para kazanamıyoruz.' diyor. Bu durum mobilya sektöründe de böyledir, diğer sektörlerde de.






"Millî Ekonomi Modeli, mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır"

Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2004 yılında kaleme aldığı Millî Ekonomi Modeli, dünyadaki mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır. Bu model üzerine 11 farklı uluslararası kongre gerçekleştirilmiştir. Modelin temel farklılıklarından biri, dünyada hâkim para birimi olan Amerikan doları yerine millî paralarla ticaret yapılmasını savunmasıdır. Bugünlerde dünyada sıkça duyduğunuz bu fikir ilk kez Millî Ekonomi Modeli'nde yer almıştır. Buna göre devletler ticaret yaparken Amerikan doları yerine kendi millî para birimlerini kullanmalıdır. Nitekim Venezuela'da Nicolás Maduro'ya yönelik girişimlerin temelinde, Çin ile Venezuela'nın kendi millî para birimleriyle ticaret yapmasıydı. Bugün bu durum, Amerika Birleşik Devletleri'ni ciddi şekilde rahatsız eden bir mesele hâline gelmiştir.






"Devlet piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olmalı"

Sanayi güçlenmeden ve yatırım yapılmadan bir ülkenin kalkınması mümkün değildir. Türkiye'de yabancı yatırımcı beklenmektedir. Buna itirazımız yok. Ancak yerli yatırımcı ülke dışına giderken yabancı yatırımcı çekmeye çalışmak doğru değildir. Mısır'la ticaret yapan bir arkadaşım, 'Uçağa biniyorum, herkes Türk tekstilci.' diyor. Tekstilciler Mısır'a gidiyor. Yarın diğer sektörler de farklı ülkelere yönelebilir. İnsanlar Avrupa'ya, örneğin Bulgaristan'a gidiyor. Bu durum değiştirilebilir. Bunun için devletin mutlak surette ön ayak olması, teşvik etmesi ve yatırımcının önünü açması gerekir. Bu, bugün teşvik olmadığı anlamına gelmez. Teşvikler vardır; ancak demek ki yeterince tahrik edici değildir. Eğer yatırımcıyı veya iş insanını harekete geçiremiyorsanız, verdiğiniz teşvik yeterince etkili değildir. Dolayısıyla devletin piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olduğu bir model savunulmaktadır. Biz de parti olarak bunu destekliyoruz.








Ziyaretin sonunda BTP liderine Atatürk'ün, "Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır" sözünün yer aldığı plaket ve Balkanlardan göçü anlatan 'Ölüm ve Sürgün' kitapları hediye edildi.
BTP lideri ise RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke'ye Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kitabını hediye etti.













İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

14.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin şunları kaydetti:

"Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç. Silivri halkı 31 Mart'ta sandığa gitti, oyunu kullandı, Bora Balcıoğlu'nu başkanı seçti. Azılı bir suçlu gibi yine sabah baskınıyla, yine polis araçlarıyla, yine 'yolsuzluk' iddiasıyla hedef alındı. Bora başkanım; sen doğduğun topraklar için mücadele ettin. Silivri seni seçti, çünkü seni tanıyor. Biz de seninle durmaya devam edeceğiz. Silivri halkına sesleniyorum: Bu muhterislerin çaresizliğidir. Merak etmeyin biz bu kötülüğü bitireceğiz. Sandık gelecek, onlar gidecek."

Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

Ordu'nun Ünye ilçesinde sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağışta cadde ve sokaklar su altında kalırken, bazı iş yerlerini ve evleri su bastı. İlçede bir binanın istinat duvarı da çöktü

14.06.2026 17:46:00
İhlas Haber Ajansı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ordu'da sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı
Ünye'de sabah saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle birçok noktada su birikintileri oluştu. Özellikle Çınarlık, Kaledere, Fevzi Çakmak ve Saraçlı mahallelerinde yağışın etkisi yoğun şekilde hissedildi. Caddeler göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı. Yağış nedeniyle giriş katlarda bulunan bazı evlerde de su baskınları meydana geldi. İhbarlar üzerine bölgeye sevk edilen Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (OSKİ) ekipleri, vidanjörlerle su tahliye çalışması gerçekleştirdi. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı noktalarda vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için çalışma yaptı.

4 katlı binanın istinat duvarı çöktü

Öte yandan Saraçlı Mahallesi Menteşe Sokak'ta 4 katlı bir binanın istinat duvarı, aşırı yağış nedeniyle çöktü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, çevrede inceleme başlatıldı. İstinat duvarının yıkıldığı binada oturan Azmi Uçur, "Üst tarafta çektiğimiz istinat duvarı çöktü. Duvarımız tuğladan olduğu için yağmurdan dolayı göçtü. Polisler geldi, inceleme yaptılar. Şu anda bize bir şey demediler. Yukarıdaki binada dört hane, bizim binada ise beş hane var" dedi.

Bölgede yağış devam ediyor.

Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı

14.06.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı.

Olay, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi Liman mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bölgede avlanan balıkçılar kıyı şeridinde sürüklenerek geldiği değerlendirilen roket motoruna ait bir parça fark etti. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak, cismin bulunduğu alanda inceleme yaptı. Yapılan ilk tespitlerde parça üzerinde Rus menşeli olduğunu düşündüren damga ve işaretlerin bulunduğu belirlendi. Patlayıcı özelliği bulunmadığı değerlendirilen roket motoru parçası, detaylı inceleme yapılmak üzere jandarma ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak, bölgeden kaldırıldı.

Olayla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

FETÖ firarileri yine yok!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

13.06.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
FETÖ firarileri yine yok!
FETÖ firarileri yine yok!
İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 90 suçlunun, 16 ülkede yakalanarak Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L. ve N.İ. ile ulusal seviyede aranan 48 G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Yakalanan zanlıların, 58'inin Gürcistan, 12'sinin Almanya, 3'ünün Bulgaristan, 3'nün Yunanistan, 2'sinin Hollanda, 2'sinin KKTC, diğerlerinin ise Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Japonya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland ve Ukrayna'dan getirildikleri belirtildi.

FETÖ firarileri



FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları ve 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında, uluslararası düzeyde Interpol Kırmızı Bülteni ve İçişleri Bakanlığı'nın Terörden Arananlar Kırmızı Listesi ile aranan en kritik firari isimler şunlardır:

Adil Öksüz

Zekeriya Öz

Ekrem Dumanlı

Emre Uslu

Cevheri Güven

Hakan Şükür

Arif Erdem

Suat Yıldırım

Akın İpek

Mustafa Özcan

Harun Tokak

Şerif Ali Tekalan

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu


 
Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu.
 

13.06.2026 11:30:00
AA
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu

Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen "Kıbrıs Cumhuriyeti" döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki "Kanlı Noel" saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.
Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.

Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.
Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.

KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.

Bizim tarihimizi bilmemiz lazım

Bozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek "Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız." diye konuştu.

KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.
Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.

Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.
Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.
"Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır" diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.

Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek "Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.