logo
29 EKİM 2026

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

30.07.2026 15:20:00
AA
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi.

Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yer alan bilgiye göre, ​hacı adayları, işlemleri 18 Ağustos'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek.

Boş kalan kontenjanların doldurulması işlemleri ise kura sırası gözetilerek 24 Ağustos-1 Eylül'de gerçekleştirilecek.

Hac ibadeti için kesin kayıt hakkı elde edip kayıt süresince kaydını yapmayanlara ek kayıt süresinde, belgelendirilebilir mücbir sebepler ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı olmadıkça kesin kayıt hakkı verilmeyecek.

Aynı yılda kayıt yaptırmayanlara ise gelecek yıllarda kesin kayıt hakkı tanınmayacak.

BTP’nin acı kaybı

BTP Ankara İl Başkan Yardımcısı Aydın İlik, geçirdiği trafik kazası sonrası hastanede hayatını kaybetti. Karşıyaka Mezarlığı'nda kılınan cenaze namazına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı

28.10.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
BTP’nin acı kaybı
BTP’nin acı kaybı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara teşkilatında görev yapan, Genel Başkan Yardımcısı Meryem Erdoğan'ın babası Aydın İlik, geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İlik, Ankara'da düzenlenen cenaze töreninin ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), teşkilat mensuplarından Aydın İlik'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Erdoğan'ın babası ve Ankara Teşkilatlanmadan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Aydın İlik, önceki gün Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralandı. Hastanede tedavi altına alınan İlik, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

HÜSEYİN BAŞ CENAZE TÖRENİNE KATILDI

Aydın İlik için Ankara'da cenaze töreni düzenlendi. Karşıyaka Mezarlığı'nda kılınan cenaze namazına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. İlik, cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

HÜSEYİN BAŞ'TAN TAZİYE MESAJI

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm teşkilatımıza başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun."

Sucuktan domuz ve at eti çıktı

Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını hiçe sayarak gıdada taklit ve tağşiş yapan firmaların listesini güncelledi. Son denetimlerde 38 yeni ürün listeye eklenirken; dana sucukta domuz eti, çok sayıda et ürününde tek tırnaklı (at, eşek) eti ve çikolatalarda ilaç etken maddesi tespit edildi

28.10.2026 12:05:00
Haber Merkezi
 
Sucuktan domuz ve at eti çıktı
Sucuktan domuz ve at eti çıktı
Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicinin sağlığını korumak ve gıda sahtekarlarını deşifre etmek amacıyla yayımladığı "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" ile "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" listelerini bugün yeniden güncelledi.

Yapılan laboratuvar incelemelerinin ardından uygunsuzluk saptanan 38 yeni ürün listeye eklenirken, bu ürünlerden 10'unun doğrudan "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" kategorisinde yer alması tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.


Dana sucukta domuz eti şoku!


Listenin en çok dikkat çeken ve infial yaratan kaydı Sakarya'dan geldi. Sakarya'nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren bir firmanın "Hacı Kemal" markasıyla satışa sunduğu ısıl işlem görmüş dana sucukta domuz eti tespit edildi.

Tüketicileri şoke eden bu gelişme, sağlığı ve inanç hassasiyetlerini tehlikeye düşüren gıdalar listesinde ilk sıralarda yer aldı.


3 ilde "tek tırnaklı" (at, eşek) eti alarmı


Bakanlık denetimleri, kırmızı et ürünlerinde hilenin sadece domuz etiyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Kayseri, Balıkesir, Bursa ve Kahramanmaraş'taki çeşitli işletmelerde %100 dana eti olarak satılan ürünlerde tek tırnaklı hayvan (at, eşek, katır) eti bulundu.

Kayseri Kocasinan'da Beyarslan markalı dana sucuk hamurunda tek tırnaklı hayvan eti belirlendi. Yine aynı ilçedeki Öz Arslan işletmesinin çiğ dana kıymasında tek tırnaklı eti saptandı.

Balıkesir İvrindi'de Serdenet markalı "Dana Kazan Kavurma" ürününde at/eşek eti tespit edildi.

Bursa Nilüfer'de Namlı Et Tanzim markalı dana sucuğunda tek tırnaklı hayvan eti kalıntılarına rastlandı.

Kahramanmaraş Onikişubat'da Ercan Usta Et Tanzim isimli işletmenin çiğ sığır eti ürününde tek tırnaklı eti belgelendi.


Çikolatada ilaç, çiğ köftede yasaklı boya!


Gıda terörünün ulaştığı nokta sadece et ürünleriyle sınırlı kalmadı. İstanbul Kağıthane'de satışa sunulan "Diblong" markalı "Ginseng Chocolate" (çikolata) ürününde gıdalarda kullanımı kesinlikle yasak olan ilaç etken maddesi tespit edildi.

Bir diğer skandal ise Çorum'dan geldi. Çorum Merkez'deki bir işletmeye ait "Mor Renkte Etsiz Çiğ Köfte" ürününde gıdada kullanımına izin verilmeyen kimyasal boya saptandı. Sıklıkla tüketilen baharat ürünlerinde de benzer şekilde mevzuata aykırı renklendirici boyaların kullanıldığı açıklandı.


Süt ürünleri ve zeytinyağında da hile bitmiyor


Güncellenen tağşiş listesinde temel gıda maddelerindeki sahtekarlıklar da listelendi. Toplam 14 peynir, tereyağı ve yoğurt markası listeye dahil edildi.

Peynir ve tereyağlarında maliyeti düşürmek amacıyla süt yağı yerine bitkisel yağ karıştırıldığı ortaya çıktı.

Soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağlarına ucuz tohum yağları karıştırıldığı, süzme çiçek ballarında ise taklit/tağşiş yapılarak şeker şurupları eklendiği listeyle kesinleşti.


Bakanlıktan vatandaşlara çağrı: "Alo 174'ü arayın"


Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların güvenilir gıdaya erişimi için sahada 7/24 denetimlerin devam edeceğini vurguladı. Tüketicilerin satın aldıkları ürünleri anlık olarak Bakanlık Güvenilir Gıda Portalı üzerinden sorgulayabilecekleri hatırlatıldı.

Şüpheli görülen gıda maddeleri, kalitesiz içerikler veya kurallara uymayan işletmeler için vatandaşların zaman kaybetmeden Alo 174 Gıda İhbar Hattı'na bildirimde bulunması istendi.

Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı

Balıkesir'in Gönen ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, evinde uyuşturucu madde ve kenevir bitkisi ele geçirilen YouTube yayıncısı Ahmet Çakır (46) tutuklandı

28.10.2026 11:18:00 / Güncelleme: 28.10.2026 11:20:52
İHA
 
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen ilçesine bağlı Şaroluk Mahallesi'nde, Ahmet Çakır'ın arazisindeki ahşap evde kenevir yetiştirdiği bilgisi üzerine jandarma ekipleri harekete geçti.

Sarıköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 26 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, 620 gram skunk uyuşturucu maddesi, 6 kök skunk bitkisi, 50 gram kenevir tohumu, hassas terazi, iklimlendirme ve aydınlatma sistemi, ruhsatsız av tüfeği, cep telefonu ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 34 bin lira ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınan ve YouTube üzerinden yayınlar yaptığı öğrenilen Ahmet Çakır, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayla ilgili uyuşturucu madde imal ve ticareti, yasa dışı ekim ile uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçları kapsamında işlem yapıldı.

YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2027 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2027-YKS) 19-20 Haziran'da yapılacağını, sınava başvuruların 4 Şubat-2 Mart'ta alınacağını bildirdi

 

28.10.2026 10:30:00
Anadolu Ajansı
 
YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu
YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu

ÖSYM Başkanı Ersoy, yaptığı yazılı açıklamada, ÖSYM'nin 2027 yılı sınav takviminin açıklandığını, adayların sınav, başvuru ve sonuç açıklama tarihlerini ÖSYM'nin internet adresinden takip edebileceğini belirtti.

YKS'nin 2027'de de üniversite eğitimi almak isteyen milyonlarca adayın katılımıyla yapılacağını aktaran Ersoy, "2027-YKS, 19-20 Haziran'da yapılacak. Temel Yeterlilik Testi (TYT) 19 Haziran Cumartesi, Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile Yabancı Dil Testi (YDT) 20 Haziran Pazar günü düzenlenecek. 2027-YKS başvuruları, 4 Şubat-2 Mart tarihlerinde alınacak, sınav sonuçları ise 21 Temmuz tarihinde açıklanacak." ifadelerini kullandı.

Üç oturumdan oluşacak 2027-YKS'de adayların farklı alanlardaki bilgi ve becerilerinin ölçüleceğinin altını çizen Ersoy, sınavın uygulanmasına ilişkin süreçlerin ilgili kılavuz ve duyurularla kamuoyuna bildirileceğini ifade etti.

KPSS başvuruları 8-19 Temmuz'da

ÖSYM Başkanı Ersoy, adayların kariyer ve eğitimleri için önemli bir aşama olan Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'nın 20 Mart'ta yapılacağını bildirdi.

Sınava ilişkin başvuruların 13 Ocak-10 Şubat'ta alınacağını, sonuçların ise 15 Nisan'da açıklanacağının bilgisini paylaşan Ersoy, 2 yıllık meslek yüksekokulu eğitimlerini, 4 yıllık lisans programlarında devam ettirmek isteyenler için düzenlenen Dikey Geçiş Sınavı'nın (DGS) ise 18 Temmuz'da yapılacağını, sonuçların ise 12 Ağustos'ta duyurulacağını belirtti.

Ersoy, açıklamasında şunları kaydetti:

"Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) başvuruları, 8-19 Temmuz'da yapılacak. KPSS A Grubu Genel Yetenek-Genel Kültür oturumları 12 Eylül'de, Alan Bilgisi 1. gün oturumları 18 Eylül'de, 2. gün oturumları ise 19 Eylül'de düzenlenecek. Kamu görevlerinde kariyer hedefleyen adayların katılacağı sınavlar, adayların alanlarına ilişkin birikimlerinin ölçülmesine yönelik uygulanacak. KPSS sonuçları 13 Ekim tarihinde duyurulacak."

MEB-AGS 8-9 Mayıs'ta düzenlenecek

Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) kapsamındaki Akademi Giriş Sınavı'nın (AGS) 8 Mayıs'ta, Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) oturumları 9 Mayıs tarihinde gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, sınava başvuruların 19-29 Mart'ta alınacağını, sınav sonuçlarının 11 Haziran'da açıklanacağını bildirdi.

Gelecek yıl üç Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavının (ALES) düzenleneceğini aktaran Ersoy, "ALES/1 18 Nisan'da, ALES/2 11 Temmuz'da, ALES/3 28 Kasım'da uygulanacak. 2027-2028 öğretim yılı için yükseköğretim kurumlarının spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilebilmeleri amacıyla merkezi Özel Yetenek Sınavı (2027-ÖZYES) 21-24 Temmuz'da yapılacak. Sınavın başvuruları 1-10 Haziran'da alınacak. Sonuçlar 18 Ağustos'ta açıklanacak." ifadelerini kullandı.

ÖSYM'nin elektronik ortamda gerçekleştirdiği sınavların sayısının her geçen yıl arttığını ve Dört Becerili Dil Sınavlarının yaygınlaştığının altını çizen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şöyle devam etti:

"Elektronik sınav merkezleri ile yılda ortalama 60 bin adaya sınav hizmeti veriyoruz. Bu merkezlerde düzenlenen elektronik sınavlar, değerlendirme ve sonuç açıklama süreçlerinde klasik sınav yöntemlerine alternatif sunmaktadır. 10 farklı yabancı dilde (Almanca, Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, İtalyanca, İngilizce, İspanyolca, Rusça ve Yunanca) ve uluslararası ölçekte dört becerili (okuma, dinleme, konuşma ve yazma) dil sınavlarının yanı sıra kurumların ihtiyaçlarına yönelik sınavlar da e-sınav merkezlerinde uygulanmaktadır.

Açıklanan 2027 Sınav Takvimi'nde 12 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS), 3 Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (e-YÖKDİL), 4 Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı/Electronic-Test of English Proficiency (e-TEP), 2 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) bulunuyor. Kurumların ihtiyaçları ve ÖSYM planlamaları doğrultusunda farklı sınavlar da elektronik ortamda düzenlenecek."

"Eğitim camiasına hayırlı olsun"

Ersoy, 2027'de gerçekleştirilecek sınavların adaylar, aileleri ve eğitim camiası için hayırlı olmasını dileyerek, tüm adaylara sınavlarda başarı temennisinde bulundu.

ÖSYM'nin, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde güvenilirlik, erişilebilirlik ve aday odaklılık ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ve sınav uygulamalarında teknolojik imkanlardan daha fazla yararlanarak süreçleri geliştirmeye devam ettiğini ifade eden Ersoy, ÖSYM'nin vizyonu ve misyonu doğrultusunda, sınavların uluslararası standartlara uygun, güvenli, şeffaf ve etkin şekilde gerçekleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı

27.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerine yönelik operasyonlar güvenlik açısından önem taşırken, ortaya çıkan rakamlar Türkiye'de organize suç tehdidinin boyutuna ilişkin soruları da gündeme getiriyor: Sevinelim mi, bu tabloya mı üzülelim?

Türkiye'de organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar sürüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl içinde 625 suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını bildirdi.

625 SUÇ ÖRGÜTÜ, 1.741 OPERASYON

Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni nesil organize suç çeteleriyle mücadelenin öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde de son beş yılın ortalamasının 5-6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.

Suç örgütlerine gözdağı veren Çiftçi, "Bu ülkede kimse kendini hukukun üstünde göremez, hiçbir suç örgütü devlete meydan okuyamaz" dedi. Bakan, kaçan ve saklanan şüphelilerin bulunarak adalete teslim edileceğini de vurguladı.

OPERASYONLARA SEVİNELİM, TABLOYA MI ÜZÜLELİM?

Suç örgütlerine yönelik operasyonlar, vatandaşın can ve mal güvenliği açısından kuşkusuz önem taşıyor. Tehdit, haraç, uyuşturucu ticareti ve benzeri suçlarla mücadelede etkin adımlar atılması, toplumun güvenlik beklentisinin de bir gereği.

Ancak açıklanan rakamlar, başka bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bir yıl içinde yüzlerce organize suç örgütünün hedef alınması ve binlerce şüphelinin tutuklanması, Türkiye'de organize suç tehdidinin ne kadar geniş bir alanı kapsadığını gösteriyor?

Burada asıl mesele yalnızca operasyon sayısını artırmak değil; suç örgütlerinin nasıl ortaya çıktığını, nasıl insan kaynağı ve finansman bulduğunu, vatandaşın hayatına nasıl sızabildiğini anlamak ve bu yapıların yeniden oluşmasını önlemek.

ASIL BAŞARI, SUÇ ÖRGÜTLERİNİN YENİDEN KURULAMAMASI

Güvenlik politikalarının başarısı yalnızca operasyon ve tutuklama rakamlarıyla ölçülemez. Suç gelirlerinin kesilmesi, örgütlerin finansman kanallarının kapatılması, mağdurların korunması ve suçun tekrarını önleyen mekanizmaların güçlendirilmesi de belirleyici.

Türkiye'nin ihtiyacı, suç örgütlerine karşı kararlı ve kesintisiz mücadele yürütülmesi kadar, vatandaşın kendisini sokakta, iş yerinde ve evinde güvende hissetmesidir.

625 suç örgütüne yönelik operasyon ve 8 bini aşkın tutuklama, güvenlik mücadelesinin boyutunu ortaya koyuyor. Şimdi yanıt bekleyen soru şu: Bu operasyonlar suç örgütlerini kalıcı biçimde tasfiye edecek mi, yoksa Türkiye aynı tehditle yeniden mi karşılaşacak?

Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar

Diyarbakır'da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 70 yaşındaki kadını ailesinin şeceresine kadar söyleyip ikna ederek 1 kilo 200 gram altını elden alıp kayıplara karıştı. Şahıslar, polisin çalışması sonucu yakalanıp tutuklanırken altınların akıbetine ilişkin süreç devam ediyor

27.10.2026 13:52:00 / Güncelleme: 27.10.2026 13:55:43
İHA
 
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Diyarbakır'da yaşayan 70 yaşındaki yaşlı kadın, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, kadını ikna etmek için aileye dair bilgileri sıraladı. Yaşlı kadın, dolandırıcılardan ailesine dair detaylı bilgileri duyunca ikna oldu. Evde bulunan 1 kilo 200 gram altından haberi olmayan yaşlı kadın, o bilgiye ulaşan dolandırıcıların yönlendirmesiyle altınları şahıslara eliyle teslim etti.

Kadının sağlık personeli kızı Esma Aslan ise, teyzesinin uzun süre ablasına telefonla ulaşamadığını ve sürekli meşgul olduğunu söylemesi üzerine olaydan haberdar oldu. Şahıslar, şikayet üzerine tespit edilip yakalanarak tutuklandı. Altınların akıbetine ilişkin ise çalışma devam ediyor.

Esma Aslan, olayın 14 Ekim sabahında olduğunu, evde annesinin yalnız olduğunu bilen biri veya birilerinin annesini aradığını söyledi. O sırada işte olduğunu belirten Aslan, "Kamu sağlık çalışanıyım. Annemi arıyorlar, Kayapınar Emniyetinden polis olduklarını belirtiyorlar. Annem başta inanmıyor. İnandırmak için bir takım şeyler söylüyorlar, aile hüviyetlerimizi söylüyorlar, tek tek anlatıyorlar, annem doğru diyor. 'İnan biz polis memuruyuz teyzeciğim, polis olduğumuza inanmıyorsun. 2017'de sen bir kere dolandırıcılık olayına maruz kalmışsın. 2017'de İstanbul'da kimliğini kaybetmişsin. Öyle değil mi' diyor. Annem tabii her birini teyit ettiriyor. Annem doğrudur diyor. 'Bir kızın öğretmen ismi şu, bir kızın Esma Aslan, kamu kurumunda Sağlık Bakanlığında şu katta, şu birimde çalışıyor.' Çalıştığım kat ve birime kadar söylüyor. Bu kimse, bizi tanıyan, beni özellikle tanıyan biridir. Annem teyit edince, 'bak teyzeciğim bize güvenebilirsin, polis memurlarıyız.' Annem, 'peki benden ne istiyorsunuz' deyince, diyor ki 'biz şu an emniyet olarak operasyon halindeyiz. Sitenin etrafını sarmışız. Senin 2017'de kaybolan kimliğinle dolandırıcılar, karı koca bir dolandırıcı, Zeynep adında bir kadın. Karı koca gitmişler kuyumcuları dolandırmışlar. Kimliğini düşürmüşler. İşte bakmışız o kimlik sana ait bilgiler. Ancak fotoğraf biliyoruz sana ait değil. Kesinlikle seni zan altında bırakmıyoruz teyzeciğim. Sen masumsun.' Annem tabii sesi değişiyor. Haliyle bir şekilde korkutuyorlar" dedi.



"Esma'nın aldığı altınlar o kutular"

Dolandırıcıların, annesinin kendisini aramasına izin vermediğini söyleyen Aslan, "Kızın Esma Aslan hastanede, şu an çalışıyor diyorlar. Annem doğru diyor. Bak teyzem, biz şu an emniyet olarak etrafı sardığımız için senin masumiyetini kanıtlayacağız. Bu kimliğin sana ait olmadığını, bu şahısların sen olmadığını biliyoruz. Annem diyor, benden ne istiyorsunuz' Teyzeciğim yakın zamanda senin kızın yüklü miktarda altın almış, evini satmış. Hatta evi 5,5 milyona sattığımı bile söylüyordu kendisine. Annem doğrudur diyor. İşte kız tüm birikimiyle evini satmış, arabasını satmış tüm birikimiyle. Bu üç dört ay içerisinde kuyumculara gidip gelip yüklü miktarda altın almış. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Diyor, var var teyzeciğim. Biz onun banka hesaplarına da bakmışız.

Bankada hiç altın hesabı yok. Esma da yüklü miktarda altın almış. Muhtemelen casus yazılımlarla telefonu teknik takibe alan veyahut da beni bilen birileridir yani bu. Altın alıp, fiziki altın alıp eve koymuş. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Tamam teyzeciğim, sen bizim dediğimizi bizzat yap, talimatlar veriyorlar, yönlendiriyorlar bir bir. En son anneme diyorlar ki Esma'nın yattığı odaya bir bak. Annem diyor, kendine ait özel bir odası yok. Sen geç geç diyor. Peki nerede yatıyor' Annem diyor, kızım böyle bildiğin yer yatağında yatıyor. O zaman kızının elbise dolabına bir git. Bak hangi odadaysa. Annemi o odaya yönlendiriyorlar. Teyzeciğim Esma'nın bir dolabına bak, bir karıştır ortayı kurcala, çekmecelerine bak. Ve gerçekten önceki gün biz tiyatroya gitmiştik. Elimde onar gramlık bileziklerim vardı, künyem vardı. O sabah ben çekmecenin içine bırakıp evden ayrıldım gittim. Allah'a inancınız olsun. Onar gramlık bilezikleri o sabah, o akşamdan da bıraktıklarım oldu.

Sabah da künyemi bıraktım. Dedim hastanede çalışıyorum, enfeksiyon sebebidir, çıkarayım en iyisi dedim. Anneme onu teyit ettiriyorlar. Başka ne var odada diyorlar' Baza. Annem diyor yüklük, diyor bir bazanın altına bak, bir yukarı bak ama özellikle bir yeleğe bir yukarıya bak diyorlar. Anneme yüklüğe baktırıyorlar. Evet annem diyor bir poşet var. Poşeti bir indir teyzeciğim aşağıya. Poşette ne var' Annem diyor poşette kutular var. 'Tamam teyze işte o kutulardır. Esma'nın aldığı altınlar o kutular. Bir aç o kutuları. İçlerinde ne var'' Neler olduğunu daha bilmedikleri için annem diyor ki içlerinde işte bilezikler vesaire var. 'Tamam teyzem, o bilezikleri şu an tek tek kutularından çıkar.

Hepsini ıslak mendille sil. Amaç operasyon halinde olduğumuz için senin parmak izin de çıkmasın. Emniyetten iki mensup yukarıya göndereceğiz. Özellikle bir sivil polis yukarıya kapıya geliyor. Sessiz bir şekilde bir çantaya bırak, sesini çıkarma, sakın kimseyi de arama, telefon da açıkta kalsın. Hep seninle iletişim içinde olacağız.' Kapıya gelen zanlı, polis olduğunu söylüyor. 'Polis memuru kapıya geldi, sen kapıyı aç teyzem' diyor. O kapıyı çalmayacak, sen kapıyı açacaksın. Uyanıklar çünkü kapıyı çaldı mı parmak izi de çıkıyor" diye konuştu.

"3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor"

Bunların çok uyanık, çok profesyonel dolandırıcılar olduğunu kaydeden Aslan, "Annem kapıyı açıyor. Annem diyor önce dürbünden bakıyorum. Diyor baktım sıfatı pek bana böyle polis olduğu imajı oluşturmadı. Diyor ben telefondaki şahsa diyorum ki, bu polis memuru değil yani çok affedersin bizim Diyarbakır'da sokak züppesi diye tabir ettiğimiz tiptendir. Polisler bu kılıkta olmaz ki demiş. Teyzeciğim biz emniyet mensubuyuz. Zaten biz o kılıklara giriyoruz ki zanlıları, suçlusu falan yakalayalım. Kimse şüphelenmesin, halk şüphelenmesin diye biz o kılığa giriyoruz. Annem de kapıya gelene olduğu gibi çanta dolu, 1 kilo 200 gram 22 ayar değerinde altını eline tutuşturuyor. Biri de gözcülük yapıyor apartmanın içinde. Annem onu da fark ediyor. Gözcülük yapıyor, elini kolunu sallayarak salarak apartmandan dışarıya çıkıyor. Ve annem altınları verdikten sonra da iletişim içinde olun diyor. Saat 12'de annem 09.36 civarında annemi arıyorlar. Telefon zaten savcılığın kontrolünde. Savcılık takip ediyor onları.

O saatte annemi arıyor, 3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor. Altınları annem diyor saat 12 civarında almış. Demiş ki teyzeciğim biz şu an altınları götürürüz aşağıda zanlılar sözde karı koca zanlı ya. Onlar aracın içinde. Teyzeciğim biz götüreceğiz, bakalım. Onların çaldığı altınlar olup olmadığını tespit edeceğiz. Annem diyor altınlar gittikten sonra da diyor beni aramışlar. Demişler teyzeciğim, bu gerçekten kızına alın teri, helal parasıymış. Bu altınlar o altınlar değil, bu hırsızların çaldığı altınlar değil. Ben bizzat teyzeme getirip teslim edeceğim demiş. Telefonunu kapatma demiş. İş yerindeydim.

Teyzem, Kocaeli'nden beni aradı saat 12.00 civarlarıydı. Kızım dedi, saatlerdir anneni arıyorum telefona cevap veren yok. Hep meşgul, sürekli meşgul çalıyor dedi. Sen bir bak dedi. Zekiye abla, o kadar kişiyle görüşmüyor, konuşmuyor senin annen. Annenin konuşması 1-2 dakikadır. Gerçekten annemi bilenler iyi biliyor. Kapattım, dedim teyzeciğim yoğunum, hastalarla ilgileniyorum. Bugün çarşamba günü, bugün çok yoğun bir gün. İlerleyen saatte tekrar seni arayacağım dedim. Derken saat 13.38 sıraları teyzem tekrar beni aradı. Kızım dedi, vallahi dedi bu durum farklı bir durum sanki dedi. Anneni beşer onar dakika arayla arıyorum. Tekrar hep meşgul, hep meşgul. Aklıma kötü şeyler geliyor. Sakın o 2017'de başına gelen şey gelmiş olmasın dedi. Tamam hemen kapat dedim teyze.

Tabii kurum idari amirim, hemşire arkadaşlarla beraber oturuyoruz. Hemen telefona sarıldım, aradım annemi. Arar aramaz düştü. Teyzem bir dakika önce arıyor, meşgul çalıyor. Demek hattın öbür ucunda şebeke elebaşları var. Çünkü demişler saat 14.00-16.00'ya kadar iletişim içinde olacağız seninle. Annem alo der demez baktım sesi kötü geliyor. Anne dedim, sen kiminle konuşuyorsun saatlerdir dedim. Teyzem seni arıyormuş dedim, ulaşamıyormuş sana. Bir baktım ağlamaklı sesi geliyor. Ben önce dedim ki Allah korusun, son yıllarda çok kardeş ölümleri haberini alıyoruz. Ya da benim abim hasta cezaevinde.

Acaba onunla ilgili kötü şey mi aldı, haber mi aldı diye. Hayır, hayır dedi, kötü haber değil. Dedim sen şimdi evde misin' Evet dedi. Eee dedim peki teyze neden sana ulaşamıyor' Bak ben hemen aradım, pat diye cevap verdin. Dedi hiç sorma, hiç sorma. Tabii ağlamaklı, kötü bir ses tonu ve psikolojiyle. Kızım senin 14 yıllık emeğini, o alın terini, o helal kazancını ben bizzat kendi ellerimle gelen kapıdaki dolandırıcılara teslim ettim deyip zaten ben sinirlendim. Telefonu suratına kapattım. Teyzeme, kız kardeşime haber verdim. Dedim siz ulaşmaya çalışın. Emniyet yetkililerine ben hastaneden çıkana kadar" şeklinde konuştu.

"Zanlılar tutuklandılar"

Hemen kız kardeşine haber verdiğini aktaran Aslan, "O da öğretmen. Ona haber verir vermez hemen gidip annemi arıyor. Emniyet yetkililerini arıyor. Annemi alıyor ve beraber Kayapınar'daki Alişan Polis Karakolu'na gidiyorlar. Annemin ifadesini alıyorlar. Asayiş polisindeki, Asayiş Büro Amirliğindeki görevli yetkililerimiz hemen çalışmaya başlıyorlar. Sağ olsunlar, gerçekten çok güzel çalıştılar. Allah razı olsun. 24 saat geçmeden, civardaki kameralardan tespit ettikleri iki zanlının görüntülerine ulaşıyorlar. Zanlıların, apartmanın içinden ellerini kollarını sallaya sallaya çıktıkları ve altın dolu çantayı birbirlerine verdikleri zaten görülüyor.

Ardından çantayı sallayarak arka tarafa gidiyorlar. O gün şikâyetçi olduk. Ben de avukat tuttum. Durum savcılığa intikal etti. O zanlılar zaten tutuklandılar. Birinin daha tutuklandığını sonradan öğrendim. Üçüncü zanlının da tutuklandığını Asayiş Büro Amirliğindeki yetkililer bize söylediler. Yani bunların büyük bir şebeke olduğu belli. Altınlar hakkında emniyet yetkilileri şu anda hiç konuşmuyorlar, bize bir şey söylemiyorlar. Takdir edersiniz ki bu işler gizlilik çerçevesinde yürütülüyor. Soruşturma, savcılığın izniyle devam ediyor. Bakalım, bekliyorum. Bence bu, üç beş kişiyle olacak bir şey değil. Bana göre bu, büyük bir şebeke" ifadelerini kullandı.

Annesinin ilk dolandırılma öyküsünün 2017 yılında yaşandığına değinen Aslan, "O zaman da telefon dolandırıcılığı söz konusuydu. Annemi arayıp ikna edebilmek için yine benim hangi kamu kurumunda çalıştığımı biliyorlardı. O dönem Dicle Üniversitesi'nde çalışıyordum. Atanıncaya kadar hizmet alımına bağlı olarak hemşirelik yapıyordum. Bunu bile söylüyorlardı. Kız kardeşimin öğretmen olduğunu da söylüyorlardı. İki oğlunun cezaevinde olduğuna kadar her şeyi biliyorlardı. Gayet ikna edici bilgiler veriyorlardı. Nüfustaki bütün bilgilerimizi de tek tek söyleyince annem inanıyor. Ardından anneme, 'senin oğlun suçsuzdur. Masum yere cezaevine atılmış. Biz onu kurtarmak istiyoruz. Dosyasını temyize götüreceğiz, Yargıtay'a götüreceğiz. Onun için bize güvenebilirsin' diyorlar.

Annemin hesabında 21 bin tam hatırlamıyorum, öyle bir miktar para vardı. Bu, kredi parasıydı. Sözde annem o krediyi kapatacaktı. Dolandırıcılar annemi arayıp durumu anlatıyorlar. 'Sen hesabındaki parayı bize aktar teyzeciğim. Biz oğlun için avukat tutacağız, dosyasını Yargıtaya, temyize göndereceğiz. Oğlunun masumiyetini kanıtlayacağız.' diyorlar. Annem de o gün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kurulunda heyete girecek. Bu kişiler annemi epey yoruyorlar. Hatta bir ara anneme, 'Teyzeciğim, sen şeker hastasısın. Ağacın altına gir, güneş sana çarpmasın' diyorlar. Çünkü bu olay 26 veya 27 Haziran 2017 tarihinde yaşanıyor. Yani annemin hastalığını bile biliyorlar. Bu nedenle, kesinlikle bu işin içinde bir tanıdık olduğunu düşünüyorum. Annem şu anda 70 yaşında.

Ben o dönem Müge Anlı'ya da ulaştım. 2017 yılında bir türlü sıra bana gelmedi. Müge Anlı hanımefendi, altı yedi ay sonra beni aradığında artık zanlıları yakalamış ve parayı ele geçirmiştik. Kendisine, 'Biz parayı ele geçirdik, zanlılar yakalandı' dedim. Hatta şaşkınlık yaşadı. 'Nasıl' diye sordu. 'Diyarbakır Asayiş mi' dedi. Ben de, 'Yok, buna Esma Asayişi desek daha doğru olur' dedim. Çünkü ben internet üzerinden, o çok affedersiniz, adi ve alçak insanların telefon numaralarını, Facebook adreslerini, internet adreslerini ve fotoğraflarını bulmuştum. Şüphelilerden biri Bakırköy'de bir internet barda çalışıyordu.

Diğeri ise taksicilik yapıyordu. Bulduğum bilgileri, Müge Anlı'yla olan iletişimim üzerinden sürekli onlara gönderiyordum. Boyuna bu bilgileri gönderince, anlaşılan şebeke elemanları telaşlanmaya başladılar. Muhtemelen, 'Eyvah, bu kadın Müge Anlı'ya çıkarsa ne olacak' Müge Anlı'nın programını izleyen emniyet yetkilileri iğne deliğine girseler bunları yakalayacaklar' diye düşündüler. İlk olayda oldukları için bizi aradılar ve parayı geri göndereceklerini söylediler. Sonunda para da hesabımıza geri geldi" dedi.

Facia derbi izlerken geldi

Antalya’nın Kepez ilçesinde dün gece meydana gelen ve dar bir alanda etkili olan hücresel hortum, bir site inşaatının şantiyesindeki iki konteyneri kağıt gibi yırtarak parçaladı. Dehşet anlarında konteynerde bulunan işçilerden 4’ü yaşamını yitirirken, kahreden detaylar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Olayla ilgili firma sahibi dahil 4 kişi gözaltına alındı

27.10.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
Facia derbi izlerken geldi
Facia derbi izlerken geldi
Antalya, dün gece saat 23.00 sıralarında merkez üssü Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi olan benzeri görülmemiş bir doğa olayına sahne oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün sarı kodlu sağanak yağış uyarısının ardından, bölgede aniden oluşan şiddetli bir hücresel hortum, önce Kepez Belediyesi'ne ait Mazı Dağı seyir terasındaki tesisleri yerle bir etti, ardından yakındaki bir site inşaatının şantiyesini hedef aldı.

Konteynerler paramparça oldu

Şantiyede işçilerin konakladığı iki konteyner, hortumun gücüyle havaya savrularak metrelerce uzağa fırladı ve adeta paramparça oldu. Çevreye savrulan işçilerden 2'si olay yerinde feci şekilde hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak Antalya Şehir Hastanesi'ne kaldırılan 2 işçi de doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Trajik olayda hafif yaralanan 1 işçinin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Hortumun şiddetiyle şantiyede bulunan yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki kule vinç de güneydoğu yönüne doğru devrildi; ancak yetkililer vincin altında kalan kimsenin olmadığını açıkladı.

Derbi izlerken yakalandılar

Faciada hayatını kaybeden işçilerle ilgili kahreden ayrıntılar sabah saatlerinde netleşti. İşçilerin, hortumun vurduğu o kabus anlarında konteyner içerisinde bir gün önce oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbi maçının özetini/kritiğini izledikleri ve dinlendikleri sırada afete yakalandıkları öğrenildi.
Yaşamını yitiren işçilerden Aycan Kılınç'ın Niğde'nin Çiftlik ilçesinden ekmek parası için Antalya'ya çalışmaya geldiği bilgisine ulaşılırken, adli tıp kurumundaki kimlik tespit ve otopsi işlemlerinin titizlikle yürütüldüğü aktarıldı.

Vali Şahin: "Çok enteresan bir doğa olayı"

Olay yerinde incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan felaketin son derece lokal ve sıra dışı bir nitelik taşıdığına dikkat çekti. Vali Şahin, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına veya hortum ihbar edilmedi. Çevredeki binalarda hiçbir hasar yok. Hatta aynı şantiyenin hemen bitişiğindeki diğer konteynerlerde de bir şey yok. Sadece bu dar alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortum hücresi ortaya çıktı."

Soruşturma başlatıldı: 4 gözaltı

Gün ağarınca havadan dronla görüntülenen şantiye alanında, inşaat malzemelerinin ve demir kalıpların yüzlerce metrelik alana saçıldığı görüldü. Yakındaki Fevzi Çakmak Anaokulu'nun çatısında da hasar meydana geldi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işçilerin ölümüyle sonuçlanan ihmal ve güvenlik şartlarına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, aralarında inşaat firmasının sahibi ve şantiye sorumlularının da bulunduğu 4 kişi gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Bölgede AFAD, itfaiye ve polis ekiplerinin incelemeleri devam ediyor.

Bakırköy Belediyesi'ne operasyon

İstanbul merkezli yürütülen büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında düğmeye basıldı. Bakırköy Belediyesi'ne düzenlenen şafak operasyonunda, aralarında 5 belediye başkan yardımcısının da bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alındı

27.10.2026 10:15:00
Haber Merkezi
 
Bakırköy Belediyesi'ne operasyon
Bakırköy Belediyesi'ne operasyon
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "ihaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" soruşturması kapsamında emniyet güçleri sabahın erken saatlerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirdi. Soruşturma çerçevesinde 68 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.


İhalelerde usulsüzlük ve "ruhsat" kıskacı


Başsavcılık tarafından yapılan resmî açıklamaya göre, belediyenin 2024-2026 yılları arasında gerçekleştirdiği mal ve hizmet alımı ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı ve bu yolla büyük oranda kamu zararına yol açıldığı tespit edildi.

Soruşturmanın bir diğer önemli ayağını ise ilçedeki esnaflar oluşturdu. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak isteyen işletme sahiplerinden "hukuka aykırı şekilde para talep edildiği", istenen parayı ödemeyenlerin ise ruhsat işlemlerinin kasıtlı olarak sürüncemede bırakıldığı yönündeki yoğun ihbarlar üzerine teknik ve fiziki takip başlatıldığı öğrenildi.


Belediye yönetimine şafak baskını


Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği şafak baskınlarında şu ana kadar 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında, 5 Belediye Başkan Yardımcısı, 2 Belediye Meclis Üyesi ve çok sayıda belediye personeli ile ihalelere katılan firma temsilcileri yer alıyor.


Dikkat çeken zamanlama


Operasyonun, Bakırköy Belediye Başkanı ve bazı meclis üyelerinin mevcut partilerinden ayrılarak YENİ Parti'ye katılacağı yönündeki kulis bilgilerinin konuşulduğu güne denk gelmesi ise kamuoyunda ayrıca dikkat çekti.

Polis ekiplerinin belediye binasındaki ve şüphelilerin ikametlerindeki arama, inceleme ve dijital materyallere el koyma işlemleri devam ederken, gözaltına alınan şüpheliler ifade işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Soruşturmanın derinleşerek sürmesi bekleniyor.

Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda parçalanan iki konteynerde bulunan 4 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı

27.10.2026 02:11:00 / Güncelleme: 27.10.2026 02:16:48
AA
 
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak yağış uyarısında bulunduğu kentte, Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanında hortum oluştu.

Hortum, inşaat işçilerinin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Konteynerlerde bulunan 5 işçi savruldu.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

İşçilerden 2'sinin olay yerinde, 2'sinin ise kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Vali Şahin bölgede incelemelerde bulundu

Bölgede, incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, hortum nedeniyle aynı şantiyedeki bir vincin de devrildiğini ancak bu olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Hortumda iki konteynerin parçalandığını ve içlerinde bulunan 5 işçinin savrulduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:

"Maalesef 2 işçimiz olay yerinde 2 işçimiz de kaldırıldıkları hastanede vefat ettiler. Bir işçimiz yaralı durumu hafif. Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına, hortum ihbar edilmedi. Civarındaki binalarda bir şey yok ama sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız."

Vali Şahin vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, yaralı işçiye de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şantiye sahasındaki ölüm ve yaralanmaların vincin devrilmesi nedeniyle olmadığını vurgulayan Şahin, bölgede incelemelerin devam ettiğini ve ekiplerin alanda yaralı veya ölü olup olmadığına dair çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
 

İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara ve Ege bölgesindeki 9 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayınladı. Salı sabahı başlayacak şiddetli yağış ve saatte 70 kilometreyi bulacak fırtına nedeniyle sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı acil kodlu tedbir çağrısı yapıldı

26.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Valiliği, ani hava değişimi ve şiddetli yağış dalgasına karşı vatandaşları fırtına öncesi uyardı. Son değerlendirmelere göre; 27 Ekim Salı gününün ilk saatlerinden itibaren Marmara'nın batısı ile Kuzey Ege genelinde hava sıcaklıkları 3 ila 5 derece birden düşecek, fırtınayla birlikte çok kuvvetli sağanak yağışlar etkili olacak.


9 il "sarı kod" ile uyarıldı


Meteoroloji uzmanlarının analizlerine göre, yağışların metrekareye 100 kilograma kadar düşebileceği belirtilerek teyakkuza geçildi. Alarm verilen kentler ve beklenen yağış yoğunlukları şu şekilde sıralandı:

Balıkesir: Kuzey ve batı kesimlerinde çok kuvvetli, yer yer şiddetli (51-100 kg/m²) yağış bekleniyor.

İstanbul: Kuzey kesimlerinde (Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile) çok kuvvetli (21-75 kg/m²), il genelinde ise kuvvetli sağanak öngörülüyor.

Bursa, Çanakkale ve İzmir: Kuzey ve doğu ilçeleri ağırlıklı olmak üzere yerel olarak çok kuvvetli sağanak geçişleri yaşanacak.

Kocaeli, Yalova, Tekirdağ ve Aydın: İl genelinde kuvvetli sağanak yağışlar gün boyu etkisini sürdürecek.


Saatte 70 kilometre hızla esecek


Yağış dalgasına eşlik edecek olan rüzgarın, Marmara genelinde kuzeyli yönlerden esmesi bekleniyor. Rüzgar hızının yer yer saatte 50-70 kilometreye ulaşacağı ve kısa süreli fırtınalara sebep olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun özellikle deniz ulaşımında, feribot seferlerinde ve köprü geçişlerinde aksamalara yol açabileceği bildirildi.


Valilik ve MGM'den kritik "09:00" uyarısı


İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, salı günü özellikle sabah saat 09:00 civarında yağışların ve fırtınanın en yüksek seviyeye ulaşacağı vurgulandı.

İş ve okul trafiğinin yoğun olduğu bu saatlerde ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını ve toplu taşımayı tercih etmesini öneriyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.