logo
03 HAZİRAN 2026

Yenişakran Türkiye'ye örnek olacak

24.03.2009 00:00:00
BTP İzmir Yenişakran belediye başkan adayı Hasan Kadı, "Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nden aldığım güçle Yenişakran'ı Türkiye'de örnek bir belediye haline getireceğim" dedi.

 

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İzmir Yenişakran belde belediye başkan adayı Eğitimci-Mühendis Hasan Kadı, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nden aldığım güçle Yenişakran'ı Türkiye'de örnek bir belediye haline getireceğini söyledi. Seçildiği takdirde Yenişakran'da yüzde 51'i belediye yüzde 49'u vatandaş ortaklılığıyla zeytin işletme tesisi kurarak, zeytin üreticilerinin ürünlerini Türkiye'ye ve tüm dünyaya pazarlayacağını söyleyen Hasan Kadı belde halkından bu projeleri gerçekleştirebilmek için tam destek istedi.

Bilgi, irade ve model bizde varVatandaşlara, "gelin bu ideali birlikte gerçekleştirelim" çağrısında bulunan BTP Yenişakran belediye başkan adayı Hasan Kadı, bu projeleri hayata geçirecek vizyon, bilgi, irade ve en önemlisi Milli Ekonomi Modeli gibi bütün dünyanın çözüm olarak gördüğü bir kaynağı olduğunu sözlerine ekledi. Hasan Kadı, seçildiği takdirde Yenişakran'da gerçekleştireceği hizmetlerden bazılarını şöyle sıraladı: Belediyemizin öncülüğünde kurulacak tanzim satış mağazalarında ev hanımlarının evde ürettikleri ürünler satılacak böylece yeni gelir alanları oluşturulacak. Modern ve kapalı bir pazar yeri yapılacaktır. İki halı saha yapılacak. Tüm halkımıza hizmet edecek bir sağlık merkezi kurulacak ve bu merkeze tam donanımlı bir ambulans alınacaktır. Ara yollar parke taşı ile döşenecek alt yapı sorunu öncelikle halledilecektir. Rüzgâr ve Güneş enerjisini kullanarak üretilecek enerjiyle Yenişakran halkı enerjiyi yüzde 50 daha az para ödeyecektir. İmar planında gerekli değişiklikler yapılarak halkımızın mağduriyeti giderilecektir."

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin ev sahibi olacağı NATO Zirvesi'nde kullanılacak Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yaptıklarını belirterek, "İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" dedi

 

03.06.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak
Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, NATO'nun tartışıldığı bir süreçte Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının kıymetli olduğunu bildirdi.

Bu süreçte ulaşım noktasında sıkıntı yaşanmasını istemediklerini aktaran Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız." diye konuştu.

Uraloğlu, havalimanının, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne 7 kilometre, Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu kaydederek, zirve için gelecek isimleri çok kısa mesafelerde gidecekleri yerlere ulaştıracaklarını anlattı.

"Geçen senenin altında kalacak gösterge yok"

Son dönemdeki savaşların Türkiye'deki hava yolu şirketlerine etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Uraloğlu, şu ana kadar Körfez bölgesine yönelik uçuşlarda ciddi azalmanın yaşandığını söyledi.

Uraloğlu, bölgeye yönelik uçuşlardaki son duruma ilişkin bilgi vererek, şöyle devam etti:

"İran hariç bütün Körfez ülkelerine hava trafiği açık durumda. Krizden önceki her yere uçulmuyor, onu hava yolu operatörlerimizin inisiyatifine bıraktık. Dolayısıyla o anlamda İran hariç bir problem kalmadığını söyleyebilirim. Elbette oradaki uçuşlar düştü. Mayıs ayına kadar baktığımızda hava yollarında uçuşlarda yüzde 4 civarında genel artış olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla farklı ülkelerdeki uçuş sayıları artırılarak bu açık kapanmış durumda. Kültür ve Turizm ile Ticaret bakanlıklarımızla çok yakın çalışarak süreci yönetiyoruz. Bu sene, geçen senenin altında kalacak gösterge yok. İnşallah onun üzerine çıkacağız ki İstanbul Havalimanı'nda bayramda tarihi rekoru da kırmış olduk."

Trabzon'a yönelik yeni havalimanı çalışması yapıldığının bilgisini veren Uraloğlu, Trabzon'da mevcut 3 milyon kapasiteli bir havalimanının ve 2 bin 640 metre uzunluğunda bir pistin bulunduğunu aktardı.

Uraloğlu, geçen yıl buradan 3,5 milyon yolcunun uçuş yaptığını belirterek, "Trabzon'da önümüzdeki süreçte 10 milyonluk bir havalimanı ihtiyacı olacağını, geniş gövdeli uçakların inmesi gerektiğini öngörüyoruz. Dolayısıyla ona yönelik bir proje yaptık. Türkiye'nin deniz üzerindeki üçüncü havalimanı olacak. İhalesini yaptık, yer teslimini yaptık. Bu sene başlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"81 ilin tamamını ve ilçelerin büyük çoğunluğunu kapsadılar"

Türkiye'de 5G hizmetinin şu ana kadarki performansına ilişkin soruya da yanıt veren Uraloğlu, 5G'ye doğru zamanda geçmeye gayret ettiklerini, 5G donanımlarının daha ucuz olmasını ve ülke ekonomisine yük getirmemesini istediklerini ifade etti.

Uraloğlu, 5G ihalesiyle Hazineye 3 milyar 534 milyon dolar katkı sağlandığını anımsatarak, "İki yıl içerisinde ülkemizin tamamını kapsayacak. İlk sinyallerin verilmeye başlandığı 1 Nisan itibarıyla 12 milyon kullanıcımız ki 100 milyona yakın GSM abonesi var. 12 milyon civarında abone hemen kullanmaya başladı, bugünlerde de 30 milyonu geçtiğini söyleyebilirim. Üç operatörümüz bu işe çok iyi hazırlandı. Türkiye'de 81 ilin tamamını ve ilçelerin büyük çoğunluğunu kapsadılar." dedi.

5G'ye geçiş sürecinde gelen erişim şikayetlerinin baz istasyonlarına uzaklıkla da ilgili bir konu olduğunu belirten Uraloğlu, bu hizmetin her geçen gün iyileştirildiğini söyledi.

Uraloğlu, TÜRKSAT'ın uçaklarda vereceği internet hizmeti projesine ilişkin de bilgi vererek, şunları kaydetti:

"TÜRKSAT'ın Türk Hava Yolları ile bir anlaşması var ve kendi uydu kapsama alanımız olan bölgelerde o uydulardan hizmet veriyoruz. Onun dışında da yabancı operatörlerle işbirliği yapıyoruz, ortaklık yapıyoruz ve bu hizmeti sağlıyoruz. Önümüzdeki günlerde bunu daha fazla uçakta kullanabilme imkanını sunmuş olacağız."

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.

Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor

Araç sahipleri için gözden kaçan ama büyük önem taşıyan bir detay var: lastik basıncı. Çoğu sürücü yakıt verimliliğini motor performansı veya sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirirken, lastiklerin doğru basınçta olup olmadığı genellikle ihmal ediliyor

03.06.2026 11:53:00
Ahmet Turan Yiğit
Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor
Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor
Araç sahipleri için gözden kaçan ama büyük önem taşıyan bir detay var: lastik basıncı. Çoğu sürücü yakıt verimliliğini motor performansı veya sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirirken, lastiklerin doğru basınçta olup olmadığı genellikle ihmal ediliyor. Oysa lastik basıncındaki küçük bir kayıp bile yakıt tüketimini artırarak hem cebinizi hem de çevreyi olumsuz etkileyebiliyor.

Uzmanlara göre lastik basıncındaki her 1 PSI'lık düşüş, yakıt verimliliğinde yaklaşık %0,2 kayba yol açabiliyor. Buna karşılık doğru şişirilmiş lastikler, yakıt tüketiminde %0,6 ile %3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar uzun vadede ciddi maliyet avantajı anlamına geliyor.

Düşük basınç, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Sonuçta aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketiliyor. Bu durum yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda çevresel maliyet demek. Düzenli kontrol ise hem güvenlik hem de tasarruf için kritik.

Uzmanlar, lastik basıncının ayda en az bir kez ve özellikle uzun yolculuklardan önce mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. Doğru lastik basıncı yalnızca yakıt tasarrufu sağlamakla kalmıyor; lastik ömrünü uzatıyor ve sürüş güvenliğini artırıyor. Küçük gibi görünen bu detay, aslında sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalı.

Sonuç olarak, yakıt verimliliği yalnızca motor gücüyle değil, lastiklerin doğru basınçta olmasıyla da doğrudan ilişkili. Düzenli kontrol alışkanlığı, hem bütçenizi korur hem de güvenli bir sürüş sağlar.

55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti

Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'ne tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 55. yaş gününde Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda sevdikleri tarafından doğum günü sürprizi yapıldı

03.06.2026 11:41:00
Haber Merkezi
55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti
55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti
Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'ne tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 55. yaş gününde Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda sevdikleri tarafından doğum günü sürprizi yapıldı.

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davası devam ederken, duruşma öncesi mahkeme salonunda İmamoğlu'nun doğum günü kutlandı. Eşi Dilek İmamoğlu, sanatçı Cahit Berkay ve yazar Sunay Akın'ın da yer aldığı duruşmada İmamoğlu'nu destekleyenler 'İyi ki doğdun' yazılı döviz tuttu. Dilek İmamoğlu'nun tuttuğu dövizde de "İyi ki doğdun sevgilim, seni seviyorum" yazdı.

Dilek İmamoğlu pastayı üflerken İmamoğlu'na seslendi. Jandarma alkışlara ve kutlamaya müdahale etti.

İmamoğlu "Fazla uzatmayalım anneme babama niye doğurdunuz diye dava açarlar" espirisi de yaptı.

Acun Ilıcalı'ya beraat

Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin, "yasa dışı bahis reklamı yaparak kişileri bahis oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı.

02.06.2026 22:50:00
İhlas Haber Ajansı
Acun Ilıcalı'ya beraat
Acun Ilıcalı'ya beraat
Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin, "yasa dışı bahis reklamı yaparak kişileri bahis oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, aralarında Acun Ilıcalı'nın da bulunduğu 8 sanığın kasıtlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine hükmetti.

Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 8 sanığın, "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya 5 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle yargılanan Acun Ilıcalı katılmazken, sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada savcı, önceki celsede açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek değişiklik yapmadığını bildirdi.

Sanık avukatları ise mahkemeye sundukları savunma dilekçelerinde, yayınlanan karşılaşmalardaki reklamların fiziksel saha reklamları olduğunu, yayıncı kuruluşların bu reklamlara müdahale etme veya alternatif yayın sinyali talep etme imkanlarının bulunmadığını savundu. Avukatlar, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile UEFA ve ilgili kuruluşlardan alınan yazıların da bu durumu ortaya koyduğunu belirterek tüm sanıkların beraatine karar verilmesini talep etti. Mahkeme, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiğine ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığını değerlendirerek tüm sanıkların kasıt yokluğu nedeniyle beraatine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 19 Kasım 2024 tarihinde oynanan Karadağ-Türkiye futbol karşılaşmasının Exxen platformunda yayınlandığı, yayın sırasında stadyum reklam panolarında yasa dışı bahis sitelerine ait reklamların yer aldığı belirtildi. Savcılık, yayıncı kuruluşların yayınlanan içerikten sorumlu olduğunu değerlendirerek Acun Ilıcalı ile birlikte şirket yöneticileri ve yayın sorumlularından oluşan 8 sanık hakkında dava açtı. İddianamede sanıkların zincirleme şekilde "kişileri bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Gümüşhane'de dehşet!

Gümüşhane'nin Torul ilçesinde bir kişi bugün eşini odunla döverek öldürdü  

02.06.2026 17:46:00
Haber Merkezi
Gümüşhane'de dehşet!
Gümüşhane'de dehşet!
Feci olay bugün saat 14.15 sıralarında ilçedeki Merkez mahalle Değirmen yanı mevkiinde yaşandı.

Halis Pekin (27) bilinmeyen bir nedenle eşi Arzu Pekin'i (26) evlerinin önündeki odun istiflenen alanda tartışmaya başladı. Tartışmanın ardından Pekin eşini odunla döverek öldürdü. Ardından da kendisine ait kamyonet ile olay yerinde kaçtı.

Şahsa ait kamyonet ilçe dışında Gümüşhane-Trabzon karayolu kenarından terk edilmiş halde bulunurken, Pekin'in yakalanması için çalışma başlatıldı.

Arzu Pekin'in cansız bedeni ise olay yerindeki incelemenin ardından otopsi için hastane morguna kaldırıldı.

Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı

Balıkesir Valiliği Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu kararı doğrultusunda, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası dışındaki tüm güzergahlar 15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla girişlere kapatıldı. Orman Yangın tedbirleri kapsamında yaklaşık 19 bin hektarlık dev ormanlık alana girişler yasaklandı

02.06.2026 13:37:00
İHA
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Yaz mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte orman yangınları riskine karşı körfez bölgesinde çok radikal önlemler devreye sokuldu. Balıkesir Valiliği Balıkesir İli Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonunun 2026/1 sayılı kararı gereğince, akciğerimiz olan ormanların korunması amacıyla Kazdağı Milli Parkı sınırları içerisinde geniş kapsamlı kısıtlama kararları alındı.






15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olan resmi tedbir kapsamında, milli park sahasının çok büyük bir bölümünü oluşturan yaklaşık 19 bin hektarlık ormanlık alana sivillerin girişi tamamen engellendi.








Koruma alanları ve kritik mevkiler tamamen kapatıldı

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü görev ve sorumluluk alanında bulunan Kazdağı Milli Parkı içerisindeki en kritik ekosistemler koruma altına alındı. Yasak kararıyla birlikte Kazdağı Göknarı Tabiat Koruma Alanı başta olmak üzere; Beypınarı, Düden, Kirsealan, Tavşanoynağı, Çamlıbel, Tahtakuşlar, Akyer, Güre Kavurmacılar ve Zığındere gibi yangına karşı birinci derecede hassas olan tüm güzergah ve mevkiler tamamen giriş kısıtlaması kapsamına dahil edildi. Yetkililer, bu alanlarda yangın riskini minimuma indirmek amacıyla denetimlerin ve kolluk kuvvetleri devriyelerinin de artırılacağını bildirdi.








Sadece belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası açık kalacak

Alınan komisyon kararına göre tatilcilerin ve doğaseverlerin mağdur olmaması adına milli park içerisindeki bazı turistik noktalar ise yasağın dışında tutuldu. Yapılan resmi açıklamada, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki Yayla Çadırlı Karavanlı Kamp Alanı, meşhur Hasanboğuldu Günübirlik Kullanım Alanı, Pınarbaşı Günübirlik Kullanım Alanı ve bölgenin gözdesi olan Cam Seyir Terası'nın vatandaşların ziyaretine açık kalmaya devam edeceği vurgulandı. Bu istisnai noktalar haricinde kalan hiçbir ormanlık bölgeye kesinlikle girilemeyeceği belirtilerek kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı kamuoyuna önemle duyuruldu.

İBB Davası'nın 43. duruşması başladı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 43. duruşması başladı

 

02.06.2026 10:59:00 / Güncelleme: 02.06.2026 11:03:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 43. duruşması başladı
İBB Davası'nın 43. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmaya, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Yunus Göçer'in savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor.

İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek


 
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

02.06.2026 10:32:00
HABER MERKEZİ/AA
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, KVKK'ye ulaşan ihbar ve şikayetler arasında en çok karşılaşılan hususlardan biri çalışanların mesai takibini dijitalleşme ve güvenliği artırma amacıyla kurulan biyometrik sistemlere ilişkin oldu.

Kolay takibe imkan veriiyor ancak...

Parmak izi, yüz tanıma sistemi, iris veya retina taraması şeklindeki biyometrik tanıma sistemlerinin hızlı, doğru ve manipülasyona dirençli özellikleriyle cazip göründüğüne işaret edilen kararda, "kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında son derece hassas bir alanı oluşturduğu" değerlendirmesine yer verildi.
"İşçi-işveren ilişkisinde yapısal güç dengesizliği" bulunduğuna dikkati çekilen kararda, işçiden konuyla ilgili "açık rıza" alınmasının özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususunda da ciddi tereddütler içerdiği ifade edildi.

"Açık rıza" kapsamında biyometrik veri işleme faaliyetlerinin, yalnızca hukuki sebebe değil aynı zamanda ölçülülük, gereklilik ve veri minimizasyonu ilkelerine de uygun olması gerektiği vurgulanan kararda, "Yasal düzenlemeler ile işverenin çalışma sürelerini takip etmesi ve belgelemesi yönünden hukuki çerçeve çizilmiş olmakla birlikte takibin biyometrik tanımlama sistemleriyle yapılmasını öngören açık kanuni bir düzenleme bulunmadığından mesai takibinin biyometrik verilerin işlenmesi yoluyla gerçekleştirilmesi hukuka aykırılık teşkil edebilecektir" açıklaması yapıldı.

Biyometrik verilerin mesai takibi amacıyla yalnızca açık rıza şartına dayanılarak işlenmesinin yeterli bir hukuki zemininin bulunmadığı aktarılan kararda, ayrıca ölçülü de olmadığı belirtildi.

Mesai takibi alternatif yollarla yapılsın

KVKK'nin kararında, mesai takibinin biyometrik tanımlama sistemleri yerine şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması gerektiği kaydedildi.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesinin veri sorumlularınca sağlanması gerektiği vurgulanan kararda, buna uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında işlem tesis edileceği bildirildi.

Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata


 
 
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, hızlı kilo verme amacıyla uygulanan şok diyetlerin, vücutta kas kaybına yol açarak metabolizmayı yavaşlattığını ve sürdürülebilir olmadığını belirterek, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı.

02.06.2026 06:24:00
MURAT ÇORBACI
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata

Yaz aylarının gelişiyle birlikte birçok kişi, kışın aldıkları fazla kilolardan kurtulmak ve 'yaza fit girmek' için harekete geçiyor. Kimi spora başlayıp beslenmesini düzenlerken, kimileri ise hızlı sonuç alma isteğiyle internet ve sosyal medyada karşılaştığı şok diyetler ve zayıflama çaylarına yönelerek sağlığını ciddi riske atabiliyor! Beslenme uzmanları, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı







1. Öğün atlamak ve uzun süre aç kalmak

Öğün atlamak çoğu kişinin düşündüğünün aksine kilo vermeyi hızlandırmaz, tam tersine metabolizmayı yavaşlatabilir. Uzun süre aç kalan vücut kendini korumaya alarak enerji harcamasını azaltır. Bunun sonucunda bir sonraki öğünde daha fazla yemek yeme eğilimi ortaya çıkar. Ayrıca uzun süreli açlık, kan şekeri dengesini bozarak özellikle tatlı ve yüksek kalorili besinlere yönelimi artırır. Gün sonunda farkında olmadan alınan toplam kalori yükselir ve kilo verme süreci sekteye uğrar. 

2. Yetersiz protein alımı

Yetersiz protein alımında kas kaybı yaşanabilir ve bu da metabolizma hızının düşmesine yol açar. Oysa protein, aynı zamanda tokluk hissini artırarak gereksiz atıştırmaların önüne geçer. Günlük beslenmede yumurta, yoğur, et, tavuk ve baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarına yeterince yer vermek, hem kilo kontrolünü destekler hem de daha dengeli bir beslenme sağlar.







3. Yetersiz su tüketimi

Su, metabolizmanın sağlıklı çalışması için vazgeçilmezdir. Bu nedenle günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimi, kilo kontrolünün en basit ama en etkili adımlarından biridir.

4. Çok düşük kalorili diyetler

Hızlı kilo vermek için yapılan aşırı düşük kalorili diyetler, kısa vadede sonuç verebilse de uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gibi ciddi riskler taşır.







5. Hareketsizlik

Sadece diyet yapmak kilo verme sürecinde çoğu zaman yeterli olmaz. Fiziksel aktivitenin yetersiz olması, harcanan enerinin düşük kalmasına ve kilo kaybının yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş ve egzersiz, hem yağ yakımını hızlandırır hem de kas kütlesini korur.







6. Yetersiz uyku

Uyku düzeninin bozuk olması, vücuttaki açlık hormonlarını doğrudan etkileyerek daha fazla yeme isteğine neden olabilir. Düzenli ve kaliteli uyku, kilo kontrolü açısından en az beslenme kadar önemlidir.







7. Stres ve duygusal yeme

Stres altında birçok kişi farkında olmadan daha fazla ve genellikle sağlıksız besinler tüketir. Bu durum özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelimi artırır. Nefes egzersizleri, yürüyüş ve sosyal destek gibi yöntemler bu süreçte yardımcı olabilir.

8. Şok diyetler uygulama

Hızlı kilo verme isteğiyle uygulanan şok diyetler, vücuda yeterli enerji ve besin öğesi sağlamadığı için kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu tür diyetler kısa vadede kilo kaybı sağlasa da sürdürülebilir değildir ve diyet bırakıldığında verilen kilolar hızla geri alınabilir. Sağlıklı kilo kaybı için dengeli ve düzenli beslenme temel olmalıdır.









9. Zayıflama çaylarını bilinçsiz tüketmek

Zayıflama çayları genellikle bağırsakları hızlandırarak geçici kilo kaybı hissi oluşturur. Ancak bu durum yağ kaybı değil, sıvı kaybıdır. Kontrolsüz tüketildiğinde sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir, ayrıca bazı bitkisel içerikler karaciğer üzerinde toksik etki oluşturarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle bu tür ürünler mutlaka uzman onayında ve kontrolünde kullanılmalıdır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.