Yer kabuğu kırılmasaydı, iktidar sahiplerinin, yaklaşık çeyrek asırdan beri çürük ipliklerden ördükleri ve çeşitli algı operasyonları ile adını 'çelik zırh' koydukları, içi boş yönetim şeklinin gerçek yüzü ortaya çıkmayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı, bürokratik engellere takılmadan, gerektiğinde tıkır tıkır işleyen, çok hızlı karar verip çok hızlı uygulamaya sokan bir sistem diye takdim ettikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin, hantallığı, ağır-aksak işlediği ve nice onulmaz yaralara sebep olduğu anlaşılmayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı, şu vilayette şu kadar yüz bin insanımızın, falanca vilayette şu kadar yüz bin vatandaşımızın problemini çözdük dedikleri 'imar affı-imar barışı' kandırmacası ile aslında o kadar yüz bin belki, milyon vatandaşımızın tabutluklarına son çivinin çakıldığı anlaşılmayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı, iktidar sahiplerinin, gönülleri kıra kıra, nice kırık kalpleri yara yara yönetme tarzları, bütün kötülükleri sergileyerek sürüp gidecekti.
Yer kabuğu kırılmasaydı, iktidar sahiplerinin ve küçük-büyük ortaklarının, 'peynirden gemi ve mukavvadan saray' şeklindeki yapay görüntüleri, gerçekmiş gibi sunulmaya devam edecekti.
Yer kabuğu kırılmasaydı, şu ya da bu zamanda, şu ya da bu sebeple, kalbi kırılan, gönlü kırılan, yurdu-yuvası yıkılan, evi-barkı yıkılan nice kitlelerin aslında kimsesiz, aslında sahipsiz bırakıldıkları yeterince anlaşılmayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı, kerameti kendinden menkul ekonomik modellerle hem hazinenin hem de milletin fert fert ceplerinin nasıl boşaltıldığı, milletin 'kefen parasına' kadar tüm birikimlerinin tüketildiği ortaya çıkmayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı, hazarda da seferde de, iyi günde de kötü günde de, milletin yanında olsun, yardımına koşsun, yarasını sarsın, dertlerine derman olsun diye kurulan asırlık yardım kuruluşlarının, içlerinin boşaltıldığı, eş-dost akrabalar için 'arpalık' haline getirildiği kolay kolay anlaşılmayacak ve anlatılamayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı, komşu Yunanistan'da tren kazasında elli kişi öldüğü için Ulaştırma Bakanı istifa ettiği halde, resmi rakamlara göre elli değil, yaklaşık elli bin insanımızın öldüğü bir felakette, hiçbir istifa olmayacak kadar çok pişkin bir yönetim kadrosunun iş başında olduğu bir kez daha anlaşılmayacaktı.
Yer kabuğu kırılmasaydı…
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025

































































































