logo
05 AĞUSTOS 2026

Yunus sesindeki mucize

20.10.2005 00:00:00
 
Yunusların çıkardığı yüksek frekanslı seslerin anne karnındaki bebeklerin beyin gelişimi üzerindeki olumlu etkileri Peru'da araştırma konusu oldu. Perulu bilimadamları yunusların çıkardığı insan kulağının duyamayacağı kadar yüksek frekanstaki seslerin, anne karnındaki bebeklerin beyinlerini faaliyete geçmeye teşvik ettiğini belirtti. Bilimadamları seslerin beynin yanısıra bebeklerin özellikle sese yönelik duyularını artırdığını da öne sürüyor. Yunus seslerinin bebekler üzerindeki olumlu etkisi bilimsel olarak henüz tam anlamıyla kanıtlanmasa da çok sayıda anne adayı bu konuya ilgi gösteriyor. Başkent Lima'daki klinikte eğitimli yunuslar hamile kadınların arasında yüzüyor.

İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"

Meltem TV'de yayınlanan Faruk Karatay'ın hazırlayıp sunduğu Gündem Özel Tahran programında konuşan İranlı Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün icraatlarını öve öve bitiremedi. İranlı Akademisyen "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir" diye konuştu

05.08.2026 09:35:00 / Güncelleme: 05.08.2026 09:41:16
Hasan Gündoğdu
 
İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"
İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"
Gazeteci Faruk Karatay'ın 1935 yılında Atatürk'ün Mason Örgütleri kapatıp tüm mal varlıklarını devletleştirme sorusuna net cevaplar verdi.
 

AMERİKA FAYDALI İŞLER YAPMIYOR

 
Faruk Karatay'ın "Atatürk de şer odağı gördüğü Mason localarını bir kararla beraber Mecliste konuşulmasına fırsat dahi bırakmadan tak tak diye kapatıyor. Sizce bir ülke için bunun etkileri olumlu mudur, olumsuz mudur?" sorusuna Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi "Bakın, bence baştan sona faydalıdır. Çünkü onlar bize faydaları dokunsun diye çalışmıyorlar. Bize, bizim aleyhimize plan, proje yapıyorlar gece gündüz. Gece gündüz bizim aleyhimize özellikle Müslüman olduğumuz için, özellikle Orta Doğu'da yaşadığımız için. Orta Doğu zenginlik kaynağıdır, her şey Orta Doğu'da" dedi.
 

ATATÜRK FERASET SAHİBİ OLDUĞU İÇİN BATILILAR ATATÜRK'Ü ELEŞTİRİYORLAR

 
Faruk Karatay'ın "Sizce Atatürk de bu gerçeği gördü mü?" sorusuna Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi "Bakın, tabii ki görmüştü! Görmeseydi bunu niye yaptı ki? Bence bakın, Atatürk meselesine gelince biliyorsunuz Türkiye'de bazı insanlar eleştiriyor, bazıları seviyor, bazıları sevmiyor ama bence, bence, bunu bu şekilde söyleyeceğim; fikir adamlarını, akıl, güzel akıllarını kullanan insanları Batı dünyasından kötülemeye başladılar. Hep onu o topluma kötü yansıtmaya başladılar. Eğer o Mason meselesinde güzel bir tavır almışsa demek ki bu, gelecekte bunların ne kadar bize darbeleri gelecek diye onun farkındaydı. Ferasetliydi. Veya İran'da da aynısı; eğer Amerika'nın büyükelçiliği bizim ülkemizin içinde olsaydı şimdiye kadar gelen darbelerin 10 katı gelirdi bize. Onu engelledik biz" diye konuşarak Atatürk'e açık açık sahip çıktı.

Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur'u ziyaret etti. Görüşme sonrasında cezaevi önünde basın açıklaması yapan Özdağ, her iki ismin dik duruş mesajlarını kamuoyuna aktarırken, mevcut yargılamaları sert bir dille eleştirdi

04.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 4 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bulunan Çorlu Karatepe Ceza İnfaz Kurumu'na kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Özdağ, Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile cezaevinde bir araya geldi. Saat 10.30'da cezaevine giriş yapan Özdağ, yaklaşık 1,5 saat süren ikili görüşmelerin ardından saat 12.00'de çıkış yaparak cezaevi önünde bekleyen basın mensuplarına oldukça geniş ve sert açıklamalarda bulundu.

Sinem Dedetaş: "İsteseydim burada olmazdım, teklifleri kamuoyu biliyor"

Ziyaret sonrasında kameralar karşısına geçen Ümit Özdağ, ilk olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Özdağ, Dedetaş'ın moralinin ve özgüveninin son derece yüksek olduğunu belirterek, tutuklu belediye başkanının doğrudan şu ifadelerini aktardı:

"Siyasi gerekçeyle burada olduğumu gayet iyi biliyorum. Buraya gelmeden önce şahsıma yapılan birtakım teklifleri artık kamuoyu da yakından biliyor. Eğer ben isteseydim, o teklifleri kabul eder ve bugün kesinlikle burada olmazdım. Ancak ben, bir siyasetçinin seçmenden aldığı demokratik yetkiyi, en azından o görev dönemi bitene kadar sonuna kadar muhafaza etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu, bizi seçen seçmene duyulması gereken saygının temel bir gereğidir. Almış olduğum bu tavırdan ve sergilediğim dik duruştan dolayı haklı ve doğru bir yerde olduğumu biliyorum; bu yüzden de içim son derece rahat ve mutluyum."

Özdağ, soruşturma kapsamında yürütülen hukuki sürece de tepki göstererek, Dedetaş'ın soruşturma öncesinde kendi rızasıyla yurt dışından döndüğünü hatırlattı ve "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli olmadığını savundu.

Oğuzhan Uğur: "Şikayet etmeye babamdan utanırım"

Ümit Özdağ, cezaevindeki ikinci görüşmesini ise sosyal medya yayıncısı ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile gerçekleştirdi. Uğur'un babası emekli albay Hasan Atilla Uğur'un geçmişte FETÖ kumpasları nedeniyle Silivri Cezaevi'nde haksız yere hapis yattığı döneme atıfta bulunduğunu söyleyen Özdağ, Oğuzhan Uğur'un cezaevindeki mesajını şu sözlerle kamuoyuna duyurdu:

"Benim babam, PKK terörüyle bütün yaşamı boyunca en ön saflarda mücadele etmiş bir askerdir. Bu mücadelesine rağmen geçmişte FETÖ terör ve casusluk örgütünün düzenlemiş olduğu hain bir komployla tam 5 yıl 8 ay boyunca cezaevinde haksız yere yattı ve nihayetinde hukuk önünde tamamen beraat ederek çıktı. Şimdi dönüp kendi durumuma baktığımda; içinde bulunduğum bu mevcut şartlardan ötürü şikayet etmeyi, sızlanmayı her şeyden önce böylesi bir süreçten geçmiş olan babamdan utandığım için asla dile getiremem. Tamamen suçsuz olduğumu çok iyi biliyorum. Sadece ben değil, tüm kamuoyunun da suçsuz olduğumu gayet iyi bildiğini düşünüyorum. İşte tam olarak bu vicdani rahatlığın verdiği güçle, içerideki günlerimi en sağlıklı şekilde geçirmeye çalışıyorum."

Özdağ, Oğuzhan Uğur'un da babasından aldığı mirasla büyük bir özgüven ve yüksek bir moralle süreci göğüslediğini ifade etti.

Ümit Özdağ: "Adalet artık sadece mahkeme duvarlarında bir yazı"

Ziyaretlerin ardından cezaevi önünde siyasi ve hukuki gündeme dair kapsamlı bir değerlendirme yapan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türkiye'deki mevcut adalet sistemini sert ifadelerle eleştirdi. Anayasa'nın 10'uncu maddesinde yer alan "kanun önünde eşitlik" ilkesine vurgu yapan Özdağ, muhalif seslerin baskılanması amacıyla "düşman ceza hukuku" işletildiğini ifade etti. Özdağ'ın cezaevi kapısındaki açıklamaları şu şekilde son buldu:

"Bugün Çorlu Karatepe Cezaevi'nde hem Sinem Hanım'ı hem de Oğuzhan Bey'i ziyaret ederek desteklerimizi ilettik. Ne yazık ki bugün Türkiye'de bağımsız ve tarafsız bir yargının işlediğini söylemek mümkün değildir. 'Adalet mülkün temelidir' ifadesinin artık sadece mahkemelerin arkasındaki bir duvar yazısından ibaret kaldığını, bir devlet felsefesi olmaktan çıkarıldığını üzülerek görüyoruz. İktidarın çizdiği sınırların içinde kalırsanız güvendesiniz, ancak muhalefette kalıp halkın iradesini savunmaya devam ederseniz anında haksız uygulamalarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bizim siyasette verdiğimiz en büyük mücadele, adaleti yeniden bu devletin temeli haline getirmek ve hukuk devletini eksiksiz şekilde tesis etmektir. Farklı fikirlerde olsak bile adaletsizliğe uğrayan herkesin yanında durmaya devam edeceğiz."

Gündemdeki "Çerçeve Yasa" eleştirisi

Ümit Özdağ, açıklamalarının devamında Ankara'da yürütülen yeni yasal süreçlere de değindi. Terör örgütü elebaşlarının muhatap alınarak hazırlanan ve meclis gündemine taşınması beklenen "Çerçeve Yasa" teklifini sert sözlerle hedef alan Özdağ, bir yandan suçsuz insanların cezaevlerinde tutulduğunu, diğer yandan ise terör unsurlarına yönelik örtülü bir affın zeminini hazırlayacak anayasa değişikliklerinin planlandığını savundu. Zafer Partisi olarak milli ve üniter devlet yapısını tahrip edecek hiçbir tasarıya geçit vermeyeceklerini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza


 
 
MHP lideri Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan kanun teklifini imzaladı. Yasanın içeriği ise resmi kanallar yoluyla henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. 
 

04.08.2026 14:26:00 / Güncelleme: 04.08.2026 14:44:30
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacak "çerçeve yasa" teklifine imza verdi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Grup Başkanlığına gelerek, MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ve kendisinin imzalarını teslim etti.

Gün içerisinde, diğer MHP milletvekillerinin de kanun teklifine imza atması bekleniyor.

Yeni Parti'nin kuşkuları var

Öte yandan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, dün Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın bu çerçeve yasayı nasıl getireceğini bilmiyoruz. Ama olması gereken eğer ana muhalefetin veya diğer partilerin de katkısı alınmak isteniyorsa, onun Meclis usullerine uygun bir şekilde uygun yöntemlerle yapılması gerekir. Ama şu ana kadar o ciddiyeti ve nezaketi görmüş değiliz" dedi.
Emir, süreçlerin daha katılımcı, şeffaf ve açık olması gerektiğini her defasında vurguladıklarını belirtti.

Taslak muhalefete gösterilmedi

Taslağın üzerinde çalışacak, konuşacak, katkı verecek bir sürecin kendilerine tanınmadığını dile getiren Emir, şunları söylemişti: "Görmediğimiz bir yasa taslağına açıktan, bırakın altına imza atmayı, destek olup olmamayı söylememiz akla aykırıdır. Böyle bir şeyi elbette ki yapamayız. Sadece çerçeve terör yasasını getirelim ama diğer yanıyla demokratikleşme, adalet bir kenarda kalsın, kayyum uygulamaları aynen devam etsin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamaya devam etsinler, onlar birilerini bir şekilde siyasete sokmaya çalışırken veya affetmeye çalışırken aynı zamanda seçilmiş belediye başkanları tutukluluk adı altında fiilen cezaevinde tutulmaya devam edilsin. Elbette ki bu bütün vicdanları kanatacaktır."

AK Parti'den görüşme talebi gelmedi

Emir, bir gazetecinin "AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in çerçeve yasa teklifiyle görüşme talebini net olarak geri çevirdiniz yani?" ifadeleri üzerine, "Biz görüşme talebini geri çevirmedik. Böyle bir görüşme talebi olması gerektiği gibi gelmediği için olması gerektiği gibi isteğin oluşmasını bekleriz" cevabını verdi.

AK Parti yarın toplanıyor
 
Öte yandan AK Parti, yarın TBMM'de yapacağı kapalı grup toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak. Bilgilendirmeyi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yapacak.

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.

Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı


 
Katıldığı bir programdaki açıklamaları nedeniyle hakkında "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatılan Bennu Gerede gözaltına alındı.
 

04.08.2026 12:03:00
Haber Merkezi/AA
 
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı programda kullandığı ifadeler nedeniyle Bennu Gerede hakkında müstehcenlik suçundan resen soruşturma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, Gerede'yi gözaltına aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, fotoğrafçı Bennu Gerede hakkında, sosyal medya üzerinden yayın yapan bir programda boynunda taşıdığı ve "vibratör" olarak tanımladığı kolyeyi teşhir etmesi ve yaptığı müstehcen açıklamalar sebebiyle 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatıldı. Gerede, hakkında gözaltı talimatı verildi.

Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın


 
Yoğun geçen bir çalışma, eğitim ve uzun bir kış mevsiminin ardından hepimizin hayali dinlenmek, yenilenmek ve keyifli bir yaz tatilinde denizin, güneşin keyfini çıkarmak. Ancak bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde zorlaştırabiliyor.

04.08.2026 11:51:00
Murat Çorbacı
 
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın

Bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde sıkıntıya sokabiliyor. Kasık, göbek ve karın duvarı fıtıkları da bunların başında geliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman hafif bir şişlik ya da ara sıra hissedilen rahatsızlık şeklinde kendini gösteren fıtıklar, özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteler, uzun yolculuklar, ağır valiz taşıma ve yüzme sonrası kendisini belli ederek tatil konforunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle yaz tatiline çıkmadan önce kasık, göbek ve karın duvarı fıtıklarının tedavilerinin mutlaka planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Mert Tanal, fıtıkların nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

1. Ağır valizler fıtığı büyütebilir: Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kasık fıtığı, göbek fıtığı veya karın duvarı fıtığı bulunan kişilerin seyahat öncesinde bazı noktalara dikkat etmesi gerekir. Çünkü tatile giderken veya tatilde yapılan yanlış bir hareket fıtık şikâyetlerini artırarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek komplikasyonlara yol açabilirler. Tatil hazırlıklarının vazgeçilmezi olan valizler, fıtık hastaları için önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle ağır yük kaldırmak karın içi basıncını artırarak fıtığın büyümesine ve ağrıların şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Valizlerin mümkün olduğunca hafif hazırlanması, kaldırılması gerektiğinde ise yardım alınması gerekir.

2. Kabızlık ve ıkınmadan kaçının: Seyahatlerde değişen beslenme düzeni ve yetersiz sıvı tüketimi kabızlığa yol açabilir. Kabızlık nedeniyle oluşan ıkınma ise kasık ve karın duvarı fıtıklarının oluşabileceği zayıf noktalarda ek basınç oluşturur. Bu nedenle tatil boyunca bol su içmek, lifli gıdalar tüketmek ve bağırsak düzenini korumak fıtıktan korunmak için oldukça önemlidir.

3. Uzun süre öksürük ve zorlanmalar risk oluşturabilir: Kronik öksürük, ağır egzersizler veya ani zorlanmalar fıtık bölgesindeki basıncı artırabilir. Özellikle yaz aylarında yapılan yoğun spor aktiviteleri veya ağır eşyaların taşınması mevcut fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Tatilde fiziksel aktiviteler planlanırken kişinin sağlık durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

4. Denizde ve havuzda ölçülü hareket edin: Yüzme genel olarak güvenli bir aktivite olsa da ani hareketler, yüksekten suya atlama veya karın bölgesini zorlayacak aktiviteler fıtık hastalarında rahatsızlık oluşturabilir. Ağrı hissedildiğinde aktiviteye ara verilmesi ve vücudun zorlanmaması gerekir.

5. Fıtıkta ani ağrı acil durum habercisi olabilir: Kasık veya göbek bölgesindeki şişliğin aniden sertleşmesi, şiddetli ağrı gelişmesi, bulantı-kusma görülmesi ya da şişliğin içeri itilememesi fıtık boğulmasının habercisi olabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektirebileceğinden vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

6. Kapalı cerrahi ile tatili ertelemeye gerek kalmıyor: Özellikle kasık ve karın duvarı fıtıklarında uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası ağrının azalmasına, günlük yaşama ve iş hayatına daha hızlı dönüşe katkı sağlar.

7. Seyahatten önce doktor kontrolünü ihmal etmeyin: Ameliyat önerilmiş ancak henüz operasyon geçirmemiş fıtık hastalarının uzun yolculuklardan önce doktorlarına danışmaları önem taşır. Muayene sırasında fıtığın durumu değerlendirilerek seyahate engel oluşturabilecek riskler belirlenir. Tatilinizi doktorunuzun önerileri doğrultusunda planlamanız gerekir.

8. Doğru önlemlerle güvenli bir tatil mümkün: Fıtık hastalarının tatilden vazgeçmesine gerek yok. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve diğer karın duvarı fıtıkları olan kişiler için tatil yapmak çoğu zaman bir engel oluşturmaz. Ancak ağır yüklerden kaçınmak, karın içi basıncını artıran davranışlardan uzak durmak ve olası uyarı işaretlerini bilmek, tatilin sağlık sorunlarıyla gölgelenmesini önlemeye yardımcı olur. Risk içeren fıtık varlığında ameliyatı olup sonrasında tatile gitmek, tatilin yarıda kesilmesinin önüne geçer.

Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!


 
 
Van'ın Muradiye ilçesindeki Muradiye Şelalesi, yaz sıcaklarından bunalanların serinlemek ve doğayla iç içe vakit geçirmek için tercih ettiği yerlerden biri olmayı sürdürüyor.

04.08.2026 10:50:00 / Güncelleme: 04.08.2026 10:57:02
AA
 
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!
 Serin havasıyla kavurucu sıcaklarda 'bana gel' diyor!

Gürül gürül akan suyu, yemyeşil doğası ve etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlayan şelale, özellikle fotoğraf tutkunları ile düğün fotoğrafı çektiren çiftlerin ilgisini çekiyor. Hafta sonu yaşanan yoğunluğun hafta içinde de devam ettiği Muradiye Şelalesi, vatandaşlara serin bir ortam sunarken, yaz boyunca yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamayı sürdürüyor.




İlgi büyük

Ailesiyle birlikte Muradiye Şelalesi'ni ziyaret eden Cumali Bozlan, yaz sıcaklarından uzaklaşmak için bölgeye geldiklerini söyledi. Şelalenin her mevsim ilgi gördüğünü belirten Bozlan, şunları kaydetti: "Biraz daha sakin olmasını bekliyorduk ancak her zamanki gibi oldukça kalabalık. İnsanlar aileleriyle birlikte burada vakit geçiriyor. Özellikle düğün fotoğrafı çektiren gelin ve damatların yoğunluğu dikkatimizi çekti. Şelalenin serin havası, yemyeşil doğası ve suyun oluşturduğu atmosfer insanı dinlendiriyor. Yazın bunaltıcı sıcaklarından kaçmak isteyenler için çok güzel bir ortam sunuyor."



Fotoğrafçılar da ilgi gösteriyor

Fotoğrafçı Murat Doğan da "Bugün gündüz çekimlerimizi gerçekleştirdik. Gece de çadır kurarak yıldız pozlama ve gece fotoğrafları çekmeyi planlıyoruz. Muradiye Şelalesi hem doğal güzelliği hem de sunduğu manzarayla fotoğrafçılar için önemli rotalardan biri" dedi.

En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor

En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemeleri, 7 Ağustos'ta hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacak

04.08.2026 10:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor
En düşük emekli aylığı fark ödemeleri başlıyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), en düşük emekli aylığına ilişkin fark ödemelerinin tarihini açıkladı. Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilerek yasalaşan düzenlemeyle en düşük emekli aylığı, 2026 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere 23 bin 552 liraya yükseltildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından maaş ödemeleri takvim doğrultusunda gerçekleştirilirken, zam farklarının ödeneceği tarih de netleşti.

SGK'dan yapılan açıklamada, en düşük emekli aylığının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 liraya yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemelerinin 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacağı bildirildi. Açıklamada, hak sahiplerinin söz konusu fark ödemelerini 7 Ağustos'tan itibaren aylıklarını aldıkları banka hesaplarından çekebilecekleri ifade edildi.

Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı

İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

04.08.2026 10:26:00
AA
 
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Menderes Belediyesinde çıkar sağlamak amacıyla yapı kullanım izni verildiği, inşaat ruhsatı ve imar durumu değişikliği gibi konularda usulsüzlük yapıldığı, "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarının örgütlü şekilde işlendiği tespit edildi.

Bilirkişi heyetinin raporu, saha araştırmaları ve fiziki ile dijital incelemelerin ardından savcılık 16 şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sabah saatlerinde Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Belediye Başkan Yardımcısı M.T, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü İ.Y, Plan Proje Müdürü D.P, Yapı Kontrol Müdürü Ö.Y, eski Plan Proje Müdür Vekili Y.U, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili H.Y., belediye meclis üyesi E.P., belediye personeli Ö.C.K. ve A.B.Y. ile İ.P, M.P. ve A.P. gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan Belediye Başkan Yardımcısı R.S, belediye meclis üyesi F.H. ile eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.D'nin yakalanmalarına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Zanlılar ifade işlemleri için İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.