Dünya yansa bir bağ otu yanmayacak cinsten, yayla yürekli, harman yürekli insan tipi günden güne artıyor. Bu tiplere siz bir yangın haberi mi veriyorsunuz? Alevleri görene, hatta ateşin yakıcılığını hissedene kadar kesinlikle inandıramazsınız.
Diyorsunuz ki, dedelerimiz işgal görmüş, ölümzulüm görmüş, açlıktan günlerce ot yemişler ama vatan topraklarından bir çakıl taşını satmayı, satış için düzenleme yapmayı düşünmemişler. Bugün AB'ye uyum yasaları adı altında, toprak satış yasaları, yabancıların toprak alımını kolaylaştırıcı kanunlar çıkarıldı. Bu yasalar çıkar çıkmaz, geçmişte Müslüman Türkler üzerine haçlı seferi ilan ettiklerinde nasıl cümle haçlılar yollara dizilmişlerse, şimdi de cümle haçlılar Anadolu'ya üşüştüler. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün rakamları şunlar, şunlar...
Yayla yürekli vatandaşımız hemen sözü alıyor; "Canım bu kadar endişeye ne gerek var, zaten küreselleşen dünyada, herkes her yerden mülk alıyor. Dünya bir köy haline geldi, yabancı sermaye girmeden zaten kalkınamayız, bu satışlardan çokça döviz giriyor ülkemize". vs...
Diyorsunuz ki, "Yayla yürekli hemşehrim! Dünya küreselleşti, birleşti, bir köy halini aldı" diyorsunuz. "Peki AB'ye uyum yasaları adı altında bize dayatılan, ülkemizi bir kaç parçaya bölen ev ödevleri neyin nesi? Lozan anlaşmasına göre azınlık tarifi Müslimgayri Müslim şeklinde iken şimdi 54 ayrı etnik kökenin varlığını kabul eden yasalara imza attırdılar. Ülkemize, sözde gezmeye gelen turistlerin ellerinde cennet vatanımızın 56 parçaya bölünmüş halini resmeden haritalar var. Küreselleşmegloballeşme yalanlarını ezberlemişsin, bu gerçekleri de ezberle. Avrupalı haç etrafında birleşiyor, elimizdeki bir avuç Anadolu coğrafyasını da yine haç ve çan merkezli bir kaç parçaya bölüyor. Dönüm dönüm arazi alışlarının sebebi de budur."
Yayla yürekli muhatabınız başlıyor topu taca atmaya; "Biz büyük milletiz, bize bir şey olmaz, bizi bölemezler."
Pek faydası olmayacak ama siz hatırlatıyorsunuz; "Sekiz asır devam eden Endülüs İslam devletinden ne var elde? Altıyüzelli yıl hüküm ferma olan Osmanlı'dan elimizde kalan devede kulak. Deveyi hamutuyla yutanlar şimdi kulağın peşindeler."
Harman yürekli muhatabınız, çayın peşinde, sigaranın derdinde.
Vatan derdinde olanlara selam olsun.
Diyorsunuz ki, dedelerimiz işgal görmüş, ölümzulüm görmüş, açlıktan günlerce ot yemişler ama vatan topraklarından bir çakıl taşını satmayı, satış için düzenleme yapmayı düşünmemişler. Bugün AB'ye uyum yasaları adı altında, toprak satış yasaları, yabancıların toprak alımını kolaylaştırıcı kanunlar çıkarıldı. Bu yasalar çıkar çıkmaz, geçmişte Müslüman Türkler üzerine haçlı seferi ilan ettiklerinde nasıl cümle haçlılar yollara dizilmişlerse, şimdi de cümle haçlılar Anadolu'ya üşüştüler. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün rakamları şunlar, şunlar...
Yayla yürekli vatandaşımız hemen sözü alıyor; "Canım bu kadar endişeye ne gerek var, zaten küreselleşen dünyada, herkes her yerden mülk alıyor. Dünya bir köy haline geldi, yabancı sermaye girmeden zaten kalkınamayız, bu satışlardan çokça döviz giriyor ülkemize". vs...
Diyorsunuz ki, "Yayla yürekli hemşehrim! Dünya küreselleşti, birleşti, bir köy halini aldı" diyorsunuz. "Peki AB'ye uyum yasaları adı altında bize dayatılan, ülkemizi bir kaç parçaya bölen ev ödevleri neyin nesi? Lozan anlaşmasına göre azınlık tarifi Müslimgayri Müslim şeklinde iken şimdi 54 ayrı etnik kökenin varlığını kabul eden yasalara imza attırdılar. Ülkemize, sözde gezmeye gelen turistlerin ellerinde cennet vatanımızın 56 parçaya bölünmüş halini resmeden haritalar var. Küreselleşmegloballeşme yalanlarını ezberlemişsin, bu gerçekleri de ezberle. Avrupalı haç etrafında birleşiyor, elimizdeki bir avuç Anadolu coğrafyasını da yine haç ve çan merkezli bir kaç parçaya bölüyor. Dönüm dönüm arazi alışlarının sebebi de budur."
Yayla yürekli muhatabınız başlıyor topu taca atmaya; "Biz büyük milletiz, bize bir şey olmaz, bizi bölemezler."
Pek faydası olmayacak ama siz hatırlatıyorsunuz; "Sekiz asır devam eden Endülüs İslam devletinden ne var elde? Altıyüzelli yıl hüküm ferma olan Osmanlı'dan elimizde kalan devede kulak. Deveyi hamutuyla yutanlar şimdi kulağın peşindeler."
Harman yürekli muhatabınız, çayın peşinde, sigaranın derdinde.
Vatan derdinde olanlara selam olsun.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Biri bomba ile birileri de zehirli dilleri ile saldırıyorlar / 15.03.2026
- Bu ayet bir kez daha, belki bin kez daha okunmalı / 14.03.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Bu ayet bir kez daha, belki bin kez daha okunmalı / 14.03.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026



























































