Geçen gün Yusuf Karaca kardeşim harika bir başlıkla konuyu yazmıştı; “Türkçe oyunpiyatları” diye.Oyun olur olur da bu çilekeş millete karşı bu kadar alçakça oyun da olmaz.Sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar bu milletin üstüne zift saçan yayın organlarınız vasıtasıyla Tük kelimesine savaş açacaksınız, Türk kelimesinin hayatın bütün alanlarından çekilmesini teklif edeceksiniz sonra da kalkıp “Türkçe olimpiyatları” hikayesi ile milletin karşısına çıkacaksınız.Bu durumu anlatmak için yüzsüzlük kelimesi çok hafif kalıyor, yüz bin defa yüzsüzlük desek acaba işin vahametini anlatabilir miyiz?İşin aslını esasını bilenler biliyor, bu arkadaşların Türkçe diye bir dertleri yok, sadece Türkçe’nin sırtından geçinmek var, tıpkı İslam’ın sırtından geçindikleri gibi.Son Abant toplantınızda hayatın tüm alanlarından çekilmesini teklif ettiğiniz, hatta müfredata da yansıtılsın dediğiniz Türk kelimesi bir milletin adıdır, Türkçe ise bu milletin ana dilidir, resmi dilidir, her şeyidir.Bir milletin adına karşı savaş aç ama dili üzerinden reklamını yap.Bir milletin adına karşı savaş aç ama dili üzerinden malı götür.Bir milletin adına karşı savaş aç ama dili üzerinden vurgun üstüne vurgun vur.Bir milletin adına karşı savaş aç ama dili üzerinden parsayı topla.Şimdiye kadar onlarca defa bu konuyu yazdık ama ben zannettim ki, son Abant toplantısında yaptıkları bu ihanet çıkışından sonra bir daha “Türkçe olimpiyatlarını” ağızlarına almazlar artık.Ne kadar yüzsüz olursa olsun ne de olsa insandır ve insan yüzü de deri ile kaplıdır, çok nadir de olsa kızarırlar, bozarırlar.Yanılmışım, bunların yüzlerinin deri ile kaplı olduğunu zannederek son derece yanılmışım, cildiyeciler mutlaka bu konuya eğilmelidirler.Yüz bin defa yüzsüzlükle karşı karşıyayız.Dün, Türk kelimesinin hayatın bütün alanlarında silinmesini ve bu anlayışın müfredata da yansıtılmasını teklif edenler, bu gün kalkmışlar, hiç utanmadan, sıkılmadan, yüzleri dahi kızarmadan, yüz bin defa yüzsüzlüğü göze alarak oyunpiyatlarla milletin karşısına çıkıyorlar.Sözün bittiği noktadayız.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Ey ahali! Haliniz nicedir? / 07.06.2026

























































