Allah'ı zikretmenin her inananın üzerine farz olduğunu ayetler ve hadislerle aktardıktan sonra, zikrullahın farziyeti konusunda inananların akıllarında bir şüphe kalmayacağı kanaatindeyiz. Buna rağmen "Tembellik ve de benzer sebeplerle Allah'ın zikri terk edilirse bunun cezası dünya ve ahirette de nedir?" sorusu akıllarında kalanlar için Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Dua ve Zikir" kitabından faydalanarak hazırladığım yazıyı inananlar için aktarıyorum:İnsanların yaratılmış olmalarındaki gerekçe, Cenab-ı Hakk'ı tanımaları ve de bilmeleridir. Yani bizim insan olmamamızı da, kul olmamamızı da ispatlayan, Allah'ı hatırlama, zikretme, tefekkür etmektir. Kul ibâdet edip, Allah'ı zikrettikçe kalbine olan tecellilerle Cenab-ı Hakk'ı bilir. Kul olarak ibâdetlerde, O'nu anmada, zikretmede gayretli ve istikrarlı olduğumuz müddetçe de Cenab-ı Hakk'a vuslatımız gerçekleşir. Aksi olduğu takdirde, zikirden gafil olma durumunda, ne kadar zikirden, ibâdetlerden gafil olunursa, insanlıktan ve kulluktan o derece mahrumiyet, cehalet ve gaflet içinde olan bir hayat söz konusudur. Şeytanın vazifesi insanları Allah yolundan; sırat-ı müstakimden çıkarmaktır. Bunun için de onlara kendilerini yoldan çıkmalara karşı koruyacak olan, doğru yola yönlendirecek olan Allah'ı unutturur. Bu gerçeğe binaen Cenab-ı Hakk: "Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın yandaşları hep kayıptadırlar/ziyana uğrayanlardır" (Mücadele: 58/19) buyurdu.Allah'ın huzurundan kovulacak olan asiler şeytana tâbi olanlardır, şeytanın askerleridir. Şeytana yandaşlık yapanlar ise ebediyyen zarar içindedirler, kayıptadırlar. Cenab-ı Hakk, şeytanın, Allah'ı anmaktan alıkoyması konusunda kullarını uyardığı gibi, dünya hayatının süsü olan mal ve evlat konusunda, fani olanı, Baki olana tercih etmeme konusunda da kullarını uyarmıştır: "Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır." (Münafıkun: 63/9). Allah'ı anmaktan yüz çevirenler için de;"Kim de Beni anmaktan yüz çevirirse, şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve Biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz" (Taha: 20/124) buyurdu. Bu âyetin tefsirinde, Allah'ı anmaktan yüz çevirenler için, Abdulkadir Geylani hazretlerin Geylani Tefsiri adlı eserinde şöyle buyuruyor: "Şüphesiz dünyada olduğu müddetçe onun için sabittir ve haktır, kalbini daraltıp bunaltan dar bir geçim vardır. Şöyle ki, kalbinde maişet ve dünya işinden başka bir şeyi düşünecek bir genişlik olmaz. Ve dünyadan göçtüğü zamanda onu en büyük kıyamet günü kör olarak haşrederiz. Yani dünyada Hakk'tan yüz çevirişine ahirette körlük sureti verilir." (Kutb-i Rabbânî, Seyyid Şerif Şeyh Abdülkâdir Geylani, Geylani Tefsiri, c.3, s.324).Bir başka ayet-i kerimede ise Cenab-ı Hakk, Allah'ı zikirden yüz çevirenlerin azabının gitgide artacağını bildiriyor:"Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbini hatırlamaktan yüz çevirirse Allah onu git gide artan çetin bir azaba sokar." (Cin: 72/17). Ve nihâyetinde de Allah'ı zikirden gafil olanların varacağı yerin cehennem olduğu haber verilir.Cenab-ı Hakk, "Ve o gün cehennemi kâfirler için bir gösterişle göstermişizdir. Onlar ki, gözleri Benim zikrimden bir perdede idi ve işitmeğe de kâdir olamaz olmuşlardı" (Kehf: 18/100, 101) buyurdu.
Yeliz Yücel / diğer yazıları
- Üç aylar iklimi-4 / 20.03.2017
- Üç aylar iklimi-3 / 19.03.2017
- Üç aylar iklimi-2 / 18.03.2017
- Üç aylar iklimi-1 / 17.03.2017
- Muharrem'in onuncu günü: Aşura / 11.10.2016
- Bayram namazı ve kılınışı / 11.09.2016
- Haccın tamam olmasının şartları / 10.09.2016
- 'Hac Arafat'tır' / 09.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?III / 08.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?II / 07.09.2016
- Üç aylar iklimi-3 / 19.03.2017
- Üç aylar iklimi-2 / 18.03.2017
- Üç aylar iklimi-1 / 17.03.2017
- Muharrem'in onuncu günü: Aşura / 11.10.2016
- Bayram namazı ve kılınışı / 11.09.2016
- Haccın tamam olmasının şartları / 10.09.2016
- 'Hac Arafat'tır' / 09.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?III / 08.09.2016
- Zilhicce ayında ibadet?II / 07.09.2016

























































