Başarının hemen talep edildiği günümüz dünyasında en ufak başarısızlığa tahammül yok.
Bunun futbola yansıması ilk 11'lerin sürekli değişmesi.
Okan Buruk kaybedilen Giresunspor maçının kadrosundan Torreira dışında bir değişiklik yapmayarak istikrarın zaman alsa da kalıcı başarıya götürdüğüne inandığını gösterdi.
Ne var ki istenilen sonucu almakta Galatasaray kadrosu umut vaat etmiyor.
Galatasaray ilk yarıda gerçekten çok kötü bir performans sergiledi. Her şeyden önce Galatasaray'da bir fizik kalite sorunu var gibiydi.
İlk yarının hiçbir bölümünde Galatasaray rakibine baskı yapamadı.
Hani futbolun gerçekleri ile alakası olmayan bir ifade var ya onun gibi: Galatasaray topu rakibe bıraktı.
Olacak şey mi? Topu isteyerek rakibe bırakmak. Hangi takım bunu yapar.
Fakat görüntü sanki öyleydi. Henüz sezon başı ama bir sezon sonu bezginliği var gibiydi. Galatasaray'da yüzler de gülmüyor.
Seferoviç hâlâ kendine gelemedi. 4 ve 50. dakikalarda yüzde yüz iki pozisyonu harcadı.
İlkinde şut çekmesi lazım pas veriyor pozisyonu harcıyor. İkincisinde ilk olarak topu direğe nişanlıyor sonra direkten dönen topu doğru takip etmediği için topu auta yolluyor.
Seferoviç biraz yavaş ve hantal bir görüntü veriyor.
Abdülkerim de havaya giremedi. Bu maçta da 69'da affedilmez bir hatası vardı. Ayağındaki topu rakibine kaptırdı. Neyse ki gol ofsayt gerekçesi ile iptal edildi.
Bir korner nedeniyle ileri çıktığı 73'te Emre Kılınç'ın attığı pası anlamadı bile.
Zahmet edip pasa koşsa ekstra bir pozisyon oluşması söz konusu olabilirdi.
Emre Akbaba bu maça iyi niyetle mücadele ederek başladı. Savunmasına sıklıkla yardım etti.
Fakat hücuma katkısı yine yetersiz diyebiliriz. Bakın Galatasaray'ın ilk isabetli şutu 28'de Oliviera ile gelmiş.
Yani ilk yarım saatte 1 adet isabetli şut. Galatasaray'da sezon başı uyumsuzlukları da göze çarpıyor.
44'te Yunus ve Oliviera ceza sahası sağ çapraz önünde anlaşamayarak oluşabilecek bir tehlikeyi harcadılar.
Oliviera topu Yunus'a bırakıyor. Yunus ise böyle bir hareketi beklemiyor.
Şimdi hemen söylemek lazım ki Galatasaray'da bariz bir tempo sorunu var.
Galatasaray hızlı oynayamıyor. Bunun önemli bir nedeni Torreira'nın stili.
Torreira bir pas oyuncusu ve doğru mevkide oynatılıyor. Kanımca Galatasaray'da banko oynaması lazım.
Fakat kısa paslarla düşük bir ritimde oynuyor. Bu anlamda geçen sene Beşiktaş'ta oynayan Pjanic'i andırıyor.
Bu durumda Galatasaray'ın temposu düşük kalıyor.
Bu çözüm bulunması gereken bir sorun ve çözümü de Torreira'yı yedek bırakmak değil.
Yanında daha hareketli bir oyuncu olması lazım. Bu da pek Oliviera gibi gözükmüyor.
Midtsjo sakatlığını atlatınca denenmesi gereken bir alternatif.
Şimdi bir diğer kadroda olması gereken oyuncu ise van Aanholt. Gomis'in attığı golde asisti yapan o.
Aanholt bir pas oyuncusu ve bu anlamda kıymetli bir oyuncu.
Hafta boyunca lüzumsuz tartışmalar ile yedek başlatılacağı söylendi. Fakat sahada yine asistini yaptı.
Gomis attığı golde topu alışı dönüşü ve şutu son derece usta işi.
Bu maç itibariyle Seferoviç değil Gomis ile başlanmalı.
Ümraniyespor'da maçın ilk dakikalarında dikkat çeken oyuncu Del Walle gibi gözüktü.
Sol kanatta oyunu özellikle ilk yarı boyunca sürekli zorladı.
Galatasaray maçı kazanmasını bildi. Ne de olsa Galatasaray dememiz lazım. Kötü oynarken kazanmasını bildi.
Fakat Galatasaray'ın futbolunu geliştirmek için çok çalışması lazım.
Galatasaray'ın futbolunu geliştireceğini tahmin ediyorum.
Bunun futbola yansıması ilk 11'lerin sürekli değişmesi.
Okan Buruk kaybedilen Giresunspor maçının kadrosundan Torreira dışında bir değişiklik yapmayarak istikrarın zaman alsa da kalıcı başarıya götürdüğüne inandığını gösterdi.
Ne var ki istenilen sonucu almakta Galatasaray kadrosu umut vaat etmiyor.
Galatasaray ilk yarıda gerçekten çok kötü bir performans sergiledi. Her şeyden önce Galatasaray'da bir fizik kalite sorunu var gibiydi.
İlk yarının hiçbir bölümünde Galatasaray rakibine baskı yapamadı.
Hani futbolun gerçekleri ile alakası olmayan bir ifade var ya onun gibi: Galatasaray topu rakibe bıraktı.
Olacak şey mi? Topu isteyerek rakibe bırakmak. Hangi takım bunu yapar.
Fakat görüntü sanki öyleydi. Henüz sezon başı ama bir sezon sonu bezginliği var gibiydi. Galatasaray'da yüzler de gülmüyor.
Seferoviç hâlâ kendine gelemedi. 4 ve 50. dakikalarda yüzde yüz iki pozisyonu harcadı.
İlkinde şut çekmesi lazım pas veriyor pozisyonu harcıyor. İkincisinde ilk olarak topu direğe nişanlıyor sonra direkten dönen topu doğru takip etmediği için topu auta yolluyor.
Seferoviç biraz yavaş ve hantal bir görüntü veriyor.
Abdülkerim de havaya giremedi. Bu maçta da 69'da affedilmez bir hatası vardı. Ayağındaki topu rakibine kaptırdı. Neyse ki gol ofsayt gerekçesi ile iptal edildi.
Bir korner nedeniyle ileri çıktığı 73'te Emre Kılınç'ın attığı pası anlamadı bile.
Zahmet edip pasa koşsa ekstra bir pozisyon oluşması söz konusu olabilirdi.
Emre Akbaba bu maça iyi niyetle mücadele ederek başladı. Savunmasına sıklıkla yardım etti.
Fakat hücuma katkısı yine yetersiz diyebiliriz. Bakın Galatasaray'ın ilk isabetli şutu 28'de Oliviera ile gelmiş.
Yani ilk yarım saatte 1 adet isabetli şut. Galatasaray'da sezon başı uyumsuzlukları da göze çarpıyor.
44'te Yunus ve Oliviera ceza sahası sağ çapraz önünde anlaşamayarak oluşabilecek bir tehlikeyi harcadılar.
Oliviera topu Yunus'a bırakıyor. Yunus ise böyle bir hareketi beklemiyor.
Şimdi hemen söylemek lazım ki Galatasaray'da bariz bir tempo sorunu var.
Galatasaray hızlı oynayamıyor. Bunun önemli bir nedeni Torreira'nın stili.
Torreira bir pas oyuncusu ve doğru mevkide oynatılıyor. Kanımca Galatasaray'da banko oynaması lazım.
Fakat kısa paslarla düşük bir ritimde oynuyor. Bu anlamda geçen sene Beşiktaş'ta oynayan Pjanic'i andırıyor.
Bu durumda Galatasaray'ın temposu düşük kalıyor.
Bu çözüm bulunması gereken bir sorun ve çözümü de Torreira'yı yedek bırakmak değil.
Yanında daha hareketli bir oyuncu olması lazım. Bu da pek Oliviera gibi gözükmüyor.
Midtsjo sakatlığını atlatınca denenmesi gereken bir alternatif.
Şimdi bir diğer kadroda olması gereken oyuncu ise van Aanholt. Gomis'in attığı golde asisti yapan o.
Aanholt bir pas oyuncusu ve bu anlamda kıymetli bir oyuncu.
Hafta boyunca lüzumsuz tartışmalar ile yedek başlatılacağı söylendi. Fakat sahada yine asistini yaptı.
Gomis attığı golde topu alışı dönüşü ve şutu son derece usta işi.
Bu maç itibariyle Seferoviç değil Gomis ile başlanmalı.
Ümraniyespor'da maçın ilk dakikalarında dikkat çeken oyuncu Del Walle gibi gözüktü.
Sol kanatta oyunu özellikle ilk yarı boyunca sürekli zorladı.
Galatasaray maçı kazanmasını bildi. Ne de olsa Galatasaray dememiz lazım. Kötü oynarken kazanmasını bildi.
Fakat Galatasaray'ın futbolunu geliştirmek için çok çalışması lazım.
Galatasaray'ın futbolunu geliştireceğini tahmin ediyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe Galatasaray'ı örnek almalı / 01.06.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025




























































































