logo
08 AĞUSTOS 2026

Zulüm-merhamet-cimrilik-cömertlik

Mazlumun bedduasından sakının; mazlumun gözyaşından sakının; mazlumun yanık kalbinden sakının

05.06.2026 00:15:00
Haber Merkezi
 
Zulüm-merhamet-cimrilik-cömertlik
Zulüm-merhamet-cimrilik-cömertlik
"Ey Allah'ın kulları! Zulmetmekten kaçının. Çünkü zulüm kıyamet gününde kat kat karanlık olarak üzerinize çökecektir. Zulüm hem kalbi karartır, hem de yüzü.

Mazlumun bedduasından sakının; mazlumun gözyaşından sakının; mazlumun yanık kalbinden sakının.

Mü'min kendisine zulmeden kişinin düştüğü kötü akıbeti görmeden bu dünyadan göçmez. Onun ölümünü, cenazesinin bulunduğu evin kapısındaki kalabalığı, çocuklarının yetim kalışını, mallarının kapışılmasını ve yetkisinin başkalarına geçişini mutlaka görür…







Zekât verirken zulmedebileceğinizi hiç düşündünüz mü?

Çünkü başa kakmak kalplere eziyet verir ve verilen şeyi bulandırır. Fakirlerden pek çoğu fakirlik ateşine tahammül ederler; ama minnet cefasına tahammül edemezler.

Başa kakmadan vereceksen ne ala! Yoksa hiç verme daha iyi.

Allah'ın, "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve eziyet ederek yok etmeyin"   buyurduğunu hiç duymadın mı?

Sadakanın yok olması, sevabının kalmaması demektir. Bu durumda başa kakan hem malını, hem de sevabını kaybetmiş olur, üstelik kalbi de kararır.

Çünkü minnet etmek bir bakıma şirk koşmaktır. Mü'min verir ama minnet etmez. Aksine vermeye muvaffak kıldığı için Allah'a şükreder ve gerçekte verenin kendisi değil, Allah olduğuna inanır…







MERHAMET ETMEK

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Cebrail Bana şöyle dedi: Allah kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder." "Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, Allah da size merhamet etsin." 

Ey Allah'tan rahmet dileyen! Bedelini öde ki merhamet eline gelsin. Peki, bedeli nedir? İnsanlara merhamet ve şefkat etmek ve onlar için temiz niyetler beslemektir.

Sen hiçbir şey ödemeden karşılık bekliyorsun. Kusura bakma ama senin eline hiçbir şey geçmez. Parayı ver ki, paranın karşılığını alabilesin.







Yazık sana! Sen Allah'ı tanıdığını iddia ediyorsun; ama yarattıklarına merhamet etmiyorsun. Sen güttüğün bu davada yalancısın…

Rahmet, mü'minlere ait bir sıfattır, kasvet ise kâfirlere aittir. Sizinle ilişkiyi kesenle iyi ilişkiler kurmaya çalışın; sizi yoksun bırakandan siz esirgemeyin, size haksızlık edeni bağışlayın!

Bunu yaptığınızda ipiniz Allah'ın ipine bağlanacak; sizin yanınızdakilerle O'nun nezdinde olanlar birbirine eklenecektir. Çünkü bu güzel huylar Hakk'ın ahlakındandır. 







CÖMERTLİK

Allame en-Neccar Tarihinde, Cübai'den Abdülkadir Geylani'nin şöyle dediğini nakleder:

"Bütün amelimi araştırıp kontrol ettim. Bunlar arasında yemek yedirmekten daha faziletli, güzel ahlaktan daha şerefli olanını görmedim. Keşke bütün dünya elimde olsaydı da onu açlara yedirseydim.

Şayet Bana 1000 dinar verilse, yanımda bir gece bile kalmadan harcayacak şekilde, içinde hiçbir şey saklamayan delik bir cebe sahip olmak yeter."  







CİMRİLİK

Cenab-ı Hak Al-i İmran suresinin 14. ayetinde buyurur: "Kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşlere, güzel ve cins atlara, hayvanlara ve ekinlere karşı zevkler insanlara çekici kılınmıştır. Bütün bunlar dünya hayatının meta'ıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katındadır."

Bir imtihan sırrı olarak dünyaya gelen insan için elinde olanı fakire fukaraya verebilmek de ayrı bir imtihan günümüzde…

Tasavvuf ehli cimri olmaz. Çünkü cimrilik yapması için elinde bir şey yoktur. Her şeyi bıraktığı iddiasındadır.

Birine bir şey verse Hakk'ın rızası için verir; kendisi için değil. Onun kalbi, varlıklardan ve suretlerden temizlenmiştir. Tasavvuf ehlinin verdiği kendi malı olsa cimrilik eder. Halbuki o bütün varını başkasına adamıştır.

Vermek, almak onun için bir mana taşımaz; zarar ve kâr onun için önemli değildir. Hepsini Allah'tan bilir." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden) 

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.