logo
08 KASIM 2026

ABD-İran savaşında Rusya faktörü

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, Moskova'nın Tahran'a gizli askerî desteğine ilişkin çarpıcı belgeler ortaya çıktı

08.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
ABD-İran savaşında Rusya faktörü
ABD-İran savaşında Rusya faktörü
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, Moskova'nın Tahran'a gizli askerî desteğine ilişkin çarpıcı belgeler ortaya çıktı. Rusya'nın İran'a 90 füze fırlatma sistemi sağlamayı planladığı, hassas güdümlü füze teknolojisi sunduğu ve İran'ın yeni nesil seyir füzeleri geliştirmesine teknik yardım sağladığı bildirildi. İslam ülkelerinin önemli bölümünün ABD ile aynı çizgide hareket etmesi ise bölgedeki güç dengeleri ve siyasi tercihler açısından tartışma yaratıyor.

RUSYA'DAN İRAN'A 90 FÜZELİK GİZLİ SİPARİŞ



Financial Times ve Fox News'un haberlerine göre Rus savunma sanayisine ait gizli üretim belgelerinde İran'a gönderilmek üzere 90 adet APU-L füze fırlatma sistemi siparişi yer aldı.

Belgelerde K-10 koduyla tanımlanan müşterinin İran olduğu belirtiliyor. Üretim ve sevkiyat takviminin 2024 sonundan Aralık 2025'e kadar uzandığı ifade ediliyor.

Ancak belgeler, 90 sistemin tamamının İran'a fiilen teslim edildiğini kesin olarak ortaya koymuyor. Buna rağmen sipariş kayıtları, Rusya'nın İran'ın askerî kapasitesini güçlendirmeye yönelik önemli bir hazırlık yaptığını gösteriyor.

UKRAYNA'DA KULLANILAN FÜZE TEKNOLOJİSİ İRAN'A



Söz konusu APU-L fırlatma sistemleri, Rusya'nın LMUR (İzdeliye 305) adıyla bilinen hassas güdümlü füzelerini kullanabiliyor.

Rus ordusunun Ukrayna savaşında da kullandığı bu füzeler, hareketli hedeflere karşı hassas vuruş kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Bu teknoloji, İran'ın hava ve kara hedeflerine yönelik askerî kapasitesini geliştirme potansiyeli taşıyor.

RUSYA, İRAN'IN YENİ NESİL FÜZE TEKNOLOJİSİNE DE EL ATTI

Financial Times'ın 2 Eylül 2026 tarihli ayrı araştırması, Rusya-İran askerî iş birliğinin başka bir boyutunu ortaya koydu.

Habere göre Rus uzmanlar, 2023 yılından itibaren İran'ın ramjet motor teknolojisiyle süpersonik seyir füzeleri geliştirmesine gizlice teknik yardım sağladı.

İran'ın bu teknolojiyle motor geliştirdiği ve uçuş testleri gerçekleştirdiği bildirildi. Ancak Rus desteğiyle geliştirilen füzenin operasyonel olarak konuşlandırıldığına ilişkin kesin kanıt bulunmadığı da vurgulandı.

Bu gelişme, Moskova'nın Tahran'a yalnızca hazır silah sistemleri sağlamakla kalmayıp teknoloji ve mühendislik alanında da destek verdiği iddialarını güçlendirdi.

TRUMP RUSYA'NIN DESTEĞİNİ KÜÇÜMSEDİ

Fox News, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'nın İran'a askerî yardım sağladığı iddialarını daha önce küçümsediğini hatırlattı.

Ancak ortaya çıkan üretim belgeleri ve teknoloji transferine ilişkin araştırmalar, Moskova ile Tahran arasındaki askerî iş birliğinin kapsamını yeniden gündeme taşıdı.

Washington'un Rusya'nın desteğinin Amerikan operasyonlarına etkisini sınırlı göstermesine karşın, İran'ın füze kapasitesini geliştirmesine yönelik bu iş birliği ABD açısından stratejik bir mesele olarak değerlendiriliyor.

İSLAM ÜLKELERİ ABD SAFINDA, RUSYA İRAN'IN YANINDA!

İran'a yönelik saldırılar karşısında İslam ülkelerinin tutumları arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor. Bazı bölge ülkelerinin ABD ile askerî ve güvenlik iş birliğini sürdürmesi, Washington'un bölgedeki askerî varlığına ev sahipliği yapmaları ve İran'a karşı alınan güvenlik önlemlerine katılmaları tartışılıyor.

Buna karşılık Rusya, İran'la savunma ve teknoloji iş birliğini geliştiriyor. İran'ın geçmişte Rusya'ya Ukrayna savaşında kullanılan Şahid tipi insansız hava araçları sağlamasıyla derinleşen askerî ilişkiler, şimdi Rus teknolojisinin İran'a aktarılmasıyla yeni bir boyut kazanıyor.

Ortaya çıkan belgeler, Rusya'nın İran'ın askerî kapasitesini güçlendirmeye yönelik ciddi bir iş birliği yürüttüğünü gösteriyor. Ancak bu destek, Moskova'nın İran adına ABD ile doğrudan savaşa gireceği anlamına gelmiyor.

İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!


Sahte reklamlar, yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle her zamankinden daha inandırıcı hâle geliyor. Sosyal medya akışlarında, uygulamalarda ve arama sonuçlarında karşılaşılan bu reklamlar, güvenilir markaları taklit ederek kullanıcıları dolandırıcılık tuzağına çekebiliyor. 

07.11.2026 14:53:00
Ömer Nezir
 
 İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!
 İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!

Dolandırıcılık reklamları arama motoru sayfalarında, e-ticaret pazar yerlerinde ve alışveriş sitelerinde, mobil uygulamalarda ve oyunlarda, video sitelerinde, mesajlaşma platformlarında ve daha pek çok web sitesinde karşınıza çıkabilir. Ancak belki de en büyük risk sosyal medya sitelerinden kaynaklanıyor. 2025 yılında  dolandırıcılık nedeniyle para kaybettiğini bildiren kişilerin yaklaşık üçte biri  dolandırıcılığın sosyal medyada başladığını söyledi.

Sosyal medyadaki her reklam göründüğü kadar masum değil

Bu reklamlar kendini meşru bir şirket gibi gösterir ve gerçek siteyi taklit etmek için tasarlanmış bir oltalama sitesine yönlendirir. Aciliyet duygusu yaratmak için ürünlerde sınırlı süreli özel fırsatlar sunar. Kripto para girişimlerinde, hiçbir risk taşımadan yüksek getiri vaat eden yatırım fırsatları paylaşır. Bankalar gibi meşru şirketlerin müşteri destek hizmetlerini taklit eder. Büyük para ve ödül çekilişleri vaat eder. Kurbanı, bilgisayarına veya cihazına virüs bulaştığına dair sahte güvenlik uyarılarıyla korkutur. Kurbanın ilgisini sansasyonel başlıklı akıl almaz haberler gibi tık tuzaklarıyla çeker. Kötü amaçlı reklam olarak da bilinen bu tür bir reklama tıklamak, tarayıcı veya yazılım açıklarından yararlanabilir ya da sizi kandırarak bir uygulama indirmeniz yoluyla farkında olmadan kötü amaçlı yazılım yüklemenize neden olabilir.

Sahte reklamları nasıl tanırsınız?

Dolandırıcılık reklamlarının bir diğer kategorisi doğrudan paranızı hedef alır. Hayalî bir yatırım planına para yatırmanızı, var olmayan bir ürünün bedelini ödemenizi ya da sahte bir ücret için para göndermenizi isteyebilirler. Bu girişimler genellikle dijital ortamda gerçekleşse de reklamlardaki telefon numaralarını aramaktan da kaçının. Bu numaralar sizi, çalışanları paranızı veya kişisel ya da finansal bilgilerinizi elinizden almak üzere eğitilmiş dolandırıcı bir çağrı merkezine bağlayabilir. Sahte bir güvenlik uyarısıyla kandırıldığınızda genellikle olan budur.

Reklam dolandırıcılığının uyarı işaretleri nelerdir?

Yapabileceğiniz en iyi şey, dolandırıcılığın uyarı işaretlerini fark etmek ve şüpheli reklamlardan uzak durmaktır. Birkaç yaygın uyarı işaretine dikkat ederek bu reklamları fark edebilirsiniz:
* Hızlı hareket etmenizi teşvik eden, aciliyet içeren ifadeler. Bu ifadeler bizi, kişisel bilgilerimizi paylaşmak gibi normalde vermeyeceğimiz kararları aceleyle vermeye iter.
* Fırsatı kaçırma korkumuzu tetikleyen, gerçek olamayacak kadar iyi teklifler. Bunlar aciliyeti artırmak için çoğu zaman sınırlı süreli olarak sunulur.
* Dolandırıcıların kimlik dolandırıcılığında kullanmak üzere hakkımızda bir profil oluşturmasına yardımcı olabilecek hassas kişisel bilgi talepleri. Bunlar e-posta/ev adresi, telefon numarası ve tam ad gibi zararsız görünen bilgiler bile olabilir.
* Sizi büyük olasılıkla dolandırıcı bir çağrı merkezine yönlendirecek, reklamlardaki telefon numaraları. Meşru şirketlerin çoğu destek taleplerini ilk etapta dijital kanallar üzerinden yürütür.
* Bilgisayarınızdaki veya cihazınızdaki bir sorunu gidermek için yazılım indirmeniz yönünde baskı.
* Merakınızı kamçılamak ve sizi tıklamaya ikna etmek için tasarlanmış sansasyonel haberler.
* Satıştaki ürün ve hizmetler ya da yatırım fırsatları için ünlülerin verdiği destekler (bazen deepfake ile oluşturulmuş).


Sahte reklama tıkladıysanız ne yapmalısınız?

Bir dolandırıcılık reklamına tıkladıysanız veya reklamdaki numarayı aradıysanız ve ardından bir şey indirdiyseniz; kişisel veya finansal bilgilerinizi verdiyseniz, kartınızla bir şey satın aldıysanız ya da banka havalesi yaptıysanız paniğe kapılmadan şunları yapın:
Dolandırıcıdan gelen başka mesajlara yanıt vermeyin ve hesaplarınızı şüpheli faaliyetlere karşı izleyin.
Gerekiyorsa hemen bankanızla veya kart sağlayıcınızla iletişime geçip ne olduğunu anlatın. Bankanız, inceleme yaparken kartınızı veya hesabınızı dondurabilir.
Parolalarınızı verdiyseniz ilgili sitede ve bu parolaları tekrar kullandığınız diğer tüm yerlerde hemen değiştirin. Bu siteler için iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin ve her hesap için güçlü, benzersiz parolalar saklamak üzere bir parola yöneticisi kullanmayı düşünün.
Herhangi bir şey indirdiyseniz saygın bir sağlayıcının güvenlik yazılımıyla tarama yapın. Ayrıca işletim sisteminizin ve tüm uygulamalarınızın güncel olduğundan emin olun.
Mümkünse dolandırıcılığa ait kanıtları saklayın. Buna reklamın kendisi ve tüm URL'ler, ekran görüntüleri, e-postalar/mesajlar, ödeme kayıtları veya dolandırıcıyla yapılan yazışmalar dâhildir. Bu, geri ödeme talebinde bulunabilmeniz için yardımcı olacaktır.
Reklamı, platformun yerleşik bildirme seçeneğini kullanarak gösterildiği platforma bildirin ve dolandırıcılığı yetkililere,  ilgili birimlere iletin.

Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!


 
Oxfam Konfederasyonu’nun 'Afet Eşitsizliği Raporu' 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı. Rapora göre en zengin binde 1’lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3.5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliğine yol açıyor.

07.11.2026 14:29:00
Ömer Nezir
 
Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!
Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!

Oxfam Konfederasyonu'nun 'Afet Eşitsizliği Raporu' 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı. Rapora göre en zengin binde 1'lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3.5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliğine yol açıyor.

Raporun Türkiye'ye ilişkin verilerine göre ise Türkiye'deki en zengin binde 1'lik kesiminin, yani yalnızca 84 bin 980 kişinin, toplam karbon emisyonu, en yoksul yüzde 27'sinin, yani 22.9 milyon insanın, toplam emisyonundan daha fazla.
Aynı en zengin binde 1'lik kesimden bir kişi, yalnızca 59.5 günde en yoksul yüzde 50'lik kesimden bir insanın 30 yıllık emisyonu kadar karbon salıyor. Ve aynı binde birlik kesimden bir kişinin tek başına emisyonu, Türkiye'deki sıradan bir insana göre 61 kat fazla.

Türkiye'deki en zengin yüzde 1'lik kesimin karbon emisyonu ise, nüfusun en yoksul yüzde 50'sinden bir insanın 64 daha katı. Bu oran, Türkiye ortalamasının 21 katı. 2025 yılında Türkiye'den kalkan özel jetlerin iklim krizine etkisi de küresel duruma benzer. Türkiye'deki özel jetler, 2025 yılında nüfusun en yoksul yüzde 50'lik kesiminden bir insanın bir yılda yaratacağı emisyona yalnızca 12.8 dakikada ulaştı.

El hastalıkları gençlerde yaygınlaşıyor!


 
Son yıllarda akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, klavye ve fareyle tekrarlayan hareketlerin yapılması, el hastalıklarının daha sık görülmesine neden oluyor. 

07.11.2026 14:26:00
Murat Çorbacı
 
El hastalıkları gençlerde yaygınlaşıyor!
El hastalıkları gençlerde yaygınlaşıyor!

Son yıllarda akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, klavye ve fareyle tekrarlayan hareketlerin yapılması, el hastalıklarının daha sık görülmesine neden oluyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji, El Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Çavuş, "Geçmişte daha çok ofis çalışanlarında görülen karpal tünel sendromu, tetik parmak ve baş parmak kök eklem kireçlenmesi hastalıkları son yıllarda dijitalleşmenin etkisiyle gençlerde de sık görülüyor. Djital alışkanlıkların bu şekilde devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda 20'li yaşlardaki hastaların oranının da hızla artacağını öngörüyoruz" diyor. Dr. Mehmet Çavuş, günümüzde elleri tehdit eden 3 hastalığı anlattı, el sağlığımıza destek olacak basit ama etkili 7 egzersizi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ellerimizi güçlendirmek için basit ama etkili 7 önlem!

Tedavinin geciktirilmesinin; hastalığın türüne ve şiddetine bağlı olarak kalıcı kas erimesine, geri dönüşü zor sinir hasarına ve ince motor becerilerinin kaybına dek ilerleyebildiğini belirten Dr. Çavuş, aktivite düzenlemesi, atel kullanımı, ilaç tedavileri, enjeksiyonlar ve egzersiz gibi yöntemlerle sonuç alınamayan veya ileri sinir hasarı bulunan hastalarda cerrahi yönteme başvurulabildiğini belirtiyor.  Dr. Çavuş, el sağlığı için basit ama etkili 7 egzersizi şöyle sıralıyor;

• Klavye ve fare (mouse) kullanırken ön kolunuzla eliniz aynı hizada olsun. Gerekirse jel destekli ped veya klavye altlığından yararlanın. Bileğinizi düz tutun.
• Her 30-40 dakikada bir mola vererek, ellerinizi klavyeden çekip kollarınızı aşağı doğru serbest bırakın ve yaklaşık bir dakika hafifçe sallayın.
• Telefonda bütün işlemleri başparmakla yapmak yerine iki elinizi veya işaret parmağınızı kullanın.
• Fareyi (mouse) hafif tutun, sıkmayın.
• Basit bir paket lastiğini parmaklarınızın dışına geçirip yavaşça açın, kapatın. 
• Kolunuzu dirseği bükmeden öne uzatın. Diğer elinizle parmaklarınızı nazikçe kendinize doğru çekip 10 saniye bekleyin. Ardından elinizi ters çevirerek hareketi diğer yönde tekrarlayın.
• Egzersiz sırasında ağrı, uyuşma veya yakınmalarda artış gelişirse hareketi bırakın ve hekime danışın. 

Sonbaharda '10 maddeyle' kalp sağlığına dikkat!


 
 
Sonbaharla birlikte soğuk hava, solunum yolu enfeksiyonları ve hava kirliliğinin yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıkları da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. 
 

07.11.2026 13:21:00
Murat Çorbacı
 
Sonbaharda '10 maddeyle' kalp sağlığına dikkat!
Sonbaharda '10 maddeyle' kalp sağlığına dikkat!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, soğuk havalarda vücut ısısını koruyabilmek için damarların daralmasının kan basıncını yükseltebildiğine ve kalbin iş yükünü artırabildiğine işaret ederek, "Enfeksiyonlar, hareketsizlik ve değişen beslenme alışkanlıkları da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Özellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan kişilerin sonbahar ve kış aylarında daha dikkatli olmaları gerekir. Kişisel risk faktörlerini kontrol altında tutmak ve mevsim koşullarına uygun önlemler almak kap ve damar sağlığını korumak açısından çok önemlidir" dedi. Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, sonbaharda kalp sağlığını korumak için alınması gereken önlemleri anlattı.

Ağır egzersizden kaçının 

Düzenli egzersiz kalp sağlığının vazgeçilmez bir parçası ancak özellikle sabah saatlerinde soğuk havada yapılan yoğun fiziksel aktiviteler, kalbin üzerindeki yükü artırabilir. Soğuk nedeniyle damarların daralmasına yoğun eforun getirdiği kalp hızı, kan basıncı ve oksijen ihtiyacı artışı da eklendiğinde risk oluşabilir. Bu nedenle özellikle sabahları ağır egzersizden kaçınmak, ısınma hareketlerini ihmal etmemek ve hava koşullarına uygun giyinmek gerekir. 

Gribi hafife almayın

Sonbahar ve kış aylarında yaygınlaşan solunum yolu enfeksiyonları özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde kalp krizine dek ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle el hijyenine dikkat etmek, ortamları uygun şekilde havalandırmak, hasta kişilerle teması azaltmak ve hekimin önerdiği aşıları yaptırmak kalp sağlığı açısından da büyük önem taşır.

Hava soğuk diye eve kapanmayın!

Hava sıcaklığının düşmesiyle açık havada geçirilen sürenin azalması, günlük hareketliliğin de gerilemesine yol açabilir. Oysa fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmak; kilo artışı ve metabolik risklerin kötüleşmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Kalbi korumak için hava koşullarına uyum sağlayacak şekilde giyinmeli, düzenli yürüyüş yapmalı, egzersiz seçenekleri hekimle birlikte belirlenmelidir.

Yemeklere tuz eklemeyin!

Özellikle kalp yetersizliği bulunan kişilerde fazla sodyum alımı, vücutta sıvı birikmesine neden olabilir, kan basıncının kontrolünü ve vücut ağırlığını olumsuz etkileyebilir. Fazla tuz tüketimi, hipertansiyon riskini de artırabilir. Bu nedenle yemeklerin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek ve sofrada tuzluk bulundurmamak önemlidir. Kalp yetersizliği bulunan kişilerin tuz ve sıvı tüketimini ise hekimlerinin önerilerine göre düzenlemeleri gerekir.

Değişen beslenme düzenine dikkat edin!

Soğuk havalarda beslenme düzenine dikkat edilmeli; sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık gibi besinlere ağırlık verilmelidir. Aşırı kalorili, kızartılmış ve işlenmiş gıdalar sınırlandırılmalı; hazır soslar, turşular ve salamura ürünler gibi tuz içeriği yüksek besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Kalp yetersizliği olan kişilerin beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili mutlaka hekimlerine danışması gerekir. 

Tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi kontrol ettirin

Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol kalp ve damar hastalıkları riskini artıran önemli etkenlerdir. Bu nedenle tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmek, hekim kontrollerini aksatmamak ve reçete edilen tedavileri önerildiği şekilde uygulamak gerekir. Hipertansiyon hastalarının ilaç dozlarını hekimlerine danışmadan değiştirmemeleri veya ilaçlarını kesmemeleri önemlidir.

Kalp hastalığınız varsa belirtilerdeki değişimi önemseyin

Kalp yetersizliği bulunan kişilerin vücut ağırlıklarını, bacaklarında şişlik olup olmadığını, nefes darlığı yaşayıp yaşamadıklarını ve egzersiz kapasitelerini takip etmeleri gerekir. Yeni gelişen nefes darlığı, dinlenme esnasında solunum güçlüğü veya kısa sürede belirgin kilo artışı, gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Yeni başlayan ya da devam eden göğüs ağrısı, göğüste baskı veya sıkışma, şiddetli nefes darlığı, soğuk terlemeyle birlikte göğüs rahatsızlığı, bayılma ya da ciddi çarpıntıyla birlikte baş dönmesi gibi belirtiler kesinlikle göz ardı edilmemeli.

Kirli havalarda maske takın

Sonbahar ve kış aylarında hava kirliliği, damar işlevleri ve kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Kalp sağlığını korumak için yalnızca hava sıcaklığına değil, hava kalitesine de dikkat etmek gerekir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde açık havada geçirilen süreyi ve yoğun dış ortam egzersizini azaltmak, gerektiğinde uygun koruyucu maske kullanmak faydalı olabilir.

Tütün ürünlerinden, pasif içicilikten, e-sigaradan ve alkolden uzak durun

Sigara ve diğer tütün ürünleri damar yapısına zarar vererek kalp ve damar hastalıkları riskini artırabilir. Pasif içicilik de kalp sağlığını olumsuz etkiler. E-sigaralar da kalp ve damar sağlığı açısından zararsız değildir. Bu nedenle tütün ürünlerinden ve e-sigaralardan uzak durmak, sigara dumanına maruz kalmamak gerekir. Alkol tüketimi de kan basıncını yükseltir ve kalp ritim bozuklukları riskini artırır. Kalp sağlığını korumak için alkol kullanmamak en güvenli tercihtir.

Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü

Düzce'nin Gümüşova ilçesinde 16 yaşındaki A.İ.U., aralarında husumet bulunduğu iddia edilen 17 yaşındaki Ahmet Kırlak'ı ormanlık alana çağırarak tüfekle vurup öldürdü. Cinayetin ardından arkadaşlarıyla buluşarak olayı anlattığı öğrenilen şüpheli, polis ekiplerinin evine düzenlediği operasyonla suçta kullandığı silahla birlikte yakalandı

07.11.2026 11:59:00 / Güncelleme: 07.11.2026 12:01:53
İHA
 
Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü
Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü
Düzce'nin Gümüşova ilçesinde meydana gelen olayda, 17 yaşındaki Ahmet Kırlak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, 16 yaşındaki A.İ.U., aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen Ahmet Kırlak'ı Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yongalık mevkisindeki ormanlık alana çağırdı.

İddiaya göre A.İ.U., burada yanında bulunan tüfekle Ahmet Kırlak'a ateş açtı. Tüfekli saldırı sonucu 17 yaşındaki Kırlak hayatını kaybederken, şüpheli cesedi ormanlık alanda bırakarak olay yerinden uzaklaştı. Olaydan haberdar olan polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Düzenlenen operasyonla 16 yaşındaki A.İ.U., evinde suçta kullandığı belirtilen tüfekle birlikte gözaltına alındı.



İlk ifadesinde cinayeti itiraf etti

Gözaltına alınan şüphelinin ilk ifadesinde cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. A.İ.U.'nun ifadesinde, Ahmet Kırlak ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle kendisini ormanlık alana çağırdığını ve tüfekle vurduktan sonra cesedini olay yerinde bıraktığını söylediği belirtildi. Şüphelinin daha sonra arkadaşlarıyla buluşarak yaşananları anlattığını da ifade ettiği öğrenildi.

Henüz 17 yaşında olan Ahmet Kırlak'ın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili soruşturma başlatılırken, gözaltına alınan 16 yaşındaki şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için başlatılan soruşturma devam ediyor.

Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Samsun'un Atakum ilçesinde 5. kattaki evinin yatak odası balkonundan düşen 39 yaşındaki sağlık çalışanı hayatını kaybetti

07.11.2026 11:56:00 / Güncelleme: 07.11.2026 11:59:12
İHA
 
Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Olay, Atakum ilçesi Yenimahalle Mahallesi'nde bulunan bir apartmanın 5. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde acil tıp teknisyeni (ATT) olarak görev yapan evli 1 çocuk babası Sinan Keleş (39), ikametinin yatak odasının balkon penceresinden aşağı düştü.

Sabah saatlerinde vatandaşlar yerde bir kişinin hareketsiz halde yattığını fark edince olay sağlık ekiplerine ve polise haber verildi.

Olay yerine ekipler sevk edildi. Yapılan incelemede sinen Keleş'in hayatını kaybettiği belirlendi.



Evli ve 1 çocuk 10 babası Sinan Keleş'in cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığına gönderildi.

Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı

2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı. Hak kazanan öğrencilerin 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor

06.11.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı. Hak kazanan öğrencilerin 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

GSB Burs ve Öğrenim Kredisi almaya hak kazanan öğrenciler, 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor.

18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER DİKKAT

Burs/kredi tahsis edilen 15-18 yaş arası öğrencilerin anne veya babalarının önce kendi e-Devlet'i üzerinden veli onayı vermesi ve ardından öğrencinin taahhütnameye onayı şart koşuluyor.

15 yaşından küçük ya da anne-babası olmayan öğrenciler ise, kanuni vasileri ile birlikte kendilerine en yakın gençlik ve spor il müdürlüğü ya da yurt müdürlüğüne belgeleri (kimlik, vasi kararı vb.) ile giderek taahhütnamelerini onaylatabiliyor.

YURT DIŞINDA ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLER İÇİN SON TARİH 5 ARALIK

Yurt dışında öğrenim gören öğrencilerin taahhütname onayı ve kefaletname işlemlerini tamamlama süresi 5 Aralık Cumartesi günü saat 23.59'da sona eriyor.

Yurt dışı öğrencilerinin de öncelikle e-Devlet üzerinden taahhütnameyi onaylaması gerekiyor. Daha sonra yurt içinde ikamet eden bir kefil vasıtasıyla Türkiye'deki noterlerden kefaletname hazırlatması gerekiyor.

Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde 8 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı saldırıyı gerçekleştiren Arif Sefa Özdemir’in ifadesindeki detaylar ortaya çıktı. Zanlının, 3 kişiyi biçerdöver alacağından kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle, diğer 5 kişiyi ise araçlarını gasp etmek amacıyla öldürdüğü iddia edildi   

06.11.2026 11:31:00
İHA
 
Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı
Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı
Afyonkarahisar'da dün pompalı tüfekle 8 kişiyi öldüren, 1 kişiyi de ağır yaralayan Arif Sefa Özdemir'in ilk ifadesinde kan donduran detaylar yer aldı.

İddiaya göre, Özdemir, geçtiğimiz yıl Ahmet Uzel'den 40 bin Euro karşılığında biçerdöver satın aldığını ve bu biçerdöverle Manisa ve İzmir çevresinde çalışmaya başladığını anlattı. Ancak biçerdöverin İzmir'de tarlada çalıştığı sırada aniden yanarak kullanılamaz hale geldiğini, bu olayın ardından Uzel ile aralarında anlaşmazlık yaşandığını ifade etti.

Özdemir'in ifadesine göre Uzel, geçtiğimiz hafta kendisiyle görüşerek biçerdöverden kalan 11 bin Euro alacağını istedi. Özdemir ise borcunun 4 bin Euro olduğunu ve kısa süre içerisinde ödeme yapacağını söyledi. Taraflar arasında borç miktarı konusunda başlayan anlaşmazlığın büyüdüğü, telefonda karşılıklı küfür ve tehditlerin yaşandığı öne sürüldü.

3 kişiyi Ayazini köyü çıkışında öldürdü

İddiaya göre, Özdemir, olay günü ödeme yapmak üzere Ahmet Uzel'i Afyonkarahisar'a davet etti. Uzel, yanına Bekir ve Noman Toprak'ı da alarak kente geldi. Taraflar Ayazini köyü çıkışında buluştu. Burada çıkan tartışmanın ardından Özdemir'in yanında getirdiği pompalı tüfekle ateş açarak üç kişiyi öldürdüğü iddia edildi.

Diğer 5 kişiyi araçlarını gasp etmek için öldürdüğü öne sürüldü

Üç kişiyi öldürdükten sonra olay yerinden kaçan Özdemir'in, güzergâhı üzerinde karşılaştığı diğer kişileri ise araçlarını gasp etmek amacıyla hedef aldığı iddia edildi. Zanlının bu şekilde 5 kişiyi daha öldürdüğü, 1 kişiyi de ağır yaraladığı belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"

Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda ölen öğretmenlerin okul müdürü üzüntüsünü anlattı

06.11.2026 10:55:00
Anadolu Ajansı
 
"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"
"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"

Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi, 1 kişinin de yaralanması üzüntüye neden oldu.

Yukarıtandır Köyü Ortaokulu Müdürü İbrahim Aktürk, saldırıda öğretmenler Ayşe Sena Demir ile Hilal Mete'nin de hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Üzüntülerini dile getiren Aktürk, "Öğretmenler ders çıkışı evlerine giderken olay gerçekleşiyor. Öğretmenlerimiz görevlerini, öğrencilerini ve okullarını çok seviyorlardı. Öğrenciler de çok üzgün. Hilal Mete öğretmenimiz evliydi. Küçük bir çocuğu vardı" ifadelerini kullandı.

Hilal Mete'nin, annesinin vefatının ardından yalnız kalan babasının yanında olabilmek için iki yıl önce memleketi Afyonkarahisar'a tayin istediği öğrenildi.

Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında hakimliğe sevk edilen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

06.11.2026 04:02:00
AA
 
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması devam ediyor.

Soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Kaya'nın işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, Kaya'nın bu suçlardan tutuklanmasına karar verdi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.