logo
29 AĞUSTOS 2026

ABD, İran'a karşı üçüncü gece de hava saldırılarına başladığını duyurdu

ABD ordusu, İran'a karşı art arda üçüncü gece de hava saldırılarına başladığını duyurdu

14.07.2026 01:25:00 / Güncelleme: 14.07.2026 01:29:26
AA
 
ABD, İran'a karşı üçüncü gece de hava saldırılarına başladığını duyurdu
ABD, İran'a karşı üçüncü gece de hava saldırılarına başladığını duyurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırı haberini sosyal medya hesabından paylaştı.

Paylaşımda, 'CENTCOM, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran'a karşı art arda üçüncü gece hava saldırılarına başladı.' ifadelerini kullandı.

Bu saldırıların, İran güçlerine ağır kayıplar verdireceği belirtilen açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda sivillere ve ticari gemilere saldırma yeteneklerini zayıflatmaya devam edeceği öne sürüldü. 

İran basını: Bender Abbas ile Keşm ve Kiş adalarında patlama sesleri duyuldu

ABD ordusunun İran'a karşı hava saldırıları başlattığını duyurmasının ardından Hürmüz Boğazı bölgesindeki Bender Abbas ile Keşm, Kiş ve Ebu Musa adalarında patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.

İran basınına göre Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kenti ile Keşm, Kiş ve Ebu Musa adalarında patlama sesleri duyuldu.

Öte yandan, Buşehr eyaletinde de patlamalar meydana geldiği belirtildi.

Hürmüzgan Valiliği, saldırılarda şu ana kadar herhangi bir can kaybının yaşanmadığını duy

urdu.



 

Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, karın çevresindeki yağlanmanın metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğuna işaret ederek, "Bel çevresindeki artış, insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla görülebiliyor" dedi.
 

29.08.2026 00:54:00
AA
 
Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli
Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, fazla kilo ve özellikle bel çevresindeki yağlanmanın, testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Salabaş, erkeklerde testosteron düzeyinin yalnızca cinsel sağlık açısından değil, genel sağlık ve metabolik denge açısından da önem taşıdığını aktardı. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Salabaş, fazla kilonun ve geniş bel çevresinin testosteron düzeylerindeki düşüşle ilişkili olabileceğini, yalnızca tartıdaki kiloya değil, vücuttaki yağ dağılımına da dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Estetik bir sorun değil

Salabaş, karın çevresindeki yağlanmanın, metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğunun altını çizerek, "Bel çevresindeki artış, insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla görülebiliyor. Bu tablo, testosteron düzeylerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle genişleyen bel çevresini yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirmemek gerekir" ifadelerini kullandı.

Testosteron düşüklüğünün bazı erkeklerde yaşam tarzı ve kilo artışıyla ilişkili olabileceğini, kilo kontrolü sağlanmasının ve metabolik sağlığın iyileştirilmesinin hormon düzeyleri üzerinde olumlu etki oluşturabileceğini vurgulayan Salabaş, şunları kaydetti: "Testosteron düşüklüğünde en anlamlı belirtiler, cinsel istekte azalma, sabah ve gece sertleşmelerinin azalması ve sertleşme problemidir. Bu tabloya yorgunluk, enerji kaybı ve motivasyon azalması da eşlik edebilir, ancak bu şikayetler tek başına testosteron eksikliği anlamına gelmez. Uluslararası üroloji kılavuzlarının toplam testosteronda 350 ng/dL düzeyi, önemli bir eşik kabul edilir. 350 ng/dL'nin üzerindeki değerlerde testosteron eksikliği olasılığı düşük. 231 ng/dL'nin altında ise eksikliğin ve buna bağlı belirtilerin görülme olasılığı artar. 231 ile 350 ng/dL arasındaki değerler ise gri bölge girer, bu aralıkta yalnızca laboratuvar sonucuna bakarak tanı koymak doğru değil." Salabaş, özellikle fazla kilolu erkeklerde serbest testosteron düzeyinin de değerlendirilmesi gerekebileceğini, testosteron ölçümünün tercihen sabah saat 10.00'dan önce ve aç karnına yapılması gerektiğini vurguladı. 

‘İkinci Bahar’ için altın öneriler


 
 
Günümüzde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, kadınların hayatında yeni bir dönemin kapısını aralayan menopozu iyi hissederek, güçlü, fit ve zinde geçirmek büyük önem taşıyor. 

29.08.2026 00:45:00
Murat Çorbacı
 
‘İkinci Bahar’ için altın öneriler
‘İkinci Bahar’ için altın öneriler

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, "Menopoz yalnızca hormonların değiştiği bir dönem değil, kadının bedenini yeniden tanıdığı, ihtiyaçlarını yeniden keşfettiği ve gelecekte nasıl yaş almak istediğine bugünden karar verdiği yeni bir yaşam evresidir. Bu dönemde hedef; sadece sıcak basmalarını azaltmak, uyku problemlerini çözmek veya kilo kontrolünü sağlamakla sınırlı kalmamalı. Asıl hedef; kaslarımızı, kemiklerimizi, kalbimizi, beynimizi ve ruhsal iyilik halimizi birlikte koruyarak sağlıklı, güçlü, hareketli ve kaliteli bir yaşam sürmek olmalı"  dedi. Dr. Seyidova, menopozda fit ve zinde olmanın basit ama etkili 7 yolunu anlattı; bu süreci 'ikinci bahar'a çevirmek için mutlaka yanıtlanması gereken kritik soruyu açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Kaslarınıza yatırım yapın

Menopoz döneminde en önemli konulardan biri kas sağlığıdır. Yaşla ve hormonal değişimlerle birlikte kas kütlesinde ve gücünde azalma görülebilir. Oysa kaslarımız yalnızca bedenimizi şekillendirmez; metabolik sağlığımızı, insülin duyarlılığımızı, dengemizi, kemiklerimizi ve ileri yaşlardaki bağımsızlığımızı da destekler. Bu nedenle yürüyüş çok kıymetli olsa da tek başına yeterli olmayabilir. Haftalık yaşam düzeninize mutlaka kuvvet ve direnç egzersizlerini ekleyin. Güçlü ve zinde olmak, tartıdaki rakamdan çok daha önemli.

⁠Kemiklerinizi geleceğiniz gibi koruyun

Menopoz sonrası östrojen seviyelerinin azalmasıyla kemik kaybı hızlanabilir. Bu nedenle kemik sağlığını menopozun ilk yıllarından itibaren korumak çok değerlidir. Ağırlık taşıyan egzersizler, direnç çalışmaları, yeterli protein ve dengeli beslenme temel yaklaşımımız olmalı. Kalsiyum ve D vitamini gereksinimi ise her kadının bireysel özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve osteoporoz açısından kişisel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü güçlü kemikler, ileri yaşlarda özgürce hareket edebilmenin temelidir.

Metabolizmanızı aç bırakmayın, doğru besleyin

Menopoz döneminde vücut kompozisyonu değişebilir ve özellikle karın çevresinde yağlanma eğilimi artabilir. Burada çözüm sürekli daha az yemek değildir. Benim yaklaşımım; bedeni aç bırakmak yerine doğru beslemektir. Yeterli ve kaliteli protein, rengarenk sebzeler, liften zengin besinler, sağlıklı yağlar ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalar günlük beslenmenin temelini oluşturmalıdır. Beslenme planı yalnızca kilo vermeyi değil; kasları, bağırsak mikrobiyotasını, kan şekeri dengesini, kalp-damar sağlığını ve enerjiyi desteklemelidir. Amaç, "diyet yapmak" değil, bedeni uzun ve sağlıklı bir yaşama hazırlamaktır.

Uykunuzu lüks değil, tedavinin bir parçası olarak görün.

Menopoz döneminde uykuya dalmakta güçlük, gece uyanmaları veya sıcak basmalarına bağlı uyku bölünmeleri sık görülebilir. Oysa kaliteli uyku; sağlıklı yaş alma ve zinde, uzun yaşam için vazgeçilmez bir unsurdur. Çünkü bedenin kendini yenilediği en kıymetli zamanlardan biri uykudur. Hormonal ve metabolik dengeden iştah kontrolüne, bağışıklık sisteminden zihinsel performansa kadar birçok süreci etkiler. Düzenli uyku saatleri, akşam ışığının azaltılması, geç saatlerde ağır yemek ve aşırı kafeinden kaçınmak gibi küçük değişiklikler bile önemlidir.

⁠Ruhunuzu da bedeniniz kadar önemseyin

Sağlıklı yaş almak yalnızca laboratuvar sonuçlarından ibaret değildir. Bir kadının kendini nasıl hissettiği, hayattan ne kadar keyif aldığı, sosyal ilişkileri, stres düzeyi ve kendisine ayırdığı zaman da iyilik halinin bir parçasıdır. İbadet, dua, nefes çalışmaları, doğada yürüyüş, sevdiğimiz insanlarla zaman geçirmek, yeni şeyler öğrenmek ve bazen yalnızca kendimizle kalabilmek. Bunların hepsi sağlıklı yaş alma yolculuğunun parçalarıdır. Bedenimize gösterdiğimiz özeni ruhumuza da göstermeliyiz.

⁠Menopoz planınız size özel olsun

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, her kadının menopoz hikayesinin farklı olduğunu, bu nedenle herkese aynı vitaminleri, aynı beslenme programını veya aynı hormon yaklaşımını uygulamanın doğru olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: "Menopoz değerlendirmesinde semptomların yanında; kalp-damar ve metabolik riskler, kemik sağlığı, kas kütlesi ve gücü, uyku, ruhsal iyilik hali, cinsel sağlık ve yaşam tarzı birlikte ele alınmalıdır. Uygun kadınlarda menopoz hormon tedavisi de yaş, menopozdan geçen süre, belirtiler, kişisel ve ailesel riskler dikkate alınarak hekimle birlikte bireysel olarak değerlendirilmelidir."

Bu soruyu mutlaka sorun: 10-20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz?

Menopozu ikinci bahara çevirmek için her kadının mutlaka kendine sorması gereken tek bir soru olduğunu vurguyan Dr. Seyidova, bu soruyu şöyle açıklıyor: "10–20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz? Güçlü mü? Enerjik mi? Hareketli mi? Bağımsız mı? Hayatın içinde ve kendisiyle barışık mı? İşte ruhsal, zihinsel ve bedensel açıdan sağlıklı ve zinde olmak, sağlıklı yaş almak tam olarak burada başlıyor."

Ukrayna vurmuştu

Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayan ve ağır hasar gören konteyner yüklü gemi, Samsun Limanı'na demirledi

28.08.2026 20:24:00 / Güncelleme: 28.08.2026 20:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ukrayna vurmuştu
Ukrayna vurmuştu
Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayan ve ağır hasar gören konteyner yüklü gemi, Samsun Limanı'na demirledi.

Karadeniz açıklarında seyir halindeyken dron saldırısına uğrayan konteyner yüklü gemi, Samsun Limanı'na geldi.

Geminin özellikle baş kısmında bulunan konteynerlerin ve güverte bölümünün büyük ölçüde zarar gördüğü görüldü. Çok sayıda konteynerin hasar aldığı, bazı konteynerlerin ise tamamen kullanılamaz hale geldiği gözlendi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

28.08.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, boşanma davalarının kısa sürmesi konusunda düzenlemelerinin bulunduğunu söyledi.

'Boşanma uzayınca şiddet artıyor'
"Hakim tarafları dinleyip bu aşamadan sonra artık tarafların bu evliliği yürütemeyeceğine kanaat getirirse boşanma yönünden karar verecek. Ferileri dediğimiz, nafaka, velayet, diğer onlar konusunda ayıracak. Boşanma davası uzun sürdükçe eşlerin birbirine karşı şiddet eylemleri de oluyor. Özellikle bayanlarımız şiddet görüyor. Bunlar inşallah yaşanmayacak. Biz bu konuda hassasız. 12. Yargı Paketi'nde bir kısmını çözdük. Ekim ayındaki pakette de özellikle boşanma davalarında ağır kusur halini kaldırdığımız zaman ben inanıyorum ki 2-3 ayda boşanma davaları karara bağlanacak."

Süresiz nafaka düzenlemesi değişecek mi?
Süresiz nafakaya ilişkin bir düzenlemenin olup olmadığına ilişkin soruya Gürlek, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafakayı iptal ettiğini, 9 ay sonra bu maddenin uygulanmayacağını söyledi.
Ekim ayında yapılacak düzenlemeyle bunun yasalaşacağını kaydeden Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Süresiz nafaka gerçekten hem hakkaniyete hem de vicdanlara aykırı. 1-2 gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz. Burada özellikle kadınlarımızı üzmeyecek, hakime tamamen takdir hakkı veren bir formül üzerinde çalıştık. Hakim gerekirse tekrardan süresiz nafakaya hükmedebilecek ama hakime en azından durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabileceği bir düzenleme yaptık. Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek. Bunlar inşallah ekim ayında Meclis'e sunulacak pakette var."

İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor

İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor. İETT, metrobüs ve Metro İstanbul’da 3 bin 665 ilave sefer planlanırken okul çevrelerinde kapsamlı trafik tedbirleri uygulanacak

27.08.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor
 İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısında, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle kent genelinde uygulanacak ulaşım ve trafik tedbirlerini içeren eylem planı paylaşıldı.
Plan kapsamında okulların açılacağı 14 Eylül Pazartesi günü saat 06.00-16.00 arasında, bilet entegrasyonuna dahil olan toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor. İETT, metrobüs ve Metro İstanbul'da ise toplam 3 bin 665 ilave sefer planlanıyor.

14 Eylül'de toplu ulaşım ücretsiz olacak
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin başkanlığında Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM) gerçekleştirilen UKOME toplantısında, yeni eğitim öğretim yılına yönelik hazırlıklar ele alındı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İBB, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odasının yer aldığı eylem planına ilişkin sunum yapıldı.
Plan doğrultusunda 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde toplu ulaşımın ücretsiz olması öngörülüyor.

3 bin 665 ilave sefer planlanıyor
Okulların açılmasıyla İstanbul'da yaklaşık 18 bin okul servis aracının trafiğe çıkması ve yaklaşık 300 bin öğrencinin servislerle taşınması bekleniyor.
Toplu ulaşım kullanımını artırmak amacıyla İETT, metrobüs ve Metro İstanbul'da 3 bin 665 ilave seferle kapasite artışına gidilmesi planlanıyor.
Bu seferlerle yaklaşık 790 bin 830 yolcunun toplu taşımaya yönlendirilmesi, trafikten ise yaklaşık 674 bin 809 aracın çekilmesi hedefleniyor.

Okul çevrelerinde trafik düzenlemeleri yapılacak
Trafik güvenliğinin artırılması amacıyla okul çevrelerinde yol ve trafik düzenlemeleri gerçekleştirilecek.
Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğü tarafından ocak ayında başlatılan sinyalizasyon bakım, onarım, yıkama ve programlama işlemlerinin okullar açılmadan tamamlanması planlanıyor.
Okul çevrelerindeki yaya geçitlerinin düşey işaretlerinin bakım ve onarımları da eğitim öğretim dönemi başlamadan bitirilecek. Trafik Şube Müdürlüğünce hazırlanan "Ben Duyarlı Sürücüyüm" levhaları ise sinyal direklerine bir hafta süreyle asılacak.

Okul servisleri denetlenecek
Öğrencilerin adres ve iletişim bilgilerinin okul müdürlüklerinden alınarak okul servislerinin güzergahlarının belirlenmesi planlanıyor.
Servis araçları, şoförler ve rehber personelin ilgili mevzuata uygun çalışması için bilgilendirme yapılacak. Şoförlerin Toplu Taşıma Aracı Kullanım Belgeleri de İBB'nin ilgili sistemi üzerinden kontrol edilecek.
Servislerde taşıma sınırının üzerinde öğrenci taşınmaması ve öğrencilerin belirlenen indirme-bindirme noktaları dışında araçlardan indirilmemesi sağlanacak.

İstanbul Emniyeti binlerce personelle sahada olacak
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 808 noktada 1496 ekip ve 3 bin 151 personel, 569 Çocuk Şube Müdürlüğü ekibi, 47 Mobil Okul Timi ve 331 ekipten oluşan yoğunlaştırılmış güvenlik uygulaması gerçekleştirecek.
Trafik güvenliği açısından önem taşıyan 478 noktada ise 309 ekip, 177 motosikletli ve 39 yayadan oluşan toplam 866 personel görev yapacak.
Maddi hasarlı kazalara 33 çekiciyle müdahale edilmesi, okul çevrelerindeki önemli kavşaklarda 10 ekibin, okul önü ve çevrelerinde ise 100 yunus ekibinin görevlendirilmesi planlanıyor.
İl Jandarma Komutanlığı da sorumluluk alanındaki okulların önleri ve yakınlarında trafik, emniyet ve asayiş tedbirleri alacak.

231 zabıta personeli görev yapacak
İBB Zabıta Daire Başkanlığınca 111 ekipteki 231 zabıta personelinin aktif olarak okullarda görev yapması planlanıyor.
Trafiğin yoğun olduğu kavşaklarda 8 çekici aracı hizmet verecek, sabah ve akşam saatlerinde trafik denetimi ve yönlendirmeler gerçekleştirilecek.

Yol ve altyapı çalışmalarına bir hafta ara verilecek
Okulların açıldığı hafta yol bakım ve altyapı çalışmalarının yürütüldüğü şantiyelerde çalışma yapılmayacak.
Mevcut çalışmaların okul açılışı öncesinde tamamlanması ve trafik sirkülasyonunu etkileyebilecek ana arterlerdeki malzemelerin kaldırılması planlanıyor.
Devam etmesi zorunlu çalışmalar ise 22.00-05.00 saatlerinde gece vardiyasında sürdürülecek. Acil durumlara müdahale için 7 gün 24 saat nöbetçi ekip bulundurulacak.

İstanbul trafiği üç gün boyunca AKOM'dan izlenecek
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla İBB ve eğitimle ilgili kurumların Ulaşım Yönetim Merkezi (UYM) ve AKOM'da saat 07.00 itibarıyla toplanarak üç gün boyunca görev yapması planlanıyor.
Kent içi trafik kameraları üzerinden İstanbul trafiği takip edilecek ve yoğunluk oluşan arterlere ilgili birimlerin hızlı şekilde müdahale etmesi sağlanacak.

Adalar'daki 60 elektrikli araç için uzatma teklifi reddedildi
UKOME toplantısında, Adalar'daki elektrikli araçların 30 Temmuz'da dolan tescil süresinin 30 Eylül 2027'ye kadar uzatılmasına yönelik teklif de görüşüldü.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürü Serdar Yücel, yaklaşık 6 yıldır bu araçların tescillerinin UKOME kararıyla uzatıldığını hatırlatarak, bundan sonraki dönem için tescilin uzatılmaması yönünde görüş bildirdi.
Toplam 60 elektrikli aracın tescil süresinin uzatılmasını içeren teklif oy çokluğuyla reddedildi.

İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında 'cumhurbaşkanına hakaret' suçundan resen soruşturma başlatıldı

27.08.2026 22:11:00
İHA
 
İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında soruşturma başlatıldı
İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında soruşturma başlatıldı
İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında, Muğla Bodrum'da bir finans toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'cumhurbaşkanına hakaret' suçundan resen soruşturma başlatıldı.

Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı

AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi

26.08.2026 22:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve MTA Genel Müdürlüğü'nce yürütülen "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi" kapsamında, 25 Nisan'da başlayan saha çalışmalarının ilk etabı 2 Mayıs'ta tamamlandı. Çalışmalar, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin katkılarıyla, farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.



AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir başkanlığındaki 6 kişilik araştırma ekibi, Şirvan ve Pervari ilçelerinin kırsalında fay hattı üzerinde incelemelerde bulundu. Ekipte Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ ve doktora öğrencisi Büşra Yerli yer aldı. İncekaya ve Köprüçay köyleri kırsalında açılan hendeklerde fayın geçmişteki hareketleri incelenirken, bölgede meydana gelen depremlerin zamanlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, açılan hendeklerde fayın geçmişte yüzeye kadar ulaşarak yıkıcı deprem ürettiğine ilişkin bulgular gözlemlediklerini belirtti. Fay hattının yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sözbilir, farklı segmentlerden oluşan fayın bazı kollarının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Sözbilir, fayın yeniden hareket etmesi halinde Siirt, Şirvan, Pervari ve Şırnak çevresindeki yerleşimlerin önemli ölçüde etkilenebileceğini belirterek, fayın son ne zaman kırıldığının ve deprem tekrarlama periyodunun ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.



Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ise çalışmaların, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan geniş kapsamlı proje kapsamında yürütüldüğünü ifade etti. Özkaymak, fayın en son ne zaman kırıldığını ve deprem tekrarlama periyodunu belirlemeye çalıştıklarını belirterek, elde edilecek sonuçların bölgedeki deprem riskinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Araştırmacılar, fay hattının farklı kollarında ilerleyen süreçte yeni hendek çalışmalarının yapılacağını ve tarihlendirme çalışmalarının ardından elde edilen sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53’te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD, depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi. Bazı evlerde hasar oluşurken Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımının izlenmesi gerektiğini belirtti

26.08.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53'te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Pınarbaşı olan depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirlendi.
Deprem nedeniyle ilçeye bağlı Yukarıborandere Mahallesi'nde bir evin duvarında yıkıntı, bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldiği öğrenildi.

AFAD depremin büyüklüğünü 4,1 olarak açıkladı
AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Kayseri Pınarbaşı merkezli deprem saat 09.53'te kaydedildi.
Sarsıntının büyüklüğü 4,1, derinliği ise 7 kilometre olarak açıklandı.

Bazı evlerin duvarlarında hasar oluştu
Depremin ardından bölgede bazı yapılarda hasar meydana geldi. Pınarbaşı ilçesine bağlı Yukarıborandere Mahallesi'ndeki bir evin duvarında yıkıntı oluştuğu öğrenildi.
Mahalledeki bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Pınarbaşı depremi açıklaması
Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Pınarbaşı'ndaki depremin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin izlenmesi gerektiğini belirtti.
Bektaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "26 Ağustos'ta Pınarbaşı'nda Mw 4,1 büyüklüğünde, 7 km derinlikte bir deprem oldu. 6 Şubat depremleri Doğu Anadolu'daki sol yanal fay sisteminde büyük bir deformasyon ve gerilme değişimi yarattı. Bu nedenle Mw 4,1'i tek başına yorumlamak yerine ardından gelecek depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımı izlenmeli. Özellikle aynı bölgede M4+ depremler tekrarlanırsa, konu daha önemli hale gelir."

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

26.08.2026 14:00:00 / Güncelleme: 26.08.2026 14:01:34
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri 1071'de Sultan Alparslan'ın açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir" dedi. 

Hüseyin Baş'ın paylaşımı şöyle:
"1071'de Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir. Biri Anadolu'yu yurt kılan, diğeri ise bu yurdun asla işgal ve esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferdir. Kutlu olsun! "

"Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Merkezinden yapılan açıklamada ise, "Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti. 1071'in ve 1922'nin aziz hatırasıyla; Sultan Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz" ifadeleri yer aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.