Son günlerde ABD Rusya arasında yaşanan gergin ortam ve bu gergin ortamda oluşturulan yeni stratejiler, beraberinde yeni oluşumları ve sonuçları da getiriyor. Dünya, uluslar arası politik anlamda çok hızlı bir sürece girdi. Son günlerde gündeme getirilen "soğuk savaş" senaryoları da, bu hızlı sürecin ürünü. Özellikle dünyanın süper gücü pozisyonundaki ABD cephesinde çok sıcak ve aktif günler yaşanıyor. Öncelikle geçtiğimiz günlerde ABD'nin en önemli kurumlarının başında gelen CIA'nın başındaki isim Porter Goss istifa etti(rildi). Bush döneminde George Tennet'in ardından ikinci kez değiştirilen CIA başkanı, ABD cephesinde yaşanan hızlı gelişmelerin perde arkasını yansıtması bakımından oldukça önemli. CIA, ABD'nin dünya politikalarını yönlendiren, ülkelerin altyapı ve zaman zaman da üst yapılarına (sözde devrimlerle) müdahale eden ve ABD'nin kısaca dünya stratejilerini geliştiren bir kurum. Bu kurumun başındaki ismin değiştirilmesi, ABD politikasında da ciddi değişikliklerin yapılacağının habercisi. Bu bağlamda Porter Goss'un azlinden iki gün sonra ABD'nin, Türkiye'yi de yakından ilgilendiren Karadeniz politikasından sözde "vazgeçme" açıklamasının bu azilden bağımsız olmadığı kesin. Şu hususu da belirtelim ki, ABD'nin Karadeniz politikasından vazgeçme diye bir durum söz konusu olamaz. Sadece strateji ve zamanlama değişikliği olur, bu da, uluslar arası konjonktürün gereği olarak yapılır.ABD uzun zamandan beri, Akdeniz'deki bir NATO gücünün görev alanının Karadeniz'i de kapsayacak şekilde genişletilmesi yönünde Türkiye'ye baskı uyguluyordu. Çünkü bir süper gücün, Avrasya coğrafyasının Hazar'dan sonra en önemli suyu olan Karadeniz'de hükmü bulunmuyorsa bu durum ciddi bir handikaptır.Hele hele bugünlerde ABD'nin rahatsızlığını açık açık dile getirdiği, Rusya'nın enerji konusunda giderek tekel haline gelmesi ve eski sömürgeleri üzerinde yeniden etkin bir kapsayıcı aktör haline dönüşmesi endişesi orta yerde dururken?ABD, Karadeniz'e bir şekilde sızacaktır. Bunun fizibilite çalışmaları önceden hazırlandı ve Türkiye bu bağlamda birkaçı resmi olmak üzere birçok defa yoklandı. Bu sızmanın NATO kılıfıyla gerçekleşmesi stratejisinden şimdilik vazgeçmenin gerekçelerine gelince?Burada ABD, önemli bir zamanlama hatası yapmıştır. Çünkü ABD, şu sıralar Birleşmiş Milletler düzeyinde İran sancılarını yoğun olarak yaşıyor ve kendisine yeni açılımlar sağlamak istiyor. Rusya ve Çin ile yaşanan sıkıntılar, Orta Asya'daki enerji kaynaklarına müdahalede yetersiz kalınması, Irak'ta saplanılan istikrarsızlık durumu vesair?Bu kadar yoğun ve başarısızlıklarla dolu bir dönemde olunması, Türkiye'nin de açık açık rahatsızlığını dile getirip, Montrö ile elde ettiği kazanımları bir çırpıda ABD'ye devretmek istememesi, ABD'nin mecburi bir strateji değişikliğine gitmesine neden oldu. ABD böyle bir strateji değişikliğini vakit kaybetmeden kâra çevirmeyi başardı ve Türkiye ile ilişkiler bozulmasın diye böyle bir değişikliğe gittiğini duyurdu. Türkiye'deki bazı akl-ı evveller de buradan kendilerine pay çıkarıp, konuyu Rice'ın Ankara ziyaretiyle ilişkilendirmekte gecikmediler. Olay bu kadar basit değil. ABD'nin, eğer hala süper güç olma iddiasını devam ettiriyorsa Karadeniz'den vazgeçmek gibi bir politikası asla ve asla sözkonusu olmayacaktır. Ancak Türkiye'nin de bu sızmaya engel olmak için Rusya ile birlikte hareket edip, başarılı bir diplomasi yürütmesi şart.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012


























































































