HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Açlıkla tokluğun savaşı

15.02.2022 00:00:00

Batı dünyasının yarattığı, tüketim toplumu olmaya mahkûm olduğumuz pek çok gün icat edildi. Sevgililer günü, Anneler günü, Babalar günü, Dünya Barış günü vs. Bir de tokluk günü icat etsek de, aç olanların karnını doyuracak, faturalarını ödeyecek, insan olduklarını hatırlatacak işler yapılsa…

Ama heyhat…  Bunu dünya üzerinde bir tek Kaddafi yapmıştı… Petrol geliri olan Amerikan dolarlarını çöldeki bir çadır bankta tepeleme yığan, ödemelerini bahçe küreği ve bavulla yaptıran tek lider olarak tarihe geçti. 

Zamanın batılı stratejistleri onu çok tehlikeli buldular ve kendi değerlerine uygun bulmadıkları için yok etme yolunu seçtiler. O günden bu güne de Libya huzur bulmadı. Şimdi halk Kaddafi'yi mumla arıyor. 

Her dönemde iyilerle kötülerin savaşı vardır. İyilerin duadan ve doğruluktan başka bir silahı yok iken, kötüler her türlü argümanı kullanmakta ustadırlar. Silah, para, kadın, uyuşturucu, yalan-dolan, tehdit ve vaatlerdahil. 

Bir üzüm salkımı düşünün. Üzümün taneleri iyidir, güzeldir, sulu ve hoştur. Ancak onları bir araya getiren sap serttir. Hiçbir işe yaramaz. Sadece meyveleri bir arada tutma gücünü kullanır. İyi insanların yer aldığı kuruluşların başındakilere bir bakın. Bunların çoğu işe yaramaz, beş para etmez guruplardır. Onlar sadece ellerindeki gücün farkındadır. Parayı veya siyasi güçlerini kullanırlar. Sizi tehlikeli gördükleri zaman belki bedeninize zarar veremezler ama içinizdeki iyi ve güzel duygulara, yardım isteğinize, sevginize saldırırlar. Çünkü onların hedefi sizi bir robot gibi kullanmak, Sayıyı çoğaltarak kendi askerleri haline getirmeye çalışmaktır. 

* * *

Bugün daha iyi bir Türkiye için bir araya gelenlere baktığımızda, fotoğrafın umut vermesinden çok özellikle bir partinin sol anlayış çizgisinden uzaklaştığı, çoğunluğun içinde azınlık olarak kaldığı zannına kapılıyoruz. Eski bir sosyal demokratın kulaklarımda çınlayan sözü aklıma gelir: "Bize göğsümüzü açtırmayın. Bu süslü gömleğin altındaki yaraları görseniz siz bile ürkersiniz" demişti. 

Bu içinde bizimde yer aldığımız günlerde ne gibi haksızlıklara uğradığımızı hatırlatıyor. 

Mevcut fotoğrafın karşısında başka bir fotoğraf oluşuyor. "Muhalefetin muhalefeti" fotoğrafı… Bu fotoğraf halkın içinden geldiği için geçmişte bir işe yaramamış parti kurmaylarının oluşturduğu heyetten daha fazla ümit verici görünüyor. Çünkü süslü masalardan ve kıyafetlerden ziyade, çalışan ve üretenlerin -hatta bugünlerde üretemeyenlerin- sesi olarak daha fazla inandırıcılığa sahip. 

* * *

Bütün bu karmakarışık birleşmelerin, muhalefetin, iktidarın dışındaki genç lider Hüseyin Baş ise, başını eğmeden yalın kılıç kendi mücadelesini ve inandığı davanın bayraktarlığını yapmaya devam ediyor. 

Bazen, korkaklar ve yalancılar ile bir yolda beraber yürümektense, tek başına karanlığa karşı çıkmak, ona meydan okuyup, ışık olmaya çalışmak, başarılı olmaktan ziyade onurlu bir davranıştır. 

Bugün açlık sınırına gelmiş olanların karşılarında çaresiz kaldıkları toklar ile yaşam savaşı devam ediyor. Bu gerçeği yadsıyarak ittifaklar yapmak mümkün değildir. 

Bazı insanları görmezden gelmek, beyanatlarını ve söylediği gerçekleri kabullenmemek, topluma yansıtmamak, engellemeye çalışmak günümüzde ne siyasetin ne de basının inandırıcılığını geçerli kılmıyor. 

Önemli olan kararlı bir duruş, inanç, yürünecek yolun ne olduğunu önceden görme öngörüsüdür. Bunu yaparken hedefe varmak için duyulan özlem, kararlılık ve inançlı kadrolar büyük önem taşır.  Geçmişin karanlığında boğulmaya izin vermemek, geleceğin aydınlığını kucaklamak için yürüyüşe devam etme kararlılığını göstermek gerekir. 

Eğer hatırlarsanız, Atatürk Samsun'a doğru kutlu yola çıktığında tek başına bu kararı almış, daha sonra etrafı kendisine inananlar ile dolmuştu. 

Dağcılar bilirler. Bazen güneşi boşa geçirmemek, aydınlığa kavuşmak için karanlıkta yola çıkılır. Dağ yolunda herkes yalnızdır. Kayalıkları ve patikaları tırmanırken kendilerini yavaşlatacak, yürüyüşlerine engel olacak ağırlıkları sevmezler. Kendileri ile zirvede buluşacakları insanlara dikkat ederler. 

Bu çok hızlı gelişen olaylarda Milli Ekonomi Modeli, milli devlet gibi hazırlıkları ve programı olan tek kişi Hüseyin Baş'tır ve yalnız değildir. Onu görmezden gelenlere, genç bulanlara, farklı yaftalar yapıştıranlara vereceği bir dersi olduğunu zaman içinde gösterecektir. 

Yeter ki kararlılık mesajı vermeye, köylünün ve çiftçinin nabzını tutmaya devam etsin…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.02.2021, 15.02.2020, 15.02.2019, 15.02.2018, 15.02.2017, 15.02.2016, 15.02.2015, 15.02.2014, 15.02.2013, 15.02.2012, 15.02.2011, 15.02.2010, 15.02.2009, 15.02.2008, 15.02.2007, 15.02.2006, 15.02.2005, 15.02.2004, 15.02.2003
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.