HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 MAYIS 2022, CUMARTESİ

Adem'in çocukları

30.08.2021 00:00:00
'Adem'in çocukları' seslendirme dosyası:

Aynı anne babadan çocuklara biyolojik olarak kardeş denir. Kardeşleri, birbirlerine bağlayan en önemli özelliği hayatta her ne yaşarlarsa yaşasınlar birbirlerine sarılmaları, yaralarını birlikte sarmaları iyi kötü günlerinde beraber olmalarıdır.

Hz. Adem'in (a.s) iki oğlu arasında başladı kardeşler arasında ilk haset, ilk kan. İyilikte çığır açan kişiye vesile olduğu için iyilik yaşatıldığı müddetçe o kişiye iyilik edenlerden mükafat verilir. Yine kötülükte çığır açan kişiye de yaptığı kötülüklere öncü olduğundan dolayı günah vardır. Adem'in (a.s) oğlu Kabil'in ilk kan dökmesinden dolayı işlenen cinayetlerde ona pay olduğunu buyurur Peygamber efendimiz. Allah, Hz. Adem'in (a.s) çocuklarından verdiği nimetlerden tasadduk etmelerini istedi. Habil hayvancılık yapıyordu, en iyi koyununu Allah için verirken, Kabil yetiştirdiği en kötü tarım ürününü verdi. Allah Habil'in sadakasını kabul etti Kabil'inkini kabul etmedi. Kin nefret duyguları akıl ve iradesine galip geldi ve Habil'i öldürmesiyle ilk cinayet işlenmiş oldu.

Hucurat süresinde "Mü'minler ancak kardeştir" ayetiyle kardeşlik için kan bağı önemli olsa da asıl önemli olanın "iman bağı" olduğunu görüyoruz. İnsanları birbiriyle kardeş yapan iman, gönül, fikir birliğidir. Hz Musa'ya demiyor muydu beni sevdiği için bir kulunu sevdin mi diye Allah. Sevgi Allah için olursa arada çıkarsız samimi bir bağ kurulduğu için kardeş olarak gördüğü insanların uçurumdan sürüklenmesine fırsat vermez. Kızacağını bile bile gereken uyarıları yapar. Firavun'a giden Hz Musa Rabbine, dönüp gidip anlatacağım ama ya anlamazsa dediğinde "Sen anlat vazifeni geri bırakma" dedi yaradan. Resullulah (s.a.v) "Mü'min mü'minin aynasıdır" buyuruyor aynaya baktığında insan hatalarını görür hatalarını düzeltir. Demek ki mü'minin görevi muhatabıyla karşılıklı ayna görevi görmek birbirine bakarak kendine, hayatına çeki düzen vermek, yanlışlardan dönmek.

Resulullah efendimiz "Allah'ın şehit ya da peygamber olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde Allah a yakınlıkları nedeniyle peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler. Sahabeler merakla sorarlar "Kim bunlar ya Resulullah", şu açıklamayı yapar Peygamber efendimiz: Bunlar akrabalık ya da aralarında dönüp dolaşan bir maldan kaynaklanan çıkarları olmaksızın, sırf Allah için birbirlerini seven insanlardır. Onların yüzlerinde bir nur vardır ve onlar hidayet üzerinedirler. İnsanlar telaşa düştüklerinde onlar korkuya kapılmazlar, insanlar hayıflanırken onlar üzülmezler. Bu sözlerinden sonra Hz peygamber Yunus suresi 62. ayeti okudu, "Haberiniz olsun onlar üzülecek de değillerdir."

Çocukken Zeyd bin Harise annesiyle akrabalarını ziyarete giderken beni kayn mensupları tarafından kaçırılır ve köle pazarında satılır. Hz Hatice'nin işlerini görmeye başlar Zeyd. Hz Hatice peygamber efendimiz ile evlendiğinde hizmetini görmesi için eşine hediye eder. Resulullah (s.a.v) onu kölelikten azad eder evlatlık olarak kabul eder. İlk inananlar arasında Hz Zeyd de vardır hane-i Saadette. Zeyd'in kabilesinden biri hac için Mekke'ye geldiğinde onu gördü tanıdı ailesine haber etti. Ailesi fidyesini ödeyip Zeyd'i götürmek istedi. Resulullah istersen gidebilirsin demesine rağmen Peygamber'in (a.s) yanında kalmayı öz babasına tercih etti. Peygamberin muhatabına olan samimiyeti, sevgisi, merhameti, güveni, empati yeteneği, gerçekten kendisi açken yemeyip yedirişi, derdi olanın derdiyle dertlenişi, sahabenin en zor zamanlarında yanında hissettikleri o sıcak elin dokunuşu "asrı saadet "denilen özel bir zaman dilimini ortaya çıkardı. 

Kendisine ikram edildiğinde etrafında kim varsa paylaşırdı, bir gün ciğerparesi Hz. Fatıma (a.s) çok yorulduğunu, hizmetini görmesi için işlerini görebilecek birini istediğinde babasından, o kadar çok ihtiyacı olan var ki, sana veremem deyip daha hayırlısını sana öğreteyim diyerek gönderdi kızını. Ganimetlerin beşte birini Allah ayet ile peygamber ve ailesine tahsis etmişken evinin ihtiyaçlarından fazlasını ihtiyacı olan insanlara tasadduk ederdi. Resulullah'in (s.a.v) asr-ı saadetinde yaşamadık onun güzel hayatını satırlardan okuyarak öğreniyoruz. Öğrendiğimiz öğretiler Haydar Baş hocamızın Resulullah'ın (s.a.v) hayatından bire bir benzer kesitler. Birbirlerinin boyasıyla boyanmış adeta, aynı gül kokusu, aynı tat, aynı lezzet yaşarsın onunla. Aynı yaşam tarzı peygamber efendimizle; arkadaşlarını sahiplenişi, sevgisi, merhameti, iyiliği, babalığı, dostluğu, cömertliği daha sayamayacağım birçok üstün vasıf Haydar Hocamızı şemailinde.

O gün Peygamber efendimizin yanında Habeşli Bilal, İranlı Selman, Habeşli Ümmü Eymen, Yemenli Mikdat gibi farklı kültürlerden insanlar İslamiyet'i kabul edip Peygamberin etrafında pervane olmuşlardı. Haydar Baş hocamızın etrafında bulunan insanlar arasında da ırk mezhep ayrılıkları yok olurdu. 

Şii Sünni dünyasını barıştırmak için amentü deki ortak yanlarını tek tek programlarda sayar, kardeş olduklarını her seferinde deklare ederdi. Ehl-i Beyt üniversitesi kurma hayali vardı. Türk-Kürt kardeşliğini de sürekli anlatırdı. "Bir kolumu kesseler Türk kanı, bir kolumu kesseler Kürt kanı akar. Sen dağdaki genci karşına aldın mı konuştun mu? Derdi ne sordun mu? Ben onu anlarım, evladım gibi görür ağlarım, dua ederim, evladımı kurtar derim" tüylerimizi diken diken eden bu sözleri o kadar yürekten süzülmüş ki dilinden her dinlediğimizde bizi de ağlatıyor.

"Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun

Kış günü herkesin evi barkı olsun." 

Cahit Sıtkı Tarancı'nın dizelerindeki memleket özlemi Haydar Baş hocamızın ömrünü adadığı davanın ta kendisiydi. Davasını dava edinmiş Av. Hüseyin Baş ve kadrosuyla bir nesil bu memleketin hayalini kuruyor. Umut ettiğimiz yerde ışık elbet doğacaktır yeter ki yüreğimizde umutlarımız ve hayallerimiz olsun.

 
Hatice Akdağ / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

30.08.2020, 30.08.2019, 30.08.2018, 30.08.2017, 30.08.2016, 30.08.2015, 30.08.2014, 30.08.2013, 30.08.2012, 30.08.2011, 30.08.2010, 30.08.2009, 30.08.2008, 30.08.2007, 30.08.2006, 30.08.2005, 30.08.2004, 30.08.2003, 30.08.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.