logo
13 MAYIS 2026

Ağrısız deyip geçmeyin

24.09.2004 00:00:00
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Medikal Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Güler, "Meme kanseri belirtileri içinde en önemlisinin kitle saptanması olduğunu" vurgulayarak, "Memedeki kitlelerin 10'undan 9'u genelde ağrısız oluyor. Hastalar da, ağrı olmadığı için önemsemiyor" dedi. Prof. Dr. Güler, dünyada ve Türkiye'de kadınlarda görülen kanserler arasında memenin ilk sırada yer aldığını söyledi. Kanserden ölümlerde ise ikinci sırada bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Güler, yaş ilerledikçe, özellikle 40 yaşından sonra hastalığın görülme sıklığının arttığını bildirdi. Hastalığın ortaya çıkmasında hormonal faktörlerin de önemli rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Güler, ilk adetin 12 yaşından önce olması, menopoza 50 yaşından sonra girilmesi gibi etkenlerin riski artırdığına işaret etti. Prof. Dr. Güler, ayrıca menopoz sonrası şişmanlık, aşırı alkol ve aşırı yağlı beslenmenin de riski artırdığını kaydetti.

Belirtiler önemli

Meme kanserinin bazı belirti ve bulguları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nilüfer Güler, "Meme kanseri belirtileri içinde en önemlisikitle saptanması. Memedeki kitlelerin 10'undan 9'u genelde ağrısız oluyor. Hastalar da, ağrı olmadığı için önemsemiyor. Ağrısız bir kitlediye önemsememek hatalı" dedi. Hastalıkta erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Güler, ne kadar erken dönemde tanı konulursa hastalığın o kadar etkili tedavi edilmesinin mümkün olduğunu bildirdi. Muayene yöntemlerine 20 yaşından itibaren başlanması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yaştan itibaren her kadının her ayın sabit bir gününde kendi kendine muayene yapması önemli. Yine 20-40 yaş arasında her 3 yılda bir uzman hekim muayenesi, 40 yaşından sonra da mamografik tarama öneriyoruz. Mamografi öncesi hekim muayenesi de çok önemli."

‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı

İstanbul'daki "casusluk" davasında ara karar çıktı. Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün tutukluluk halinin devamına hükmedildi. 20’şer yıla kadar hapsi istenen sanıkların yargılandığı duruşma 6 Temmuz’a ertelendi

13.05.2026 15:10:00
Haber Merkezi
‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı
‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı
Kamuoyunun yakından takip ettiği, görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün'ün yargılandığı "siyasal casusluk" davasında ara karar verildi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Cezaevi kampüsünde görülen duruşmada, heyet tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek bir sonraki celseyi 6 Temmuz tarihine erteledi.

20'şer yıla kadar hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar; "devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek" (TCK 328) suçlamasıyla yargılanıyor.

Savcılık; Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İddianamede, İBB veri tabanındaki bazı bilgilerin "dark web" üzerinden paylaşıldığı ve bu yolla 2019 yerel seçim sonuçlarının manipüle edilerek siyasi nüfuz kazanılmasının amaçlandığı iddiaları yer alıyor.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşma periyodu boyunca savunma yapan sanıklar, dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını belirterek suçlamaların tamamını reddetti.

Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Ortada ne bir suç ne de delil var. Tamamen siyasi hedefler uğruna uydurulmuş bir senaryoyla karşı karşıyayız" diyerek beraat ve tahliye talep etti. Son oturumda ise mahkeme heyetine seslenerek Necati Özkan ve Merdan Yanardağ'ın tahliye edilmesini istedi.

Soruşturmanın başlangıcında etkin pişmanlık beyanlarıyla gündeme gelen Hüseyin Gün, mahkemedeki ifadesinde İBB veri tabanını kopyalamadığını, söz konusu çalışmanın sadece açık kaynak verilerine dayanan ücretsiz bir sosyal medya analizinden ibaret olduğunu savundu.

Necati Özkan davanın absürt bir kurgu olduğunu belirterek, "Bu davanın sanığı olmamın tek nedeni Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyalarını yönetmiş olmamdır" dedi.

Merdan Yanardağ ise kendisine ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1 kanalına yönelik iddiaların haksız olduğunu vurgulayarak, "Hayatım boyunca bağımsız gazetecilik yaptım. Emperyalizmin işbirlikçileri yurtseverleri casuslukla suçluyor" ifadeleriyle tepki gösterdi.

Mahkeme heyetinden tutukluluğa devam kararı

Sanık avukatlarının tahliye ve dosyanın usulden reddi taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, mevcut delil durumunu ve suçlamaların niteliğini gerekçe göstererek 4 sanığın da tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması, eksik evrakların tamamlanması ve tanık beyanlarının alınması amacıyla 6 Temmuz gününe bırakıldı.

IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi

Küresel petrol arzı, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın etkisiyle nisanda önceki aya göre günlük 1 milyon 800 bin varil azaldı

13.05.2026 14:57:00
AA
IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi
IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Petrol Piyasası Raporu'na göre, petrol arzı geçen ay Orta Doğu'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle düştü.

Küresel petrol arzı nisanda günlük 1 milyon 800 bin varil azalarak 95,1 milyon varile gerilerken, savaşın başlangıcından bu yana toplam arz kaybı günlük 12,8 milyon varile ulaştı.

Bu dönemde, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük üretimi 1,9 milyon varil azalarak 40 milyon 100 bin varile geriledi. Böylece grubun üretimi savaş öncesi seviyelerin günlük 11,9 milyon varil altında kalırken, OPEC'in üretimi son 35 yılın en düşük düzeyine geriledi.

OPEC+ dışı ülkelerin arzı ise mart ayındaki düşük seviyelerin ardından nisanda sınırlı toparlanma göstererek günlük 90 bin varil artışla 54,9 milyon varile çıktı. Buna rağmen üretim, İran'ın Katar'daki enerji altyapısına yönelik saldırılarının ardından yaşanan kayıpların etkisiyle çatışma öncesine göre günlük 820 bin varil daha düşük seviyede kaldı.

Körfez ülkelerinin toplam petrol ihracatı nisanda bir önceki aya göre günlük 1,9 milyon varil artarak 10,5 milyon varile yükseldi.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan gerçekleştirdiği petrol ihracatı nisanda toplam günlük 1,3 milyon varil artarak 7,8 milyon varile çıktı.

Katar dahil Orta Doğu Körfez bölgesinin toplam petrol üretimi ise savaşın başlangıcından bu yana günlük 14,4 milyon varil azalışla yüzde 45 gerileyerek nisanda 17,6 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.

Hürmüz Boğazı'nın haziran başına kadar kapalı kalacağı öngörülüyor
Raporda, Hürmüz Boğazı'nın raporun hazırlandığı dönemde fiilen kapalı olduğu ve ABD ile İran arasında müzakerelerin sürdüğü belirtilerek, tahminler üzerinde önemli belirsizlikler bulunduğu ifade edildi.

Mevcut senaryoda boğazın haziran başına kadar kapalı kalacağının varsayıldığı aktarılan raporda, mayın temizleme çalışmalarının ardından ihracatın tamamen normale dönmesinin en az iki ila üç ay sürebileceği, Orta Doğu'daki petrol üretiminde ciddi toparlanmanın ise daha uzun zaman alabileceği değerlendirildi.

Raporda ayrıca enerji altyapısında meydana gelen hasarın mevcut tahminlere dahil edildiği, ancak etkinin gerçek boyutu ve toparlanma sürecine ilişkin daha net veriler ortaya çıktıkça öngörülerin yeniden revize edilebileceği kaydedildi.

Küresel petrol arzının mayısta günlük 530 bin varil daha azalarak 94,5 milyon varile gerileyeceği, 2026'nın üçüncü çeyreğinden itibaren ise kademeli toparlanma sürecine girileceği tahmin edildi. Küresel petrol üretiminin 2026 genelinde ise bir önceki yıla göre günlük 3,9 milyon varil düşüşle 102,2 milyon varil seviyesine ineceği öngörüldü.

Katar'daki kayıplar OPEC+ dışı üretimi baskıladı
OPEC+ grubunun üretiminin, BAE'nin de dahil olduğu hesaplamaya göre, Körfez ülkelerindeki ağır üretim kayıplarının etkisiyle bu yıl günlük 4,7 milyon varil azalarak 46,4 milyon varile gerilemesi bekleniyor.

Buna karşın OPEC+ dışı üretimin ABD, Kanada, Brezilya, Guyana ve Arjantin'den oluşan "Amerika Beşlisi"ndeki artışların Katar'daki üretim kayıplarını fazlasıyla telafi etmesi sayesinde günlük 820 bin varil artışla 55,8 milyon varile ulaşacağı tahmin ediliyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin halen sınırlı seviyelerde seyretmesi nedeniyle Körfez ülkelerinden kaynaklanan toplam petrol arz kaybının şimdiden 1 milyar varili aştığı belirtilirken, günlük 14 milyon varilin üzerinde üretimin durduğu ve bunun benzeri görülmemiş bir arz şoku yarattığı ifade edildi.

Buna rağmen, piyasanın krize arz fazlası koşullarında girdiğine işaret edilen değerlendirmede, hem üreticilerin hem de tüketicilerin piyasa sinyallerine tepki vermesi sayesinde mevcut arz-talep açığının daha sınırlı seviyede kaldığı kaydedildi.

Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı

Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı.

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde; Şanlıurfa merkezli Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bingöl, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Mardin, Mersin, Niğde, Osmaniye, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak ve Yozgat'ta yasa dışı bahse yönelik operasyonlar düzenlendi.

Yapılan operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin İinternet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve bu suçtan elde edilen gelirin nakline aracılık ettikleri tespit edildi.

Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı

Ankara'da, sosyal medya hesaplarında silahlı fotoğraflar paylaşan şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 19 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı
Ankara'da 'Sanal Çetelere' operasyon: 19 gözaltı
Ankara'da, sosyal medya hesaplarında silahlı fotoğraflar paylaşan şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 19 şüpheli yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada silahlı paylaşımlara yönelik soruşturma başlattı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından, sosyal medya hesaplarında silahla ateş eden ve silahlı fotoğraflar paylaşan şahısları deşifre edildi.

Silahlı fotoğraflarını yayınlayarak sosyal medya üzerinden birbirlerine meydan okuyan şahısların adresleri takibe alındı. Yapılan takip ve tarassut sonucu yaralama, tehdit, ruhsatsız silah bulundurma ve uyuşturucu suçlarından çok sayıda kaydı olan şüphelilere yönelik şafak vakti eş zamanlı operasyon yapıldı.

Altındağ ilçesinde yapılan operasyonlarda 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde Gasp Büro timlerince arama yapıldı. Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, "Sanal Çetelere" yönelik yapılan operasyonların kararlılıkla süreceğini ifade etti.

Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı

Bartholomeos Atina’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu açma provokasyonu yaparken, hükümetin “diyalog” ve “jest” politikası millî egemenliğimizi etkiliyor. Türkiye, Lozan’a aykırı bu ekümenik tehdide boyun eğmemeli; Ruhban Okulu kapalı kalmalı 

12.05.2026 12:10:00
Eyüp Kabil
Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı
Heybeliada Ruhban Okulu açılmamalı
Atina'da resmi bir ziyaret sırasında Yunan Parlamentosu'nda ve 35. patriklik yıl dönümü töreninde konuşan Fener Rum Patriği Bartholomeos, Heybeliada Ruhban Okulu'nun Eylül ayında "görkemli bir açılış"la faaliyete geçeceğini iddia etti.

Yenileme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten Bartholomeos, bu açıklamasıyla bir kez daha Türkiye'nin iç işlerine müdahale eden, Lozan Antlaşması'na aykırı ve millî egemenliğimizi hiçe sayan bir tutum sergiledi.

Bu sözler, Yunanistan'da büyük heyecan yaratırken, Türkiye'de haklı bir tepkiyle karşılandı. Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Türk hukukuna göre kapatılmış bir kurumdur. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı içinde bulunan bu okulun statüsü, azınlık hakları kisvesi altında yabancı bir dinî merkezin eğitim faaliyetine dönüştürülmek istenmesi, açık bir millî güvenlik ve egemenlik meselesidir. Okulun açılması, Fener Rum Patrikhanesi'nin "ekümenik" iddialarını güçlendirerek, Türkiye'deki Rum cemaatinin ötesinde küresel bir Ortodoks merkezi haline gelmesine zemin hazırlayacaktır. Bu da, tarih boyunca defalarca görüldüğü üzere, dış güçlerin Türkiye'ye karşı kullandığı bir araçtır.

Sadece bir açılış duyurusu değil

Bartholomeos'un Atina'da yaptığı konuşma, sadece bir "açılış duyurusu" değil, aynı zamanda Yunanistan'la ortak bir gündem oluşturma ve uluslararası kamuoyunu Türkiye'ye karşı mobilize etme çabasıdır. Patriğin "barış, insan hakları ve dinler arası diyalog" gibi genel geçer ifadeleri arkasına sığınarak Türkiye'yi "dini özgürlükleri engellemekle" suçlama taktiği, klasik bir dış propaganda yöntemidir. Oysa gerçek şudur: Türkiye, azınlıklara yönelik en geniş hakları sağlayan ülkelerden biridir. Ancak bu haklar, Türk devletinin üniter yapısını ve millî güvenliğini tehdit edecek şekilde istismar edilemez.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı kalması, Türkiye'nin egemenlik hakkıdır. Okulun yeniden açılması, patrikhanenin siyasi emellerini besleyecek, yabancı ajanlık faaliyetlerine kapı aralayacak ve Lozan'ın ruhuna aykırıdır. Türkiye, kendi topraklarında bir "Vatikan benzeri" dinî devletin filizlenmesine izin vermemelidir.

Patrikhane'nin istihbarat bağlantıları göz ardı edilmemeli

Hükümetin tutumu ise eleştiriyi hak ediyor. Uzun yıllardır "yeniden açacağız, diyalogla çözeceğiz, AB ve ABD'ye jest yapacağız" yaklaşımı, millî çıkarlar karşısında yetersiz ve tehlikeli bir uzlaşmacılıktır.

Erdoğan'ın geçmişte "çalışıyoruz" açıklamaları ve son dönemde hızlanan restorasyon izinleri, Bartholomeos'a cesaret vermiştir. İktidar, "yumuşak güç" ve "komşularla iyi ilişkiler" adına stratejik tavizler verirken, Patrikhane'nin siyasi emellerini ve yabancı istihbarat bağlantılarını göz ardı etmemelidir. Bu yaklaşım, Lozan'ın ruhuna aykırıdır ve Türkiye'yi "Vatikan benzeri" bir yapının gölgesinde bırakma riski taşımaktadır. Millî güvenlik meselelerinde "diyalog" bahanesiyle adım atmak, uzun vadede egemenlik kaybına yol açar.

Heybeliada Ruhban Okulu'nun kapalı kalması, Türkiye Cumhuriyeti'nin vazgeçilmez egemenlik hakkıdır. Bartholomeos'un Atina'daki gövde gösterisi ve hükümetin yumuşak tutumu, bu gerçeği değiştirmez. Türkiye, kendi topraklarında dinî bir "devlet içinde devlet" oluşumuna izin vermemeli.

Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında görevlendirilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkacaklarını bildirdi

12.05.2026 11:50:00 / Güncelleme: 12.05.2026 14:06:39
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak
Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdesini verdiği, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımını gerçekleştireceklerini belirtti.

Bu kapsamda merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkacaklarını aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Söz konusu alımları 2026 yılı içerisinde tamamlayarak teşkilatımızın insan kaynağını daha da güçlendireceğiz. Alım yapılacak kadrolar arasında 5 bin 259 zabıt katibi, 4 bin 508 infaz ve koruma memuru, 1300 destek personeli, 1041 mübaşir, 900 icra katibi, 524 koruma ve güvenlik görevlisi, 410 psikolog, 322 teknisyen, 316 büro personeli, 286 hemşire, 90 sosyal çalışmacı ile 44 farklı unvanda personel yer alıyor. Adalet teşkilatımıza, yargı camiamıza ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, yargı teşkilatımızın ihtiyaç duyduğu kadroların tahsisine verdikleri destek dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum." 

TÜİK'in "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı

Türkiye'de ortalama hane halkı büyüklüğü geçen yıl 3,08 kişiye gerilerken ortalama hane halkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il 4,84 kişiyle Şırnak olarak kayıtlara geçti

 

12.05.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
TÜİK'in "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı
TÜİK'in "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı

Türkiye İstatistik Kurumunun, "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye'de 2008'de 4 olan ortalama hane halkı büyüklüğü azalış gösterdi ve 2025'te 3,08 kişiye düştü.

İllere göre incelendiğinde, 2025'te ortalama hane halkı büyüklüğü en yüksek il 4,84 kişiyle Şırnak oldu. Bu ili, 4,63 kişiyle Şanlıurfa ve 4,43 kişiyle Batman izledi.

Ortalama hane halkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,49 kişiyle Tunceli olarak belirlendi. Bu şehri, 2,5 kişiyle Giresun ve 2,51 kişiyle Çanakkale takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre, 2014'te yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hane halklarının oranı 2025'te yüzde 20,5'e yükseldi.

Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hane halklarının oranı 2014'te yüzde 67,4 iken 2025'te yüzde 62,7'e geriledi. Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halklarının oranı, aynı dönemde yüzde 16,7'den yüzde 13,5'e düştü.

Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının oranı, 2014'te yüzde 2,1 iken, 2025'te yüzde 3,3'e yükseldi.

En yüksek tek kişilik hane halkı oranı Gümüşhane'de

İllere göre hane halkı tipleri incelendiğinde, geçen yıl tek kişilik hane halklarının oranının en yüksek olduğu il yüzde 32,7 ile Gümüşhane oldu. Bu ili yüzde 30,8 ile Tunceli ve yüzde 30,5 ile Giresun izledi.

Tek kişilik hane halklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,5 ile Batman olarak kayıtlara geçti. Bu ili yüzde 12,4 ile Diyarbakır ile Van takip etti.

Aynı dönemde, tek çekirdek aileden oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu il, yüzde 70,5 ile Gaziantep oldu. Bu kentin ardından yüzde 69,8 ile Diyarbakır ve yüzde 69,6 ile Şanlıurfa geldi. Tek çekirdek aileden oluşan hane halkları oranının en düşük çıktığı il ise yüzde 49,9 ile Tunceli olarak saptandı. Bu şehri yüzde 51,5 ile Gümüşhane ve yüzde 53,4 ile Artvin izledi.

Hane halklarının yüzde 11,3'ü tek ebeveyn ve çocuklu

Türkiye'de 2025'te, toplam hane halklarının yüzde 11,3'ünü tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan aileler oluşturdu. Toplam hane halklarının yüzde 2,8'inin baba ve çocuklar, yüzde 8,5'inin ise anne ve çocukların bulunduğu ailelerin oluşturduğu belirlendi.

Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu il, geçen yıl yüzde 13,8 ile Bingöl olarak kayıtlara geçti. Bu şehri, yüzde 13,7 ile Elazığ ve yüzde 13,4 ile Adana izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 8,3 ile Ardahan, yüzde 8,9 ile Burdur ve yüzde 9,1 ile Yozgat olarak tespit edildi.

Toplam hane halkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu iller, yüzde 10,7 ile Bingöl, yüzde 10,4 ile Elazığ ve yüzde 10,2 ile Adana, bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 5,6 ile Ardahan, yüzde 6,5'er ile Burdur ve Yozgat oldu.

Baba ve çocuklardan oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu şehirler yüzde 4,3 ile Kilis, yüzde 3,7 ile Batman, yüzde 3,6 ile Malatya olarak belirlenirken bu oranın en düşük olduğu iller yüzde 2,2 ile Sinop, yüzde 2,3'er ile Nevşehir ve Kastamonu olarak kayıtlara geçti.

Geniş aileler en çok Hakkari'de

Geniş aileden oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu il, 2025'te yüzde 21,2 ile Hakkari oldu. Hakkari'yi yüzde 19,2 ile Batman, yüzde 18,6 ile Şırnak izledi. Bu oranın en düşük olduğu şehir ise yüzde 9,2 ile Eskişehir olarak belirlendi. Bu ili, yüzde 10,3'er ile Ankara ve Çanakkale takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre, geçen yıl toplam hane halkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 olurken bunların yüzde 41,9'unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü.

0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hane halkı oranının en yüksek olduğu il yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise yüzde 27,3 ile Tunceli olarak kayıtlara geçti.

Hanelerin yüzde 19,1'inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1'inde iki çocuk, yüzde 5,7'sinde üç çocuk, yüzde 1,9'unda 4 çocuk, yüzde 1,1'inde ise 5 ve daha fazla çocuk bulunduğu belirlendi.

1 milyon 836 bin 496 yaşlı tek başına yaşıyor

Türkiye'de, hanelerin 7 milyon 46 bin 560'ında yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu, hanelerin yüzde 26,1'inde en az bir yaşlı fert yaşadığı tespit edildi.

Bu hanelerin, 1 milyon 836 bin 496'sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu.

Söz konusu yılda, 25-29 yaş grubunda ve hiç evlenmemiş 3 milyon 502 bin 33 kişiden, 2 milyon 452 bin 909'unun anne ve/veya babasıyla yaşadığı görüldü.

Bu gruptaki kişilerin oranı, yüzde 70 olarak hesaplandı. Bu oranın yüzde 42,6'sını erkekler, yüzde 27,4'ünü kadınlar oluşturdu.

Akraba evlilği yüzde 3'e geriledi

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025'te toplam resmi evlilikler içinde, birinci dereceden kuzenleriyle akraba evliliği yapmış 16 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı yüzde 8 oldu. Akrabalık türüne göre evlilikler incelendiğinde, bireylerin yüzde 46,4'ünün hala/dayı çocukları, yüzde 27,2'sinin amca çocukları, yüzde 26,4'ünün ise teyze çocukları ile evlendiği belirlendi.

2010'da gerçekleşen resmi evlenmelerin yüzde 5,9'unu akraba evliliği oluştururken bu oran sürekli düşüş göstererek 2020'de yüzde 3,8'e, 2025'te yüzde 3'e geriledi.

Geçen yıl toplam evli bireyler içinde akraba evliliği yapmış 16 ve üzeri yaştaki bireylerin oranının en fazla olduğu il yüzde 19,7 ile Mardin olarak belirlendi. Bu ili yüzde 18,8 ile Şanlıurfa, yüzde 16,7 ile Siirt izledi. Bu oranın en az olduğu iller ise yüzde 1,2 ile Edirne, yüzde 1,5 ile Kırklareli ve yüzde 2 ile Çanakkale olarak sıralandı.

Akraba evliliği oranı en yüksek il yüzde 16,9 ile Şanlıurfa olarak tespit edildi. Bu ili, yüzde 11 ile Mardin, yüzde 10,8 ile Siirt izledi. Bu oranın en az olduğu iller ise yüzde 0,4'er ile Kütahya ve Edirne, yüzde 0,5 ile Çanakkale çıktı.

Aile ve çocuklar en büyük mutluluk kaynağı

Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025 sonuçlarına göre kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 69 oldu. Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler sıralamasında bunu yüzde 15,6 ile çocuklar, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eş, yüzde 3,3 ile anne/baba ve yüzde 1,9 ile torunlar takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre geçen yıl Türkiye'de 21 milyon 375 bin 930 çocuk içinde hem annesi hem babası vefat etmiş olanların sayısının 4 bin 907, babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, annesi vefat etmiş olanların ise 79 bin 214 olduğu hesaplandı.

Cinsiyete göre incelendiğinde, hem annesi hem babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 2 bin 552, kız çocuk sayısının 2 bin 355, babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 128 bin 983, kız çocuk sayısının 122 bin 946, annesi vefat etmiş erkek çocuk sayısının 40 bin 478, kız çocuk sayısının 38 bin 736 olduğu kayıtlara geçti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025'te ülke genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısı 15 bin 508 olarak kaydedildi. Koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 ve evlat edindirilen çocuk sayısı 681 oldu.

Kesinleşen davalar sonucu geçen yıl 193 bin 793 çift boşandı. 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Velayetlerin yüzde 74,6'sını anne, yüzde 25,4'ünü baba aldı.

Yoksulluk oranları araştırıldı

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen sınır kapsamında yoksulluk oranı 2025'te yüzde 20,6 olarak hesaplandı.

Hane halkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hane halklarının yüzde 9,8'inin, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yüzde 20,4'ünün, geniş ailelerden oluşan hane halklarının yüzde 27,1'inin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının ise yüzde 14,3'ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirlendi.

Kendilerine ait konutta oturanların oranı yüzde 57,1

Konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, 2025'te fertlerin yüzde 57,1'inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 27'sinin ise kiracı yaşadığı anlaşıldı. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 olarak kayıtlara geçti.

Nüfusun yüzde 28,8'inin konutunda, sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi sorunlar, yüzde 27,9'unun izolasyondan dolayı ısınma sorunları, yüzde 22,1'inin trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadığı tespit edildi.

16 ilde DEAŞ'ı fonlayan 43 şüpheli yakalandı

Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, örgüte para aktardıkları tespit edilen 43 şüpheli yakalandı

12.05.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
16 ilde DEAŞ'ı fonlayan 43 şüpheli yakalandı
16 ilde DEAŞ'ı fonlayan 43 şüpheli yakalandı
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, örgüte para aktardıkları tespit edilen 43 şüpheli yakalandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemede, DEAŞ ile iltisaklı olduğu değerlendirilen kripto cüzdan adreslerinin, örgüt bağlantılı Telegram kanalları üzerinden para toplama faaliyetlerinde kullanıldığı, elde edilen fonların soğuk cüzdanlara aktarılarak takibinin zorlaştırıldığı anlaşıldı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik büyük çaplı çalışma gerçekleştirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya dayanarak harekete geçen terör polisi, terörizmin finansmanına yönelik faaliyetlerin tespiti ve deşifre edilmesine ilişkin gerçekleştirilen çalışmalarda, DEAŞ'ın para trafiğini deşifre etti.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından yapılan incelemede, DEAŞ ile iltisaklı olduğu değerlendirilen kripto cüzdan adreslerinin, örgüt bağlantılı Telegram kanalları üzerinden para toplama faaliyetlerinde kullanıldığı, elde edilen fonların soğuk cüzdanlara aktarılarak takibinin zorlaştırıldığı anlaşıldı.

Açık kaynak ve MASAK verilerinde, söz konusu kripto cüzdan adreslerinin terörizmin finansmanı kapsamında kullanıldığı tespit edilirken, 2021-2025 yılları arasında yaklaşık 170 bin dolar fon toplandığı ve bu paraların DEAŞ mensuplarına aktarıldığı belirlendi. Ayrıca tespit edilen şüphelilerin, terör örgütleri kapsamında adli işlem kaydı bulunan şahıslarla para transfer ilişkisi olduğu da anlaşıldı.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından belirlenen kişilerin yakalanması için operasyonun düğmesine basıldı.

Bu sabah İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bilecik, Bursa, Hatay, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya, Malatya, Mersin, Sakarya, Şanlıurfa, Trabzon ve Van illerini de kapsayan toplam 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 43 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilerek muhafaza altına alındı.

Gözaltına alınan 43 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şube'ye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı

İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi

12.05.2026 10:36:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonu bilançosu: 108 gözaltı
İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından yapay zeka destekli çalışmalarla düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 108 şüphelinin yakalandığı bildirildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine ise erişim engeli kararı alındığı öğrenildi.



İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak deşifre edilen illegal bahis şebekesi çökertildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan yapay zeka destekli Açık Kaynak İstihbaratı Analiz Sistemi'nin (AVCI) kullanıldığı çalışmalarda, çeşitli gruplardan 600 bin mesaj analiz edildi, şüphelilerin kimlikleri, adresleri ve finans evi olarak kullanılan yerleri tespit edildi. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 108 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Baskın yapılan adreslerdeki aramalarda suçta kullanılan çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

Ayrıca yasa dışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedildi.

Gözaltına alınan 108 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlıların emniyetteki ifadelerinin ilerleyen saatlerde alınacağı öğrenildi.

Hantavirüsün merkezi gemi dümeni Hollanda'ya kırdı


 
Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi İspanya'ya ait Atlas Okyanusu'nda bulunan Kanarya Adaları'ndaki Tenerife kentinden ayrılarak Hollanda'nın Rotterdam kentine hareket etti. Tahliyeye katılan herkes koruma kıyafeti giydi. Bu durum Covid-19 dönemindeki tahliyeleri hatırlattı. 

12.05.2026 05:52:00 / Güncelleme: 12.05.2026 06:00:14
HABER MERKEZİ/AA
Hantavirüsün merkezi gemi dümeni Hollanda'ya kırdı
Hantavirüsün merkezi gemi dümeni Hollanda'ya kırdı

Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi İspanya'ya ait Atlas Okyanusu'nda bulunan Kanarya Adaları'ndaki Tenerife kentinden ayrılarak Hollanda'nın Rotterdam kentine hareket etti

İki gündür Tenerife'de liman girişinde demir atarak bekleyen MV Hondius, kötü hava şartları sebebiyle son yolcuların karaya çıkartılmasında kolaylık olması açısından Sahil Güvenlik kurumunun tavsiyesiyle kısa süreliğine limana yanaştırıldı.

Tahliye operasyonuna katılan tüm askeri, sivil personel ve yolculara olası bir virüs bulaşma riskine karşı koruma kıyafetleri giydirildi.

Gemi Hollandalı şirkete ait...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.