HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 OCAK 2022, CUMARTESİ

Aklın arkasındaki krallık: Amerika

15.01.2021 00:00:00
'Aklın arkasındaki krallık: Amerika' seslendirme dosyası:

Freud, "Aklın arkasında; akıldışının krallığı vardır" demiş. 

Bu sözü ile adeta Amerika'nın bugün içine düştüğü durumu özetliyor. 

Amerikan hayranı olanlara önce şunu hatırlatalım. 

Kongre baskınındaki boynuzlu, bizon kürklü zatı muhterem; hiç de öyle Kızılderili falan değil. Bu taşralı guruba "Redneck" diyorlar. Türkçe anlamı Kırmızı Enseliler, Kızılderililer değil… Bu ifade Amerika'da cahil, yoksul, bütün gün açık havada, güneş altında çalışan çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan kesim için kullanılır. 

Katolik ve Anglikan Kilisesi ile kavgaları vardır. Presbiteryenler, her hangi bir dine mensup olmayanlar, deist olanlar, şamanlar grubu, toprak tanrıcılar çoğunluktadır. Uzun yıllar kırmızı bir fular kullanmışlar ve kendilerini toplumun diğer üyelerinden daha güçlü gördüklerini çıkardıkları kavgalarda, toplu direnişlerde göstermişlerdir. 

Ve ne yazık ki Amerikan halkının çoğunluğu olup, Başkan Donald amcanın üzerlerinde çok hakkı vardır. Onun bir sözü ile ölür, bir sözü ile yürür, bir sözü ile dururlar. Hollywood filmlerinin kahramanlarına özenirler. Büyük bıçakları, büyük otomobilleri, büyük ve altın kaplı silahları vardır. Çoğu ilk basamak okulu mezunudur. Hepsi farklı ülkelerden gelip yerleşmiş olmalarına rağmen yeni yabancılara tahammülleri yoktur.

Kısacası Amerikan Magandalarıdır.

* * *

Gelelim işin başka tarafına… Seçim sonuçlarının yüklendiği ve açıklandığı bilgisayar programının kurbanı olduğunu söyleyen seçilemeyen başkanın danışmanları; yeni başkanı oyları çalmakla, seçim sonuçları ile oynamakla suçladılar.

Eh, bu söylemler bizim için pek yabancı değil…

Acaba biz seçim sonuçlarının izlendiği programı nereden almıştık? 

Amerika gibi çok uluslu insanlar topluluğunun, zır cahil kesiminin siyasi bir söylem ile bir araya gelip Senato binasına yürümesi ve bunun nasıl gerçekleştiği sorusu; sosyal bilimcileri pek meşgul etmeyecektir. Olsa olsa cehaletin insanları nasıl ruh hastası yaptığını gösterecektir. 

Hepsinin kendi yaşam ve çeşitli özelliklerine göre kanun ve kuralları olan eyaletlerin birleşmesi sonucu oluşmuş bir ülkede; neyin kavgasının yapıldığı, daha doğrusu olayların gerisinde nasıl bir planlayıcının yer aldığı; katılanların çıkarlarının ne olduğu henüz net değil. 

Kendilerini çok aklı başında ve refah düzeyi yüksek bir topluluk olarak gören ve Dünya'ya yukarıdan bakan insanları çıldırtan şey cehaletin ortaya çıkmış olmasıdır. Amerikan haber alma teşkilatı bütün dünyada olan bitenden böylesine istihbarat alırken, dünyanın dört bir tarafında çeşitli provokasyonlar ile uğraşırken acaba kendi ülkesini ihmal mi etmiştir? 

Ya da olay mevcut başkanı itibarsızlaştırmak ve yeni başkanı ön plana çıkartmak için diğer ülkelerde tezgâhladıkları gibi bir komplo teorisinin hayata geçirilmesi miydi? 

Bugüne kadar siyah-beyaz demeden pek çok başkanı bağrına basan Amerikan toplumuna ne olmuştu da böylesine radikal bir başkanın seçilmesine izin vermiş, böyle bir eyleme soyunacaklarını göz ardı etmişti? 

Bütün bu soruların cevabını basına sunulacak önceden kurgulanmış materyaller cevaplandıracak. Tabii, yerseniz…

Kimse kabul etmese de, Amerika'nın arkasında bir gizli Amerika olduğu, bu hezeyanın sonucunun da ortaya çıktığını düşünmeliyiz. 

Tıpkı aklın arkasında akıldışı krallığın egemenliğinin var olduğu gibi…

* * *

Bugün bile İkiz Kuleler ve Pentagona düzenlenen saldırıların altındaki gizli güç henüz bulunamadı. Bütün suçlamalar İslami terör örgütleri olarak gösterilen kişi ve ülkelere atılı olarak kaldı. Bu saldırıları düzenleyenlerin sırf İslam düşmanlığını yaymak adına bu işi yapmadıklarını şimdi tüm Amerikan halkı biliyor…

Biliyor ama akıllarına gelen ihtimalleri de göz ardı ediyor. Yani; olayın üstünü hep birlikte örtüyor, delilleri görmezlikten, söylenenleri duymazlıktan, gerçekleri bilmezlikten geliyorlar. Çünkü yapabilecekleri çok fazla bir şey yok. 

Hollywood'un ürettiği filmlerdeki polisiye diziler, ülke insanını oldukça rahatsız ediyor. Dünya lideri imajının sarsıldığını düşünüyorlar. Hiç biri gördükleri o sahnelerdeki gibi bir gece kapıları kırılarak uyanmak ve nezarete alınmak, baskı altında sorgulanmak istemiyorlar. Her hangi bir nedenle rahatsız oldukları konuları polise aktarmak, yorum yapmak, taraf olmak istemiyorlar. 

Kısacası, "Amerikan Rüyası" onlar için de sona erdi.

Amerikan başkentinin bile güvenli olmadığı son olaylar ile daha bariz ortaya çıktı. 

Ne dersiniz?

Vandallar; bir zamanlar Amerika'nın gerçek sahipleri olan, toprak ve altınları için ve katledilen Kızılderililerin ve yerli halkın intikamını mı alıyor?

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.01.2020, 15.01.2019, 15.01.2018, 15.01.2017, 15.01.2016, 15.01.2015, 15.01.2014, 15.01.2013, 15.01.2012, 15.01.2011, 15.01.2010, 15.01.2009, 15.01.2008, 15.01.2007, 15.01.2006, 15.01.2005, 15.01.2004, 15.01.2003, 15.01.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.