logo
08 TEMMUZ 2026

Amerika'dan Türk tekstiline vergi darbesi

05.03.2010 00:00:00
 
'Stratejik ortak(!)' ABD, Türk tekstiline uyguladığı yüzde ağır vergiyi kaldırmaya yanaşmıyor. ABD'ye yapılan tekstil ihracatı, 2 milyar Dolardan 300 milyon Dolara geriledi.

 

YENİ MESAJ - İSTANBUL

ABD'nin Ankara ile ilişkilerini 'model ortaklık' olarak nitelemesine rağmen, ticari ilişkilerinde Türkiye'ye sıradan bir ülke muamelesi yaptığı dikkatlerden kaçmıyor. Amerikan şirketlerinin başta Ürdün, Mısır ve İsrail olmak üzere çok sayıda ülkeden yaptıkları tekstil alımlarına 'vergi uygulanmazken'; Washington yönetimi, Türk tekstil ürünlerine 'ağır vergi' koyuyor. Üstelik iki ülke arasındaki dış ticaret açığının ABD lehine olmasına rağmen... Nitekim, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Ocak ayında ABD'ye yapılan ihracat yüzde 15.7 azalışla 246.6 milyon dolara gerilerken, ithalat ise yüzde 2.9 azalışla 664.6 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Ocak'ta ABD'ye verilen dış ticaret açığı 400 milyon dolara dayandı. Bu verilere göre, ABD'nin en fazla dış ticaret açığı verdiği 3. oldu.

Tekstilciler aşmaya çalışıyor ama...Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin, konuyu Yeni Mesaj'a değerlendirirken, ABD'nin hazır giyim dahil Türk tekstil ürünlerine uyguladığı kotayı kaldırdığını ancak ürüne göre yüzde 15 -30 oranında değişen 'gümrük vergilerinin' yürürlükte olduğunu dile getirdi. Negrin, şunları söyledi: "Bu vergilerin kaldırılmasını istiyoruz ancak şu ana kadar bunu başaramadık. ABD; Mısır, Ürdün ve İsrail'den gelen tekstil ürünlerine vergi uygulamıyor."ABD'ye yapılan tekstil ürünleri ihracatının 2 milyar Dolardan 300 milyon Dolara gerilediğini belirten Negrin, "ABD şirketleri, ayrıca mal aldıkları firmaları çalışan işçilerin sigortalı olup olmadıklarına kadar kontrol ediyorlar" dedi.

On binlerce kişi işini yitirdiTürk tekstilinin geldiği durum hakkında da bilgiler de aktaran Negrin, Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin şubat ayında toplam 1 milyar 625 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, "İhracatımızın yüzde 20 sini oluşturan tekstil ve hazır giyim, sektörler sıralamasında yine liderliğe yükseldi. Bunda büyük yabancı alıcıların kriz nedeniyle 'stok yapmamak' için alımlarını Çin yerine Türkiye'ye yönlendirmesinin payı büyük" dedi. Geçen yıl binlerce işletmenin kapandığını belirten Negrin, "On binlerce çalışanımız işini kaybetti.  Buna rağmen, 2010 sonunda hazır giyim ihracatı 14 milyar dolar, tekstil ihracatı 6 milyar dolar toplam 20 milyar doları aşabilir" dedi.

İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı

Silivri’de görülen İBB davasının 64. duruşmasında savunma sırası Ekrem İmamoğlu’na geldi. Mahkeme heyetiyle savunma süresi, usul ve takvim tartışması nedeniyle yaşanan gerilim sonrası İmamoğlu, CMK’nın 203. maddesi uygulanarak salon dışına çıkarıldı. İmamoğlu’nun duruşmadaki eleştirel sözleri nedeniyle hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı

08.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı
İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı
Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kampüsünde bugün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve suç örgütü iddialarını içeren davanın 64. celsesinde tansiyon yükseldi. 414 sanıklı davada 59'u tutuklu bulunan sanıklardan biri olan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunma sırası geldi. Mahkeme heyeti, İmamoğlu'nun savunmasını almaya hazırlanıyordu.

İmamoğlu, duruşmada savunma süresinin yetersizliğine itiraz etti. Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamede 143'e yakın suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirten İmamoğlu, kendisine ve avukatlarına tanınan 10-11 saatlik sürenin yetersiz olduğunu savundu. Mahkeme başkanının savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlamaya yönelik ısrarına tepki gösteren İmamoğlu, "9 Temmuz'da bir seferberlik mi var, operasyon mu olacak, bilelim" diyerek takvimin gerçekçi olmadığını vurguladı. İmamoğlu, "Ben sorgu vermeye gelmedim, taleplerimi dile getirmek için çıktım" ifadesini kullandı ve yargılamanın usulüne ilişkin eleştirilerde bulundu.

Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında tartışma

Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında yaşanan tartışma giderek sertleşti. Başkan, İmamoğlu'nu "Sen buraya yargılanmaya geldin, yargılamaya değil" diyerek uyardı ve duruşmanın bozulduğunu belirterek CMK'nın 203. maddesini uygulamaya karar verdi. İmamoğlu, salonu terk etmeyi reddederek "Salondan çıkmıyorum, böyle yargılama olmaz!" dedi. Gerginlik üzerine jandarma görevlileri tarafından salon dışına çıkarıldı. Çıkış sırasında salonda alkışlar yükseldi, avukatlar ve izleyiciler tepki gösterdi.

Sözleri nedeniyle İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı

Duruşma, İmamoğlu'nun salon dışına çıkarılmasının ardından devam etti. Olayın ardından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir soruşturma başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın, mahkeme heyetine yönelik eleştiriler ve duruşma düzenini bozucu ifadeler kapsamında yürütüleceği öğrenildi.

İmamoğlu, 23 Mart 2025'ten bu yana tutuklu bulunuyor ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmış durumda. Hakkında iddianamede "suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçlamayla 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Davada savunmaların büyük kısmı tamamlanmış olup, İmamoğlu'nun savunmasının 8-9 Temmuz tarihlerinde alınması planlanıyordu.

Mahkeme heyeti, duruşmanın devam edeceğini ve ara kararların ilerleyen günlerde açıklanacağını belirtti. Olay, sosyal medya ve haber sitelerinde geniş yankı uyandırırken, İmamoğlu'nun avukatları ve CHP'li isimler "adil yargılanma hakkının ihlal edildiği" yönünde açıklamalar yaptı.

Trump: ‘Bu akşam İran’ı çok sert vuracağız’

Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi sonrası Ukrayna lideri Zelenskiy ile kameralar karşısına geçen ABD Başkanı Trump, Tahran rejimine adeta savaş ilan etti. İslamabad Mutabakatı'nın bittiğini belirten Trump, "Dün gece vurduk, bu akşam İran’ı çok daha sert vuracağız. Nükleer silaha ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz" sözleriyle Orta Doğu'da kartların yeniden karılacağını ilan etti

08.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Trump: ‘Bu akşam İran’ı çok sert vuracağız’
Trump: ‘Bu akşam İran’ı çok sert vuracağız’
Türkiye'nin diplomatik bir başarıya imza atarak başkentte ağırladığı 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, dünya tarihine geçecek kritik bir basın toplantısıyla sona erdi.

Zirve kapsamında ikili bir görüşme gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, zirve sonrasında basına ortak değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin merkezinde Ukrayna'ya Patriot füze desteği yer alırken, Trump'ın basın toplantısında İran'a yönelik sarf ettiği tehdit dolu sözler küresel gündeme bomba gibi düştü.

"İran ile ateşkes bitti, bu akşam yine vuracağız"

Konuşmasına Orta Doğu'da tırmanan ABD-İran gerilimiyle başlayan Donald Trump, geçtiğimiz ay imzalanan geçici mutabakat zaptının tamamen geçerliliğini yitirdiğini açıkladı. Bir gazetecinin ateşkesin durumuna ilişkin sorusuna sert bir tonla yanıt veren Trump, "Bana göre İran ile ateşkes bitti. Onlarla uğraşmak artık sadece zaman kaybı" dedi.

Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin hedef alınmasının ardından Amerikan ordusunun dün gece İran'daki hedefleri vurduğunu hatırlatan ABD Başkanı, askeri operasyonların dozunun artarak devam edeceğini şu çarpıcı sözlerle duyurdu:

"Dün gece onları çok sert vurduk. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok daha sert bir şekilde vuracağız. Çok basit; İran'ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin veremeyiz. Eğer ellerinde bu silah olsaydı, bunu kullanırlardı. Onlar hasta insanlar."

Trump ayrıca, İran'ın suikast listesinde bir numara olduğunu belirterek, "Beni ortadan kaldırmak istiyorlar ama bugüne kadar şanslıydım" ifadelerini kullandı.

Zelenskiy Ankara'da istediğini aldı: Patriot lisansı masada

Toplantının Ukrayna ayağında ise gözler hava savunma sistemlerine çevrildi. Rusya'nın balistik füze saldırılarına karşı acil korumaya ihtiyaç duyduklarını belirten Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ankara'daki zirvede önceliklerinin Patriot PAC-2 ve PAC-3 füzeleri olduğunu vurguladı.

Zelenskiy ile konuyu detaylıca ele aldıklarını belirten Trump, Ukrayna'nın savunma sanayisi kabiliyetlerini övdü. Kulislere yansıyan bilgilere göre Ukrayna, Patriot önleyici füzelerinin üretim lisansının kendileriyle paylaşılmasını talep etti ve ABD kanadından bu konuda yeşil ışık aldı. NATO müttefikleri de zirve bildirisi doğrultusunda Ukrayna'ya 2026 yılı için 70 milyar euro askeri yardım sağlama taahhüdünü resmen teyit etti.

Trump'tan Türkiye'ye övgü: "Erdoğan harika bir iş çıkardı"

Konuşmasında Ankara Zirvesi'nin organizasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ayrı bir parantez açan Trump, Türkiye'den övgüyle bahsetti. Havalimanından toplantı alanlarına kadar her şeyin kusursuz olduğunu belirten Trump, "Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü ve çok iyi biri. Harika bir iş çıkardı, her şey mükemmeldi. Türkiye çok güçlü bir ülke, bizim en iyi askeri ekipmanlarımıza sahipler ve F-35'leri alacaklar" diyerek Ankara-Washington hattındaki yeni bahar havasını tescilledi.

Zirve sonrası yapılan bu açıklamalar, müttefiklerin Ukrayna konusundaki sarsılmaz desteğini ortaya koyarken; Trump'ın İran'a yönelik "bu akşam vuracağız" çıkışı, küresel piyasalarda ve askeri kurmaylarda alarm durumuna geçilmesine neden oldu.

NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı

Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Liderler Zirvesi, küresel güvenliğin geleceğini şekillendirecek radikal kararların yer aldığı "Ankara Zirvesi Bildirisi"nin ilan edilmesiyle tamamlandı. İttifakın yük paylaşımında köklü bir dönüşümü başlatan zirvede, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşması, Ukrayna'ya 70 milyar avroluk dev askeri destek ve transatlantik yapay zekâ hamlesi öne çıkan başlıklar oldu

08.07.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı
NATO Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, küresel istikrarsızlık ve stratejik rekabet ortamına karşı ittifakın en net yanıtlarından biri haline geldi. 32 üye ülkenin liderlerinin katılımıyla tamamlanan kritik oturumların ardından yayımlanan sonuç bildirgesi, savunma sanayisinden yapay zekâ teknolojilerine, bölgesel krizlerden nükleer caydırıcılığa kadar kritik maddeler içeriyor.

Bildirgede öne çıkan tarihi kararlar ve küresel güvenliğe yön verecek başlıklar şu şekilde sıralandı:

1. Savunmada tarihi alım: 50 milyar doları aşan tedarik anlaşması

Ankara Bildirisi'nin en somut ekonomik çıktısı savunma sanayisi alanında oldu. İttifak üyesi ülkeler, kolektif üretim kapasitelerini artırmak, mühimmat stoklarını güçlendirmek ve teknolojik inovasyonu hızlandırmak amacıyla sanayi sektörüyle ortak hareket etme taahhüdünde bulundu.

Bu kapsamda müttefiklerin, toplam değeri 50 milyar doları aşan yeni bir savunma tedarik anlaşması sağladığı resmen duyuruldu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve kapsamındaki Sanayi Forumu'nda müttefiklerin Airbus'tan 12 adet A400 modeli askeri uçak alarak hava gücü kapasitesini artıracağını da ilan etti.

2. Ukrayna'ya 2026 için 70 milyar avroluk "sarsılmaz" destek

İttifak liderleri, Ukrayna'nın özgürlüğü, egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteklerini güçlü bir dille yineledi. Rusya'nın oluşturduğu uzun vadeli tehditlere karşı koymak amacıyla müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim sağlama sözü verdi.

Bildiride ayrıca, bu desteğin adil ve öngörülebilir olması gerektiği vurgulanırken, 2027 yılında da en az eşdeğer bir seviyenin sürdürüleceği taahhüt edildi. Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi vasıtasıyla sağladığı çok yıllı finansman kararı da takdirle karşılandı.

3. Savaş bulutu ve yapay zekâ dönemi

Geleceğin harp teknolojilerine geniş yer ayrılan sonuç bildirisinde, NATO'nun teknolojik üstünlüğünü koruma kararlılığı vurgulandı. Müttefiklerin ortak çalışabilirliğe sahip, güçlü bir transatlantik muharebe bulutu (warfighting cloud) geliştirdiği ve savunma sistemlerinde ileri düzey yapay zekâ modellerini benimseyeceği açıklandı. İttifak, siber ve uzay varlıklarıyla desteklenen entegre hava ve füze savunması ile insansız sistemlere yatırımlarını katlayacak.

4. 5. maddeye "sarsılmaz" bağlılık teyidi

Diplomatik ve askeri caydırıcılık kulvarında, Washington Antlaşması'nın temel taşı olan ve "bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağını" öngören 5. maddeye yönelik bağlılık en üst düzeyde yeniden teyit edildi. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer müttefik liderlerin imzasıyla transatlantik bağın sarsılmaz niteliği dünyaya ilan edildi.

5. İran ve Hürmüz Boğazı uyarıları

Küresel enerji koridorlarının güvenliği ve nükleer silahlanma tehdidi de Ankara'nın ana gündem maddeleri arasındaydı. Bildirgede, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki kararlılık yinelenirken, Tahran yönetimine son dönemde gerilimin tırmandığı Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı gösterme çağrısı yapıldı.

6. Türkiye'nin ev sahipliğine özel teşekkür

Liderler, zirve sonuç bildirisinin kapanış bölümünde tarihi organizasyona ev sahipliği yapan Ankara'ya ve Türk hükümetine özel bir parantez açtı. Bildiride, "Türkiye'nin bize gösterdiği cömert misafirperverlikten dolayı minnettarız" ifadesi kullanılarak Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ve birleştirici rolüne vurgu yapıldı.

Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi'nin "son derece başarılı" geçtiğini belirterek "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da, taahhütler artık hayata geçiriliyor" dedi

 

08.07.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
 
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.' 'NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu.

"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu.

Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.

Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti.

Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.

Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.

Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.

NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.

Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.

Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.

Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı

Dünyadaki enerji krizine ve altyapı yetersizliğine radikal çözüm: Milyar dolarlık teknoloji devleri, yapay zekâ modellerini eğitmek ve çalıştırmak için yörüngede uydu veri merkezleri kurmaya başladı

08.07.2026 14:47:00
Eyüp Kabil
 
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yapay zekâ teknolojilerinin küresel çapta devasa bir hızla büyümesi, Dünya üzerindeki enerji şebekelerini ve su kaynaklarını tükenme noktasına getirdi. Edinilen bilgilere göre, milyar dolarlık uzay teknolojisi girişimi Starcloud, Dünya'nın üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla ilk yapay zekâ veri merkezlerini uzay yörüngesine fırlatmaya başladı. Bu radikal hamle, silikon vadisi ve küresel enerji otoriteleri tarafından teknoloji tarihinin en büyük altyapı dönüşümü olarak değerlendiriliyor.

Dünyadaki kaynaklar yapay zekâya yetmiyor

Gelişmiş yapay zekâ modellerinin (LLM) eğitimi ve milyarlarca kullanıcının anlık sorgularına yanıt verilmesi, Dünya genelindeki veri merkezlerinin elektrik tüketimini rekor seviyelere ulaştırdı. Sunucuları soğutmak için harcanan milyarlarca litre tatlı su ise iklim krizi çağında sürdürülemez bir boyuta ulaştı.

Uzayda kurulacak veri merkezleri, gezegenimizin kısıtlı kaynaklarını korumak adına benzersiz avantajlar sunuyor:

• Sonsuz Güneş Enerjisi: Atmosfer filtresi olmadan, uydular 7/24 kesintisiz ve yüksek verimli güneş enerjisi depolayabiliyor.

• Doğal Soğutma: Uzay boşluğunun mutlak soğukluğu, sunucuların aşırı ısınma problemini ve buna bağlı su tüketimini tamamen ortadan kaldırıyor.

• Vergi ve Arazi Muafiyeti: Karasal sınırlara tabi olmayan yörünge istasyonları, yüzlerce dönümlük arazi maliyetlerini sıfıra indiriyor.

"Uzayda veri" güvenli mi?

Yörüngedeki sunuculardan Dünya'ya veri aktarımı, gelişmiş lazer haberleşme teknolojileri ve yüksek frekanslı uydu ağları üzerinden gerçek zamanlı olarak sağlanıyor. Sektör analistleri, uzay tabanlı veri merkezlerinin karasal siber saldırılara ve fiziksel sabotajlara karşı çok daha korunaklı olduğunu belirtiyor. Ancak, uzay çöpleriyle çarpışma riski ve güneş fırtınalarının yaratabileceği elektromanyetik dalgalanmalar, bu teknolojinin önündeki en büyük teknik engeller olarak öne çıkıyor.

Sektörün geleceği yörüngede şekilleniyor

World Economic Forum raporlarına göre veri merkezlerinin uzaya taşınması, bilişim sektörünün karbon ayak izini kalıcı olarak azaltabilecek en önemli lojistik devrimlerden biri. Starcloud ve benzeri küresel girişimlerin başlattığı bu akım, önümüzdeki 5 yıl içinde bulut bilişim altyapısının en az %15'inin atmosfer dışına çıkacağını gösteriyor. Teknolojinin kalbi artık silikon vadilerinde değil, Dünya yörüngesindeki uydularda atıyor.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

08.07.2026 13:15:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı. 

Basın açıklaması ypan BTP lideri TÜİK'in Haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99 olarak açıklamasına böyle tepki gösterdi ve "Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı.
Bu fiyatlar  nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!" ifadelerini kullandı. Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK Haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Memur ve emeklinin maaş zam oranını belirleyecek  oranlar beklendiği gibi düşük çıktı. TÜİK'e  göre enflasyon Haziran'da yüzde 0,99 artmış. Evet... sadece  yüzde 0,99! Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11. Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı. Bu fiyatlar nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!  TÜİK ne yazık ki uzun süredir halkın gerçeklerini yansıtan veriler açıklamıyor!  Halkın maruz kaldığı enflasyon ile TÜİK enflasyonu arasında dağlar kadar fark var. 

"Bu insafsız, vicdansız bir sistem"

Az önce de ifade ettiğimiz gibi TÜİK  emekli ve memur maaşlarının belirleneceği ayda yine  düşük bir rakam açıkladı. Olan  yine garibana oldu!  Açıklanan bu rakamla en düşük emekli maaşı 20 bin liradan 23 550 liraya çıktı. Üstelik bu da kök maaşa yapılacak özel zamla mümkün olabilecek.  Asgari ücrete ara zam beklentisi ise hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bu insafsız, vicdansız bir sistem! Soruyorum size; açlık sınırının yaklaşık 36 bin lira olduğu bir düzende emekli 23 bin 550 lirayla ne yapacak, asgari ücretli 28 bin lirayla ne yapacak? İstanbul'da kiralar 40- 45 bin liradan başlıyor ama emekli 23 bin 550 lira alacak, asgari ücretli 28 bin lira alacak! Bunu hangi matematikle, hangi vicdanla açıklayacaksınız?

"Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız!"

Çeyrek asırlık bir iktidarın Türk halkını getirdiği durum bu mu olmalıydı? Bu millete yazık oluyor, koca bir neslin umutları yok oluyor. Gençlerimiz ailesini, vatanını bırakıp yurt dışında bir gelecek aramak zorunda kalıyor. İnsanlarımız ekonomik şart nedeniyle önce köyünü, şehrini bırakıp büyükşehirlere getirildi şimdi de ülkesini terk etmeye zorlanıyor. Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız! Milyonlarca yabancının kontrolsüz bir şekilde doldurulduğu ülkemizde kendi insanımızın yaşayamaz hale gelmesi sizce düşündürücü değil mi?

"Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacak"

Türk milleti asil bir millettir, Türk halkı ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi  'Bir eli yağda bir eli balda yaşamayı hak eden bir millettir.  Ve bu hayatı yaşamak hayal değildir. Yeter ki bu ülkenin kaynaklarını bu ülke ve insanı için kullanın. İşte Bağımsız Türkiye Partisi bunu yapacak olan partidir.  Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacaktır. Böyle bir Türkiye'de insanımız geçim sıkıntısından uzak bir hayat yaşayacaktır. Bu bir hayal değil bir tercih meselesidir. Her türlü imkan , kaynak bu ülkede mevcuttur,  Yeter ki milletimiz yerli ve milli bir kadro olan Bağımsız Türkiye Partisine icazet versin."

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 36.⁠ NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya ulaştı

08.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 36.⁠ NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 36.⁠ NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya ulaştı.

Şara'nın uçağı Esenboğa Havalimanı'na indi.

Cumhurbaşkanı Şara'yı havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve yetkililer karşıladı.

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde bugün liderler düzeyindeki resmi oturumlara geçiliyor. Liderler dört ana konuya odaklanacak. Tartışmaların seyrinde ABD Başkanı Donald Trump'ın ruh hali belirleyici olabilir

08.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak
7 Temmuz'da yan etkinlikler ve bakanlar düzeyinde çalışma yemekleriyle başlayan zirvenin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı bugünkü resmi oturumlarda belli olacak.

Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için katıldığını gizlemeyen Trump'ın ilk mesajları, toplantının son ana kadar diken üstünde gidebileceğini gösterdi.

Trump, Erdoğan'la buluşmasında medyaya yaptığı açıklamalarda Grönland dosyasını yeniden açtı, İran'a yönelik saldırılar sırasında bazı Avrupa ülkelerinden destek görmemenin yarattığı rahatsızlığın sürdüğünü gösterdi ve Avrupa'daki Amerikan askerlerinin tamamını çekebileceğini yineledi.

NATO çevrelerinde, Trump'ın öngörülemezliği baştan beri hesaba katılıyor.

Zirve öncesi BBC Türkçe'ye konuşan önde gelen NATO ülkelerinden birinin üst düzey diplomatı "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi gerektiğini" söylemişti.

NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının resmi oturumlarda dört ana konuya odaklanmaları planlandı:

NATO 3.0 dönemi
ABD'nin, NATO'nun ilk dönemlerinde olduğunun aksine, Avrupa'yı savunmayı birincil önceliği olarak görmeyeceğini net şekilde ortaya koyması NATO 3.0 konseptini gündeme getirdi.

Önümüzdeki dönemde Avrupalı müttefikler daha aktif roller üstlenecek.

Kolektif savunma alanında, özellikle de konvansiyonel savunma bağlamında daha fazla sorumluluk alacak.

Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. ABD, nükleer caydırıcılıkta ana rolü oynamaya devam edecek.

Zirve, NATO'da daha güçlü bir Avrupa için taşların döşenmeye başlandığı bir platform niteliğinde.

NATO yetkilileri, NATO 3.0'ı, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği, ABD'nin de hâlâ sıkı şekilde bağlı olduğu bir yapı olarak özetliyor.

Ukrayna'ya destek
Zirvede Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği mesajı verilmeye çalışılacak.

NATO, Ukrayna'ya desteği sürdürürken, özellikle insansız hava araçlarının kullanımı ve insansız hava araçlarına karşı savunma teknolojisi konusunda bu ülkenin savaş alanındaki deneyimlerinden dersler çıkarmaya çalışıyor.

Ukrayna'nın olası NATO üyeliği konusunda ise mevcut tutumlarda değişiklik yok.

Kısa vadede bu yönde adım atılması mümkün gözükmüyor.

Zirve bildirisi kısa olacak
Zirve sonunda yayımlanacak bildirinin Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi kısa olması bekleniyor.

Belgede öncelikli olarak, NATO'nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması'nın 5. maddesi temelinde şekillenen ortak savunma ilkesine müttefiklerin sarsılmaz şekilde bağlı oldukları vurgulanacak.

NATO'nun Avrupa kıtasındaki üyeleri ve Kanada'nın, Lahey Zirvesi'nde verdikleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünü yerine getirdikleri de belgeye yansıtılacak.

İttifaktaki yük kaydırmasını simgeleyen NATO 3.0 da belgede yerini alacak. Bir son dakika değişikliği olmazsa bu konunun metinde şu ifadelerle yer alması öngörülüyor:

"Geleceği inşa ediyoruz: daha güçlü bir NATO'da daha güçlü bir Avrupa. Avrupa müttefikleri ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifakın savunması için daha büyük sorumluluk üstleniyor."

Bildiride Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarı için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğu vurgusunun yer alması öngörülüyor.

Özellikle Türkiye'nin özel hassassiyet gösterdiği "terörizmin NATO için süregelen bir tehdit olduğu" da bildiride altı çizilecek unsurlar arasında olacak.

Son dönemde ABD ile bazı Avrupalı müttefikler arasında ciddi gerginlik yaşanmasına neden olan İran konusu da bildiride değinilecek başlıklar arasında:

"Müttefikler, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır."

Ukrayna'ya, 2026 ve 2027 için 70 milyar Euro seviyesinde askeri destek beyanının da bildiride yer alması öngörülüyor.

TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL

Vatandaşın sağlık hizmeti alırken ödediği muayene katılım paylarına yüzde 246'ya varan zam yapılırken, milletvekillerinin sağlık giderleri için Hazine'den yılın ilk beş ayında 90 milyon 290 bin TL harcandı
 

08.07.2026 11:17:00
Haber Merkezi
 
TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL
TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL
2026'nın Ocak-Mayıs dönemini kapsayan Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, TBMM'de görev yapan 592 milletvekili ve kapsam dahilindeki hak sahiplerinin tedavi, sağlık malzemesi ve ilaç giderleri bütçeden karşılandı. Buna göre beş ayda bir milletvekili başına düşen ortalama sağlık harcaması 152 bin 516 TL olarak hesaplandı. Bu tutar, yaklaşık 5,4 asgari ücrete karşılık geliyor.

Milletvekillerinin sağlık giderleri kamu bütçesinden karşılanırken, vatandaşlar ise artan sağlık katkı paylarıyla karşı karşıya kaldı. Son düzenlemeyle muayene katılım paylarına yüzde 246'ya varan zam yapıldı.

Yeni tarifeye göre devlet hastanelerinde muayene katılım payı 50 TL'ye, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinde 90 TL'ye, özel hastanelerde ise 100 TL'ye yükseltildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, beş aylık dönemde yapılan 90 milyon 290 bin TL'lik sağlık harcamasının 90 milyon 90 bin TL'sini tedavi ve sağlık malzemesi giderleri, 200 bin TL'sini ise ilaç harcamaları oluşturdu.

Geçen yıl milletvekillerinin sağlık giderleri için bütçeden toplam 231 milyon TL harcanmıştı. Böylece 2026'nın ilk beş ayında yapılan harcama, geçen yılın toplam sağlık harcamasının yaklaşık yüzde 39'una ulaştı.

AYLIK ORTALAMA 30 BİN 503 TL

Verilere göre milletvekili başına aylık ortalama sağlık harcaması 30 bin 503 TL olarak gerçekleşti. Bu rakam, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 2 bin 428 TL üzerinde bulunuyor. Öte yandan milletvekillerine sağlanan sağlık desteğinden birinci derece yakınları da yararlanabiliyor.

Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı

Türk tiyatrosunun usta sanatçısı Zihni Göktay için veda töreni Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yapıldı. Göktay'ın cenaze töreninde konuşan kızı Zeynep Göktay Dilbaz, tiyatroya başladığı yıllarda babasının kendisine yazdığı mektubu okudu, "Bu bir bayrak yarışıysa ben de sana yolun açık olsun diyorum güzel kızım. Yalnız, başa güreş amacın daima zirve olsun. En iyisini olmaya gayret göster. Yetenek yetmez sadece. Dürüst ahlak, sorumluluk duygusu, yığılmadan, yorulmadan, bıkmadan, azimle çalışmak gerek" dedi

07.07.2026 14:30:00
AA
 
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Türk tiyatrosunda yarım asrı aşan sanat yaşamında, kendine özgü üslubu ve canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinen usta oyuncu Zihni Göktay için tören düzenlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilen törene, sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Törende konuşan sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının mesleğine aşık ve ailesine çok bağlı olduğunu belirterek, oyunculuğa başlarken babasının kendisine yazdığı mektubu okudu.



"Bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi"

Törene katılan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Zihni Göktay'ın yaklaşık 66 yıl sahnede kaldığına işaret ederek, "Ömrünü sanata adadı. Hepimizin aklında, kalbinde yer edindi ve tüm bunları yaparken bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi. Büyük ustayı düşündüğümde aklıma meyve dolu ağaçlar geliyor. Çünkü ancak meyvesi olan ağacın başı eğiktir. Bilgisi, birikimiyle bize hep örnek olduğu için teşekkür ediyorum." dedi.

"Lüküs Hayat" oyununda da akla ilk Göktay'ın geldiğine dikkati çeken Aslan, şunları kaydetti:

"Pek çok filmde onun sesini duyduk. Onu sokakta gördüğümüzde 'ağabey' diye sarıldık. Nice karakterler onun nefesiyle can buldu. Nice kuşaklar tiyatro sevgisini ilk kez ondan öğrendi. Bizi bize anlattı. Onunla güldük, hüzünlendik, düşündük. Bizler onun karakterlerinde kendimizi, abimizi, babamızı, dostumuzu gördük. Tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları çatısı altında görev yaptı. Muhsin Ertuğrul'un açtığı o büyük yolda usta çırak geleneğinin en sadık korucularından biri olarak bu kuruma ömrünü verdi. Şehir Tiyatrolarının asırlık hafızası oldu."

Aslan, Göktay'ın Şehir Tiyatroları sahnesinde 72 farklı oyunda oynadığını söyleyerek, Ekrem İmamoğlu'nun başsağlığı mektubunu okudu.



"Genç sanatçılara çok şey öğretti"

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, Göktay'ın herkesin "Zihni abisi" olduğunu dile getirerek, "Bu tiyatroya ilk geldiğim zaman onun olduğu oyunlardan bir tanesi sahneleniyordu. Bana sahne üzerinde çok şey anlattı. Genç sanatçılara çok şey öğretti, yolumuza pusula oldu." diye konuştu.

Oyuncu Hikmet Körmükçü de 53 yıl oyunlarda Göktay'la birlikte rol aldıklarını söyleyerek, "Beraber ağladık, güldük, çok sevindik. Bazen mutsuz, bazen çok mutsuz olduk. Birbirimize hep destek olduk. Onun şakalarını, fıkralarını, sahnede beni deli etmelerini özleyeceğim. Onunla son oyunumuz 'Gidiş Dönüş Moskova'ydı" ifadelerini kullandı.

Oyuncu Hakan Altıner ise geçen hafta İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde "Tiyatromuzun Çınarları" başlıklı bir projeye imza attıklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Bu sezon Ahmet Kutsi Tecer'in 'Köşebaşı' oyununu sahneleyeceğiz. Emeklilerimiz de orada olacak. Onun için projenin adı 'Tiyatromuzun Çınarları'. Oyunda bekçi rolü var ve o rol için 'Zihni olsun' dedik. Olur, olmaz derken her şeye rağmen biz onun konforunu sağlarız diye düşündük. Hatta ezber zorluğu var mı yok mu tartışması yapılırken, ben dedim ki 'Ezberi boş verin. Zihni lafa başlar ve seyirci dinler. Onları büyüler, anlattığı her kelime bambaşka bir dünya açar.' Ne yazık ki oyunu onunla yapamıyoruz. Fakat 28 Ekim gecesi 'Köşebaşı' oyunu, Zihni Göktay için perde açacak. Ruhu şad olsun."

Şehir Tiyatrolarından emekli sanatçı Uğurtan Atakan, orkestra şefi ve müzisyen Ertan Ergül ve müzisyen Selim Atakan da törende Zihni Göktay ile ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Göktay'ın naaşı, öğle namazına müteakip Üsküdar Şakirin Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.