HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 EKİM 2021, ÇARŞAMBA

Anayasaya uygun siyaset

16.09.2021 00:00:00
'Anayasaya uygun siyaset' seslendirme dosyası:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'ndan iki madde ile ülkemizin sosyal bir hukuk devleti olduğunu, devletin amaç ve görevlerinin kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak olduğunu anlayabiliyoruz.

Cumhuriyetin nitelikleri:

Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Devletin temel amaç ve görevleri:

Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Ancak Türkiye siyasetine bakıldığında bu amaçla hareket edilmediğini de görmekteyiz. Bugün toplumumuzda hiç gündemimize almayacağımız meseleler tartışılıyor ve suni gündemlerle milletin asıl hakları göz ardı ediliyor.

Bu bağlamda amaç, ideal ve söylem olarak siyasi partilere baktığımızda Anayasada yer alan şekilde refah ve huzurun sağlanması için atılacak adımların dile getirilmesi gerekirken ne yazık ki sadece boş konuşuyoruz.

Türk siyasetinde bütün partilerin aksine istisna olarak Bağımsız Türkiye Partisi tam olarak Anayasanın düzenlediği amaca hizmet ediyor ve kuruluşundan bugüne kadar siyasi kavgaların bir tarafı olmaktan çok meselenin çözümü tarafında yer alarak bütün siyasi partilere örnek teşkil ediyor.

Hatırlarsanız önceki yazımızda da bahsettiğim gibi Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Bey 2015 seçimlerinde asgari ücret vurgusu ile halkta büyük bir uyanışa vesile olmuş ve asgari ücretin yetmediği konusunda halkımızın siyasilere tepki göstermesini sağlamıştı. Bununla birlikte her siyasi partiden bir asgari ücret açıklaması duyduğumuz seçim dönemi yaşadık.

Bağımsız Türkiye Partisi, Ebedi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in kurduğu iktisat sistemi olan Milli Ekonomi Modeli'ni parti programına almıştır ve siyasetini bu milleti doyurmak, giydirmek ve refah bir hayat sürdürmek üzerine şekillendirmektedir.

Geçtiğimiz günlerde KRT TV'de bir programa katılan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın söylemleri dikkat çekti:

"Kim bağımsızlık istiyor, kim bu vatandaşın refahını istiyor, hani itibarda tasarruf olmaz diyorlar ya... kim devletin itibarı dediğimiz şeyin aslında 3-5 uçak, 5-10 araba değil milletinin alım gücü olduğunu , o yüzden milletin alım gücünün güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorsa, ben onunla sonuna kadar ittifak ederim."

"BTP iktidarında asgari ücretin 10.000 TL olmaması mümkün değil. Türkiye; BTP iktidarında, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle birlikte devlet olarak bu ücreti verme gücüne sahip olacaktır."

"Hükümet, vatandaşın asgari geçim koşullarını sağlamakla mükelleftir. Dolayısıyla; devlet, vatandaşını ev sahibi yapmak zorundadır."

"Türkiye'de gelir düzensizliği hakim. Vatandaş 2-3 bin TL'ye geçinmeye çalışırken birileri 5,6...10 tane maaş alıp devletin milyarlarca lira parasını hiç ediyor."

"Devlet diyoruz bizim bütün temel ihtiyaçlarımızı karşılasın. Bizim güvenliğimizi sağlasın. Bizde o devlete sahip çıkalım. Devletin kanunun bana yaptırımı ben burada yaşıyorum diye değil. Devletin kanunun bana yaptırımı kriz anında bana sahip çıkacağını bilmemdir. Vatandaşlık budur."

Söylemlere bakıldığında bugünkü siyasilerden çok farklı olduğunu görebiliyoruz. Bugün siyasetin dilindeki konular sadece suni gündemler. Çözümü, çözüme dayalı bakış açılarını kimse değerlendirmiyor. Öyle bir noktaya geldik ki gençler ülkede bir gelecek görmüyor.

Devletine aidiyet beslemiyor. Meselenin bir çözümü olduğunu düşünmüyor.

Bugün siyasetin acilen bu bakış açısına dönmesi gerekiyor. Sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bütün yurttaşların refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaya davet ediyorum.

Bu noktada bu sosyal devlet mantığını işleyerek uygulamaya geçirilebilmesi adına Bağımsız Türkiye Partisi'nin programında da yer alan Milli Ekonomi Modeli'nden bir bölümü de sizlere sunuyorum.

"Milli Ekonomi Modeli'mizde daha önce de ifade ettiğimiz üzere, bizim için devlet Sosyal Devlet'tir.

Peki, sosyal planda devlet neler yapmalıdır dersek, bunları şöyle sıralayabiliriz:

1. Ev hanımları işçi statüsüne kavuşturulup emekli olma hakkını elde edecektir. Böylece her aileye belli bir maaş bağlanacaktır.

2. İstihdam vergileri ve emeklilerin maaşlarından vergi ve kesintiler alınmayacak, vergi olarak yapılan kesintiler maaşlarına ilave edilecektir.

3. Gençlere faizsiz uzun vadeli evlenme kredisi verilecektir.

4. Doğum yapan her anneye ortalama bir memur maaşı kadar doğum yardımı yapılacaktır. Her doğan çocuk için vasat memur maaşının beşte biri kadar çocuk yardımı yapılacaktır. Bu yardım çocuğun iş sahibi olmasına kadar devam edecektir.

5. Kimsesiz yaşlılara maaş bağlanacaktır. Geçimleri devlet garantisinde olacaktır.

6. Şehit yakınları, dul, yetim ve engellilere devlet sahip çıkacaktır.

7. Lise mezunları sınavsız üniversiteye alınacaktır.

8. Üniversite harçları kaldırılacaktır.

9. Evi olmayan vatandaşlarımızın, 15-20 yıl vadeli, faizsiz kredi ile konut sahibi olmaları sağlanacak.

10. 200 bin TL'nin altında yıllık geliri olan kesimden vergi tamamı ile kaldırılacaktır.

11. Çiftçiden vergi alınmayacak ve emeklilik hakkı tanınacaktır.

12. KOBİ'lere ve esnaf kesimine uzun vadeli faizsiz kredi verilecektir.

13. Tarım kesimine, ürününe karşılık daha ürününü tarlaya atmadan faizsiz yarı bedeli avans olarak verilecektir.

14. Nakliyecilere, otobüs, taksi taşıma araçlarına araçların yenilenmesi için faizsiz uzun vadeli kredi verilecektir.

15. Sanayiciye proje mukabili faizsiz uzun vadeli kredi verilecektir.

Bu ve benzeri projelerle devlet, halkın özellikle dar gelirli kesimini desteklemek zorundadır. Devlet tarafından bir hizmet olarak yapılan bu uygulamalar, Milli Ekonomi Modeli'mizin gereği bir ekonomi kuralıdır. Çünkü ancak bu yol ile piyasada eksik olan talep devreye konulabilir." (Milli Ekonomi Modeli)

 
 
Abdülkadir Mısır / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

16.09.2020, 16.09.2019, 16.09.2018, 16.09.2017, 16.09.2016, 16.09.2015, 16.09.2014, 16.09.2013, 16.09.2012, 16.09.2011, 16.09.2010, 16.09.2009, 16.09.2008, 16.09.2007, 16.09.2006, 16.09.2005, 16.09.2004, 16.09.2003, 16.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.