logo
08 KASIM 2026

Ankara'da kar yağışı etkili oldu

Ankara'da gece saatlerinde başlayan kar yağışı, şehrin yüksek kesimlerinde etkili oldu

08.11.2026 07:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da kar yağışı etkili oldu
Ankara'da kar yağışı etkili oldu
Ankara'da gece saatlerinde başlayan kar yağışı, şehrin yüksek kesimlerinde etkili oldu.

Ankara'da saat 00.30 sıralarında başlayan kar yağışı, şehrin yüksek kesimlerinde ve merkezi bölgelerinde etkili oldu. Park halindeki araçlar, kar yağışı nedeniyle beyaz örtüye büründü. Kar yağışı, Ankara'nın simge yapılarından Kocatepe Camii çevresinde de görüntülendi.

İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!


Sahte reklamlar, yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle her zamankinden daha inandırıcı hâle geliyor. Sosyal medya akışlarında, uygulamalarda ve arama sonuçlarında karşılaşılan bu reklamlar, güvenilir markaları taklit ederek kullanıcıları dolandırıcılık tuzağına çekebiliyor. 

07.11.2026 14:53:00
Ömer Nezir
 
 İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!
 İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!

Dolandırıcılık reklamları arama motoru sayfalarında, e-ticaret pazar yerlerinde ve alışveriş sitelerinde, mobil uygulamalarda ve oyunlarda, video sitelerinde, mesajlaşma platformlarında ve daha pek çok web sitesinde karşınıza çıkabilir. Ancak belki de en büyük risk sosyal medya sitelerinden kaynaklanıyor. 2025 yılında  dolandırıcılık nedeniyle para kaybettiğini bildiren kişilerin yaklaşık üçte biri  dolandırıcılığın sosyal medyada başladığını söyledi.

Sosyal medyadaki her reklam göründüğü kadar masum değil

Bu reklamlar kendini meşru bir şirket gibi gösterir ve gerçek siteyi taklit etmek için tasarlanmış bir oltalama sitesine yönlendirir. Aciliyet duygusu yaratmak için ürünlerde sınırlı süreli özel fırsatlar sunar. Kripto para girişimlerinde, hiçbir risk taşımadan yüksek getiri vaat eden yatırım fırsatları paylaşır. Bankalar gibi meşru şirketlerin müşteri destek hizmetlerini taklit eder. Büyük para ve ödül çekilişleri vaat eder. Kurbanı, bilgisayarına veya cihazına virüs bulaştığına dair sahte güvenlik uyarılarıyla korkutur. Kurbanın ilgisini sansasyonel başlıklı akıl almaz haberler gibi tık tuzaklarıyla çeker. Kötü amaçlı reklam olarak da bilinen bu tür bir reklama tıklamak, tarayıcı veya yazılım açıklarından yararlanabilir ya da sizi kandırarak bir uygulama indirmeniz yoluyla farkında olmadan kötü amaçlı yazılım yüklemenize neden olabilir.

Sahte reklamları nasıl tanırsınız?

Dolandırıcılık reklamlarının bir diğer kategorisi doğrudan paranızı hedef alır. Hayalî bir yatırım planına para yatırmanızı, var olmayan bir ürünün bedelini ödemenizi ya da sahte bir ücret için para göndermenizi isteyebilirler. Bu girişimler genellikle dijital ortamda gerçekleşse de reklamlardaki telefon numaralarını aramaktan da kaçının. Bu numaralar sizi, çalışanları paranızı veya kişisel ya da finansal bilgilerinizi elinizden almak üzere eğitilmiş dolandırıcı bir çağrı merkezine bağlayabilir. Sahte bir güvenlik uyarısıyla kandırıldığınızda genellikle olan budur.

Reklam dolandırıcılığının uyarı işaretleri nelerdir?

Yapabileceğiniz en iyi şey, dolandırıcılığın uyarı işaretlerini fark etmek ve şüpheli reklamlardan uzak durmaktır. Birkaç yaygın uyarı işaretine dikkat ederek bu reklamları fark edebilirsiniz:
* Hızlı hareket etmenizi teşvik eden, aciliyet içeren ifadeler. Bu ifadeler bizi, kişisel bilgilerimizi paylaşmak gibi normalde vermeyeceğimiz kararları aceleyle vermeye iter.
* Fırsatı kaçırma korkumuzu tetikleyen, gerçek olamayacak kadar iyi teklifler. Bunlar aciliyeti artırmak için çoğu zaman sınırlı süreli olarak sunulur.
* Dolandırıcıların kimlik dolandırıcılığında kullanmak üzere hakkımızda bir profil oluşturmasına yardımcı olabilecek hassas kişisel bilgi talepleri. Bunlar e-posta/ev adresi, telefon numarası ve tam ad gibi zararsız görünen bilgiler bile olabilir.
* Sizi büyük olasılıkla dolandırıcı bir çağrı merkezine yönlendirecek, reklamlardaki telefon numaraları. Meşru şirketlerin çoğu destek taleplerini ilk etapta dijital kanallar üzerinden yürütür.
* Bilgisayarınızdaki veya cihazınızdaki bir sorunu gidermek için yazılım indirmeniz yönünde baskı.
* Merakınızı kamçılamak ve sizi tıklamaya ikna etmek için tasarlanmış sansasyonel haberler.
* Satıştaki ürün ve hizmetler ya da yatırım fırsatları için ünlülerin verdiği destekler (bazen deepfake ile oluşturulmuş).


Sahte reklama tıkladıysanız ne yapmalısınız?

Bir dolandırıcılık reklamına tıkladıysanız veya reklamdaki numarayı aradıysanız ve ardından bir şey indirdiyseniz; kişisel veya finansal bilgilerinizi verdiyseniz, kartınızla bir şey satın aldıysanız ya da banka havalesi yaptıysanız paniğe kapılmadan şunları yapın:
Dolandırıcıdan gelen başka mesajlara yanıt vermeyin ve hesaplarınızı şüpheli faaliyetlere karşı izleyin.
Gerekiyorsa hemen bankanızla veya kart sağlayıcınızla iletişime geçip ne olduğunu anlatın. Bankanız, inceleme yaparken kartınızı veya hesabınızı dondurabilir.
Parolalarınızı verdiyseniz ilgili sitede ve bu parolaları tekrar kullandığınız diğer tüm yerlerde hemen değiştirin. Bu siteler için iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin ve her hesap için güçlü, benzersiz parolalar saklamak üzere bir parola yöneticisi kullanmayı düşünün.
Herhangi bir şey indirdiyseniz saygın bir sağlayıcının güvenlik yazılımıyla tarama yapın. Ayrıca işletim sisteminizin ve tüm uygulamalarınızın güncel olduğundan emin olun.
Mümkünse dolandırıcılığa ait kanıtları saklayın. Buna reklamın kendisi ve tüm URL'ler, ekran görüntüleri, e-postalar/mesajlar, ödeme kayıtları veya dolandırıcıyla yapılan yazışmalar dâhildir. Bu, geri ödeme talebinde bulunabilmeniz için yardımcı olacaktır.
Reklamı, platformun yerleşik bildirme seçeneğini kullanarak gösterildiği platforma bildirin ve dolandırıcılığı yetkililere,  ilgili birimlere iletin.

Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!


 
Oxfam Konfederasyonu’nun 'Afet Eşitsizliği Raporu' 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı. Rapora göre en zengin binde 1’lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3.5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliğine yol açıyor.

07.11.2026 14:29:00
Ömer Nezir
 
Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!
Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!

Oxfam Konfederasyonu'nun 'Afet Eşitsizliği Raporu' 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı. Rapora göre en zengin binde 1'lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3.5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliğine yol açıyor.

Raporun Türkiye'ye ilişkin verilerine göre ise Türkiye'deki en zengin binde 1'lik kesiminin, yani yalnızca 84 bin 980 kişinin, toplam karbon emisyonu, en yoksul yüzde 27'sinin, yani 22.9 milyon insanın, toplam emisyonundan daha fazla.
Aynı en zengin binde 1'lik kesimden bir kişi, yalnızca 59.5 günde en yoksul yüzde 50'lik kesimden bir insanın 30 yıllık emisyonu kadar karbon salıyor. Ve aynı binde birlik kesimden bir kişinin tek başına emisyonu, Türkiye'deki sıradan bir insana göre 61 kat fazla.

Türkiye'deki en zengin yüzde 1'lik kesimin karbon emisyonu ise, nüfusun en yoksul yüzde 50'sinden bir insanın 64 daha katı. Bu oran, Türkiye ortalamasının 21 katı. 2025 yılında Türkiye'den kalkan özel jetlerin iklim krizine etkisi de küresel duruma benzer. Türkiye'deki özel jetler, 2025 yılında nüfusun en yoksul yüzde 50'lik kesiminden bir insanın bir yılda yaratacağı emisyona yalnızca 12.8 dakikada ulaştı.

El hastalıkları gençlerde yaygınlaşıyor!


 
Son yıllarda akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, klavye ve fareyle tekrarlayan hareketlerin yapılması, el hastalıklarının daha sık görülmesine neden oluyor. 

07.11.2026 14:26:00
Murat Çorbacı
 
El hastalıkları gençlerde yaygınlaşıyor!
El hastalıkları gençlerde yaygınlaşıyor!

Son yıllarda akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, klavye ve fareyle tekrarlayan hareketlerin yapılması, el hastalıklarının daha sık görülmesine neden oluyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji, El Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Çavuş, "Geçmişte daha çok ofis çalışanlarında görülen karpal tünel sendromu, tetik parmak ve baş parmak kök eklem kireçlenmesi hastalıkları son yıllarda dijitalleşmenin etkisiyle gençlerde de sık görülüyor. Djital alışkanlıkların bu şekilde devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda 20'li yaşlardaki hastaların oranının da hızla artacağını öngörüyoruz" diyor. Dr. Mehmet Çavuş, günümüzde elleri tehdit eden 3 hastalığı anlattı, el sağlığımıza destek olacak basit ama etkili 7 egzersizi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ellerimizi güçlendirmek için basit ama etkili 7 önlem!

Tedavinin geciktirilmesinin; hastalığın türüne ve şiddetine bağlı olarak kalıcı kas erimesine, geri dönüşü zor sinir hasarına ve ince motor becerilerinin kaybına dek ilerleyebildiğini belirten Dr. Çavuş, aktivite düzenlemesi, atel kullanımı, ilaç tedavileri, enjeksiyonlar ve egzersiz gibi yöntemlerle sonuç alınamayan veya ileri sinir hasarı bulunan hastalarda cerrahi yönteme başvurulabildiğini belirtiyor.  Dr. Çavuş, el sağlığı için basit ama etkili 7 egzersizi şöyle sıralıyor;

• Klavye ve fare (mouse) kullanırken ön kolunuzla eliniz aynı hizada olsun. Gerekirse jel destekli ped veya klavye altlığından yararlanın. Bileğinizi düz tutun.
• Her 30-40 dakikada bir mola vererek, ellerinizi klavyeden çekip kollarınızı aşağı doğru serbest bırakın ve yaklaşık bir dakika hafifçe sallayın.
• Telefonda bütün işlemleri başparmakla yapmak yerine iki elinizi veya işaret parmağınızı kullanın.
• Fareyi (mouse) hafif tutun, sıkmayın.
• Basit bir paket lastiğini parmaklarınızın dışına geçirip yavaşça açın, kapatın. 
• Kolunuzu dirseği bükmeden öne uzatın. Diğer elinizle parmaklarınızı nazikçe kendinize doğru çekip 10 saniye bekleyin. Ardından elinizi ters çevirerek hareketi diğer yönde tekrarlayın.
• Egzersiz sırasında ağrı, uyuşma veya yakınmalarda artış gelişirse hareketi bırakın ve hekime danışın. 

Sonbaharda '10 maddeyle' kalp sağlığına dikkat!


 
 
Sonbaharla birlikte soğuk hava, solunum yolu enfeksiyonları ve hava kirliliğinin yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıkları da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. 
 

07.11.2026 13:21:00
Murat Çorbacı
 
Sonbaharda '10 maddeyle' kalp sağlığına dikkat!
Sonbaharda '10 maddeyle' kalp sağlığına dikkat!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, soğuk havalarda vücut ısısını koruyabilmek için damarların daralmasının kan basıncını yükseltebildiğine ve kalbin iş yükünü artırabildiğine işaret ederek, "Enfeksiyonlar, hareketsizlik ve değişen beslenme alışkanlıkları da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Özellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan kişilerin sonbahar ve kış aylarında daha dikkatli olmaları gerekir. Kişisel risk faktörlerini kontrol altında tutmak ve mevsim koşullarına uygun önlemler almak kap ve damar sağlığını korumak açısından çok önemlidir" dedi. Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, sonbaharda kalp sağlığını korumak için alınması gereken önlemleri anlattı.

Ağır egzersizden kaçının 

Düzenli egzersiz kalp sağlığının vazgeçilmez bir parçası ancak özellikle sabah saatlerinde soğuk havada yapılan yoğun fiziksel aktiviteler, kalbin üzerindeki yükü artırabilir. Soğuk nedeniyle damarların daralmasına yoğun eforun getirdiği kalp hızı, kan basıncı ve oksijen ihtiyacı artışı da eklendiğinde risk oluşabilir. Bu nedenle özellikle sabahları ağır egzersizden kaçınmak, ısınma hareketlerini ihmal etmemek ve hava koşullarına uygun giyinmek gerekir. 

Gribi hafife almayın

Sonbahar ve kış aylarında yaygınlaşan solunum yolu enfeksiyonları özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde kalp krizine dek ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle el hijyenine dikkat etmek, ortamları uygun şekilde havalandırmak, hasta kişilerle teması azaltmak ve hekimin önerdiği aşıları yaptırmak kalp sağlığı açısından da büyük önem taşır.

Hava soğuk diye eve kapanmayın!

Hava sıcaklığının düşmesiyle açık havada geçirilen sürenin azalması, günlük hareketliliğin de gerilemesine yol açabilir. Oysa fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmak; kilo artışı ve metabolik risklerin kötüleşmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Kalbi korumak için hava koşullarına uyum sağlayacak şekilde giyinmeli, düzenli yürüyüş yapmalı, egzersiz seçenekleri hekimle birlikte belirlenmelidir.

Yemeklere tuz eklemeyin!

Özellikle kalp yetersizliği bulunan kişilerde fazla sodyum alımı, vücutta sıvı birikmesine neden olabilir, kan basıncının kontrolünü ve vücut ağırlığını olumsuz etkileyebilir. Fazla tuz tüketimi, hipertansiyon riskini de artırabilir. Bu nedenle yemeklerin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek ve sofrada tuzluk bulundurmamak önemlidir. Kalp yetersizliği bulunan kişilerin tuz ve sıvı tüketimini ise hekimlerinin önerilerine göre düzenlemeleri gerekir.

Değişen beslenme düzenine dikkat edin!

Soğuk havalarda beslenme düzenine dikkat edilmeli; sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık gibi besinlere ağırlık verilmelidir. Aşırı kalorili, kızartılmış ve işlenmiş gıdalar sınırlandırılmalı; hazır soslar, turşular ve salamura ürünler gibi tuz içeriği yüksek besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Kalp yetersizliği olan kişilerin beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili mutlaka hekimlerine danışması gerekir. 

Tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi kontrol ettirin

Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol kalp ve damar hastalıkları riskini artıran önemli etkenlerdir. Bu nedenle tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmek, hekim kontrollerini aksatmamak ve reçete edilen tedavileri önerildiği şekilde uygulamak gerekir. Hipertansiyon hastalarının ilaç dozlarını hekimlerine danışmadan değiştirmemeleri veya ilaçlarını kesmemeleri önemlidir.

Kalp hastalığınız varsa belirtilerdeki değişimi önemseyin

Kalp yetersizliği bulunan kişilerin vücut ağırlıklarını, bacaklarında şişlik olup olmadığını, nefes darlığı yaşayıp yaşamadıklarını ve egzersiz kapasitelerini takip etmeleri gerekir. Yeni gelişen nefes darlığı, dinlenme esnasında solunum güçlüğü veya kısa sürede belirgin kilo artışı, gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Yeni başlayan ya da devam eden göğüs ağrısı, göğüste baskı veya sıkışma, şiddetli nefes darlığı, soğuk terlemeyle birlikte göğüs rahatsızlığı, bayılma ya da ciddi çarpıntıyla birlikte baş dönmesi gibi belirtiler kesinlikle göz ardı edilmemeli.

Kirli havalarda maske takın

Sonbahar ve kış aylarında hava kirliliği, damar işlevleri ve kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Kalp sağlığını korumak için yalnızca hava sıcaklığına değil, hava kalitesine de dikkat etmek gerekir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde açık havada geçirilen süreyi ve yoğun dış ortam egzersizini azaltmak, gerektiğinde uygun koruyucu maske kullanmak faydalı olabilir.

Tütün ürünlerinden, pasif içicilikten, e-sigaradan ve alkolden uzak durun

Sigara ve diğer tütün ürünleri damar yapısına zarar vererek kalp ve damar hastalıkları riskini artırabilir. Pasif içicilik de kalp sağlığını olumsuz etkiler. E-sigaralar da kalp ve damar sağlığı açısından zararsız değildir. Bu nedenle tütün ürünlerinden ve e-sigaralardan uzak durmak, sigara dumanına maruz kalmamak gerekir. Alkol tüketimi de kan basıncını yükseltir ve kalp ritim bozuklukları riskini artırır. Kalp sağlığını korumak için alkol kullanmamak en güvenli tercihtir.

Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Samsun'un Atakum ilçesinde 5. kattaki evinin yatak odası balkonundan düşen 39 yaşındaki sağlık çalışanı hayatını kaybetti

07.11.2026 11:56:00 / Güncelleme: 07.11.2026 11:59:12
İHA
 
Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Olay, Atakum ilçesi Yenimahalle Mahallesi'nde bulunan bir apartmanın 5. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde acil tıp teknisyeni (ATT) olarak görev yapan evli 1 çocuk babası Sinan Keleş (39), ikametinin yatak odasının balkon penceresinden aşağı düştü.

Sabah saatlerinde vatandaşlar yerde bir kişinin hareketsiz halde yattığını fark edince olay sağlık ekiplerine ve polise haber verildi.

Olay yerine ekipler sevk edildi. Yapılan incelemede sinen Keleş'in hayatını kaybettiği belirlendi.



Evli ve 1 çocuk 10 babası Sinan Keleş'in cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığına gönderildi.

Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol

Fon soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş, eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan ve eski SPK Kurul Başkan Vekili Enver Usca tutuklandı. Eski SPK Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu hakkında imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu savcılıktan serbest bırakıldı

07.11.2026 11:51:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol
Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanmış, şüpheliler İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilmişti.

Adli işlemlerin ardından Ümit Sincanlı, "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklandı. Mustafa Alper Taş ise "rüşvet" suçlamasıyla tutuklandı. Eski SPK yöneticileri Ercan Urkan ve Enver Usca,"rüşvet alma" suçundan tutuklandı.

Kürşad Sait Babuçcu hakkında imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, Bülent Murat Haholu savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi. Kılıçdaroğlu "Hükümete destek veriyor" eleştirilerini de yanıtladı

06.11.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı, özetle şunları söyledi: "Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT)kurulmasını dört-beş yıl önce seslendirdik. Eğer Türkiye kendi dar sınırlarına hapsolursa bir bölgesel güç olamaz. Türkiye bölgesel güç olmak zorundadır. Siz, eğer her ülkenin de çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, 'hayır, ben kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım' derseniz oyun kurucu olamazsınız. Yeni dünya düzenini anlamıyorsunuz demektir. Yeni dünya düzeninden Türkiye'yi kaçırıyorsunuz demektir."

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi

06.11.2026 11:50:00
AA
 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'un 2025 ve 2026 yıllarının ekim aylarına ait hava kirliliği verilerini karşılaştırdığı bir çalışma yaptı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarında kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) konsantrasyonu incelendi.

Kentte ekimdeki PM10 konsantrasyonu, 26 istasyonda metreküp başına ortalama 35,2 mikrogram olarak belirlendi. Bu değer, geçen yılın aynı ayında ortalama 31,9 mikrogram olarak ölçüldü. Böylece PM10 kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 10 arttığı tespit edildi.

PM10 konsantrasyonu​​​​​​​nun kentteki 6 istasyonda azaldığı, 20 istasyonda arttığı görüldü. Ekimde kentte PM10 konsantrasyonunun en yüksek olduğu istasyon metreküp başına 71,3 mikrogramla "Sultangazi 3", en düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 18,1 mikrogramla "Üsküdar 1" oldu.

Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine, hava kirliliğiyle mücadelenin insan sağlığı ve ekosistemin korunması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, toplumun ortak çözümler geliştirmesi ve harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul'daki 26 ölçüm istasyonunun verilerini değerlendiren Toros, hava kirliliğinin bu yılın ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığını belirtti.

Bu artıştaki ana faktörün meteorolojik değişkenler olduğunu aktaran Toros, "Geçen yılın eylül ayı ile bu yılın aynı dönemindeki yağışları karşılaştırdığımızda, bu yıl eylülde geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla yağış meydana geldi. Çok yağış almamıza rağmen geçen yıl yağışlar daha uzun süre etkili olduğu ve arka planda alçak basınç alanları daha etkili olduğu için geçen yıl bu yıla göre daha temiz bir hava ile karşı karşıyaydık. Bu sene ise maalesef havamız daha kirli çıkmış oldu." dedi.

Toros, rüzgarın hava kirliliği üzerindeki etkisine dikkati çekerek, yüksek basıncın hakim olduğu dönemlerde hava hareketlerinin azalmasının kentlerde kirliliğin artmasına neden olduğunu kaydetti.

İstanbul'da hava kirliliğinin büyük çoğunluğunun araçlardan kaynaklandığını belirten Toros, kentte trafiğe kayıtlı araç sayısının 6 milyonun üzerinde olduğunu ifade etti.

Trafik yoğunluğu nedeniyle kısa sürede katedilebilecek mesafelerde yolculuk süresinin 20-30 dakikaya uzayabildiğini belirten Toros, araçların trafikte daha uzun süre kalmasının egzoz gazı salımını artırdığına dikkati çekti.

Toros, havaların soğumaya başlamasıyla ısınma kaynaklarının da devreye girdiğini aktararak, çoğu binada doğal gaz kullanılmasına rağmen bazı küçük mahallelerde veya sanayi sitelerinde doğal gaz dışındaki yakıtlarla ısınmanın sürdüğünü, bunun da hava kirliliğini artırdığını dile getirdi.

Şehirlerin, caddelerin ve sokakların temiz olmasının önemine değinen Toros, hava kirliliğine yol açan kaynakların da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Günlük sınır değer 5 istasyonda aşıldı
Toros, ekim ayındaki ortalama PM10 konsantrasyonunun geçen yıl 3 istasyonda, bu yıl ise 5 istasyonda metreküp başına 50 mikrogramın üzerinde olduğunu anlattı.

Sağlık açısından havadaki günlük PM10 değerinin metreküp başına 50 mikrogramın altında olması gerektiğini belirten Toros, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yıllık ortalama PM10 değerinin ise metreküp başına 15 mikrogramın altında olmasını önerdiğini aktararak, "Bu değerin iki katından fazla kirli olduğumuzu görüyoruz." dedi.

Toros, hava kirliliğinin bugünden yarına temizlenecek bir olay olmadığını, uzun vadeli çalışmalar yapılması gerektiğini, Türkiye'nin 2053 karbon sıfır hedefinin bu açıdan son derece değerli olduğunu söyledi.

Atmosfere karbon salınımına neden olan maddelerin genellikle diğer kirleticilerin de kaynağı olduğunu belirten Toros, bunların tamamının azaltılması gerektiğini ifade etti.

Toros, sanayi öncesi dönemde atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunun 300 ppm'in altında olduğunu, günümüzde ise 430 ppm seviyesine yükseldiğini belirterek, bu artışın insan sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğini kaydetti.

"COP31 hava kirliliği ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir uluslararası faaliyet"
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'in hava kirliliği ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir uluslararası faaliyet olduğunu dile getiren Toros, dünyanın farklı yerlerinden yöneticilerin, bilim insanlarının, öğrencilerin ve farklı kuruluşların Antalya'da bir araya geleceğini vurguladı.

Toros, hava kirliliğinin iklimi olumsuz etkilediğini, iklim değişikliğinin de taşkınlar, kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi, buzulların erimesi ve susuzluk gibi sonuçlara yol açtığını, atmosferin kirlenmesinin bu sorunların arka planındaki ana nedenlerden biri olduğunu ifade etti.

Toros, hava kirliliğinin okullarda, iş yerlerinde ve evlerde gündem maddelerinden biri olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Her birimiz evimizin önünü temiz tutarsak, iş yerimizin önünü temiz tutarsak, evimizde veya iş yerimizde veya ulaşımda herhangi alanda atmosfere zarar vermeyecek kirleticiler, yani atmosferin kirlenmesine katkı sağlamayacak yakıtlar kullanırsak, kaynakları verimli kullanırsak, atmosferimiz temizlenmiş olur, doğrudan sağlığımızı korumuş oluruz. Dolaylı olarak da şu anda tüm insanları tehdit eden küresel iklim değişikliğiyle ciddi anlamda mücadele etmiş oluruz. Hem de 2053 karbon sıfır hedefimize bir adım daha yaklaşmış oluruz."

Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde 8 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı saldırıyı gerçekleştiren Arif Sefa Özdemir’in ifadesindeki detaylar ortaya çıktı. Zanlının, 3 kişiyi biçerdöver alacağından kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle, diğer 5 kişiyi ise araçlarını gasp etmek amacıyla öldürdüğü iddia edildi   

06.11.2026 11:31:00
İHA
 
Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı
Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı
Afyonkarahisar'da dün pompalı tüfekle 8 kişiyi öldüren, 1 kişiyi de ağır yaralayan Arif Sefa Özdemir'in ilk ifadesinde kan donduran detaylar yer aldı.

İddiaya göre, Özdemir, geçtiğimiz yıl Ahmet Uzel'den 40 bin Euro karşılığında biçerdöver satın aldığını ve bu biçerdöverle Manisa ve İzmir çevresinde çalışmaya başladığını anlattı. Ancak biçerdöverin İzmir'de tarlada çalıştığı sırada aniden yanarak kullanılamaz hale geldiğini, bu olayın ardından Uzel ile aralarında anlaşmazlık yaşandığını ifade etti.

Özdemir'in ifadesine göre Uzel, geçtiğimiz hafta kendisiyle görüşerek biçerdöverden kalan 11 bin Euro alacağını istedi. Özdemir ise borcunun 4 bin Euro olduğunu ve kısa süre içerisinde ödeme yapacağını söyledi. Taraflar arasında borç miktarı konusunda başlayan anlaşmazlığın büyüdüğü, telefonda karşılıklı küfür ve tehditlerin yaşandığı öne sürüldü.

3 kişiyi Ayazini köyü çıkışında öldürdü

İddiaya göre, Özdemir, olay günü ödeme yapmak üzere Ahmet Uzel'i Afyonkarahisar'a davet etti. Uzel, yanına Bekir ve Noman Toprak'ı da alarak kente geldi. Taraflar Ayazini köyü çıkışında buluştu. Burada çıkan tartışmanın ardından Özdemir'in yanında getirdiği pompalı tüfekle ateş açarak üç kişiyi öldürdüğü iddia edildi.

Diğer 5 kişiyi araçlarını gasp etmek için öldürdüğü öne sürüldü

Üç kişiyi öldürdükten sonra olay yerinden kaçan Özdemir'in, güzergâhı üzerinde karşılaştığı diğer kişileri ise araçlarını gasp etmek amacıyla hedef aldığı iddia edildi. Zanlının bu şekilde 5 kişiyi daha öldürdüğü, 1 kişiyi de ağır yaraladığı belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, Afyonkarahisar'a getirildi

 

06.11.2026 11:02:00
Anadolu Ajansı
 
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, kente getirildi.

Zanlı Arif Sefa Ö, Eskişehir'in Odunpazarı İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine teslim edildi.

Kente getirilen zanlının jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Afyonkarahisar Devlet Hastanesindeki morgda işlemleri tamamlanan 8 kişinin cenazeleri, yakınlarına teslim edildi.

Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin ağır yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Ağır yaralı bulunan başka bir kişi ise tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu. Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu'''''''. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.