HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Antep'e "Gazilik" şerefi kazandıran destan -1-Türk Milleti esir yaşamaz!

02.12.2010 00:00:00


"Azıcık kurcala toprakları,seyret ne çıkar: Dipçik altında ezilmiş,parçalanmış kafalar! Bereden reng-i hüviyetleri uçmuş yüzler! Kim bilir hangi şenaatleoyulmuş gözler! 'Medeniyet' denilen vahşetelânet eder, Nice yekpâre kesilmiş desırıtmış dişler!***Süngülenmiş, kanı donmuşnice binlerle beden! Nice başlar, nice kollar ki,cüdâ cisminden! Beşiğinden alınıp parçalanan mahlûkât; Sonra nâmusuna kurban edilen bunca hayat! Bembeyaz saçları katranlarabatmış dedeler! Göğsü baltayla kırılmışmemesiz vâlideler! Teki binlerce kesik gözdeyeâid kümeler: Saç, kulak, el, çene, parmak...bütün enkaz-ı beşer!***Bakalım, yavrusu uğrar mı,deyip, karnından, Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can! İşte bunlar o felâket-zedelerdir ki, düşün, Kurumuş ot gibi doğrandıbıçaklarla bütün! Müslümanlıkları bîçârelerinöyle büyük Bir cinâyet ki: Cezâlar onanisbetle küçük!***Tükürün milleti alçakça vuran darbelere! Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere! Tükürün Ehl-i Salîb'ino hayasız yüzüne! Tükürün onların aslâgüvenilmez sözüne! Medeniyet denilen maskaramahlûku görün: Tükürün maskeli vicdânınaasrın, tükürün!.."

***

Değerli okurlar, Âkif'in mısralarıyla söze başlayalım dedik, çünkü bu yazımızda o mısralara yansıyan bir vahşet ve barbarlık örneğinden bahsedeceğiz sizlere... Kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle, çoluk çocuğuyla bir şehrin; vatan için, bayrak için, namus için adına "medeniyet" (!) denilen Avrupalı devletlere karşı nasıl yalnız başına mücadele verdiğinin destanını okuyacaksınız bugün?Bugün, İngilizlerin Ateşkes Şartnamesi'ne rağmen işgal ettikleri Antep'teki zulümlerini hatırlayacak, Fransızların "Dokurcum Değirmeni Katliamını" ve Ermeni çetelerinin Antep halkını nasıl sırtandan hançerlediklerini yüreğiniz burkularak okuyacaksınız. Ve fakat, milletin namusuna hayasızca saldıran ecnebilere canı pahasına kükreyen "Şehit Kâmil"lerin, "Türk esir yaşamaz" diyerek şahlanan "Şehit Şahinbey"lerin, "Fransız kurşunu değmez adama, vurun Antepliler namus günüdür" sözleriyle adına türküler yakılan "Şehit Karayılan"ların destanlarını da bulacaksınız bu yazımızda...Dilerseniz kısa bir tarihî seyir yapalım ve Mustafa Kemal Atatürk'ün, hemşehrisi olmakla gurur duyduğu Anteplilere "Gazilik" şerefini kazandıran mücadeleden bazı ibretlik kesitler sunalım?

Antep'in harim-i ismeti İngiliz çizmeleri altında

Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nda birçok cephede zaferler kazanmasına rağmen müttefiklerinin mağlubiyeti nedeniyle savaştan yenik ayrılmak zorunda kalmış; yüce Türk Milleti önce Mondros Mütarekesi şartlarına ve ardından da Sevr Antlaşması'nın hükümlerine mahkum bırakılmıştı. 30 Ekim 1918'de imzalanan Ateşkes'in hemen ardından İtilaf Kuvvetleri Anadolu'nun hemen her şehrini haksızca ve acımasızca işgale girişirler.Türk-İslam uygarlığına binlerce yıl beşiklik etmiş olan Antep'in mukaddes toprakları da, ilk olarak İngilizlerin kirli çizmeleri altında çiğnenir. Halep'te bulunan İngilizler, Mütareke'nin 7. maddesine dayanarak 15 ocak 1919'da bir süvari tugayı ve beraberindeki kuvvetlerle Antep'e girerler. Genel Harb esnasında Suriye'ye gönderilen isyancı Ermeniler de fırsattan istifadeyle İngilizlerle birlikte şehre saldırıya geçince Antepliler için kan ve gözyaşlarıyla dolu günler birbiri ardını izler. Önce Hükümet konağı basılır ve şehrin ileri gelenleri tutuklanarak sürgün edilir. Silah arama bahanesiyle şehir aylarca baskı altında tutulur. Halkın harim-i ismetine zorla girilerek silah ve benzeri vasıtalara, hatta ekmek bıçaklarına varıncaya kadar ne varsa el konulur, Türklere ait değerli eşyalar ve erzaklar gasp edilir. Mart 1919'da sokağa çıkma yasağı ilan edilir, dükkkanlar zorla kapatılır, toplantılar yasaklanır. İşgalin ağırlığı, düşmanın eziyet ve kötü davranışları Anteplileri canından bezdirmiştir ama, ne var ki asıl felaket İngilizlerden sonra Fransız kuvvetlerinin bölgeye girmeleriyle başlamıştır.

Ve Antep Harbi başlıyor... İtilaf Devletleri, Osmanlı'nın mirasını paylaşma konusunda kendi aralarında yeniden anlaşmaya varırlar. Buna göre, İngilizler tamamen Güneydoğu Anadolu'dan çekilirken, işgal ettikleri toprakları da Fransızlara bırakıyorlardı. Fransızlar önce 29 Ekim 1919'da Kilis'i, ardından 5 Kasım 1919'da da Kolejtepe, Amerikan Hastanesi ve Ermenilerin oturduğu mahallelere yerleşerek Antep'i işgal eder? Akyol Karakolu'nun üstündeki Türk bayrağını indirerek işe başlayan Fransız askerleri, şehrin köşebaşlarına makinalı tüfekler kurdular. Üzerinde silah buldukları kişileri kurşuna dizdiler. Evleri ve çarşıları ateşe verdiler. Nice ocakları söndürdüler, savaşa gidememiş yaşlılara, savaştan dönen sakat ve yaralılara kıydılar, hiç acımadan çocukları süngülediler, kadınlara sataştılar, Müslümanların dinine ve mabedine hakaretler ettiler...İşte, bu tarihten sonra Antep'in vatanperverleri Mustafa Kemal Paşa'nın talimatı üzerine 23 Kasım 1919'da Antep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni kurarlar. Halk; vatan ve millet uğruna yemin ederek, akın akın bu cemiyete üye olmaya başlar. Atılacak adım; Amasya, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde Türk Milletinin aldığı kararlar doğrultusundadır. Yani:* Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.* Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.* Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekün kendisini savunacak ve direnecektir.* Kuvay-ı Milliye'yi etkin ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.* Manda ve himaye kabul olunamaz.

Fransız işgalini protesto mitingi

Yurdun her köşesinde tutuşan Kuva-yı milliye ruhu Antep halkının yüreğinde de alevlenmeye başlar. 30 Aralık 1919'da belediye binasının önüne toplanan binlerce Antepli düşman işgalini ve zulmünü protesto eder. Yürekler bir olur, yumruklar bir olur, diller aynı sözü haykırır:- "Fransız Antep'ten çekil..!".Tekke dervişleri sancaklarını açmış, ellerinde tefler ve kudûmler halkın arasında hep bir ağızdan bağırıyor:- "La İlahe İllallah. La İlahe İllallah. Fransız, Antep'ten savuş..!".Kadınlar, çocuklar pencerelere, duvarlara çıkmışlar ağlaşıyor, bağırışıyor, zılgıtlar çalıyor, yer gök inliyor:- "Fransız gavuru Antep'ten çık..!"Şehir 27 semte ayrılır. Halktan toplanan para ile Suriye'den silah ve cephane getirmeye, civar bölgelerden de erzak toplamaya başlanır. Fransızlar bütün bu gelişmelerden tedirgin olur ve Katma'daki tümenlerinden acil yardım isterler. Heyet-i Merkeziye ise, Fransız destek kuvvetlerine mani olmak ve Kilis yolunu tutmak üzere Teğmen Mehmed Said'i (Şahin Bey) görevlendirmiştir.n Oğuz Köroğlu(devam edecek)
 
Oğuz Köroğlu / diğer yazıları
- Nereden geldiğini unutma ki Nereye gideceğini unutmayasın / 22.01.2012
- İmam Hüseyin'in şehadetine ağlamak / 06.12.2011
- "Ben Kerbelâ şehidiyim" / 05.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 04.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 02.12.2011
- Türk Milleti'ne açık mektup / 11.06.2011
- Milli Ekonomi Modeli mutlaka meclise girmeli / 10.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın projeleri iktidar olmalıdır / 09.06.2011
- Baba devlete giden yol: Milli Ekonomi Modeli / 08.06.2011
- Küresel oyunları bozacak tek lider: Prof. Dr. Haydar Baş / 04.06.2011
- Regâib Gecesi ve Üç ayların fazileti / 02.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş bir kez daha haklı çıktı / 27.05.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş: "Avrupa Birliği köleliktir" demişti / 26.05.2011
- Prof. Baş'a göre Müslüman-Türk genci modeli / 25.05.2011
- Prof. Baş: "Bu milleti ayırmaya çalışanlar kalleştir" / 24.05.2011
- İnsanlığa adanmış bir ömür: Prof. Dr. Haydar Baş / 23.05.2011
- Milli Ekonomi Modeli'ni tanıyalım / 29.04.2011
- Tam bağımsızlık için: "Ampulü geç, Kırat'ı seç" / 28.04.2011
- TARİH TEKERRÜRDEN İBARET / 23.04.2011
- BORÇ ALAN BUYRUK DA ALIR / 22.04.2011
- Osmanlı'da devlet içinde devlet! / 21.04.2011
- Osmanlı'yı soyan şapkalı beyler! / 20.04.2011
- Çöküşün ayak sesleri geliyor / 19.04.2011
- Osmanlı'yı Galata bankerleri mi yıktı? / 18.04.2011
- Yönünü arayanlara işte rehber kitap / 16.04.2011
- Osman Gazi'nin oğluna vasiyeti / 04.02.2011
- Millî uyanışımızda en yüce rol Müslüman-Türk kadınının / 27.01.2011
- İmam Ali'den (kv) altın öğütler / 15.12.2010
- Aşura bereketine adım adım / 14.12.2010
- "Men, bende-i Kur'anem..." / 12.12.2010
- Antep'e "Gazilik" şerefi kazandıran destan -1-Türk Milleti esir yaşamaz! / 02.12.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -5- / 10.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -4- / 09.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -3- / 08.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -2- / 07.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -1- / 06.09.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 13.07.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 12.07.2010
- İnsan için devlet modeli -2- / 10.06.2010
- İnsan için devlet modeli -1- / 09.06.2010
- Bizans diriltilince mi' Rum kilisesinin 'Kin Kapısı' ne zaman açılacak, / 08.05.2010
- 189 yıldır açılmayan bir kilise kapısının arkasında yatan gerçek / 07.05.2010
- Ermeni İddialarının Muhatabı, "Bağımsız Mahkemelerdir" / 24.04.2010
- Bayraklı Baba'ya gideniniz var mı? / 26.02.2010
- Tarih sahnesinde kalabilmek için / 24.01.2010
- Kur'an hafızlığının fazileti / 21.11.2009
- Oğuz Kağan'ın duası / 09.10.2009
- Osman Gazi'nin vasiyeti / 30.09.2009
- Türk Milletinin can simidi Prof. Dr. Haydar Baş / 14.09.2009
- Vefalı bir nesil olabilmek / 12.08.2009
- Beratımızı isteyelim / 05.08.2009
- Berat gecesine doğru / 04.08.2009
- Müslüman-Türk kimliği modelimiz / 01.08.2009
- İlahî adalet / 29.07.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan gençliğe mesaj / 28.07.2009
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 21.07.2009
- Sakın terk-î edepten... / 10.07.2009
- Medenî olmayan medeniyet kuramaz / 03.07.2009
- Milli hissi hakim kılmak / 01.07.2009
- Bozkır'ın goncagülü Ali Tay / 05.06.2009
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 18.05.2009
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 17.05.2009
- Birlik dâvâmız / 15.05.2009
- Çatalca inşallah "Şengül"er / 22.03.2009
- Milli eğitimin amacı / 21.03.2009
- Bugün 18 Mart; dağ, taş şühedâ kokuyor... / 18.03.2009
- Kudadgu Bilig'te 'Devlet Baba' / 15.03.2009
- Birlik dâvâmız / 09.03.2009
- Ahmed er-Rifâî'den hikmetli sözler / 08.03.2009
- Yarın mübarek Mevlid Kandili / 07.03.2009
- Bir annenin kızına öğütleri / 22.01.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan müminlere hitâbe / 16.05.2008
- Misyonerlik faaliyetlerinin nihaî hedefi / 15.05.2008
- İçimizdeki hazine Prof. Dr. Haydar Baş / 08.05.2008
- İşe önce kendimizden başlamak / 06.05.2008
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 17.12.2007
- Kazanmak zor, kaybetmek kolaydır / 12.12.2007
- Allah'a tevekkül / 16.10.2007
- İlahî adalet / 22.08.2007
- Eli zincirli, ayağı prangalı milletler..! / 13.08.2007
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 09.08.2007
- Hz. Mevlana'da zikir sırrı / 08.08.2007
- Aziziye kahramanı çiçeği burnunda bir gelin / 05.08.2007
- Ayıkla pirincin beyaz taşını! / 31.07.2007
- Vatana mersiye... / 30.07.2007
- Bâtıl isteyu haktan ayrılmanın bedeli..! / 29.07.2007
- Nemelâzım be abi...! / 27.07.2007
- Kânunî'den mektup var / 26.07.2007
- Hayırlısı olmadı ey milletim, hiç olmadı..! / 25.07.2007
- Kara Fatmalar Haydar Baş'ın safında / 27.05.2007
- Osmanlı'yı Osmanlı yapan sır / 02.04.2007
- Milli Ekonomi Modeli'nin Zaferi / 01.04.2007
- Milli hissi hakim kılmak / 31.03.2007
- Kurbanın olam Şah-ı Resûl / 30.03.2007
- Türk Milleti titre ve kendine gel! / 28.03.2007
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 27.03.2007
- Çanakkale'yi geçilmez kılan yüksek ruh / 19.03.2007
- Çağdaş egemenlik mi, çağdaş esaret mi? / 26.02.2007
- BTP Kongresinde Millî Mücadele ruhu canlandı / 19.02.2007
- Sıra Türk topraklarına mı geldi? / 10.02.2007
- Millet "Hızır"ını buldu: "Yetiş ya Haydar Baş" / 09.02.2007
- Kim bu işbirlikçiler? / 07.02.2007
- Türk-İslam medeniyetinde âhîlik / 04.02.2007
- Türk evladının devlet babası: Prof. Dr. Haydar BAŞ / 29.01.2007
- Aşûra gününün faziletleri / 28.01.2007
- Millî birliği koruma zarureti / 22.01.2007
- Milli benliğin millet hayatındaki yeri / 18.01.2007
- Müslüman-Türk Kimliği Modeli şart / 17.01.2007
- Oğuz Kağan'ın Türk Milleti'ne duası / 16.01.2007
- Elimde kalem, önümde şehit toprağı / 18.03.2006
- Akif'in millete hediyesi / 12.03.2006
- Ermeniler Ermenileri öldürdü / 21.06.2005
- Bir bayrak rüzgar bekliyor / 09.01.2005
- Bağımsızlığın can damarı / 07.01.2005
- Alp Er Tunga öldü mü? / 06.01.2005
- Ermeni yalanına tokat gibi cevap / 25.12.2004
- Bâki kalan gökkubbemizde hoş bir sadâ: Buhurîzade Itri / 20.12.2004
- Genç Osman'sın ulusun / 18.12.2004
- Hangi film sergileniyor? / 03.12.2004
- Fener'in suç yaftası / 01.12.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.12.2009, 02.12.2008, 02.12.2007, 02.12.2006, 02.12.2005, 02.12.2004, 02.12.2003, 02.12.2002, 02.12.2001, 02.12.2000, 02.12.1999, 02.12.1998, 02.12.1997, 02.12.1996, 02.12.1995, 02.12.1994, 02.12.1993, 02.12.1992, 02.12.1991
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.