“Amerika’nın düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya… Diyarbakır işte bu proje içinde bir yıldız, bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım.”
Başardınız! Tebrik Ederim! Yalnız Diyarbakır’ı değil tüm doğu illerini yıldız yaptınız. Bir farkla ki, terör örgütünün, terörün yıldızı oldu bu iller. Başbakanın “seviyesiz” diye itham ettiği emekli paşa (Osman Pamukoğlu) haklı çıktı. Devlet, doğuda kontrolü (maalesef) kaybetmiş gözüküyor.
Yaşananları biliyorsunuz ve en son olarak (bu yazıyı yazdığım sıralar) Gaziantep de kana bulandı. 9 can kaybı. Yaralı sayısı 66. Bu olayın yaşandığı gün başka bir yer mayın patlaması sonucu 2 asker, bir diğer yerde 1 asker, ertesi gün aracın şarampole yuvarlanması sonucu 10 askeri kaybettik. Türkiye’nin değişik illerinde yakalanan militanların, etkisiz hale getirilen bombaları da katarsak, terörün ne kadar büyüdüğünü, büyütüldüğünü anlarız.
Türkiye ağlıyor. Spor bakanı; Türkiye’de huzur var, dünyada yok, diyor.
Gaziantep’te yaşanan vahşete dönersek… Hani ABD’nin planladığı BOP var ya! Birde ABD’nin büyükelçisi var. Bu olaydan 5 gün önce ABD’nin bu elçisi, İran’ın Suriye’ye silah verdiğinin, Esad’ın da bu silahları PKK’ya gönderdiğini, açıklamıştı. Yani plan ve sonuç ve sonuca verilecek tepkiler için zemin hazırdı. Öyle de oldu.
“Çok güzel günler” bekleyen Abdullah Gül, doğuda yaşananların “üzüntü” verici, Gaziantep’teki katliamın ise “vahşice” olduğunu açıkladı.
Başbakan Erdoğan ise Bayramın 2. gününde yapılan bu saldırının milletimizin değerlerini hiçe saydığını, vurgulayarak kınadı. Tarih vermedi ama er ya da geç terörün kaybedeceğini vurguladı.
Hüseyin Çelik, saldırının arkasında Suriye’nin olabileceğini, açıkladı. Aynı partiden Ömer Çelik ise (Suriye halkının ve askerinin Esad’a sahip çıktığından haberi yok ki) şöyle dedi; “Esad’ın Suriye’de yaptığını, PKK Gaziantep’te yaptı. PKK, halk desteği bulamayınca artık Antep’te sivil halka doğrudan saldırmaya başladı…”
Bakan Fatma Şahin; “…Hemşerilerimizi, tüm halkımızı sağduyuya ve itidale davet ediyorum” dedi. (Yani susup, oturduğumuz yerde oturalım mı, demek istedi?)
AKP’li Şamil Tayyar; Saldırının “Suriye ve PKK ortaklığı” olduğunu iddia etti.
Bakan Ahmet Davutoğlu; “Her şeyden önce terör hiçbir kutsal tanımıyor. Terör örgütünün yanında, ya da onları anlayışla karşılayan çevrelerin her şeyden önce bu konuda artık net bir tavra yönelmeleri lazım” diyor.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş; “Gaziantep’teki saldırıyı açıkça kınadıklarını ve lanetlediklerini” bildiriyor.
Aynı partiden, terör örgütüne üye olmaktan yargılanan ama Meclis’e kaçırılan Sabahat Tuncel’de bu saldırıyı kınıyor.
Başka bir BDP’li Sırrı Süreyya Önder ise saldırıyı kınayıp, rahmet (!) diledikten sonra İçişleri Bakanına “Hakkari’ye gideceğine tam teşekkül bir sağlık kliniğine gitmesinde fayda var” Bülent Arınç’a ise “Bülent Arınç aklını yitirmiştir. Arınç’ta akıl ne gezer?” diyerek ortamı mı geriyor, kendince rahatlıyor mu, bilemiyorum!
Kemal Kılıçdaroğlu ise “İnsanların birbirleri ile bayramlaştığı, kucaklaştığı, kırgınlıkları bitirdikleri bir günde böyle acı bir olayı bize yaşatanlara lanet olsun” diyor. Ayrıca Hüseyin Aygün de saldırıyı kınıyor…
Tabloya bakar mısınız? ABD elçisi bir şifre veriyor, hedef gösteriyor. Sonucu da alıyor. Sonra terör terördür. Terörde maneviyat arayanların ölçüsü ne, merak ediyorum. Canda, candır. Ha bayramda kaybetmişsin, ha Şubat’ta, ha Mart’ta. Ne fark eder?
Siyasilerin hepsi ağız birliği etmiş, terörü lanetliyor. Bırakın da milletin ve devletin varlığına kastedenlere biz (millet) lanet okuyalım. Siz terörle mücadelede, terörü bitirmede (eğer varsa planınız, programınız) el birliği, güç birliği yapın. Yoksa bu milleti ağlatmayın. Lanetleyerek terörün bitmeyeceğini 30 yıldır hala anlamadınız mı, akledemediniz mi?
Sonra farz edelim ki, saldırının arkasında Esad var. İki yıl önce “kardeş” olan Esad’ı kim “kalleş” etti? Önce bunun cevabını verin. Öyle paparazzi anlayışla ülke yönetilmez…
(Paparazzinin sözlük anlamı; Sivrisinek vızıltısı, duygu sömürüsüne dayalı değersiz ve yararsız söz, yazı ve göseller vs.)
Başardınız! Tebrik Ederim! Yalnız Diyarbakır’ı değil tüm doğu illerini yıldız yaptınız. Bir farkla ki, terör örgütünün, terörün yıldızı oldu bu iller. Başbakanın “seviyesiz” diye itham ettiği emekli paşa (Osman Pamukoğlu) haklı çıktı. Devlet, doğuda kontrolü (maalesef) kaybetmiş gözüküyor.
Yaşananları biliyorsunuz ve en son olarak (bu yazıyı yazdığım sıralar) Gaziantep de kana bulandı. 9 can kaybı. Yaralı sayısı 66. Bu olayın yaşandığı gün başka bir yer mayın patlaması sonucu 2 asker, bir diğer yerde 1 asker, ertesi gün aracın şarampole yuvarlanması sonucu 10 askeri kaybettik. Türkiye’nin değişik illerinde yakalanan militanların, etkisiz hale getirilen bombaları da katarsak, terörün ne kadar büyüdüğünü, büyütüldüğünü anlarız.
Türkiye ağlıyor. Spor bakanı; Türkiye’de huzur var, dünyada yok, diyor.
Gaziantep’te yaşanan vahşete dönersek… Hani ABD’nin planladığı BOP var ya! Birde ABD’nin büyükelçisi var. Bu olaydan 5 gün önce ABD’nin bu elçisi, İran’ın Suriye’ye silah verdiğinin, Esad’ın da bu silahları PKK’ya gönderdiğini, açıklamıştı. Yani plan ve sonuç ve sonuca verilecek tepkiler için zemin hazırdı. Öyle de oldu.
“Çok güzel günler” bekleyen Abdullah Gül, doğuda yaşananların “üzüntü” verici, Gaziantep’teki katliamın ise “vahşice” olduğunu açıkladı.
Başbakan Erdoğan ise Bayramın 2. gününde yapılan bu saldırının milletimizin değerlerini hiçe saydığını, vurgulayarak kınadı. Tarih vermedi ama er ya da geç terörün kaybedeceğini vurguladı.
Hüseyin Çelik, saldırının arkasında Suriye’nin olabileceğini, açıkladı. Aynı partiden Ömer Çelik ise (Suriye halkının ve askerinin Esad’a sahip çıktığından haberi yok ki) şöyle dedi; “Esad’ın Suriye’de yaptığını, PKK Gaziantep’te yaptı. PKK, halk desteği bulamayınca artık Antep’te sivil halka doğrudan saldırmaya başladı…”
Bakan Fatma Şahin; “…Hemşerilerimizi, tüm halkımızı sağduyuya ve itidale davet ediyorum” dedi. (Yani susup, oturduğumuz yerde oturalım mı, demek istedi?)
AKP’li Şamil Tayyar; Saldırının “Suriye ve PKK ortaklığı” olduğunu iddia etti.
Bakan Ahmet Davutoğlu; “Her şeyden önce terör hiçbir kutsal tanımıyor. Terör örgütünün yanında, ya da onları anlayışla karşılayan çevrelerin her şeyden önce bu konuda artık net bir tavra yönelmeleri lazım” diyor.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş; “Gaziantep’teki saldırıyı açıkça kınadıklarını ve lanetlediklerini” bildiriyor.
Aynı partiden, terör örgütüne üye olmaktan yargılanan ama Meclis’e kaçırılan Sabahat Tuncel’de bu saldırıyı kınıyor.
Başka bir BDP’li Sırrı Süreyya Önder ise saldırıyı kınayıp, rahmet (!) diledikten sonra İçişleri Bakanına “Hakkari’ye gideceğine tam teşekkül bir sağlık kliniğine gitmesinde fayda var” Bülent Arınç’a ise “Bülent Arınç aklını yitirmiştir. Arınç’ta akıl ne gezer?” diyerek ortamı mı geriyor, kendince rahatlıyor mu, bilemiyorum!
Kemal Kılıçdaroğlu ise “İnsanların birbirleri ile bayramlaştığı, kucaklaştığı, kırgınlıkları bitirdikleri bir günde böyle acı bir olayı bize yaşatanlara lanet olsun” diyor. Ayrıca Hüseyin Aygün de saldırıyı kınıyor…
Tabloya bakar mısınız? ABD elçisi bir şifre veriyor, hedef gösteriyor. Sonucu da alıyor. Sonra terör terördür. Terörde maneviyat arayanların ölçüsü ne, merak ediyorum. Canda, candır. Ha bayramda kaybetmişsin, ha Şubat’ta, ha Mart’ta. Ne fark eder?
Siyasilerin hepsi ağız birliği etmiş, terörü lanetliyor. Bırakın da milletin ve devletin varlığına kastedenlere biz (millet) lanet okuyalım. Siz terörle mücadelede, terörü bitirmede (eğer varsa planınız, programınız) el birliği, güç birliği yapın. Yoksa bu milleti ağlatmayın. Lanetleyerek terörün bitmeyeceğini 30 yıldır hala anlamadınız mı, akledemediniz mi?
Sonra farz edelim ki, saldırının arkasında Esad var. İki yıl önce “kardeş” olan Esad’ı kim “kalleş” etti? Önce bunun cevabını verin. Öyle paparazzi anlayışla ülke yönetilmez…
(Paparazzinin sözlük anlamı; Sivrisinek vızıltısı, duygu sömürüsüne dayalı değersiz ve yararsız söz, yazı ve göseller vs.)
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD, saltanatını korumak için İran’da / 18.04.2026
- ‘Türkiye, güven ve huzur adası olma vasfını sürdürmektedir’ demiştiler / 17.04.2026
- Aşk ile / 14.04.2026
- Baş Hocamız öldü mü sanıyorsunuz? / 13.04.2026
- Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi / 12.04.2026
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026
- ‘Türkiye, güven ve huzur adası olma vasfını sürdürmektedir’ demiştiler / 17.04.2026
- Aşk ile / 14.04.2026
- Baş Hocamız öldü mü sanıyorsunuz? / 13.04.2026
- Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi / 12.04.2026
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026



























































