HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Aşk…

24.05.2022 00:00:00

Gelin bugün de 'aşk'ı yazalım…

Bizi ayakta tutan, görmediğimize; görüp de unutamadığımıza, bir gün bulacağımıza inandığımız 'aşk'ı…

İnsanoğlu var olduğundan bu yana içindeki boşluğu hep bir şeylerle doldurmaya çalışmıştır. Doldurmaya çalıştığı boşluk sonsuz bir mağaradır oysa… Ne kadar derine giderse gitsin bir türlü sonunu bulamadığı bir mağara…

İnanan, inanmayan farklı yollarda ve dinlerde olan her insan bir gün o mağaranın kapısını çalar. 

Bilmez ki, her mağaranın kapısında aşk vardır. 

Aşk; kadınla erkeğin arasındaki bir sevgi ve arzu selinden ibaret değildir. Eğer bu şekilde düşünürsek aşk sadece üremek için sınırlı bir faaliyet olarak kalır. 

Oysa aşkı besleyen sevgidir, enerjidir, ulaşılmak istenen hedef veya hedeflerdir. 

Demirci ustası kızgın ocağın başında demiri döverken, dağdaki çoban sürüsünü otlatırken, denizdeki kaptan gemisini yüzdürürken, Hatice teyze ilmek ilmek torununun kazağını örerken, tarlada ki Mehmet çapayı savururken farkına varmadan tüm bu işleri isimlendiremediği bir sevgi ile yapar. 

Sevgi bir kapıdır, açılıp içine girilmeden bilinmez. Pek çok insan işini yaparken, doktor hastasına bakarken, manav dükkanını açarken, balıkçı tezgahına balıkları yayarken farkına varmasa da işini sevgi ile yapar. 

Aşk, bir özlemin, tutkunun, erişme ve bulma isteğinin sonucudur. İnsan nasıl yemek yemeden, nefes almadan yaşayamaz ise; aşk olmadan da yaşayamaz.  Sevgi geçici olabilir ama aşk asla vazgeçilmez bir tutkudur. 

Bugün kendini sırlamış olan pek çok süfli, görmedikleri ama inandıkları; bir gün ona ulaşacaklarını bildikleri; onun da kendilerini gördüğüne ve koruduğuna inandıkları yaratıcının aşkı ile hayat bulurlar. Bir yandan dünya işleri ile yaşamı değerlendirirken, öte yanda aklına ve gönlüne yerleştirdiği yaratıcı ile manen buluşmanın keyfini yaşarlar.

* * *

Muhiddin Arabi'ye göre aşk üç çeşittir: "Tabii, ruhani ve ilahi aşk. Mecazi aşk insani aşk, hakiki ilahi aşka giden yolda bir deneyiş, belki bir duraktır. Hakiki aşka erişmek için mecazi aşk şart değildir. Çünkü sofiye Yaradan ile bir olma zevkini tattıran şey hakiki aşktır"

Maide suresinin 54. ayetinde ilahi aşka örnek gösterilmesinin nedeni bundandır. "Allah kulunu, kul da Allah'ı sever" denmesinin altında pek çok sır gizlidir. 

Yaşam bu dünyada ot gibi bitip, yitmekten ibaret olsa idi, böylesine bir düzene hiç de ihtiyaç yoktu. İnsana sunulan en güzel armağan bu dünya düzeni içinde sevgidir. 

Sevgi; sadece insanı sevmekten, eşlerin arasındaki sevgiden ibaret değildir.  Dünyanızı güzelleştiren, yaşamınızı kolaylaştıran her şeyi sevebilirsiniz. Tarladaki çiftçinin toprağı ve suyu sevmesi sırf ürün beklediği için değildir. Anne ve babanın çocuk sevgisi o büyüdüğünde kendilerine bakacağını umdukları için değildir. Bir köpeğin sahibine gösterdiği sevgi sadece onu beslemesinden ötürü değildir. 

Sevgi çıkarsızdır, aşk ise ilahi bir ikramdır. 

Sevgi insani bir duygudur ve beklentidir. Bütün insanlar sevilme ihtiyacı duyarlar. Sevgi karşılıklı saygıyı getirir. 

Aşk sevginin tutkuya, cezbe dönüşmüş halidir. Boşuna demezler, bizim oğlan aşık oldu, yemekten içmekten kesildi diye…

Sevgi aynı zamanda gerçeği arama, aradığını bulma çabasıdır. 

Dünyanın neresine giderseniz gidin, yaratıcıyı arayan; onu bulmak için çabalayan her dine mensup insanlar ile karşılaşabilirsiniz. Yaratıcı sevgisi ve onun sırlarına vakıf olup, kendini sırlayanlar ile karşılaşabilirsiniz. 

Bugün bu dünyada yaşayanlar için yaratıcı kavramı uzak olabilir. Ancak hiç birimiz ölüler dünyasını görüp geri gelmediğimize göre, bize verilen işaretleri anlamaya çalışmalı; her türlü aşkı hoş görmeliyiz.

Yoksa bir ömrü boşa geçirmiş, içimizdeki heyecan ve hevesleri boşu boşuna harcamış oluruz. Asla sevginizi bastırmaya, görmemezlikten gelmeye, duymamak için kulaklarınızı tıkamaya ve kalbinizi durdurmaya çalışmayın. 

Çünkü insan; bu dünyadaki nev'ine münhasır bir varlıktır ve henüz varoluş nedeninin farkında değildir.  

Aşk yolunda olun, sevin ama; âşık olmakta ısrarcı olun… Onun tadını hiçbir şeyde bulamazsınız…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yere düşen para… / 29.06.2022
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

24.05.2021, 24.05.2020, 24.05.2019, 24.05.2018, 24.05.2017, 24.05.2016, 24.05.2015, 24.05.2014, 24.05.2013, 24.05.2012, 24.05.2011, 24.05.2010, 24.05.2009, 24.05.2008, 24.05.2007, 24.05.2006, 24.05.2005, 24.05.2004, 24.05.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.