HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 KASIM 2021, CUMARTESİ

Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti...

02.04.2021 00:00:00
'Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti...' seslendirme dosyası:

Her gün hoşnut olmadığımız veya kabullenemediğimiz yeni haberlerle sarsılıyoruz. 

Biz halk olarak misafir olduğunu bilenlere misafirperverizdir. Vatanımızın her köşesi cennettir. Buralarda yaşamaya veya yerleşmeye karar verenlere hiç kimse misafirperver davranmamızı beklemesin.  

Türk parası karşısındaki değerli paraları ile yaşamak için ülkemizi seçenler ve adeta istila edenler karşısında suskun kalmak misafirperverlik değildir. Bir yanda ukala bir uluslararası altın arayıcısının Kaz Dağları'nda yaptığı tahribata suskun kalmak ne ise, Ege'nin en güzel koylarına yabancı yatırımcı olarak villa ve tatil köyleri yapmak için izin vermek aynı kategoriye girer. Yani; ihanettir. 

Düne kadar Avrupa'nın katı atıklarını alıp, Karadeniz kıyılarında depolandığını bilmiyorduk. Bunlar için tehlikesiz denirken, maalesef varillerin üzerindeki nükleer atık işaretlerini şaka olarak kabul ediyorduk. 

* * *

Şimdi daha ilginç olanı başta Almanya olmak üzere soğuk İskandinav ülkeleri, Türkiye kıyılarındaki hava ve iklim şartları yaşlılarına iyi geldiği için çok sayıda konut satın alma veya yapılması için girişimde bulunmuşlar. Durum kitabına uydurularak tedavi amaçlı seyahat ve konaklamalarda bulunmak üzere ülkeye yerleşiyorlar. Kimse Karadeniz'e, Toroslar'a, Güney Anadolu'ya gitmiyor. 

Deniz, kum, termal ve Ege yaylaları tercih sebebi. 

Kısacası "Ben yiyemedim, sen ye…" vakası ayni ile vaki. 

Türk emeklisi aldığı üç kuruş maaş ile ay başını getirmek için bir başka işte çalışmanın veya yarı aç yarı tok yaşamanın derdine düşmüş iken, Hans'lar, Hanna'lar kendi kültürlerinden insanlarla birlikte gettolar oluşturarak, kendi alışkanlıklarını devam ettirecekleri bir lüks yaşam kompleksi geliştirecekler. Tıpkı İngilizlerin Fethiye koylarında yaptıkları, Kalkan'da gerçekleştirdikleri gibi…

Fransız tatil köyü, Alman tatil köyü, İngiliz tatil köyü gibi yapılanmalardan ziyade kalıcı mahalle ve köyler gündemde. Tabii, bunlara ülke içinde sınırsız seyahat hakkı verileceğini, torunlarının ve akrabalarının yaz tatilleri için geleceklerinin de unutulmaması lazım. 

İzin gerekçesi belli… Çökmüş olan Türk ekonomisine turizm yolu ile can suyu sağlanması… İyi de bunların turizmle bir ilgisi yok.  Başka bir ülkenin insanlarının topluca bir bölgeyi istila edip yerleşmesi ve kendi kuralları ile yaşamasından ibaret. 

* * *

Ekonomik girdi dedikleri şey toprak ve bina satışından elde edilen gelir başka bir şey olmayacak. Çünkü kiremitler Marsilya'dan, tuğlalar Bulgar'dan, mermerler İtalya'dan gelir. Biliyoruz ki, gıda maddeleri için kendi marketlerini açacaklar. Domuz çiftliklerini kuracaklar. Hollanda'dan patatesi, eskiden olduğu gibi Almanya'dan biralarını, Pakistan ve Hindistan'dan konfeksiyon ürünlerini getirtirler. Pazarlardan nadide meyveler dışında alış veriş etmezler. Evlerindeki eşyalar bile Alman malı olur. Çünkü bizim yataklar onların konforuna uymaz. Hatta kendi teknelerini sıfır vergi ile getirir ve Alman bayrağını takarak kullanırlar. Mazotu bile indirimli alırlar. Fransa'da deli paralara kurabilecekleri bir yaşamı Türkiye'de pek çok muafiyet ile bedavaya getirirler. 

Kendi ülkelerinde damlalıkla kullandıkları suyu bol bol harcarlar. Atık suları denize rahatlıkla verilir. Sınırlama ve cezası olmaz. Doktor kontrolü için ülkelerine gitmek zorunda oldukları tarihleri kullanırlar. Nüfusları çoğaldıkça mahalle statüsüne girerler. Siyasette bile söz sahibi olurlar. Bir de bakarsınız bulundukları yerin belediye meclisine seçilmişler. Öldüklerinde gömülmek için kendilerine ait bir mezarlıkları bile olabilir. Ya da krematoryumları…

Ne kadar büyüttüm, değil mi? Allah hepimizi eşit yaratmadı mı?

Peki, bunlardan bizim ne kârımız olmuş?  

Kültür olarak zenginleşmişiz. 

Yetmez mi?

Aman canım, Atalarımızın kanları ile elde ettikleri toprakların birazını bedavaya vermişiz, çok mu?

Bizim emekliler açlıktan ölse ne olur?

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.04.2020, 02.04.2019, 02.04.2018, 02.04.2017, 02.04.2016, 02.04.2015, 02.04.2014, 02.04.2013, 02.04.2012, 02.04.2011, 02.04.2010, 02.04.2009, 02.04.2008, 02.04.2007, 02.04.2006, 02.04.2005, 02.04.2004, 02.04.2003, 02.04.2002
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.