Fenerbahçe yönetiminde çatırdama sesleri
Aziz Yıldırım'ın aldığı Kocaman, Fred ve Talisca kararları ile Lukaku transferi sonrasında rahatsız olan bazı yöneticiler, İsmail Kartal ile ilgili yaşanan sürecin ardından çıldırma noktasına geldi. Fenerbahçe Başkanının kendilerini yok saymasından ve etrafındaki 2-3 kişiyle kulübü yönetmesinden rahatsız olan bu isimler yönetimden ayrılmayı ciddi ciddi düşünüyor.
16.09.2026 12:19:00
Haber Merkezi
Beşiktaş yenilgisi sonrası sesler yükseldi. Başkan Aziz Yıldırım çıktı, her yere salladı. Çok da ciddiye alınmadı. Roma beraberliğinden sonra İsmail Kartal istifa etti.

Aziz Yıldırım çıktı, "Kalacak" dedi. Dinlenmedi. Kartal ertesi gün idmana çıkmadı. Cihan Kamer ve Oğuz Çetin ikna etti. Bir sonraki gün Kartal idmanda takımın başındaydı. Sonra da Gaziantep deplasmanına Fenerbahçe, Kartal'la çıktı.

0-0'lık beraberlik geldi. Kartal kaybı zemin ve hakeme bağladı. Fenerbahçe camiası ve taraftar ikna olmadı. Herkes Aziz Yıldırım'dan bir hamle beklerken sessizlik oldu.
Aziz Yıldırım arabasına bindi, çekti, İstanbul'a geldi. Şu anda sarı-lacivertlilerde derin bir sessizlik var.

Ancak iddialara göre yönetim kaynıyor. Özellikle Yıldırım'ın çevresindeki birkaç kişi (başta Cihan Kamer) ile karar almasından rahatsızlar.
Kocaman'dan son anda vazgeçilmesi, yabancı teknik direktör isteyenlerin "Kocaman olmayacaksa yabancı olsun" sözlerini dinlemeden Kartal'ı getirmesi, Kartal'ın istememesine rağmen Fred ve Talisca'nın gönderilmesi, hatta Kartal'ın istediği Oosterwolde'un bile gönderilmek istenmesi bazı yöneticileri çok rahatsız etti.

En büyük rahatsızlıklardan birisi de Romelu Lukaku için yaşandı. İddialara göre Lukaku'nun geleceğinden habersiz olan bazı yöneticiler bu bilgi doğrulanınca çıldırdı.

Şampiyonlar Ligi'ne kalınması işleri biraz rayına sokar gibi oldu ancak son dönemde yaşananlar işleri zora soktu. İddialara göre başta Barış Göktürk olmak üzere pek çok yönetici Yıldırım ve yönetim tarzından çok rahatsız.

İstifalar ceplerde. Özellikle gelecekte başkanlık düşünen Göktürk'ün başarısız yönetimin bir parçası olmamak için istifasının cebinde olduğu iddia ediliyor. Zaten son dönemde ortalarda da görünmemeye başladı
Osimhen için çok kritik karar
Osimhen için her ne kadar 'oynayacak' dense de, Trabzonspor maçında dinlendirilip kadroya alınmaması, sezon geneli düşünüldüğünde en gerçekçi yaklaşım olarak öne çıkıyor
16.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
Okan Buruk daha önce yaptığı açıklamada Victor Osimhen'in oynamak istemesine rağmen klinik kontroller olumsuz çıkarsa kesinlikle risk alınmayacağını belirtmişti. Her ne kadar 'oynayacak' dense de Nijeryalının, Trabzonspor maçında dinlendirilip kadroya alınmaması, sezon geneli düşünüldüğünde en rasyonel yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Victor Osimhen, Başakşehir maçında acı hisseder hissetmez kenara geldi. Bu belki de 2-3 ay sahalardan uzak kalma ihtimalini ortadan kaldırsa da yapılan açıklama hiç de müjde şeklinde değil.

Galatasaray'dan yapılan açıklamada yer alan 'kanama ve ileri-orta düzey zorlanma' ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Ancak son 1-2 gündür sosyal medyada ciddi bir şekilde Osimhen'in Avni Aker'deki zorlu maç için Trabzon'a götürüleceği konuşuluyor. Peki Osimhen'in Trabzonspor deplasmanında oynaması nasıl riskler barındırıyor? Fotospor bunları uzmanına danıştı:

Adale lifleri henüz tam iyileşmeden yüksek tempoya girmek, yırtığın 3. seviyeye evrilmesine neden olabilir. Bu durum 10-15 günlük bir aksamayı 2-3 aylık uzun bir sakatlık dönemine dönüştürür.

Kasık bölgesinde tam iyileşme sağlanmadan yapılan zorlamalar, nüks oranı en yüksek sakatlık türlerindendir. Sezonun geri kalanında sürekli tekrarlayan bir "kronik sakatlık" tablosu oluşturabilir.

Süper Lig'deki tek bir derbiyi kurtarma uğruna Osimhen'in riske edilmesi, Avrupa kupalarındaki kritik grup ve eleme maçlarında takımı golcüsüz bırakma tehlikesi yaratır.
Trabzonspor'un Mendy ve Bouchouari kararının bedeli 5 milyon Euro
Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı
16.09.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Trabzonspor yönetimi Batista Mendy ve Bouchouari'yi ne Sevilla ya da Nice'e kiralık gönderdi ne de sattı. Sonunda ikisi de elde kaldı. TFF'ye tescil edilmedikleri için sezon sonuna kadar sadece Türkiye Kupası maçlarında oynayabilecek iki oyuncu için kasadan en az 4-5 milyon euro ödeme çıkacak.

Trabzonspor yönetimi Fatih Tekke'nin prensi olarak gelen ancak hayal kırıklığı yaşayan Benjamin Bouchouari ile Tekke'nin geçen sezon kiralık olarak gönderilmesini istediği Batista Mendy'yi kadroya yazmadı. İki oyuncu ancak yeni gelen teknik direktör Thomas Reis'in istemesi durumunda Türkiye Kupası maçlarında forma giyebilecek.

İşin ilginci ise Mendy'yi yaz transfer döneminde Sevilla geri istedi... Ancak Trabzonspor yönetimi Sevilla ile geçen sezon yapılan kiralama sözleşmesinde yer alan "opsiyonun" altına düşmedi.

Sevilla da o boşluğu Galatasaray ve Beşiktaş'ın istediği Youssouf Fofana'yı alarak doldurdu, defteri kapattı. Trabzonspor, Mendy ile baş başa kaldı.

Benzer bir durum Bouchouari konusunda yaşandı... Geçen sezon St. Etienne'den 4 milyon euroya alınan Faslıyı Nice istedi. Başkan Ertuğrul Doğan pazarlıklara devam ederken Fransız ekibi transferden vazgeçti. Bouchouari de Mendy gibi elde kaldı.

Bordo-mavili yönetim sadece Türkiye Kupası'nda oynamaları için iki oyuncuya bu yıl toplamda 4-5 milyon euro arasında maaş ödemesi yapacak. Kiralık gönderilip belki de en azından maaş yüklerinin bir kısmı eritilebilirdi. Ayrıca Mendy gibi gittiği takımda parlama ihtimali de olabilirdi.
Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman
Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu
16.09.2026 10:13:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu. Lukaku transferiyle ilgili Tedesco'nun vetosunu hatırlattı. O dönemde Alman teknik adamın Belçikalı oyuncu için söylediklerini söylerse Yıldırım'ın istifa etmek zorunda kalacağını savundu.

Fenerbahçe öyle zor bir zamandan geçiyor ki başka bir camiada olsa her kafadan bir ses çıkardı. Hatta Galatasaray'da çoktan ortalık yangın yeri olmuştu.
Beşiktaş'ta hocanın değil, başkanın da kellesi isteniyor olurdu. Ancak son 20-25 yıl içinde Fenerbahçe içine kapandı. Demokratik çarklar durdu.

Belki de Fenerbahçeliler en fazla konuşmaları gereken zamanda yine sessizler. Hatta öyle bir ortam var ki ne "Hoca ne olacak?" diyen var ne "Bu transferleri kim neye bakarak yaptı?" diye soran var.
Sadettin Saran döneminin yöneticileri ise Aziz Yıldırım yönetiminin sürekli kendi arkalarından konuşup yaşanan süreci aralarında çok sert şekilde değerlendiriyorlar. Eski başkan Sadettin Saran katıldığı bir arkadaş toplantısında iddialı ifadeler kullandı:

"Guirassy ile anlaşmıştık. Bitmiş işi bozdular, Lukaku'yu aldılar. Lukaku için Tedesco'nun söylediklerini size söylesem başkanın istifa etmesi gerekir.
Nathan Aké ile zaten biz anlaştık. Bir ara bozacaklar diye çok korktum.
Sol beke Robertson'la anlaşmıştık. Ne Brown'u satabildiler ne Oosterwolde'u gönderebildiler. Bereket Brown çok iyi oynuyor, Allah'ı var.

Aldıkları Greenwood'u da Hakan Safi zaten bitirmişti. Onu bile alamayacaklardı; camia bastırmasa bitirmeyeceklerdi.
Sidiki'nin arkasından salladılar, bize demediklerini bırakmadılar. Sattıkları rakamlar ortada. Kasaya sayesinde para koydular.

Aldığımız Kante ve Guendouzi olmasa orta sahaya da transfer yapamazlardı. Ertan (Torunoğulları) 'İsterlerse hemen satarım' dedi, duymazdan geldiler."
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Osimhen'in Başakşehir karşısında acıyı hisseder hissetmez kendini kenara alması daha büyük bir felaketi önlemiş olsa da tanıda yer alan "kanama ve ileri-orta düzey zorlanma" ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Teknik heyetin, sezonun kalanını riske atmamak adına Nijeryalı golcüyü Avni Aker deplasmanında dinlendirmesi en rasyonel karar gibi duruyor
15.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Galatasaray, cumartesi akşamı Trabzonspor için sezonun kırılma maçına çıkacak... Amed deplasmanından sonra Konya deplasmanından da yenilgi ile dönen bordo-mavililer için Galatasaray maçı sezonun ya başlayacağı ya da biteceği maç olacak. Bir de geçen sezondan kalan "elektrikli" ortamı da hesaba katarsak sarı-kırmızılılar için de Avni Aker'de çıkılacak maç sezonu "psikolojik" olarak koparma maçı olabilir.

İlk 5 maçta zaten yenilmeyen, sadece 1 beraberlik alan Galatasaray, Trabzonspor deplasmanından da galibiyetle dönerse "Yenilmezler artık" psikolojisini rakiplerinin üzerine yıkabilir. Böyle bir durumda Okan Buruk için en kritik isim Victor Osimhen olacak. Peki Nijeryalının oynama ihtimali var mı?

OSIMHEN'İN SON DURUMU
Sağ adduktor adale grubunda kanama ve zorlanma var. Bu tanı, sakatlığın basit bir kas spazmı olmadığının, adale liflerinde belirgin yırtık ve kanama içerdiğinin kanıtı.

İleri-orta düzeydeki adduktor zorlanmalarında iyileşme, doku tamiri ve kanamanın emilme süreci en az 3 ila 6 hafta sürer. Yani Trabzonspor maçında Osimhen için "Oynayacak" demek biraz hayalcilik; çünkü sakatlığının üzerinden sadece 10 gün geçti.

Sakatlığın 10. gününde kas lifleri henüz tam anlamıyla kaynamamış ve kanama kontrolü yeni sağlanmış olur. İğne veya yoğun fizyoterapi ile sahaya sürülmesi durumunda, kısmi yırtığın 3. derece seviyesine geçme ve oyuncuyu 2-3 ay sahalardan uzak tutma riski çok yüksektir.
Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi
Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. Greenwood'un Fenerbahçe'ye gelmesinde Safi'nin payı unutulmaz
15.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. İngiliz oyuncuya İstanbul'daki yaşam standartları, birinci yıldız rolü ve vizyon eksiksiz anlatıldı. Greenwood kararını "şıp" diye verdi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı verdi" sözlerinin arkasında da Safi'nin payı unutulmaz.

Fenerbahçe'de büyük bir patlama yapan Greenwood, kariyerinde geçirdiği çalkantılı süreçlerden sonra düzenli oynayabileceği, birinci yıldız statüsünde olacağı ve Şampiyonlar Ligi sahnesinde kendini gösterebileceği bir ortam arıyordu. Fenerbahçe'nin sunduğu yüksek finansal şartlar ve ilk 11 garantisi, Premier Lig veya La Liga'da yaşayabileceği olası medya baskısını ve belirsizliği üstlenmekten daha mantıklı geldi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Daha fazla risk almadan garanti ve güçlü bir seçeneği kabul etti" tespiti bu transferin özünü oluşturuyor.

HAKAN SAFİ, GREENWOOD İÇİN ÇOK ÇALIŞTI
Aziz Yıldırım'ın karşısına başkan adayı olarak çıkan Hakan Safi'nin seçim sürecinde Greenwood tarafıyla ve Marsilya'yla bir ön mutabakat sağladığı; bu süreçte oyuncuya Türkiye'deki yaşam standartlarının, Fenerbahçe'deki rolünün ve proje vizyonunun detaylıca anlatıldığı biliniyor.

FENERBAHÇE'YE ÇOK ÇABUK İKNA OLDU
Oyuncunun İstanbul seçeneğine zihnen hazırlanmış olması, Benatia'nın belirttiği "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı bir şekilde verdi" ifadesini de doğruluyor aslında.

AZİZ YILDIRIM GOLÜ ATTI
Fenerbahçe'nin sunduğu cazip maaş ve pazarlık sonucu Yıldırım yönetiminin bitirdiği bonservis rakamları, Greenwood'un kararında anahtar rol oynadı.

RAKİPLERİN GÜCÜ YETMEDİ
Atletico Madrid, oyuncunun geçmişteki saha dışı bagajı ve maaş yükü nedeniyle masadan çekildi. Al Ahli ise hem oyuncuya beklediği net projeyi sunamadı hem de rakamlar oyuncunun Türkiye teklifini reddetmesini sağlayacak kadar ezici olmadı.
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Beşiktaş'ın sahadaki pas kalitesini ve oyun aklını skora dönüştürdüğü takdirde Marsilya karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında 3 puanla tanışması hiçten bile değil. Italiano'nun UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya eşleşmesine yönelik kurabileceği oyun planı ve stratejik şifreleri ise gazetemiz editörleri derledi
15.09.2026 11:31:00 / Güncelleme: 15.09.2026 11:44:56
Haber Merkezi
Marsilya'yı yenip UEFA Avrupa Ligi'ne iddialı bir başlangıç yapmak isteyen Beşiktaş'ın planları hakkında gazetemiz editörlerinin bazı fikirleri var. Vincenzo Italiano'nun fikirlerini, oyun planını bilemeyiz tabii ki ama en azından Marsilya ve Beşiktaş'ın (liglerindeki) istatistikleri üzerinden bazı fikirler yürütebiliriz.
Italiano'nun takımı, pas kalitesi ve topa sahip olma konusunda Marsilya'dan geride değil. Beşiktaş rakipten çekinip tamamen geriye çekilmek yerine, oyunu kendi yarı sahasında ve orta blokta kontrollü yönlendirip topu tutarak Marsilya'nın ön alan baskısının direncini kırabilir.
Marsilya, kat edilen toplam mesafeden ziyade patlayıcı deparlarla ve dikine hızlı hücumlarla ivme kazanan bir takım. Beşiktaş'ın savunma arkasına sarkmalara önlem alması ve kendi hızlı kanat organizasyonları ile geçiş hücumları üzerinden Marsilya'yı gafil avlaması gerekiyor.
Beşiktaş'ın ceza sahası dışından attığı verimsiz şutlar yerine set hücumlarını ceza sahasının içine kadar taşıması şart. Italiano, hücum hattına "daha sabırlı olma" ve net pozisyon yaratma talimatı verecektir.
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda
15.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
Ugochukwu'nun sahada kaldığı 38 dakikada tamamen "hata yapmama" psikolojisiyle oynaması, top kaybetmemek adına sadece yan ve geri paslara yönelmesi, ancak pozisyonu gereği yapması gereken top kazanma, baskı kırma ve fiziksel üstünlük kurma işlevlerini yerine getirememesi Galatasaray'da soru işaretlerinin tavan yapmasına neden oldu. Chelsea ve Rennes'in gördüğü potansiyeli parçalı forma ile henüz gösterememesi oldukça dikkat çekici.

Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda... Okan Buruk'un "Bunu nereden buldun?" diye eleştirildiği Nijeryalı oyuncu, 3 maçta sadece 38 dakika sahada kalabildi; maç başına aldığı süre 38 dakikayı bile bulmadı. Bu durum akıllara "Chelsea neden bu kadar yatırım yaptı?" ve "Rennes nasıl Camavinga'nın ikamesi olarak gördü?" sorularını getirdi.

UGOCHUKWU GALATASARAY'DA ETKİSİZ BAŞLADI
İlk 5 haftada sadece 38 dakika forma giyen Ugochukwu, Galatasaray taraftarının aklında neler bıraktı bilinmez ama istatistikler pek çok şeyi anlatıyor.

Belki de sahada çok kısa sürelerde kaldığı için %93 pas isabeti ve kendi yarı sahasında %100 isabetle oynaması, topu aldığında riske girmekten korktuğunun göstergesi. Çünkü sanki tek işi topu en yakınındaki arkadaşına aktarmakmış gibi hareket etti. 0 kilit pas ve 0 uzun top ile hücuma katkı sağlamak kafasında yok gibi.

Bunun yanına bir de ön libero pozisyonundaki bir oyuncu için 38 dakikada 0 top çalma, 0 pas arası ve 0 hava topu mücadelesi eklenince "Acaba soruların arkası boş değil mi?" düşüncesi akıllara oturuyor.

0.05 xG ve 0.02 xA beklentileri ile ceza sahası çevresinde ya da duran toplarda da skora etki edecek bir tehdit yaratamamış. Maç başına sadece 11 topla buluşma ve 29.8 km/s maksimum hız, oyuncunun maç ritminden uzak olduğunu ve henüz takımın temposuna adapte olamadığını da aslında net bir şekilde gösteriyor.
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
Roma maçı sonrası yaşanan istifa krizi ve Samandıra'ya geri dönüş sürecinde İsmail Kartal’ın futbolcularıyla yaptığı kritik toplantının şifrelerine gazetemiz ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü; özellikle krizin atlatıldığını, dedikodulara kulak asılmamasını istedi. Herkesin Gaziantep maçına tam konsantre olması gerektiğini anlattı
14.09.2026 12:31:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Roma maçından sonra gitti, geldi. Gitti, yine geldi. Hafta içinde 2-3 gün boyunca İsmail Kartal'ın ne olacağı konuşuldu. Sadece kamuoyu, camia ya da taraftar konuşmadı; futbolcular da bu konuyu konuştu.

Kartal ise yaşanan süreçle ilgili Samandıra'ya döndükten sonra futbolcularına açıklama yaptı, yaşananları değerlendirdi. Herkesin beklentilerinin aksine bu kez çok daha dingin, daha az iddialı ama futbolcularına kendilerine güvendiğini anlatan bir konuşma yaptı.
Amaç; oyunculara olan güvenin devam ettiği, bunun yönetimle kendisi ve taraftar arasında bir gidip geliş olduğunu anlatmaktı. Çünkü Roma maçından sonra Kartal, soyunma odasında oyunculara veda edip gitmişti. Yaklaşık 36 saat boyunca hiçbir futbolcuyla konuşmamıştı.

O ilk karşılaşmada Kartal; Roma karşılaşmasının ardından soyunma odasında duygusal bir refleksle hareket ettiğini, o anki yüksek tansiyon ve sıcağı sıcağına yaşanan hayal kırıklığıyla veda kararı aldığını dürüstçe kabullendi.
Başkan ve yönetimle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarına değinerek, karşılıklı fikir alışverişi sonrası kulübün geleceği ve takımın menfaatleri doğrultusunda görevinin başında kalması gerektiğine ikna olduğunu oyuncularına aktardı.

Yaşanan çalkantıdan bağımsız olarak kadro kalitesine, oyuncuların yeteneğine ve karakterine olan inancını tazeledi. Alınan mağlubiyetlerin ya da yönetimsel krizlerin bu güveni sarsmadığını belirtti.
Yüksek perdeden iddialı ve duygusal nutuklar atmadı. Kendi payına düşen hataları kabul eden; daha gerçekçi, ayakları yere basan bir duruş sergilediğini ifade etti.
Yaşanan bu sürecin geride kaldığını, dedikodulara ve dış etkenlere kulak asmadan herkesin sahaya ve yaklaşan maçlara konsantre olması gerektiğini net bir dille söyledi.
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor'da geçen sezon beklentilerin üzerine çıkan Felipe Augusto; düşük topla buluşma sayısına rağmen ceza sahasında yüksek verimlilik sağlayarak sistemin işlemesini sağlayan bir yetenekti. Mohamed Salah ise sisteme uymaktan ziyade, sistemin tamamen onun etrafında kurulmasını talep eden yüksek maliyetli bir süperstar profili. Trabzonspor'a hangisinin daha fazla fayda sağladığı ise soru işareti
14.09.2026 12:24:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a Hüseyin Cimşir de çare olamadı. Fatih Tekke'nin istifasından sonra teknik direktör arayışlarına yeniden gaz verildi. Ancak yeni transferlerin takıma faydası da mercek altına alındı. Bir yanda Felipe Augusto, diğer yanda Mohamed Salah... Kefeye koyduğunuzda ikisi arasında kıyas bile kabul edilmez; direkt Mısırlı oyuncu tercih edilir. Ancak bu tercih; Inter, Liverpool, Real Madrid, Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi parayla kadro kuran takımlar için geçerli olabilir.

Trabzonspor gibi altyapıdan yetiştirdiği oyuncularla ve geçen sezondan itibaren 5 yıllık bir program çerçevesinde planlama yapan bir kulüpte Salah ve Augusto'yu karşılaştırırsanız, ortaya Trabzonspor'un yaşadığı gibi bir çöküş çıkar.

Augusto geçen sezon 13 golünün tamamını ceza sahası içinden buldu. 5 kafa ve 8 sol ayak golüyle ceza sahasında gerçek bir bitirici performansı sergiledi. xG beklentisi 8.50 iken 13 gol atarak beklentinin belirgin şekilde üzerinde bir bitiricilik yakaladı. Ayrıca az pas alarak (maç başı 22.3 topla buluşma) bu skor üretkenliğine ulaştı.

Salah ise 4 golle maç başına 0.8 gol istatistiği yakalamış olsa da maç başına 55.6 kez topla buluşuyor. Yani takım hücumunun merkezine oturuyor ve oyunu domine etmesi bekleniyor. Salah maç başına 3.8 kilit pas ve 28.4 isabetli pas atıyor; ancak bunun bedeli 17.4 top kaybı yapmak oluyor. Augusto ise maç başına sadece 7.6 isabetli pas atıp 6.2 top kaybı yapıyor. Böylece takımın oyununu bozmadan, az kaynak tüketerek maksimum skoru alıyordu.