HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Baca eğri olsa da

15.05.2022 00:00:00
Anadolu'da gezerken konuşmaları süsleyen ve anlatılmak isteneni kısa ve özlü bir biçimde belirten deyimlerle karşılaşırım. 
Bunlar; insanoğlunun bulunduğu coğrafya da yaşadığı zorlukları, sevinçleri, sevgileri ifade ederler.  
Mesela "Baca eğri olsa da, duman doğru çıkar" sözünü ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Karadeniz'in deli yeşillikleri arasında sarp yamaçlara serpilmiş; yereldeki her şeyi çok iyi değerlendirmiş, lüks malzeme aramamış, alt katı dam, üstü yaşam alanı olarak inşa edilmiş evler vardı. Bunlar kışın sert koşullarına, yağmura, rüzgara rağmen yörenin iklimine direnmek üzere tasarlanmış, ihtiyacı karşılayan yapılardı. 
Bazılarının soba borusu camlardan çıkar. Eğri büğrüdür. Ha düştü, ha düşecek gibi durur ve siz bu manzaraya alışık olmadığınız için endişe duyarsınız. Oysa görüntüsü sizi aldatmasın. Bu evleri, o soba borusunu yıllar sonra gittiğinizde bile ayni yerde bulursunuz. 
Bu evlerde de çocuklar yaşar. Ders çalışırlar, hayvanlara bakarlar, çay toplamaya giderler. Yakındaki pınardan, çeşmeden, dereden su taşırlar. Evlerinin yanlarına odun dizer, kış hazırlığı yaparlar. 
Bu çocukların en büyük sermayeleri bulundukları yeri sevmeleri, bir arada olmaları, yardımlaşmaları, geleceğin daha iyi olacağına dair içlerinde büyüttükleri umutları ve aile sevgileridir. 
***
Bugün toplumda hüküm süren kaos ve vurdumduymazlığın nedenlerini anlamaya çalışıyorsanız,  ailelere bakın. Bir çocuğun iyi veya kötü yetiştirilmesi tamamen aile kaynaklıdır. 
Hiçbir çocuk kısa yoldan köşe dönmeyi, çimentodan çalarak küçük bir depremde bile yıkılacak binalar yapmayı, ekmeğin gramajı ile oynamayı, yalan söylemeyi, hileli satışları, küfür etmeyi, kadınları hor görüp dövmeyi, başkalarına kaba davranmayı, kırmızı ışıkta geçmeyi, bire karşı üç beş kişi bir araya gelerek saldırmayı, başkalarının haklarına el uzatmayı, hırsızlığı, yankesiciliği, kumar oynamayı,  esrar ve uyuşturucu kullanmayı, her türlü silahı tanımayı okulda ve öğretmenden öğrenmez. 
Aile içi ve sevgisizlik, şiddet, yarına olan güven duygusunu yitirmiş olmak, ahlak yerine maddiyatın değerli kılındığı dünya düzeninin körüklediği sokak eğitimlerini okulun dışında öğrenirler. Bu nedenle okulları ve öğretmenleri değersizleştirip onları suçlayamazsınız. 
***
Bunun yanına bir de milli ve manevi değerleri örselenmiş,  yaşadığı yerin örf ve ananelerinden uzaklaşmış kötü yönetimleri eklerseniz, toplumlarda çöküş küçük bir "omuz silkme" ve "bana ne" demekle başlar. Yitirilen değerler bir nesil geri gelmez. Toplumun yok olmasının temel taşları böylece oluşur. 
Bugün her şeyin para ile ölçüldüğü değerler sisteminde ahlaki çöküntüler ve şiddet baş göstermiş, insanlar sokakta mutsuz ve düşmanca tavırlarla dolaşmaya başlamışlardır. Gülümsemek yerine kaçırılan gözler, çevrilen yüzler, önceliğin hep kendisinde olmasını isteyen kavgalar çoğalmıştır. 
Eğer çocuklar küçük yaştan itibaren doğruluğu kanıtlanmış kurallar ile yetiştirilir; hak-hukuk ve adalet kavramlarına inanan, çalıştığı zaman başarılı olacağına güvenmiş, sevgi dolu ortamlara sahip olurlar ise her şey düzene girer. 
Evleri ne kadar fakir, damları ne kadar teneke kaplı olursa olsun eğri bacadan çıkan düz duman sayesinde altın bir yürekle hayata atılırlar. Başarı ve ümit onların her zaman ekmeği olur. 
Sevgisiz büyüyen çocuklar ailelerinin maddi durumundan, giyiminden, yaşamından utanırken; kendisi için namusu ile çalışıp yetiştirmiş ebeveynlere sahip olanlar ise farklı bir dünya görüşüne sahip olurlar. Gecekondu koşullarına katlanmış, kuru ekmekle yetinen ana babaları onlar için çok değerlidir. Aksine onlara daha iyi bir yaşam sunma gayreti içinde olurlar. 
Anadolu'nun pek çok kentinde geleceği parlak; dumanı düz tüten, eğri bacalı aile ocaklarına sahip çocuklar vardır ve ülkeye yön vermek üzere yetişmektedirler. Onlar tek dişi kalmış medeniyet çarklarına rağmen yaşamlarını biçimlendirmeyi, gelecekte insanlara faydalı olmayı, hatta geleceği kurmayı başaracaklardır. 
Yeter ki sevginin sıcaklığını ve geleceğe duyulması gereken güveni kaybetmesinler.
Bacanız eğri olsa da, dumanın düz çıkacağına inanın…
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.05.2021, 15.05.2020, 15.05.2019, 15.05.2018, 15.05.2017, 15.05.2016, 15.05.2015, 15.05.2014, 15.05.2013, 15.05.2012, 15.05.2011, 15.05.2010, 15.05.2009, 15.05.2008, 15.05.2007, 15.05.2006, 15.05.2005, 15.05.2004, 15.05.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.