Bakan Şimşek: "Tasfiyeye alınan 131 fonun 66'sı tamamen tasfiye edildi"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler, yatırım fonlarının tasfiye süreci, yatırımcıların ödemeleri ve piyasa düzenlemelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, tasfiye sürecinde küçük yatırımcıların önceliklendirileceğini belirterek, yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının planlandığını ifade etti
İHA





Burada konuşan Şimşek, tasfiye sürecinin öngörülen hızda ilerlediğini belirterek, sürecin şeffaflık, etkinlik ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütüldüğünü, kamu kaynaklarının kullanılmayacağını ifade etti.
Tasfiye sürecini hızlandırmak amacıyla ara ödeme formülü geliştirildiğini hatırlatan Şimşek, "Nihai tasfiye zaman alacak. Biz de ise süreç çok hızlı işleyecek. Küçük yatırımcıları ve para piyasası fonlarını önceliklendireceğiz. Nihai ödemeler yatırımcıların fonlardaki pay oranlarına göre yapılacak. TBMM'de tasfiye kanunu görüşülüyor. Kanunun geçmesinin ardından fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon liraya kadar ödemeler hızlı bir şekilde yapılacak. Sermaye Piyasası Kurulu, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve diğer ilgili kurumlar hazırlıklarını tamamladı" dedi.
"Tasfiyeye alınan 131 fonun 66'sı tamamen tasfiye edildi"
Olağan tasfiyenin mali yapıları nispeten yönetilebilir olan portföy yönetim şirketleri için uygulamaya konulduğuna dikkati çeken Şimşek, "Toplamda 7 portföy yönetim şirketinin bünyesindeki 131 fon tasfiyeye alındı. Tasfiyeye alınan 131 fonun 66'sı tamamen tasfiye edildi. 7 portföy yönetim şirketinden 3'ünün tam tasfiyesi tamamlandı. 45 bin 747 hesaba 40,8 milyar lira ödendi ve normal tasfiye başarılı bir şekilde gerçekleşti. Normal tasfiyeye tabi ve tasfiyesi tamamlanan 3 portföy yönetim şirketinde para piyasası fonu yatırımcıları bırakın zarara uğramayı, 17 Eylül'e göre ortalama yüzde 1,43 ilave temettü getiri aldılar. Hisse senedinin değerleri şişirilmiş olduğu, yani şirketin temellerinden bağımsız ve fiktif bir şekilde değerler arttığı için hisse senedi yoğun fonlarda yatırımcılar 17 Eylül'deki portföy değerinin ortalama yüzde 58'ini alabildiler. Yani yüzde 42 daha düşük bir ödeme aldılar ama bu tamamen hisse senetlerinin değerlerinin düşüşünden kaynaklanıyor. Hisse senedi fiyatları şişkin olmayan fonlar yine daha yüksek şekilde geri dönüş aldılar" açıklamasında bulundu.
"7 portföy yönetim şirketinden 4'ünün normal tasfiyesi tamamlanmış olacak"
Bakan Şimşek, geçen hafta SPK'nin Hedef Portföy Yönetim Şirketinin fonlarını da normal tasfiyeye tabi tutmaya karar verdiğini hatırlatarak, Hedef Portföy Yönetim Şirketinde 31 fonun olduğunu, bunun 4'ünün para piyasası fonu olduğunu dile getirdi. Şimşek, "Toplamda 23 bin 925 hesap var. Kurumlarımızın amacı, bu hafta itibarıyla Hedef Portföy Yönetim Şirketini de normal tasfiye sürecine tabi tutup bu süreci tamamlamak. Muhtemelen bu hafta sonu itibarıyla 7 portföy yönetim şirketinden 4'ünün normal tasfiyesi tamamlanmış olacak. Bu niye önemli' Çünkü hem şeffaf hem etkin hem de adil bir şekilde bu süreç yönetiliyor" bilgilerini paylaştı.
"Atlas Portföy'ün sahipleri bir süredir tasfiyeci kurumla diyalog içindeler"
Şimşek, geriye nispeten büyük 3 portföy yönetim şirketinin kaldığının altını çizerek, "Tera, Pusula ve Atlas bugün itibarıyla olağanüstü tasfiyeye tabi. Atlas'ın sahipleri bir süredir tasfiyeci kurumla diyalog içindeler ve dışarı çıkarılan birtakım varlıkları, değerleri veya fon kaynağını geri iade etme konusunda bir irade ortaya koymuş durumdalar. Bir müzakere süreci var. Sahiplerine ilişkin tedbirler alındı. Tasfiyeden sorumlu kurumun bize söylediğine göre fondan bir miktar kaynak dışarı çıkarılmış, o kaynağın geri iadesinden bahsediyoruz" ifadesini kullandı.
Şimşek, TBMM'deki kanun teklifi kabul edildikten hemen sonra olağanüstü tasfiyeye tabi şirketlerde 1 milyon liraya kadar küçük yatırımcıları ve para piyasası fonu yatırımcılarını önceliklendirecek şekilde süreç izleneceğini belirterek, "Burada da yaklaşık 390 bin hesap, 1 milyon liraya kadar ödeme kabiliyeti olursa temizlenmiş olacak. Bu normal tasfiyeye tabi olan hesaplardan bahsetmiyoruz, olağanüstü tasfiye" dedi.
"Fonlardan hukuka aykırı şekilde nemalanan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların alınması çok önemli"
İade hesaplarına bir miktar ödeme yapıldığını kaydeden Şimşek, reel olarak 10 milyon lira ve üzerinde kazanç elde edenlere öncelikle başvurulacağını, gönüllü iade yapılmaması halinde Adalet Bakanlığı tarafından hukuki sürecin işletileceğini ifade etti. Şimşek, "Geriye sadece iki fonda karmaşık bir süreç kalıyor. Fonlarda yeteri kadar kaynak olmazsa ki bazılarında olmayabilir bahsettiğim kaynaklar var. Fonlardan hukuka aykırı şekilde nemalanan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların alınması çok önemli. Birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına başvurulacak" ifadelerini kullandı.
Şimşek, sermaye piyasalarının gelişimini engelleyecek bir yaklaşım içinde olmayacaklarını belirterek, piyasa bozucu faaliyetler, koordineli işlemler ve içeriden bilgiyle yapılan alım satımlara yönelik yaptırımların artırılacağını, gözetim ve denetimin güçlendirileceğini ifade etti.
"TMSF'nin yönettiği süreçte 131 fon için 131 tane hesap açtık"
TMSF, Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun birlikte çalıştığını, geliştirilen algoritmayla bu fonların doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte piyasa bozucu faaliyetlere iştirak edenlerin ve buradan kazanım elde edenlerin hepsinin belirlendiğini vurgulayan Şimşek, "Bunlar liste halinde TMSF'ye ve Adalet Bakanlığına verildi. TMSF'nin yönettiği süreçte 131 fon için 131 tane hesap açtık. Artı, bir tane de genel iade hesabı açtık. 132 tane hesap açıldı. Bu 132 hesaba iki kanaldan kaynak gelecek. Gönüllü iadeler. Burada bir süreç işliyor. Eşik değerlerin hepsini belirledik. Verilerin hepsi duruyor ama önce reel olarak 10 milyon lira ve üzeri buradan kazanım elde edenlere başvurulacak. Bir algoritma var, TEFE-TÜFE ile uyarlanacak. Buradan nemalanan şirketler ve kişiler davet edilecek. Çünkü bunların manipülasyona iştirak durumu veya değerlendirilmesi söz konusu olabilir. Gönüllü iade ederlerse sorun yok, etmezlerse tabii ki hukuki bir süreç Adalet Bakanlığı'mız tarafından işletilecek" bilgilerini paylaştı.
"Piyasa bozucu faaliyetlere ilişkin yaptırımları ciddi şekilde artıracağız"
Sermaye piyasalarının geliştirilmesine yönelik kalıcı reform taslağı üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti
"Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak ilgili kurumlarla kalıcı reform tasarısı üzerinde çalışmıştık. Fakat haklı olarak tasfiyeyi önceliklendirelim, kalıcı yapısal düzenlemeleri ise biraz daha sakin bir kafayla yapalım dedik çünkü bizim için sermaye piyasaları da çok değerli. 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomiden bahsediyoruz. Bu ekonominin finansmanını bankacılık sektörü tek başına karşılayamaz. Orta ve uzun vadeli bir perspektifle finansman ihtiyacının yüzde 30-40'ının sermaye piyasaları üzerinden karşılanması gerekiyor. Dolayısıyla biz sermaye piyasalarının gelişmesini sekteye uğratacak bir yaklaşım içerisine girmeyeceğiz ama piyasa bozucu faaliyetler, koordineli hareketler ve içeriden bilgiyle yapılan alışverişlere ilişkin yaptırımları ciddi şekilde artıracağız. Bu yaptırımlar öncesinde gözetim ve denetimi güçlendirecek bir yaklaşım içerisine gireceğiz."
"İlgili kurumlarımızın kurumsal kapasitesini güçlendireceğiz"
Şimşek, sermaye piyasalarında gözetim ve denetim yapan kurumların kapasitesinin güçlendirileceğini belirterek, "İlgili kurumlarımızın kurumsal kapasitesini güçlendireceğiz. Çünkü piyasa çok sofistike, çok gelişmiş algoritmalar, hareketler var. Bizim de bu teknolojileri kullanmamız gerekecek. O nedenle üst kurullardaki kapasiteyi, insan kaynağını güçlendirmek istiyoruz. Gerekirse ücret düzenlemelerinden kadro karşılığı sözleşmeli bir statüye kadar çeşitli adımlar atacağız. Vergi Denetim Kurulumuzda 7 bin 100'ün üzerinde müfettişimiz var. Deneyimli birkaç yüz müfettişimizi kanunla belirli bir sürece tabi tutarak ilgili kurumlarımıza aktaracağız. Bağımsız düzenleyici ve denetleyici kuruluşların kapasitesinin çok güçlü olması lazım. Mevzuat açığımız varsa o da giderilecek. Eşit işe eşit ücret uygulaması bu kurumsal kapasiteyi zayıflatmış görünüyor. Yaptırımlar ve tedbirler ciddi şekilde artırılacak" değerlendirmesinde bulundu.
"Fon meselesinin bir daha yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapılacak"
Aşırı regülasyon riskini de dikkate alacaklarını vurgulayan Şimşek, sektörle de diyalog içinde olacaklarını ifade ederek, "Ben arkadaşlara 'Sektörde manipülasyona bulaşmamış, 20 önemli büyük fonun yöneticileriyle bir araya gelelim, onları dinlemek istiyoruz' dedim. Çünkü bu düzenlemeleri sektörle de istişare edeceğiz. Ama eğer fon rehberi sürecinde, SPK'nin bana verdiği bilgiye göre sektörün taleplerini dikkate alsaydık rehber diye bir şey çıkmayacaktı" diye konuştu.
Koordineli işlemlere yönelik sürekli yaptırım ve fiili dolaşım oranlarının kendileri açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Şimşek, "Açıklanan fiili dolaşım oranlarının bağımsız bir kurumca doğrulanması bizim açımızdan çok önemli. Çünkü zaten manipülasyonun önemli bir kısmı, bu fiili dolaşımdaki sıkıntılardan kaynaklanıyor. Fiili dolaşımın oranı yeterli mi, değil mi o hususlara çalışılıyor. Vatandaşa satılacak fonların TEFAS'a açık olup olmaması hususu değerlendiriliyor. Sonuçta, kapsamlı bir düzenleme hazırlanacak. Sektörle muhtemelen önümüzdeki ay içinde istişareler de yapılacak. Sonra da nihai kertede grubumuz tarafından Yüce Meclis'in iradesine sunulacak. Bu türden fon meselesinin bir daha yaşanmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapılacaktır. Çünkü sermaye piyasaları bizim değer verdiğimiz, reel ekonomi açısından kritik bir alan. Bu tamahkarlara, sahtekarlara bırakmayacağımız kadar değerli bir alan" değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, MSCI'ın (Morgan Stanley Capital International) sermaye piyasalarına ilişkin taleplerinin makul olduğunu belirterek, fon rehberiyle şeffaflığın artırılmasına yönelik adımlar atıldığını, kalıcı düzenlemeler kapsamında yaptırımların güçlendirileceğini ve düzenleyici kurumların kapasitesinin artırılarak algoritmalar aracılığıyla zamanında müdahale imkânlarının değerlendirileceğini ifade etti.
Şimşek, küresel piyasalardaki gelişmelerin borsalardaki düşüşte etkili olduğunu belirterek, petrol fiyatlarının yükselmesi ve gelişmiş ülkelerde faiz oranlarının son 20-25 yılın zirvesine çıkmasının piyasaları etkilediğini ifade etti. 17 Eylül'den itibaren Mısır borsasının yüzde 15,2, Türkiye'nin yüzde 14,8, Güney Kore'nin ise yüzde 14,1 değer kaybettiğini kaydeden Şimşek, Türkiye'deki düşüşün yalnızca fon piyasasındaki sorunlarla açıklanamayacağına dikkati çekti.











































































