BATI MERKEZLİ EKONOMİK DÜZENE ALTERNATİF ARAYIŞI
Dünya ekonomisinde güç dengeleri değişiyor. BRICS, yeni üyelerle etki alanını genişletirken doların uluslararası ticaretteki hâkimiyeti, ulusal para birimleriyle ticaret ve küresel finans sisteminin yeniden şekillendirilmesi tartışmaları da hız kazanıyor
Yaşar Cebesoy





Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli ise bu tartışmalar açısından yeniden gündeme geliyor.
Dünya ekonomisinde uzun yıllardır belirleyici konumda bulunan ABD ve Avrupa merkezli ekonomik düzen, giderek daha fazla sorgulanıyor. Gelişmekte olan ülkeler, uluslararası ticarette ve finans sisteminde daha fazla söz sahibi olmak amacıyla yeni işbirliği arayışlarına yöneliyor. Bu arayışın en önemli platformlarından biri de BRICS.
Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın oluşturduğu yapı, son yıllardaki genişleme süreciyle birlikte farklı kıtalardan ülkeleri bünyesine kattı. Böylece BRICS, yalnızca ekonomik işbirliği platformu olmanın ötesinde, küresel ekonomik yönetişimde daha fazla temsil ve söz hakkı talep eden ülkelerin buluşma alanına dönüştü.
DOLARIN HÂKİMİYETİ TARTIŞMAYA AÇILIYOR

BRICS'in gündemindeki en önemli başlıklardan biri, uluslararası ticarette ABD dolarına bağımlılığın azaltılması. Üye ülkeler, kendi para birimleriyle ticaretin geliştirilmesi, sınır ötesi ödeme sistemlerinin çeşitlendirilmesi ve finansman kaynaklarının artırılması üzerinde duruyor.
Bu arayış, ABD dolarının dünya ticaretindeki merkezi konumunun tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Ancak ülkelerin alternatif ödeme ve finansman kanalları oluşturma çabası, mevcut ekonomik düzenin geleceği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
BRICS'in 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen 18. Zirvesi'nde de ekonomik dayanıklılık, finansal işbirliği, yatırımlar, ticaret ve küresel yönetişim reformu öne çıktı. Zirve sonunda yayımlanan Yeni Delhi Bildirisi, daha temsili ve adil bir uluslararası düzen hedefini yeniden gündeme taşıdı.
PROF. DR. HAYDAR BAŞ'IN MİLLİ EKONOMİ MODELİ YENİDEN GÜNDEMDE

BRICS'in ekonomik bağımsızlık, ulusal para birimleriyle ticaret ve küresel finans sisteminde alternatif oluşturma arayışı, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni de hatırlatıyor.
Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli'nde ülkelerin ekonomik bağımsızlığının yalnızca siyasi bağımsızlıkla sağlanamayacağını savunuyordu. Ona göre para politikası, üretim, tüketim, istihdam ve kaynakların kullanımı üzerinde milli iradenin belirleyici olması gerekiyordu.
TÜRKİYE İÇİN NASIL BİR FIRSAT?
Türkiye açısından BRICS tartışması, dış ticaretin çeşitlendirilmesi, yeni yatırım kanallarının açılması ve ekonomik ilişkilerin farklı coğrafyalara yayılması bakımından önem taşıyor.
Ancak Türkiye'nin böyle bir işbirliğinden sağlayacağı fayda, yalnızca yeni pazarlara ulaşmasıyla sınırlı kalmamalı. Yerli üretimin güçlendirilmesi, sanayinin geliştirilmesi, teknoloji transferi, ihracatta katma değerin artırılması ve ekonomik kararların milli çıkarlar doğrultusunda alınması da belirleyici olmalı.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli bu noktada farklı bir tartışma zemini sunuyor: Bir ülke yalnızca ticaret yaptığı ülkeleri değiştirerek mi bağımsızlaşır, yoksa kendi parasına, üretimine, kaynaklarına ve vatandaşının alım gücüne sahip çıkarak mı?




















































































