logo
01 KASIM 2026

Emeklinin çilesi "kademe" hesaplarıyla bitmez

01.11.2026 00:00:00
 
Hükümet kanadından son günlerde sosyal güvenlik ve emeklilik sistemiyle ilgili yeni formüller, bütçe ayarlamaları ve reform iddiaları peş peşe ortaya atılıyor.

Ankara kulislerinde, özellikle emekli maaşları arasındaki adaletsizliği gidermek adına masada olan "kademeli düzenleme" çalışmaları sıkça tartışılıyor. Ancak ne acıdır ki, iktidar kurmayları her fırsatta bütçe dengelerini öne sürerek emekli aylıklarına yapılacak bu kademeli artışların mevcut bütçeye "taşınamaz bir yük" getireceğini iddia ediyor.

Vatandaşını birer "bütçe yükü" olarak gören bu çarpık bakış açısı, asıl yükün sistemi yönetemeyenlerin sırtında olduğunu gizlemeye çalışıyor. Hükümetin planladığı reformlar ise yaşa ve hane gelirine göre emeklileri kategorize eden, adeta yoksulluğu yönetmeyi amaçlayan pansuman tedbirlerden öteye geçmiyor.

Oysa sokağın gerçeği, masabaşı bütçe hesaplarına sığmayacak kadar ağır. TÜRK-İŞ'in yeni açıkladığı Ekim 2026 açlık ve yoksulluk verileri, Türkiye'deki emeklilerin ve çalışanların nasıl bir ekonomik soykırımla karşı karşıya kaldığını tescillemiştir.

Verilere göre, dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 38.024 TL'ye ulaştı. Kira, elektrik, su, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı ise 123.856 TL'yi aştı.

Bugün ülkemizde milyonlarca emekli, en düşük emekli aylığı olan 23.552 TL ile hayatta kalma mücadelesi veriyor. Türkiye'de bir emeklinin aldığı maaş, TÜRK-İŞ'in belirlediği açlık sınırının neredeyse yarısı kadar. Emekli maaşlarının ve asgari ücretin alım gücü öylesine erdi ki, resmi rakamlar dahi bu feryadı gizleyemiyor.

Bu kapkaranlık tabloda, hükümetin binbir dereden su getirerek tartıştığı kademeli emekli maaşı düzenlemesi, emeklinin geçim sorununa gerçekten çare olabilecek mi?

Elbette hayır! Mevcut kapitalist, borca dayalı para sistemi ve IMF güdümlü ekonomi politikaları terk edilmediği sürece, emeklilik yaşını ister ister 80'e çıkarın, ister 40'a indirin, ister maaşlara göstermelik yüzdelik zamlar yapın; enflasyon canavarı o parayı daha emeklinin cebine girmeden eritecektir. Geçim derdine derman olmak, sadece sistemsel yaş sınırlarını veya prim günlerini değiştirmekle mümkün değil. Çözüm, emekliye ve işçiye insanca yaşayacağı, kalıcı bir satın alma gücü sağlamaktan geçer.

İşte bu noktada, tıkanan çarkların karşısına tek alternatif ve kurtuluş reçetesi olarak Milli Ekonomi Modeli çıkıyor. Bağımsız Türkiye Partisi'ne sosyal devlet projelerini armağan eden merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, yıllar öncesinden bugünleri görmüş ve eşsiz bir sistem ortaya koymuştu.

Milli Ekonomi Modeli'ne göre, asgari ücret kesinlikle yoksulluk sınırında olmalı, en düşük emekli maaşı da asgari ücret seviyesinde eşitlenmelidir.

Kapitalist iktisatçıların "kaynak nerede" ezberine karşı Prof. Dr. Haydar Baş, devletin senyoraj hakkını ve milli maden kaynaklarını devreye alarak parayı doğrudan vatandaşa (tüketiciye) aktarmanın formülünü yazdı.

Modelin en özgün ayaklarından biri olan "Vatandaşlık Maaşı" ve ev kadınlarına dönük "Ev Hanımı Maaşı" projeleriyle hane geliri katlanacak, emekli aylığı bir sadaka olmaktan çıkıp anayasal bir hakka dönüşecektir. Ekonominin çarkları ancak tüketicinin cebine para koyarak dönebilir.

Emeklinin hakkını bütçe yükü gören zihniyetle bir yere varılamaz. Türk emeklisinin çaresi kademe hesaplarında değil, Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyaya armağan ettiği, bugün Rusya'dan Çin'e kadar uygulanan Milli Ekonomi Modeli'ni kendi topraklarımızda şahlandırmaktadır.
 
Eyüp Kabil / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.