logo
13 AĞUSTOS 2026

Belçika'da tavuklara kümes hapsi

24.10.2005 00:00:00
 
SON HABER Belçika hükümeti, ülkedeki tavuk çiftliklerinde yetiştirilen kanatlı hayvanlara bugünden itibaren "kümes hapsi" uygulaması başlattı.

Almanya, Avusturya ve Norveç'in aldıkları kararı uygulayan Belçika, komşusu Fransa'da aynı adımın atılmamasını eleştiriyor. Belçikalı kaynaklar, bugün Lüksemburg'da toplanacak olan AB tarım bakanlarının konuyu ele alacaklarını ifade ederken, İngiltere'de, karantinada kuş gribinden ölen papağanda ölümcül H5N1 virüsü bulunmasının yarattığı endişeye de değiniyor.

AB bakanlarının, kuş gribine karşı daha somut önlemler getirecek kararlar üzerinde tartışmaları bekleniyor. Dönem Başkanı İngiltere'nin gündeme getirdiği canlı kuş ithalatının AB genelinde yasaklanması önerisinin, yürütme organı olan Komisyon tarafından "tehlikeli" bulunduğu belirtiliyor.

Komisyon, bu tür bir yasaklamanın kaçakçılık olaylarını artıracağı ve kontrolün kaybedilmesine neden olacağı düşüncesini ön plana çıkarıyor.

Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu

Bilim dünyasında heyecan yaratan keşif! Deniz biyologları, ekstrem su sıcaklıklarına karşı tamamen dirençli yeni bir "Süper Mercan" türü keşfetti. Okyanus ekosistemini kurtaracak bu keşif, iklim krizine karşı doğanın kendi savunma mekanizmasını ortaya çıkarıyor

13.08.2026 14:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu
Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu
Küresel ısınma nedeniyle dünya genelindeki mercan resiflerinin hızla yok olduğu bir dönemde, Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma çevre koruma çalışmalarında çığır açtı. Deniz biyologları, Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde, normal mercanların beyazlayıp öldüğü yüksek sıcaklıktaki sularda tamamen sağlıklı kalabilen benzersiz bir resif kolonisi tespit etti.

Yapılan genetik analizler, bu mercanların ısı stresine karşı hücre duvarlarını kalınlaştıran ve fotosentez döngüsünü koruyan özel bir "koruyucu gen kombinasyonuna" sahip olduğunu gösterdi. Bilim insanları bu özel türü "Süper Mercanlar" olarak adlandırıyor.


Ekolojik kurtarma planı: Laboratuvardan okyanusa


Bu keşif, sadece pasif bir gözlem olmanın ötesine geçerek küresel bir restorasyon projesine dönüşüyor. Bilim insanlarının üzerinde çalıştığı yeni koruma ve çoğaltma stratejileri şunlar:

• Genetik Aşılama: Süper mercanlardan alınan dirençli mikroalgler, ölmekte olan diğer resif kolonilerine enjekte edilerek onların da ısıya dayanıklı hale gelmesi sağlanıyor.

• Akıllı Robotik Resifler: Laboratuvarda hızlandırılmış yöntemlerle çoğaltılan süper mercanlar, okyanus tabanına yerleştirilen biyotik akıllı platformlar aracılığıyla deniz ekosistemine geri kazandırılıyor.

• Isı Haritalı Koruma Alanları: Deniz akıntılarının yönü ve sıcaklık değişimleri analiz edilerek, bu dirençli türlerin doğal yollarla yayılabileceği yeni "ekolojik koridorlar" oluşturuluyor.


Okyanusları ve gezegeni korumak için 4 kritik önlem


Uzmanlar, süper mercanların keşfinin harika bir fırsat olduğunu ancak insanlık olarak acil önlemler alınmazsa okyanus ekosistemindeki çöküşün engellenemeyeceğini belirtiyor. İşte küresel ölçekte uygulanması gereken hayati tedbirler:

1. Karbon Emisyonlarının Radikal Şekilde Azaltılması: Atmosfere salınan sera gazlarının düşürülmesi, okyanus sularının asitlenme oranını doğrudan azaltarak resiflerin üzerindeki baskıyı hafifletiyor.

2. Deniz Koruma Alanlarının (MPA) Genişletilmesi: Süper mercanların bulunduğu bölgelerin acilen insan faaliyetlerine ve endüstriyel balıkçılığa tamamen kapatılması gerekiyor.

3. Plastik ve Kimyasal Kirliliğin Önlenmesi: Kıyı şehirlerinden okyanuslara karışan mikroplastik ve ağır metal atıkları, mercanların bağışıklık sistemini çökerterek onları hastalıklara açık hale getiriyor.

4. Sürdürülebilir Kıyı Yönetimi: Turizm ve liman yapılaşmalarının ekosisteme zarar vermeyecek şekilde tasarlanması, kıyı resiflerinin doğal yaşam döngüsünü koruyor.


Keşfin adresi Tatakoto Atolü


UNESCO, Labex Corail ve Fransız Polinezyası Üniversitesi (UPF) destekli bilim heyeti, Güney Pasifik'teki Tahiti adasının yaklaşık 1.000 kilometre doğusunda yer alan Tatakoto Atolü'nde (Tatakoto Atoll) benzersiz bir keşfe imza attı. Normal şartlarda mercanların beyazlayıp öldüğü, su sirkülasyonunun çok az olduğu ve sıcaklığın 35°C'ye kadar ulaştığı bu yarı kapalı lagünde, düzinelerce mercan türünün tamamen sağlıklı bir şekilde hayatta kaldığı tespit edildi.

Bu tarihi keşif, doğru koruma politikalarıyla birleştirildiğinde deniz yaşamının yüzde 25'ine ev sahipliği yapan resiflerin geleceğini ve dolayısıyla küresel oksijen kaynağımızı kurtarmak için insanlığa yepyeni bir şans sunuyor.

Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı

Tekirdağ'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Marmaraereğlisi ile Şarköy ilçelerinde bazı plajlarda denize girişler geçici olarak yasaklandı

13.08.2026 11:50:00
İHA
 
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan duyuruda, Şarköy ilçesi ve Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy sahilinde 13-14 Ağustos tarihlerinde 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Yasakların, olumsuz deniz şartları nedeniyle yaşanabilecek boğulma vakalarının önüne geçmek amacıyla uygulandığı belirtildi.

FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karetepe, 10 yıl önce "yardım yataklık" suçundan 1 yıl tutuklu kalan FETÖ'cü yüzbaşının ablası, bu kez "örgüt üyeliği"nden cezaevine girdi

13.08.2026 11:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla'da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti.

2016 yılında da Burkay Karetepe'ye yardım ve yataklıktan 1 yıl hapis yatmış

İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay'da olduğunu söyledi.

Mail yazışmalarına 'Bilgim yok' 'Şahsi avukatım olmadan cevap vermek istemiyorum" dedi

Kardeşi Burkay Karatepe'nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya 'Bilgim yok' diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne 'Cevap vermek istemiyorum' 'Bununla ilgili bilgim yok' veya 'Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim" dedi.

Kaçış planı ile ilgili yazışmalara 'Bununla ilgili bilgim yok' dedi

Darbeci FETÖ'cü Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, "İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik' şeklindeki yazışmalara "Bununla ilgili bilgim yoktur" dedi.

Burkay Karatepe'nin üzerinde yakalanan paralar soruldu

Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, "Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay'ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay'a para vermiş olabilir" dedi.

Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu

Trabzon’da 9 yıl önce şehit düşen Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve yeni yasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. Ayşe Bülbül, "Evimin kapısını 9 yıldır kilitlemiyorum, teröristlerin serbest kalma ihtimalini asla kabul etmiyorum" dedi

12.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Trabzon'un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017'de terör saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin duygusal bir açıklama yaptı. Acılı anne, 9 yıldır kapısını kilitlemediğini belirterek teröristlerin serbest bırakılması ihtimaline sert tepki gösterdi

Trabzon'un Maçka ilçesinde oğlunun şehit edildiği bölgede basın mensuplarına konuşan Ayşe Bülbül, gözyaşları içinde şunları söyledi:

"9 yıldır kapı kilitlemiyorum. Benim yavrum gelecek diyorum. Yaralıdır, kollarını kaldırıp kapıyı açamaz diyorum. Hâlâ yavrumun geleceğini hissediyorum. Gece hava güzel olduğunda gelip kabrinde oturuyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Terör olayları bitsin. Kimse neden bitiyor diyemez ama ne şekilde ve nasıl bitecek? Cezaevinde salınacaklar salınırsa benim kırgınlıklarım hayatta bitmez. Bir şehit annesi olarak başka duyumlar alıyorum. İçerdekiler çıkarsa ben bir anne olarak yıkılırım, yıkıldığım yerden kalkamam. Teröristler bırakılırsa ben bir şehit annesi olarak bir daha ayağa kalkamam.

Yavrum, babasının yerine geçti. Kimseyi incitmezdi. Kimseye bir şey yapmadı. 17 kurşuna evladımı şehit verdim. Terör normal şekilde bitsin. Salınmasınlar, yıkılırım. Şehit annesi olarak içerdekiler çıkarsa yıkıldığım yerden, düştüğüm yerden kalkamam."

Ayşe Bülbül, konuşmasında terörün sona ermesini istediğini ancak bunun cezaevindeki terör örgütü mensuplarının salıverilmesi yoluyla gerçekleşmesi halinde acısının asla dinmeyeceğini vurguladı. 9 yıldır kapısını kilitlememesinin nedenini ise oğlunun "yaralı olduğu ve kapıyı açamayacağı" inancına bağladı.


Dinmeyecek bir acı


11 Ağustos 2017'de PKK'lı teröristlerin erzak çaldığı bir evi güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül'ün annesi, yıllardır aynı acıyla yaşadığını her fırsatta dile getiriyor. Açıklaması, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Ağustos 2026 gecesi 467 oyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (kamuoyunda Çerçeve Yasa) tartışmalarının gölgesinde yapıldı. Yasa, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütün fiili varlığına son verildiğinin tespiti halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesini öngörüyor.

Ayşe Bülbül'ün bu sözleri, sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından "şehit ailelerinin sesi" olarak paylaşıldı. Acılı anne, daha önce de benzer açıklamalarında terörün gerçekten bitmesi halinde süreci destekleyebileceğini, ancak aldatmaca olması durumunda şehit ailelerinin daha fazla acı çekeceğini belirtmişti.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu

12.08.2026 14:46:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu.

"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur" diyen BTP liderinin 13 maddelik önerisi şöyle:

"Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.

Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.

Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.

Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.

Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.

Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.

Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.

Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.

Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.

Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.

Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.

Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.

Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak."

Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa Teklifi’ne “evet” oyu vermesinin ardından tepki gösterdi. Daha önce Özel’den rozet alan Çerçioğlu, rozeti geri iade edeceğini açıkladı

12.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Çerçeve Yasa Teklifi'ne "evet" oyu vermesinin ardından sert tepki gösterdi. Çerçioğlu, daha önce Özel'in kendisine hediye ettiği YENİ Parti rozetini geri iade edeceğini duyurdu.

Çerçeve Yasa görüşmeleri öncesinde Güvenpark'ta eylem yapan gazileri ziyaret eden Özgür Özel, bu sırada Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu'na YENİ Parti rozeti takmıştı. Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından konuşan Çerçioğlu, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sayın Özgür Özel'e söylediğim şey şuydu. Eğer şehit ailelerini, gazileri ağlatacak yasaya 'evet' derseniz size de hakkımız helal değil dedim. Özgür Özel'in şahsını çok sevdiğim için yakasındaki rozeti istemiştim. İstemiyorum onun rozetini falan. Geri iade edeceğim."

Çerçioğlu, açıklamasında Özel'e daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak, şehit aileleri ve gazileri üzecek bir düzenlemeye destek verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rozeti şahsi sempatisi nedeniyle istediğini belirten Çerçioğlu, artık bu rozeti taşımak istemediğini net bir şekilde dile getirdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak bilinen Çerçeve Yasa, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bazı terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngörüyor. Gaziler ve şehit yakınları çevrelerinde yasanın kapsamı nedeniyle tepkilere yol açtığı biliniyor.

Erdem Çerçioğlu'nun açıklaması, yasanın kabulünün ardından gaziler kesiminde yaşanan rahatsızlığı bir kez daha gündeme getirdi.

Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi

12.08.2026 04:13:00
Haber Merkezi
 
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Yıllar içinde ‘PKK’ düştü, geriye sadece ‘şehit’ kaldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon'un Maçka ilçesinde dokuz yıl önce katledilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik için yayımladığı anma mesajında, fail terör örgütü PKK'nın adına yer vermedi.

11 Ağustos 2026 tarihinde yapılan bu paylaşım, geçmiş yıllardaki mesajlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir üslup değişikliğini ortaya koydu.


Geçmişte "hain PKK" deniyordu



Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yalnızca şu ifadelere yer verdi:

"Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum."

Oysa geçmiş yıllardaki anma mesajlarında terör örgütünün adı net bir şekilde telaffuz ediliyor ve "Hain terör örgütü PKK tarafından katledilen evlatlarımız" vurgusu yapılıyordu.

2019 mesajı



"Şehadetlerinin 2. yılında, bölücü terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmetle, minnetle anıyorum. Terörle mücadelemiz içeride ve dışarıda amansız bir şekilde devam edecek."

2020 Mesajı

"Şehadetinin üçüncü yılında, terör örgütü PKK tarafından alçakça katledilen Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde... Eren Bülbül ile birlikte bu vatan uğruna canlarını gözünü kırpmadan feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yâd ediyorum."

2022 mesajı



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2017'de Trabzon Maçka'da teröristlerin kurduğu pusuda şehit düşen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Terör örgütü PKK'nın alçakça katlettiği Eren evladımız ile Jandarma astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 5. yılında tazimle yâd ediyorum. Şehitlerimizin eli kanlı katiller sürüsüne cesurca karşı gelişinden aldığımız güçle terörle mücadelemize aman vermeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. (https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-5-yil-once-sehit-edilen-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi)

Kamuoyundan ve Siyasetten Tepki Yağdı

Mesajda PKK ifadesinin kullanılmaması, sosyal medyada ve muhalefet kanadında tepkiyle karşılandı. Yapılan eleştirilerde, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapılırken, şehitlerin katili olan örgütün adının anılmamasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Hain saldırıda 41 kurşun yiyerek şehit düşen Ferhat Gedik ve henüz çocuk yaştaki Eren Bülbül'ün anmasında ortaya çıkan bu yeni dil politikası, terörün adını koymaktan imtina edildiği gerekçesiyle eleştirilerin odağında kalmaya devam ediyor.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ

Mersin merkezli yürütülen ve Türkiye genelindeki denetimsizlik ağını gözler önüne seren yasa dışı bahis operasyonunda 54 kişiden 37'si tutuklanırken, yaklaşık 13 milyar TL’lik devasa bir işlem hacmine ulaşıldığı açıklandı

11.08.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Mersin'de yurt dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 13 milyar TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, gözaltına alınan 54 kişiden 37'si tutuklandı. Şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', '7258 Sayılı Kanuna muhalefet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında çalışma yaptı.

Teknik ve fiziki takip sonucu, yurt dışı bahis siteleri üzerinden toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları belirlenen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 54 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, tüm banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 1 şüpheli ise savcılıktan serbest bırakıldı.

Mersin Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ



Yürütülen soruşturmada, şebekenin sadece yerel bir çete olmadığı; Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ gibi birçok ilde kurdukları "finans ofisleri" ile örgütlendikleri saptandı.

Bu durum, iktidarın Türkiye'yi getirdiği ekonomik ve idari tablonun acı bir özetidir:

Yasa dışı bahis şebekeleri, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan mali transfer ağlarını merkezi otoritenin gözü önünde kurabilmektedir.

Vatandaşın banka hesabındaki en ufak hareketi, esnafın üç kuruşluk vergisini büyüteçle inceleyen mali denetim mekanizmaları, milyarlık kripto ve banka transferlerini ancak iş işten geçtikten sonra fark etmektedir.

Zanlıların el konulan 5 taşınmazı, 24 aracı ve bloke edilen sayısız kripto hesabı, Türkiye'nin adeta bir "kara para cennetine" dönüştürüldüğünün somut kanıtıdır.

Ekonomik Buhran Gençleri Suç Ağının Kucağına İtiyor



İktidar, siber polisiye operasyonlarla "başarı" tablosu çizmeye çalışsa da madalyonun diğer yüzünde derin bir yönetimsel zafiyet bulunmaktadır. Enflasyonun kontrolden çıktığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve genç işsizliğinin zirve yaptığı mevcut düzende, yasa dışı bahis ve kolay yoldan para kazanma sektörü iktidarın ekonomi politikalarının bir yan ürünü haline gelmiştir.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, milyarlarca liralık kayıt dışı paranın sisteme enjekte edilmesi ve "suç gelirlerinin aklanması" suçunun bu kadar yaygınlaşması, yasal denetimlerin ve caydırıcılığın tamamen işlevsizleştiğini kanıtlamaktadır.

Operasyonlar Sinek Avlamaktan İbaret: Bataklık Ne Zaman Kurutulacak?

Bu operasyon, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Türkiye genelinde faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı yüz binlerce bahis sitesine ve bu sitelerin yurt içindeki devasa finansal ayaklarına karşı kalıcı, yapısal önlemler alınmamaktadır.

Mevcut siyasi irade, ekonomik çöküşü gizlemek için günübirlik şovlara sığınırken; ülkenin finansal güvenliği, gençliği ve geleceği denetimsiz dijital kumar ve kara para çarklarında öğütülmeye devam etmektedir.

Sorumlular, adliye koridorlarında tutuklanan 37 kişiden çok daha fazlasıdır; asıl sorumlu, bu organize finansal boşluğu yaratan ve ülkeyi gri listelerin kıyısında dolaştıran ekonomi ve hukuk yönetimidir.

Sermayeye kalkan, işçiye barikat!

Ankara Valiliği, kentte 15 gün süreyle eylem ve etkinlik yasağı uygulanmasına karar verdi

11.08.2026 19:51:00
Haber Merkezi
 
Sermayeye kalkan, işçiye barikat!
Sermayeye kalkan, işçiye barikat!
Ankara Valiliği, kentte 15 gün süreyle eylem ve etkinlik yasağı uygulanmasına karar verdi. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçilerinin Ankara'daki eyleminde gözaltına alınan madenciler ise gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Bağımsız Maden İş Sendikası ise bugün saat 11.00'de yeniden Enerji Bakanlığı önünde olacaklarını duyurmuştu.

Ankara Valiliği, kent genelinde 15 gün süreyle tüm eylem ve etkinlikleri yasaklayarak, anayasal bir hak olan barışçıl protestoları engellemiş ve haklarını arayan madencilerin sesini bastırmayı seçmiştir.

Aylardır maaşlarını ve tazminatlarını alamayan Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri, bizzat iktidarın bakanlıklarının garantörlüğünde verilen sözlerin tutulmaması üzerine başkente gelmiş, ancak siyasi irade işçinin alın terini korumak yerine sermayeyi koruma refleksini devreye sokmuştur.

Neler Oluyor?



Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan işçiler, uzun süredir ödenmeyen ücretleri ve tazminatları için aylardır direniyor. Nisan ayında bizzat Çalışma ve Enerji bakanlıklarının arabuluculuğuyla sözleşmeler imzalanmış, "Temmuz ayına kadar ödeme yapılmazsa devlet el atacak" taahhüdünde bulunulmuştu. Ancak şirket en son 6 Ağustos olarak duyurduğu ödeme sözünü de tutmadı.

Devlet kurumlarının verdiği sözlerin arkasında durmaması üzerine, Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde madenciler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne yürüdü. Metro çıkışında polis ablukasıyla karşılaşan 100'e yakın madenci ve sendika yöneticisi işkencevari yöntemlerle gözaltına aldı.

Emniyet güçleri, madencilere yönelik sert müdahaleyi gizlemek amacıyla kalkanlarını kaldırarak basın mensuplarının görüntü almasını engelledi. Gece saatlerinde serbest bırakılan işçiler bugün saat 11.00'de yeniden bakanlık önüne çıkacaklarını ilan edince, apar topar 15 günlük genel eylem yasağı devreye sokuldu.

Madenci aç, patron koruma altında!



İktidarın ekonomi ve çalışma politikaları, işçinin canı ve emeği pahasına holding çıkarlarını önceleyen bir yapıyı gözler önüne sermektedir. Bizzat Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın geçmişte bu şirket için "Nereye gitse problem, işçinin parasını ödemiyor" itirafında bulunmasına rağmen, devlete ait yüzlerce maden ruhsatı hâlâ bu holdingin elinde tutulmakta ve şirkete yeni kömür teşvikleri verilmeye devam edilmektedir.

Hak ihlali yapan, işçinin rızkına el koyan holding yöneticilerine yönelik hiçbir adli süreç ya da yaptırım uygulanmazken; yerin yüzlerce metre altında ömrünü çürüten madenciler haklarını aradıklarında karşılarında devletin copunu, kalkanını ve valilik yasaklarını bulmaktadır.



Bakanlık masalarında işçiye söz verip imza atan siyasi irade, holding taahhütlerini çiğnediğinde adeta "buharlaşmakta" ve sorumluluk almaktan kaçmaktadır.

Ankara Valiliği'nin aldığı bu antidemokratik yasak kararı, "bölge düzenini koruma" bahanesine sığınarak anayasal örgütlenme ve protesto hakkını fiilen askıya almaktır.

Bu düzen; holdinglerin serbestçe işçi sömürdüğü, iktidarın bu sömürüye teşviklerle göz yumduğu, hak arayan emekçinin ise sesinin valilik kararnameleri ve polis barikatlarıyla kısıldığı açık bir emek düşmanlığı tablosudur.

İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı

İstanbul'un 18 ilçesinde sokak çetelerine yönelik son 1 ayda düzenlenen operasyonlarda 217 şüpheli yakalanırken, 133 tabanca, 2 av tüfeği ve el yapımı 2 patlayıcı ve mühimmat parçaları ele geçirildi

11.08.2026 11:31:00
İHA
 
İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı
İstanbul'da sokak çetelerine son bir ayda operasyonun bilançosu: 217 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar doğrultusunda, İstanbul'da eylemlerini artıran silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmalarını genişleten İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, söz konusu çetelere yönelik son bir aylık operasyon bilançosunu açıkladı, ele geçen mühimmatları emniyette sergiledi.

Kişilerden maddi menfaat temini için iş yerlerine silahlı saldırı düzenleyen, yağmaya teşebbüsünde bulunan, silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan kişilere yönelik Avcılar, Ataşehir, Bağcılar, Başakşehir, Çekmeköy, Esenyurt, Fatih, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Maltepe, Sarıyer, Sultanbeyli, Sultangazi, Şişli, Tuzla ve Zeytinburnu ilçelerinde gerçekleştirilen operasyonlarda, 44 olaya karışmakla suçlanan 217 şüphelinin yakalandığı duyuruldu.

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, son yıllarda ortaya çıkan yeni nesil suç çeteleri olarak tabir edilen zanlıların ev ve işyerlerindeki aramalarda ise 133 tabanca, 2 av tüfeği, 2 el yapımı patlayıcı, 68 mermi ve 2 bin 851 silah mekanizması ele geçirildiği açıklandı.

Adli makamlara sevk edilen 217 şüpheliden 15'inin adli makamlarca serbest bırakıldığı, 39'u hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı kaydedilirken, 161 zanlının ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği aktarıldı.

Öte yandan soruşturmalarda ele geçen suç unsurları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih'teki Vatan Yerleşkesinde sergilendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.