HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 HAZİRAN 2022, PAZAR

Belirlenimcilikten Milli Ekonomi Modeline

20.03.2021 00:00:00
Sevgili Yeni Mesaj okuyucuları sizlerle zaman zaman çok yetenekli genç kalemleri paylaşacağım, işte bu genç arkadaşlardan ilki Galatasaray üniversitesi hukuk öğrencisi Mehmet Emin kardeşimiz, çok dikkatle okumanızı rica ediyorum...

"Bu yazı ile ne akademik bir araştırma ne de bir bilimsel iddia ortaya atmak niyetindeyim. Prof. Dr. Valerie Lebedev'in "satır aralarında yeni formüller keşfediyorum" dediği ve son döneme damgasını vuran Milli Ekonomi Modeli'ne dair kendi çapımda okuduklarım ışığında ufak ve genel bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Bu değerlendirme içinde Kapitalizm ve Komünizm gibi geniş uygulama alanı bulmuş modellerden de bahsedeceğim. Masa başında oturularak yazılmış değil, derinlemesine araştırmaların sonucunda Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünyada yaşanan ekonomik kayıtsızlıklara karşı oluşan "gönül ağrısının fikir sancısına dönüşerek 30 yıllık bir sancının sonucunda doğumunu gerçekleştirdiği" bir eserdir Milli Ekonomi Modeli. Bu açıdan bilimsel ve felsefi yönü çok derin ve hakikaten titizlikle inceleyip analiz etmeyi gerektirmektedir.

17. yüzyılın sonunda Isaac Newton, geliştirmiş olduğu fizik ile evrenin her noktasında geçerli olacak fizik kuralları bulduğunu iddia etti. Her fiziksel meseleyi izah edebilecek tek bir teori icat etmişti. Bilim insanları bu iddiayı tekrar tekrar sınadılar ve bu denemeler her seferinde Newton'u haklı çıkardı. Gezegenlerin hareketlerinden bir elmanın ağaçtan düşüşüne kadar her yerde geçen ve her meseleyi izah eden "Her Şeyin Teorisi"ni bulmuştu Newton. Dönemin filozofları da bu bilimsel gerçeği göz ardı edemediler ve determinist felsefe bu sayede en şaşaalı dönemini yaşadı.

Determinizm'e göre evrende sebep – sonuç ilişkisi hâkimdir ve bu sebep – sonuçları takip ederek geçmiş ve geleceğe dair her bilgiye sahip olabiliriz, yani deterministlere göre her şeyi akıl ile bilebiliriz. Karl Marx da Komünizmini tarihsel determinizme dayandırmıştı. Ona göre Komünizm, bir modelden ziyade tarihsel bir zorunluluktu ve mutlaka yaşanacaktı. Bunun için sadece dünya işçilerini bir araya getirmek ve devrimi gerçekleştirmek gerekiyordu ki sonrasında toplum belli aşamalardan geçerek Komünizme varılacaktı. Komünizm ve tüm determinist felsefenin tutunduğu tek dal da Newton'un yanlışlanamayan "Her Şeyin Teorisi"ni bulduğu gerçeğiydi.

200 yıl bilim dünyasında adeta iman edilmeye başlanılan ve aksinin iddia edilemeyeceği düzeyde kesinliğine inanılan bu teoriyi patent ofisinde çalışan bir genç, Albert Einstein, ortaya koyduğu İzafiyet Teorisi (Özel Görelilik) ile çürütmüş ve Komünizm ve tüm determinist felsefe tek gecede çöp olmuştur. Karl Marx'ın yanıldığı da bu şekilde bilimsel olarak ispatlanmış oldu, sonrasında tarih de bunu onaylayacaktır. Komünist bir toplum tarihte asla oluşmadı ve sosyalist rejimler ulaşamadıkları komünizme şiddeti artırarak – seve seve olmazsa döve döve diyerek – ulaşmayı denediler. Buna rağmen başarılamayınca hepsi tam anlamıyla birer diktatörlük rejimine dönüştü. Bugün ise bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde komünist devletler artık bitme noktasına geldiler. Albert Einstein, ortaya attığı Özel ve Genel Görelilik ile Newton'un yanıldığını bilim camiasına ispatlamış ve modern düşüncede bir devrim gerçekleştirmişti. Ancak kendi teorisi de her şeyin izahını yapamıyordu. Yani gezegen ve yıldız gibi büyük oluşumları izah ederken Görelilik işe yarıyor ama atom altına gelince işlemez oluyordu.

Bu noktada Bohr, Heisenberg ve Schöridenger gibi bilim adamlarının geliştirdiği Kuantum Mekaniği başarılı olacaktı. Bugün ise atom altına dair belirsizliği esas alan Kuantum Mekaniği ile yıldız ve gezegen gibi büyük oluşumları izah eden Einstein'ın Göreliliği tek ve ortak bir teoride hâlâ birleştirilebilmiş değil ve günümüz fizik dünyası da devam eden bir krizin içinde – tabiri caizse – yana yana bu ortak teoriyi aramaktadır. Yani Newton'dan kaynak alan determinizm yanılmış, ama belirsizliğe dayanan "yeni fizik" de doğruyu bir türlü bulamamıştır. Felsefe dünyasında da Newton'un yanılmış olmasıyla beraber "sebepsellik" ilkesi artık terk edilmiş ve yeni fiziğin ışığında "amaçsallık" ilkesinin önü açılmıştır. Amaçsallıkta, sebepsellikten farklı olarak bir sebepten kaynaklanma değil, bir amaca doğru yönelme söz konusudur. [Prof. Dr. Haydar Baş (2019, Eylül). İnsanın Gayesi Fıtrat ve Zikrullah. İcmal Dergisi, s. 4]

Bunca anlatıyı ve bilim ve felsefedeki son bulguları göz önünde bulundurarak sonuca varalım. Milli Ekonomi Modeli, ilk bölümünde ifade ettiği üzere 'tüketim yanlısı bir model'dir. Paraya getirdiği yeni tarif ve kaynakların sınırsız olduğunu vurgulaması ile birlikte model içinde tüketim adeta bir "amaç" olarak ortaya çıkıyor. Nihayetinde her üretici de ürününü satmak amacıyla üretir. Eğer satamaz ise piyasada oluşan arz fazlası deflasyona sebep olur ve kapitalizm de esasen bundan muzdariptir. Dünyada kapitalizmin hâkim olduğu yüzyıllarda düzenli periyotlarla yaşanan ekonomik krizler hep tüketim eksikliğinden kaynaklanmıştır. Friedman gibi ekonomistler çeşitli çözümler önerse de başarılı olamamışlardır. Milli Ekonomi Modeli işte ekonomide yaşanan bu sorunu çözmüştür. Teorik olarak arzın talepten büyük olduğu kabul edildiğinde ve üretimin amacı da tüketim olunca piyasada bulunan para miktarını belli bir sabitlikte artırarak tüketimi desteklemek sürekli büyümeyi sağlayan bir denklemi ortaya çıkarıyor. Bilimde gerçekleşen son gelişmeler ve ortaya çıkan yeni bulgularla oluşan yapı, Milli Ekonomi Modeli'nin yapısıyla son derece uyuşmakta ve Einstein'ın ve Bohr'un fizik dünyasında açtığı çığırı Prof. Dr. Haydar Baş ekonomi sahasında gerçekleştirmektedir. Makro ve mikro analizleriyle de eksiksiz ve devrimsel bir model ortaya koymuştur. Yeni Fiziğin gerçeklerini ekonomiye uyarlamıştır desek yeridir. Bu açıdan Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli devri başlamıştır" ifadesi siyasi bir söylem değil bilimsel bir hakikat olarak da karşımıza çıkıyor. Umalım da ülkemiz için kaleme alınan bu model hakkıyla okunup anlaşılsın ve bir Türk'ün kaleme almış olduğu bu çığır açıcı esere ulus olarak sahip çıkalım."

                                               Mehmet Emin Özdemir
                 
                                               Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi

                  
 
Abdülkadir Mısır / diğer yazıları
- Ramazan Bayramınız mübarek olsun / 01.05.2022
- Kadir gecesi / 30.04.2022
- Haydar Hoca büyük nimet / 19.04.2022
- Ramazan ayı / 13.04.2022
- Tarım / 28.03.2022
- Yarının Türkiye’si, Türkiye’nin yarınları / 27.03.2022
- At bi format / 26.03.2022
- Türkiye’nin sağlam bir ekonomik temele ihtiyacı var / 28.02.2022
- Barış ne büyük nimet / 27.02.2022
- Milli Devlet nedir? / 26.02.2022
- Huzur, refah ve mutluluk hayal mi? / 24.02.2022
- Kalkınmalı ve yükselmeliyiz, nasıl mı? / 27.01.2022
- Tek bir çözüm var / 26.01.2022
- Devlet-millet ortak olur mu? -II- / 18.01.2022
- Devlet-millet ortak olur mu? -I- / 17.01.2022
- Adaletten atalete / 24.12.2021
- Çin modeli hakkında bir inceleme -II- / 23.12.2021
- Çin modeli hakkında bir inceleme -I- / 22.12.2021
- Başka çaremiz yok! / 20.12.2021
- Ne idik, ne olduk, ne olacağız? / 19.11.2021
- Şekerli çay sağlığa zararlı! / 18.11.2021
- Atatürk’e mevlit okutmak -II- / 16.11.2021
- Atatürk’e mevlit okutmak / 11.11.2021
- Siyasete yeni bir soluk kazandırmak / 28.10.2021
- Asgari ücret Nobel aldı / 18.10.2021
- Çözümün adresi -II- / 06.10.2021
- Çözümün adresi -I- / 05.10.2021
- Çözüm nerede? / 27.09.2021
- Sosyal Devlet kurtuluştur / 21.09.2021
- Anayasaya uygun siyaset / 16.09.2021
- Hakkını kim savunuyor? / 08.09.2021
- Kimi örnek almalıyız? / 28.08.2021
- Ülkemizde yaşanan Afgan kitlesel akımı / 26.08.2021
- Muharrem ayı -II- / 14.08.2021
- Muharrem ayı -I- / 13.08.2021
- İslam âlemi için çok önemli bir gün / 28.07.2021
- FETÖ -II- / 19.07.2021
- FETÖ - 1 / 18.07.2021
- Temiz sosyal hayat için / 09.07.2021
- Temiz siyaset için / 28.06.2021
- Celal Mısır / 19.06.2021
- Atatürk -II- / 10.06.2021
- Atatürk -I- / 09.06.2021
- İnsan meselesine bakış / 31.05.2021
- 19 Mayıs ve gençlik / 19.05.2021
- Sosyal bir devlet miyiz? / 10.05.2021
- Kapandık! / 03.05.2021
- Milli Mücadele, Atatürk ve Bağımsızlık (2) / 23.04.2021
- Saygı ve minnetle… / 15.04.2021
- Tevhidin merkezi Prof. Dr. Haydar Baş / 12.04.2021
- Milli Mücadele, Atatürk ve bağımsızlık (1) / 05.04.2021
- 18 Mart, Çanakkale ve Atatürk / 25.03.2021
- Belirlenimcilikten Milli Ekonomi Modeline / 20.03.2021
- Atatürk vatandır! / 12.03.2021
- Nutuk’tan bir alıntı, yıl 1927 / 05.03.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

20.03.2020, 20.03.2019, 20.03.2018, 20.03.2017, 20.03.2016, 20.03.2015, 20.03.2014, 20.03.2013, 20.03.2012, 20.03.2011, 20.03.2010, 20.03.2009, 20.03.2008, 20.03.2007, 20.03.2006, 20.03.2005, 20.03.2004, 20.03.2003, 20.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.