Kutlu doğum haftası dolayısıyla, Son Peygambere sonsuz selamlar, salavatlar, saygılar, derin bağlılıklar, sonsuz muhabbetler dillendirmek için hemen her tarafta çeşitli etkinlikler yapılıyor.Elbette:"Canım kurban olsun Senin yolunaAdı güzel kendi güzel Muhammed"Diye başlayan ve:"Ey ins ü cin PeygamberiEhlen ve sehlen merhaba"Diye devam eden şiirlerle, na'tlarla, kasidelerle süslü programlar icra etmek, yeni nesillerimiz, genç dimağlarımız için son derece önemlidir.Konuşmaya yeni başlayan, konuşulanları anlamaya, kavramaya yeni başlayan mini mini yavrularımız için bu kadar ses ve bilgi kirliliği oluşmuş bir ortamda ülkemin Peygamber sevdalısı şairleri dile gelmeli, edipleri edeple kalem oynatmalı, kasidecileri, gazelhanları da elbette usulünce, klasik makamları bozmadan bülbül kesilmelidirler."Bir ismi Mustafa bir ismi AhmetAllahumme salli ala Muhammed"Derken, bülbül sesli gazelhan öyle demeli ki, üç-beş yaşındaki çizgi film müptelası çocukların da dikkatini çekebilmelidir.Gerek Diyanet İşleri Başkanlığı'nın gerekse özel vakıf ve derneklerin organize ettiği kutlu doğum programlarında eksikliğine şahit olduğum bir konunun altını çizmek istiyorum.Bilindiği gibi sevgili Peygamberimizin çok sayıda sıfatı sayılmaktadır ve bunlardan en çok tekrarlanan ikisi ise "Beşir ve Nezir" olarak karşımıza çıkmaktadır.Beşir; müjdeleyen, Nezir ise uyaran demektir.Müjdeci Peygamber olarak anlatılmakta ve fakat Uyarıcı Peygamber sıfatı sanki daha az vurgulanmaktadır.Biri diğerinden daha az önemli değildir, her iki sıfatla elçisini anlatan alemlerin Rabbi Allah'tır.Dünya hayatının tekrarı olmayacağı için, yani bu sefer bir takım yanlışlar yaptık bir dahaki sefere bunları düzeltiriz deme gibi bir lüksümüz olmadığı için ve sonsuz hayat denilen ahiret alemi de burada yaşadıklarımıza, yapıp-ettiklerimize göre şekilleneceği için, kainatı yoktan var eden ve insanı da eşref-i mahlukat olarak yaratan Rabbimiz, insan yaratıldığı günkü gibi şerefini korusun diye dosdoğru yolu belirlemiş, işaretler koymuş, işaretçiler yerleştirmiş, ayet ayet, sure sure dikkatlerimizi çekmiştir."Nezir" Peygamber ümmetini zulme ve zalime karşı özellikle uyarmış, dünya hayatının zalim ve zulüm yüzünden berbat olacağına, dolayısıyla ukbanın da bu olumsuz durumdan etkilenip ebedi hüsranın söz konusu olacağına özel vurgu yapmıştır. Kanaatimizce bugün yeterince dikkatlere sunulmayan husus da budur.İstanbul boğazına bir altın gerdanlık gibi yerleştirilen Rumeli Hisarı örneğinde olduğu gibi iman ettiği Peygamberinin adını yaptığı kalelerle, kulelerle yeryüzüne nakşeden Müslüman Türk milleti, yapılan fitne-fesat çalışmaları ile bu eşsiz sevdadan soyutlanmaya, yerine başka şeylerle avutulmaya çalışılmıştır.Vatikan merkezli diyalog ve hoşgörü çalışmaları ile Müslüman Türk milletinin gençliğinden bir kısmını, Allah ve Peygamber düşmanlarını sever hale getirmişlerdir."Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler?" (Mümtehine: 1)Son peygamberin bir ömür mücadele ettiği zulüm ve zalimler, yukarıda sözünü ettiğimiz fitne-fesat çalışmaları ile çizgiden çıkarılanların sevdalıları haline getirilmiştir.Bir kez daha gündeme getirilen Kutlu Doğum haftası dolayısıyla, bu insanlarımıza, bu akrabalarımıza; zulmü alkışlamakla, zalimleri sevmekle Peygambere layık ümmet olunamayacağı anlatılmalıdır.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026

























































