logo
02 EYLÜL 2026

'Beyaz Miğferler' ajan çıktı

Suriye ordusunun sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı yalanını, düzmece görüntüler eşliğinde ortaya atan ve bu yüzden Suriye'yi hedef alan birçok ABD hava saldırına gerekçe sağlayan Beyaz Miğferler adlı sözde yardım örgütü üyeleri, İsrail-ABD operasyonuyla Suriye'den kaçırıldı

23.07.2018 00:00:00
 
YENİ MESAJ/DETAY HABER

Suriye'de teröristlerin gerçekleştirdiği saldırıları ve hiç gerçekleşmemiş kimyasal saldırıları Suriye hükümet güçleri yapmış gibi dünyaya lanse eden, kamuoyunda 'Beyaz Miğferler' (Beyaz Baretliler) olarak bilinen sözde sivil yardım kuruluşu üyeleri, İsrail operayonuyla ülkeden kaçırıldı.

Beyaz Miğferleri jet operasyonla Suriye'den kaçırılması örgütün hamisinin ABD ve İsrail olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Suriye'de Beyaz Baretliler mensubu 422 kişi ve aileleri, ABD-İsrail destekli bir operasyonla ülkeden tahliye edilerek, Golan Tepeleri üzerinden Ürdün'e geçirildi.

Plan, 827 Beyaz Miğferler üyesini ve ailelerini tahliye etmeye yönelikti ancak sadece 422'si tahliye edilebildi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed el-Kayid, yaptığı açıklamada, Suriye'de 'Beyaz Miğferler'den 422 kişinin, iskan etme sözü veren İngiltere, Almanya ve Kanada'ya yerleşmeleri için ülkeden geçiş izni verildiğini belirtti.

Almanya, İngiltere ve Kanada tarafından iskan edilecek olan 422 kişilik sivil savunma gönüllülerinin adı geçen ülkelere intikalinin üç ay içinde gerçekleşeceği kaydedildi.

Sırlarıyla kaçtılar

Batılı istihbarat servislerince örgütlenen, finanse edilen ve 'itibarlı' kurumlar eliyle ödüllendirilen Beyaz Miğferler'in bütün sırlarıyla birlikte Suriye'de bırakılması anormal olurdu. Bu yüzden jet kaçırılma operasyonunun nedeninin, Suriye ordusunun teröristleri temizleyerek ilerleyişini sürdürmesi ve Beyaz Miğferler üyelerinin Suriye ve Rusya güçlerinin eline geçme endişesi olduğu tahmin ediliyor.

Zira, Beyaz Miğferler, ABD ve müttefiklerinin Suriye'ye yönelik hava saldırılarına zemin hazırlayan, 'Suriye ordusu kimyasal silah kullandı' yalanının baş aktörü konumundaydı. ABD ve müttefikleri Nisan 2017'de Han Şeyhun ve Nisan 2018'de Doğu Guta'da bu örgütün sunduğu görüntüleri delil sayarak Suriye'yi bombaladı.

Suriye'de ordu güçleri tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen pekçok kimyasal saldırıda Beyaz Miğferler bu iddiaları seslendirmiş ve sosyal medya üzerinden çeşitli düzmece görüntüler yayınlamıştı.

Örgüt üyeleri Suriye ve Rus güçlerinin eline geçmiş olsaydı, Beyaz Miğferlerin karanlık bağlantıları ortaya çıkarılacak olması, ABD ve İsrail için çok büyük bir endişe kaynağıydı.

Tahliye talebi ABD ve Kanada'dan

Beyaz Miğferlerin Suriye'den tahliye operasyonu, ABD ve Kanada'nın talebiyle İsrail tarafından gerçekleştirildiği açıklandı.

Operasyonla ilgili açıklamalarda bulunan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, "Beyaz Miğferler" mensuplarının Suriye'den çıkarılması ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; 'Trump benden yardım etmemi istedi' dedi. Netanyahu, "ABD Başkanı Trump, Kanada Başbakanı Josten Trood ve diğerleri benden Suriye'deki Beyaz Miğferler örgütü mensubu yüzlerce kişiyi kurtarmamı istediler" ifadelerini kullandı.

İsrail Dışişleri Bakanı Sözcüsü Emmanuel Nahshon da İsrail'in ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerinin isteği üzerine, Suriye'deki Beyaz Miğferler üyelerini aileleriyle birlikte tahliye ettiklerini duyurdu.

Örgüt başkanından itiraf gibi açıklama

Kesin rakam vermekten kaçınarak, birçok gönüllü ve ailesinin tahliye edildiğini açıklayan Beyaz Miğferler Başkanı Riyad Salih, İsrail'in yardımıyla tahiliyenin gerçekleştiğini açıkça itiraf etti.

Salih, Suriye-Ürdün sınır hattında bulunan ekiplerin ve yakınlarının tahliyesi için BM ile iletişime geçtiklerini ve İsrail desteğiyle Golan Tepeleri üzerinden Ürdün'e geçişlerin sağlandığını açıkladı.

Tahliye operasyonundaki İsrail desteğine dikkatleri çeken ve olayı 'skandal' olarak değerlendiren Suriye medyası ise "Beyaz Miğferler düşmanla işbirliği yaptı" yorumunda bulundu.

Suriye resmi haber ajansı SANA ise "Beyaz Miğferler sırrı su yüzüne çıktı ve ajanlık görevleri sona erdi" ifadelerini kullandı. 

Beyaz Miğferler'in kurucusu bir İngiliz

2013'te İstanbul'da kurulan Beyaz Miğferler adlı örgütün resmi adı Suriye Sivil Savunma. Kurucusu ise ilginçtir, eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier. ABD ve İngiltere'nin verdiği 300 bin dolarla kurulan örgüt için 3 bin kişi eğitildi.

Beyaz Miğferler'in Suriye'nin farklı kentlerinde 100'den fazla merkezi bulunuyordu. Beyaz Miğferler, geçen yıl 89'uncusu düzenlenen Oscar Ödülleri'nde "The White Helmets" isimli belgeselleri ile de en iyi kısa belgesel dalında Oscar kazanmıştı.

ABD Dışişleri 27 Nisan 2016'de örgüte 23 milyon dolar verildiğini teyit etti. Tahminen bu rakam Mart 2018 itibariyle 33 milyon dolara ulaştı.

İngiltere ise örgüte 40 milyon sterlin verdi. Britanya Dışişleri ve Kraliyet Ordusu'nda çalışmış olan Le Mesurier, 11 Haziran 2016'da Kraliçe tarafından Beyaz Miğferler projesi nedeniyle Britanya İmparatorluk Nişanı (OBE) ile ödüllendirildi.

Kanada, Danimarka, Hollanda, Almanya, Yeni Zelanda ve Japonya da finansörler arasında.

Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı

Bolu Belediyesinde araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da yer aldığı 23 zanlı hakkında adli işlem başlatıldı

01.09.2026 11:11:00 / Güncelleme: 01.09.2026 12:16:12
AA
 
Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı
Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Bolu Belediyesinin 2024/956621 ihale kayıt numaralı "Katı Atıkların Toplanması, Taşınması ve Genel Temizlik Hizmetlerinde Kullanmak Üzere Şoförsüz Araç ve İş Makinesi Kiralanması Hizmet Alım İşi" ihalesine ilişkin bilirkişi incelemeleri tamamlandı.

Başsavcılıkça yürütülen 2026/6955 sayılı soruşturma dosyası kapsamında incelenen ihaleye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun mahiyeti, şüpheli sayısı ve tespit edilen kamu zararı dikkate alınarak soruşturmanın bu ihale yönünden tefrik edilerek 2026/13727 soruşturma numarasıyla ayrı yürütülmesine karar verildi.

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda, ihalenin gerçekleştirilmesi ve sözleşme konusu işin yerine getirilmesi aşamalarında çeşitli usulsüzlüklere ilişkin tespitlere yer verildi.

Sözleşmenin uygulanması aşamasında Arvento Mobil Sistemler AŞ'den temin edilen araç takip sistemi kayıtları ile Bolu Belediyesinden alınan çöp döküm sahası kayıtları ve aylık puantaj cetvelleri karşılaştırıldı. Yapılan teknik incelemede, bazı çöp toplama araçlarının fiilen çalışmadığı günlerde çalışmış gibi gösterildiği, bu kayıtlar esas alınarak yüklenici firmaya ödeme yapıldığı tespit edildi.

Bilirkişi raporunda, Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünce düzenlenen 19 ayrı hak ediş kapsamında, MCY-Yeşilçam İş Ortaklığına fiyat farkı ve KDV dahil toplam 34 milyon 288 bin 376 lira 61 kuruş fazla ve yersiz ödeme gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, sözleşmenin uygulanması ve hak ediş süreçleri bakımından Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, Temizlik İşleri Müdür Vekili Basri Baytekin, gerçekleştirme görevlileri, muayene ve kabul komisyonunda görev alan belediye personeli ile ihale ve satın alma süreçlerinde görev yapan kişiler hakkında da değerlendirme yapıldı.

İşin yüklenicisi MCY-Yeşilçam İş Ortaklığı, şirket yetkilileri ve Bolu Belediyesiyle yapılan ihale sözleşmesini Yeşilçam Peyzaj Temizlik İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına vekaleten imzalayan Yılmaz Erdoğan da soruşturma kapsamındaki şüpheliler arasında yer aldı.

Soruşturma, ihale süreci, hak ediş belgeleri, araç takip kayıtları, çöp döküm sahası verileri, belediye kayıtları ve yüklenici şirketlere yapılan ödemelerin bütün yönleriyle incelenmesiyle sürüyor.

7 ilde 22 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi

Bilirkişi raporundaki tespitlerin ardından soruşturma genişletilerek toplam 23 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın başka bir suçtan tutuklu olması nedeniyle diğer 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla sabah saat 06.30 itibarıyla şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Bolu merkezli 7 ilde düzenlenen operasyon kapsamında il dışında bulunan şüpheliler hakkında arama, el koyma ve gözaltı işlemlerinin eş zamanlı yapılması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına talimat gönderildi.

Bu arada, jandarma ekipleri Bolu Belediye Başkanlığı binasında da arama yaptı. Ekipler, ihale süreci, hak ediş belgeleri, araç takip kayıtları, çöp döküm sahası verileri ve belediye kayıtlarına ilişkin incelemelerde bulundu.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve kamu zararına neden olduğu değerlendirilen eylemlerde sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesi amacıyla çok yönlü sürdüğü belirtildi. 

Bozcaada'da 69 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 24'ü çocuk olmak üzere 69 kaçak göçmen yakalandı

01.09.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bozcaada'da 69 kaçak göçmen yakalandı
Bozcaada'da 69 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 24'ü çocuk olmak üzere 69 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince Bozcaada açıklarında, Sahil Güvenlik Mobil Radarı 'MORAD-7' ve Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi.

Bölgeye Sahil Güvenlik Botları 'TCSG-23' ve 'KB-57' sevk edildi. Ekipler tarafından hareket halinde durdurulan lastik bot içinde 24'ü çocuk olmak üzere 69 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı

Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da, 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni gerçekleştirildi

01.09.2026 00:12:00
AA
 
Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı
Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun'da su ürünleri av sezonu törenle açıldı

Trabzon Valisi Tahir Şahin, Çarşıbaşı Merkez Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende 1 Eylül'ün denizden ekmeğini kazanan binlerce kişi için yeni bir umut olduğunu söyledi.

Balıkçılığın Trabzon için çok önemli olduğunu belirten Şahin, "Kıymetli balıkçılarımız, balıkçılık ülkemizde olduğu gibi şehrimiz için de çok kıymetli ekonomik değere sahip. Bugün ilimizde bin 73 balıkçı gemimiz, 5 bin 125 tayfamız denizden ekmek kazanıyor. Denizdeki üretimimiz yanında 67 su ürünleri üretim tesisimiz yaklaşık 39 bin 900 tonluk proje kapasitesiyle sektörümüzün gücüne güç katıyor." dedi.

Ordu

Denizlerde av yasağının sona erecek olması dolayısıyla Fatsa Limanı'nda tören düzenlendi.

Törende konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, "Av yasağının sona ermesiyle birlikte yeniden denizlere açılacak tüm balıkçı reislerimize ve emekçilerimize hayırlı, bereketli ve kazasız bir sezon diliyorum. Denizimiz bereketli, ağlarımız dolu, sofralarımız balıkla şen olsun." dedi.

Duaların edildiği programa, Vali Muammer Erol, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Güneş, Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay ile balıkçılar ve aileleri katıldı.

Rize

Gündoğdu Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende Rize Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yeni av sezonunun hayırlı olmasını dileyerek, Rize'nin denizle iç içe yaşayan, geçimini çaydan sonra büyük ölçüde denizden sağlayan bir şehir olduğunu söyledi.

Alpboğa, "Ancak biliyoruz ki denizimizin bereketini sürdürmenin yolu kaynaklarımızı korumaktan, kurallara uygun sürdürülebilir avcılık yapmaktan ve denizlerimizi korumaktan geçiyor. Bu konuda hepimize büyük sorumluluk düştüğünü belirtmek istiyorum." dedi.

Törene, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ile davetliler katıldı.

Giresun

Giresun'da denizlerde av yasağının sona erecek olması dolayısıyla tören düzenlendi.

Kumyalı Balıkçı Barınağı'nda gerçekleştirilen törende Vali Mustafa Koç, balıkçılara bereketli bir sezon diledi.

Tören, dua edilmesiyle sona erdi.

Artvin

Öte yandan Artvin'de balıkçıların olumsuz hava koşullarından dolayı denize açılamayacağı bildirildi.

Hopa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Serkan Aksoy, AA muhabirine, hava koşullarının denize açılmaya elverişli olmadığını belirterek, sezon açılışını hava şartlarının düzelmesinin ardından gerçekleştireceklerini söyledi.

Hopa'da balıkçıların sezona 1-2 gün gecikmeli başlayacağına işaret eden Aksoy, "Bu gece ve yarın denizlerde fırtına bekleniyor. Biz balıkçılar olarak hazırlıklarımızı tamamladık ama fırtına nedeniyle balığa çıkmayacağız. Açılışı erteledik. Sonraki günler hava koşullarına göre denize açılacağız" dedi. 

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

31.08.2026 11:29:00
AA
 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü.

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, bugün İstanbul'da yapılacak.

Milli Savunma Bakanı Güler ile Pakistan Savunma Bakanı Asif, toplantı öncesi bir araya geldi.

Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi

İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

31.08.2026 11:20:00
AA
 
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, sıcak yaz aylarının etkisiyle barajlardaki doluluk oranı düşüşünü sürdürüyor.

31 Mayıs'ta yüzde 70,97'ye ulaşarak yılın en yüksek seviyesini gören barajlardaki doluluk oranı kademeli olarak 30 Haziran'da yüzde 64,01'e, 31 Temmuz'da yüzde 54,71'e, 30 Ağustos'ta ise yüzde 44,34'e geriledi.

Barajlardaki doluluk oranları Alibey'de yüzde 42,87, Terkos'ta yüzde 38,56, Elmalı'da yüzde 72,29, Darlık'ta yüzde 63,21, Ömerli'de yüzde 62,03, Büyükçekmece'de yüzde 31,52, Sazlıdere'de yüzde 24,19, Istrancalar'da yüzde 29,12, Kazandere'de yüzde 18,56, Pabuçdere'de ise yüzde 8,81 ölçüldü.

Bu yıl barajlara düşen yağış miktarı metrekare başına 534,37 kilogram olarak belirlendi. Bu miktar 2024'ün aynı döneminde 709,27 kilogram, 2025'te ise 619,92 kilogram oldu.

Son üç yılda doluluk oranları
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü.

Böylece, bu yılki doluluk oranları 2025'in de üstüne çıktı. Ancak doluluk oranı 2024'ün altında kaldı.

Toplam su kapasitesine bakıldığında ise Ömerli Barajı yüzde 39,42'yle ilk sırada yer alırken, yüzde 19,64'le Terkos Gölü ikinci, yüzde 16,83'le Darlık Barajı üçüncü sırada yer aldı.

Yılın 31 Ağustos'a kadar olan döneminde İstanbul'daki su tüketimi 384,84 milyon metreküp olarak hesaplandı.

Bu miktar, geçen yılın aynı döneminde 353,51 milyon metreküp, 2024'te ise 407,22 milyon metreküp olarak belirlendi.

Barajların yanı sıra kente su sağlayan Melen ve Yeşilçay'dan da bu yıl toplamda 502,8 milyon metreküp su nakledildi.

"Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde"
İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine, ağustos başında yüzde 50'lerde olan barajlardaki genel doluluk oranının yüzde 44'e kadar gerilediğini söyledi.

Özdemir, geçen yıl ağustos sonunda bunun yüzde 40 seviyesinde olduğunu belirterek, "Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde. Dördüncü ve beşinci aylardaki değerlerin çok aşağısında. Bu, tabii ki su kullanımına bağlı ve hava sıcaklığının yüksek seyretmesi dolayısıyla. Halk çok hızlı bir şekilde su tüketimi gerçekleştirdiği için bu değerler gittikçe azalıyor. Şunu hiçbir zaman unutmayalım: İstanbul barajları tam dolu olsa dahi bir yıl yetecek kadar suyumuz yok. Suyumuzu muhakkak istikrarlı ve temkinli kullanmamız lazım. Yoksa susuz kalma stresine girme durumumuz olabilir. Devletimiz bizi bırakmayacaktır ama bu sefer kesintiler başlayacak." diye konuştu.

İstanbul'da bu yıl tüketilen su miktarının 384,84 milyon metreküp olduğunu, artan nüfusla su kullanımının da arttığını dile getiren Özdemir, dünyada fosil yakıtların aşırı kullanımından dolayı atmosferdeki hava sıcaklığının arttığını, buharlaşmanın su miktarının azalmasına neden olduğunu anlattı.

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor"
Sonbahara girilmesiyle yağışlarda artış beklendiğine dikkati çeken Özdemir, şöyle devam etti:

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor. Bununla birlikte etkin yağışların olması gerekiyor ama tabii ki bu yağışlar maalesef eski yıllardaki gibi olmuyor. Günlerce süren, hafif hafif toprağı besleyen yağış olmuyor. Hızlı ve kuvvetli şekildeki yağış kısa sürede o bölgeyi terk ediyor. Onun da tabii ki büyük bir faydası yok. Yani yağışın sel şeklinde değil de daha hafif ve toprağa faydalı olacak şekilde yağması lazım. Maalesef iklim krizi ve büyükşehirler üzerinde ısı adalarının oluşması, ani sıcaklık düşmelerine bağlı olarak kuvvetli yağışlar meydana getiriyor."

Özdemir, belediyeler ve ilgili kurumların yağmur sularını toplayıp depolayarak su tasarrufu yapabileceğini anlattı.

Büyükşehirlerde betonlaşma ve asfalt çok fazla olduğu için bütün suların kanalizasyona yönlendirildiğini aktaran Özdemir, "Oradan da denize akmasının çevreye hiçbir faydası yok. Yağmur toplama alanları veya kanalları yapmak lazım." dedi.

Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne'den, Mersin'e hareket eden yolcu feribotunun kazası sonrası kaybolan 18 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına gece saatlerinde yapılırken, acılı ailelerin umut dolu bekleyişi Girne'de liman önünde sürdü

31.08.2026 05:54:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:35:43
İHA
 
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Olay, bugün öğlen saatlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne kentinden Türkiye Mersin'e doğru hareket eden yolcu feribotunda yaşanmıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı feribot içerisindeki 267 kişiyle birlikte alabora olmuş 8 kişi hayatını kaybetmiş 18 kişi ise kaybolmuştu. Kaybolan yolcuları arama kurtarma çalışmaları gece de devam etti. Girne'de liman önünde ise yolcuların yakınları gece boyunca bekledi.

Mahmut ve Mustafa Demir isimli 2 yakınını beklediğini ifade eden Naif Ezer, "Sadece 1 arkadaşımız çıktı burada kimse yardım etmedi dedi. Yüzebilen yüzdü geldi yüzemeyen mahsur kaldı. Burada insanlar perişan halde. Bekliyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt. Açıklama "Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır" denildi

30.08.2026 16:30:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamasına sert şekilde yanıt verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar, Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır.

Gazze'de soykırım işleyerek tüm İsrail halkına tarihi bir utanç yaşatan, ayrıca modern Orta Doğu tarihinde görülmemiş bir yayılmacılık sergileyerek bölgesel ve küresel istikrarsızlığın başlıca sorumlusu olan Netanyahu ve suç şebekesinin sahip olduğu dokunulmazlıklar hem hukuki hem de siyasi bakımdan ortadan kalkmaktadır.

Goebbels'in propaganda makinesine benzer biçimde çalışan İsrail kurumlarının çabaları artık yeterli olmamakta, uluslararası toplum Netanyahu hükümetinin yalanlarına inanmamaktadır.

Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Netanyahu döneminde işlenen suçların karşısında dürüst ve kararlı bir duruş sergilemiştir.

Bundan sonra da gerçekleri savunmaya ve dile getirmeye devam edeceğiz."

BURHANETTİN DURAN'DAN İSRAİL'E SERT TEPKİ
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına tepki gösterdi.

Duran, İsrail tarafının gerçeklerle yüzleşmek yerine "iftira ve propaganda" yolunu tercih ettiğini belirterek, İsrail hükümetinin Gazze'deki politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklaması, gerçeklerle yüzleşmek yerine iftira ve propaganda yoluna başvuran anlayışın ibretlik bir örneğidir. Her zaman yaptıkları gibi 'antisemitizm' kavramının arkasına saklanarak saldırganlığını, işledikleri soykırımı, savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları perdelemeye çalışıyorlar.

Oysa İsrail hükûmetinin Gazze'de işlediği suçlara, Filistin halkına yönelik katliamlarına ve bölgeyi istikrarsızlaştıran politikalarına karşı çıkmak insani ve vicdani bir sorumluluktur. Türkiye'nin itirazı, işgale, zulme, katliama ve uluslararası hukuku hiçe sayan politikalara yöneliktir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Filistin halkının haklı davasını savunmaya, Gazze'deki mazlumların sesi olmaya ve bölgesel istikrarı desteklemeye devam edecektir"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak

30.08.2026 16:00:00
AA
 
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Pakistan Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili'nin katılması öngörülüyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön vermek amacıyla kurulması öngörülen, üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı, yarın Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek.

Toplantıda, uluslararası güvenlik konularının gündemde yer alması, ayrıca savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, bu bağlamda üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi, ortak üretim ile araştırma ve geliştirme dahil savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıkların değerlendirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, toplantıda Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin belirleyeceği ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek Sekretarya ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin çizilmesi ve ilerleyen dönemde atılacak adımlara ilişkin yol haritasının belirlenmesi öngörülüyor.

Toplantının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgede güvenlik, barış ve istikrarın pekiştirilmesini hedefleyen, meselelere işbirliğine dayalı güvenlik anlayışıyla yaklaşan ve çatışma yerine huzur ve refahı önceliklendiren tüm ülkelere önemli fırsatlar sunduğunun bir kez daha vurgulanmasına imkan tanıması bekleniyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın, bölgelerinde ve uluslararası alanda artan istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla imzaladıkları Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgede ve küresel ölçekte güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesini ve ortak caydırıcılığın arttırılmasını hedefliyor.

Söz konusu anlaşma, taraf devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağına hükmediyor.

Bölgede yeni işbirliği kültürünün geliştirilmesini hedefleyen anlaşma, uluslararası hukuka saygı duyan ve barışçı işbirliği vizyonunu paylaşan tüm aktörlerin katılımını mümkün kılıyor.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Stent takılan Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve doktorundan açıklama geldi

30.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
 Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale Ayvacık'taki evinde yaşadığı göğüs rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı
Ayvacık'taki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı. Yılmaz'ın göğüs ağrısı şikayeti olduğu öğrenildi.

Kalp spazmı geçirdiği belirtilen ünlü sanatçıya ilk müdahale Ayvacık Devlet Hastanesi acil servisinde yapıldı.

Doktorların ilk müdahalesinin ardından durumu kontrol altına alınan Yılmaz, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yılmaz'a Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından anjiyo yapıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre, ünlü sanatçıya balon ve stent takıldı.

ANJİYOYU GERÇEKLEŞTİREN PROF. DR. AKŞİT: 2 GÜN HASTANEDE KALACAK

Cem Yılmaz'ın anjiyosunu gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, "Cem Bey bize bugün kalbin ön yüzünü ilgilendiren bir kalp kriziyle başvurdu. Geldiğinde bilinci açıktı. Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemiyle ameliyatı tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. 2 gün boyunca takibini burada devam ettirmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur" dedi.

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Akşit, şunları söyledi:

"Şu anda bütün işlemleri üniversitemizde başarıyla gerçekleştirildi. Buradan diğer hastalarımız gibi 2 gün sonra taburcu olabilir, durumu böyle stabil giderse. Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an biz, kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği büyük kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 ambulansımız çok hızlı yönlendirmiş. Hastayı yaklaşık 2 saat içinde müdahale edince çoğu dokusu ölmeden, kalp yetersizliğine çevirmeden sağlıcakla yatağına aldık. Burada herkese teşekkür etmek istiyorum. Herkes Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığında beri güzel müdahale etmiş Cem Bey'e."

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Cem Yılmaz'ın sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Memişoğlu şunları ifade etti:

"Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum."

CEM YILMAZ'IN YARDIMCISINDAN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın yardımcısı ünlü ismin sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Arkadaşlar dostlar canlar... Cem Bey iyi, şu an her şey yolunda... Anjio yapılıyor. Güzel haber geldi. Telefonumu meşgul etmezseniz, daha sağlıklı bilgi vereceğim."

AĞABEYİNDEN AÇIKLAMA

Cem Yılmaz'ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Cem Yılmaz'ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz."

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.