logo
09 EKİM 2026

Bilinmeyen çılgın Türkler

07.06.2006 00:00:00
 


Anadolu'nun düşman işgalinden kurtarılmasını sağlayacak Milli Mücadelenin başlamasına omuz veren kahraman "Çılgın Türkler", tarihin bilinmeyen derinliklerinden günümüze ulaşıyor. Bunlardan biri de Mustafa Kemal Paşa'nın, Samsun'a ayak basmasından altı gün sonra Havza'ya giderken güvenliğini sağlayan ilk yerel güç olan Çerkez Ekrem ve kuvvetleri? Araştırmacı tarihçi-yazar Baki Sarısakal'ın çalışmalarına dayanarak derlediği bilgiye göre, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'dan Havza'ya geçişinde İngilizlere ve Pontus Rum çetelerine karşı güvenliğini 200 kişilik kuvvetiyle Çerkez Ekrem sağlamıştı. Atatürk, asayişi sağlamak amacıyla geniş yetkilerle donatılmış 3. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a ayak bastığının ertesi günü İngilizler 20 Mayısta Samsun'a bir kısım asker çıkarmış ve Mustafa Kemal bu gibi tecavüzlerin önlenmesi için Harbiye Nezaretine (Savaş Bakanlığına) telgraf çekmişti. Kentte ve yakın köylerde incelemelerde bulunan Mustafa Kemal, Samsun ve çevresindeki asayişsizliğin nedenlerini Genelkurmay Başkanlığına gönderdiği telgrafta şöyle açıklıyordu: "Mütareke'den sonra bütün Rumlar, Yunanlılık milli emelleriyle her tarafta şımardığı gibi, bu havalide de Pontus hükümetinin kurulması gibi bir safsata etrafında toplanmış ve bütün Rum çeteleri, düzenli program altında hemen tamamen siyasi şekle dönüşmüştür."    Mustafa Kemal'in güvenliği ona emanetAnadolu'nun iç kısımlarına bir an önce gitmek ve halkla temasa geçmek, onları yaklaşmakta olan tehlikeye karşı uyarmak ve silahlı mücadeleye çağırmak için köy ziyaretlerini sürdüren Mustafa Kemal Paşa, "bir kısım şikayetleri yerinde tetkik ve önlem almak üzere" geçici olarak karargahını Havza'ya taşıyacağını, 24 Mayısta Harbiye Nezaretine bildirir. Samsun'da İngilizlerin bulunması, kentte silahlı Rum çetelerinin varlığı, çok sayıda yabancı kontrol subayı ve memurlarıyla "İngiliz Intelligence Service" ajanlarının cirit atması, bu kenti Mustafa Kemal Paşa için güvenli kılmamaktaydı. Kaldığı Mantika (Mıntıka) Palas Oteli civarı bile Rumlarla çevriliydi.Bu gibi nedenlerle de Havza'ya gitmeye karar veren Mustafa Kemal, 25 Mayıs 1919 Pazar günü sabah kahvaltısından sonra 09.27'de, Ordunun otomobil parkındaki mevcut hurda bir otomobille yola çıktı. Maiyeti de diğer iki otomobilde bulunan 18 kişilik heyetle Havza'ya hareket eden Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekileri, Kavak'a geldiğinde karşılayanlar arasında yer alan Kavak'ın Karlı köyünden Canbulatoğlu Ekrem Bey (Çerkez Ekrem) de bulunuyordu. Çerkez Ekrem ile Mustafa Kemal arasındaki diyalog ise araştırmacı Sarısakal'ın çalışmalarında şöyle anlatılıyor: "Kavak Nahiye binasında yaptığı toplantı sırasında Mustafa Kemal Paşa bir ara: 'Eğer ben, memleketimizi çiğneyen düşman kuvvetlerini memleketten sürüp atmak, memleketi hakiki istiklaline kavuşturmak için bir hareketin başına geçecek olursam bu işte hanginiz beni desteklersiniz' diye sorunca, Çerkez Ekrem Bey hemen yerinden fırlayarak: 'Şu andan itibaren iki yüz adamımla emrinizdeyim Paşam' diyerek Mustafa Kemal Paşa'yı Anadolu'da ilk defa iki yüz atlısı ile destekleme onuruna ulaşıyor ve Havza'ya kadar Mustafa Kemal Paşa'nın güvenliğini sağlıyordu." Bir aziz şehitSarısakal, Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ve sonrasıyla ilgili bugüne kadar yayınlanan çeşitli kaynaklarda konunun birçok yönünün ele alındığını, ancak bazı tarihi ayrıntıların pek iyi bilinmediğini söyledi. Bunlar arasında, Atatürk'ün Havza'ya geçişindeki yol güvenliği konusunun da bulunduğunu anlatan Sarısakal, "Bugüne kadar kitaplarda pek yer almayan bu kahramanlığın belgelerine uzun süren araştırmalar sonucu ulaşıldı" dedi. Sarısakal, Çerkez Ekrem'in bu yönüyle pek bilinmediğini, yaptığı araştırmalar sırasında elde ettiği belgelerle de bunun kanıtlandığını belirtti. Sarısakal, Çerkez Ekrem'in Rum Pontus çetelerine karşı 1915 yılında Türklerden oluşan Samsun ve çevresindeki ilk ulusal kuvveti oluşturduğunu da sözlerine ekledi. Aynı yıl Erbaa'ya posta götürürken yol üzerindeki Güllüçalı adındaki Rum köyünde uğradığı saldırı sonucu 33 yaşında şehit düşen Çerkez Ekrem'in mezarının ise halen Kavak'ın Karlı köyünde bulunduğu bildirildi.

FON SORUŞTURMASINDA TARTIŞMA BÜYÜYOR

Milyarlarca liralık fon işlemlerinin, yatırımcıların kayıplarının ve kamuoyuna yansıyan iddiaların aydınlatılması beklenirken gazetecilerin ifadeye çağrılması ve bazı gazeteciler hakkında gözaltı kararı verilmesi yeni bir tartışma başlattı

09.10.2026 20:35:00
Haber Merkezi
 
FON SORUŞTURMASINDA TARTIŞMA BÜYÜYOR
FON SORUŞTURMASINDA TARTIŞMA BÜYÜYOR
Milyarlarca liralık fon işlemlerinin, yatırımcıların kayıplarının ve kamuoyuna yansıyan iddiaların aydınlatılması beklenirken gazetecilerin ifadeye çağrılması ve bazı gazeteciler hakkında gözaltı kararı verilmesi yeni bir tartışma başlattı. Kamuoyunun sorusu açık: Soruşturmanın önceliği, iddia edilen usulsüzlükleri ortaya çıkarmak mı, yoksa bu iddiaları gündeme taşıyanları susturmak mı?

Fon soruşturması, yalnızca finans piyasalarını değil, yargının tarafsızlığı ve basın özgürlüğünü de ilgilendiren bir tartışmaya dönüştü. İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığı; Şaban Sevinç ile Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildiği yönündeki haberler, soruşturmanın yönü konusunda kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı.

Elbette hiçbir gazeteci hukukun üstünde değildir. Gazeteciler hakkında somut bir suç şüphesi varsa bunun da hukuk çerçevesinde incelenmesi mümkündür. Ancak asıl mesele, soruşturmanın hangi iddialara, hangi delillere ve hangi somut eylemlere dayandığının açıklanmasıdır. Gazetecilik faaliyeti ile suç teşkil ettiği ileri sürülen eylemler birbirine karıştırılmamalıdır.

MİLYARLARLIK İDDİALARIN HESABI SORULDU MU?

Fon soruşturmasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar, yüksek tutarlı işlemler ve bazı isimlerin elde ettiği öne sürülen kazançlar etrafında yoğunlaşıyor. Bu iddiaların her biri ayrı ayrı belgelerle incelenmeli; doğrulanmış bilgilerle henüz kanıtlanmamış iddialar birbirinden ayrılmalıdır.

Ancak vatandaşın beklediği, yalnızca gazetecilerin hangi açıklamaları yaptığının araştırılması değil; fonlardaki işlemlerin nasıl gerçekleştiğinin, kimlerin ne kazandığının, yatırımcıların zarar görüp görmediğinin ve varsa hukuka aykırılıkların ortaya çıkarılmasıdır.

Eğer usulsüzlük yapılmışsa bunun sorumluları kimlerdir? Para hangi işlemlerle el değiştirmiştir? Kamu gücünü kullanan veya siyasi bağlantıları bulunduğu öne sürülen kişiler varsa bunlar da aynı titizlikle inceleniyor mu?

Bu soruların cevabı, soruşturmanın güvenilirliği açısından belirleyicidir.

YARGIYA DÜŞEN GÖREV: İDDİALARI AYDINLATMAK

Yargının görevi, siyasi konumuna, ekonomik gücüne veya kamuoyundaki etkisine bakmaksızın iddiaları tarafsız biçimde araştırmaktır. Bu görev, yalnızca suç şüphesi altındaki kişileri değil, soruşturmanın nasıl yürütüldüğünü de kapsayan bir şeffaflık anlayışını gerektirir.

Savcılık, gazeteciler hakkında hangi somut açıklama veya eylem nedeniyle işlem yapıldığını kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde ortaya koymalıdır. Aksi durumda, hukuki işlemlerin basın özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğu yönündeki kaygılar büyüyebilir.

Öte yandan, gazetecilerin ifadeye çağrılması tek başına suçlu oldukları anlamına gelmediği gibi, soruşturma açılması da tek başına susturma amacı bulunduğunu kanıtlamaz. Bu nedenle hem gazeteciler hakkındaki işlemler hem de fon soruşturmasının mali boyutu, deliller üzerinden değerlendirilmelidir.

VATANDAŞIN SORUSU DEĞİŞMİYOR

Geçim sıkıntısı içindeki vatandaş, birikimini korumaya çalışırken yüksek tutarlı finansal işlemlerle ilgili iddiaların açıklığa kavuşmasını bekliyor. Böyle bir ortamda kamuoyunun gündemi, yalnızca kimin ifade verdiği değil, iddia edilen kazançların nasıl elde edildiği ve varsa mağduriyetlerin nasıl giderileceği olmalıdır.

İktidarın ve yargı makamlarının önünde önemli bir sınav bulunuyor: İddiaların üzerine eşit ölçüde gidildiğini göstermek, soruşturmanın kapsamını şeffaflaştırmak ve gazetecilik faaliyetinin suçlamaya dönüştürülmediği konusunda kamuoyunu ikna etmek.

Asıl soru şu: Fon soruşturması, varsa mali usulsüzlükleri bütün bağlantılarıyla ortaya çıkaracak mı; yoksa kamuoyunun dikkatini çeken açıklamalar üzerinden yeni bir tartışmanın içine mi sıkışacak?

Vatandaşın beklediği cevap, gazetecilerin susturulup susturulmadığı tartışmasının ötesinde, parasal iddiaların belgelerle aydınlatılması ve hukukun herkes için eşit uygulanmasıdır.

Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi

Mersin'de yaşadığı apartmanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş, düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi

09.10.2026 17:33:00
AA
 
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşmesi sonucu hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın kızının cenazesi toprağa verildi.

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlanan 34 yaşındaki Sezen Taş'ın naaşı, cenaze nakil aracıyla Mezitli Mezarlığı'na getirildi.

Taş'ın naaşı, öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından mezarlıkta defnedildi.

Cenaze törenine Taş'ın babası Atilla Taş, annesi İlkay Sarıköse ve aile yakınlar ile vatandaşlar katıldı.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki sitede yaşayan 2 çocuk annesi Sezen Taş, dün ikamet ettiği apartmanın 14. katındaki daireden düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı

Kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut'un 6. kattan şüpheli düşüşüne ilişkin görülen davada mahkeme nihai kararını verdi. Annesini tasarlayarak pencereden aşağı attığı suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki Tuğyan Ülkem Gülter, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

09.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan olayda, sanatçı Gül Tut ("Güllü"), evinin penceresinden beton zemine düşerek trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Yürütülen titiz soruşturmanın ardından açılan davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" ve "Kadına karşı kasten öldürme" suçlarından en ağır cezaya mahkûm etti.

Kan donduran deliller ve "Hadi Görüşürüz" ses kaydı

Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar, teknik incelemeler ve sanığın geçmiş mesajlaşmaları oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından incelenen olay gecesine ait kamera ve ses kayıtlarında, Güllü'nün düşmesinden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşürüüüz" dediği belirlenmiş, bilirkişi raporuyla bu sesin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanıtlanmıştı. İddianamede, sanığın bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından kavrayarak pencereden aşağı ittiği ileri sürülmüştü.

Ayrıca dosyaya giren mesaj dökümlerinde sanık Gülter'in eski sevgilisi ve yakınlarına annesi hakkında, "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün, ne zaman ölecek?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler gönderdiği ortaya çıkmıştı.

"Malkata" şarkısı kasıtlı mı açıldı?

Karar celsesinde maktulün kardeşi Kader Tut'un avukatları mahkemeye çarpıcı bir kamera ses analizi raporu daha sundu. Raporda, Güllü'nün lavaboya girdiği sırada kızı Tuğyan'ın evdeki arkadaşı Sultan'a, "Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın" dediği, Güllü'nün lavabodan çıkınca Roman havası olan bu parçaya eşlik ettiği duyuldu.

Müşteki avukatları, Güllü'yü odaya çekip planı uygulamak için bu şarkının kasıtlı olarak açıldığını belirterek, evde bulunan ve "yalan tanıklık" ile yargılanan Sultan Nur Ulu'nun da cinayete iştirakten sanık olması gerektiğini talep etti.

Sanık avukatları: "Olay kaza, DNA izi yok"

Sanık müdafileri ise savunmalarında olayın bir kaza olduğunu öne sürdü. Avukatlar, Güllü'nün olay anında 3.53 promil alkollü olduğunu, gözlüklerini takmadığını ve evdeki zeminin kaygan olduğunu belirtti.

Savunmada, "Müvekkilim annesini tutup aşağı atmış olsaydı maktulün üzerinde mutlaka müvekkilimin DNA'sı veya tırnaklarında swap izi olurdu. Ancak dosyada böyle bir somut delil yok" denilerek beraat talebinde bulunuldu.

Gözyaşları içinde son savunma: "İlahi adalete inanıyorum"

Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, mahkeme salonunda gözyaşlarına boğuldu. Suçlamaları reddeden sanık, "Arkam dönüktü, annemin düştüğünü görseydim tutardım. Ben iftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete güveniyorum, öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti verilen kısa bir aranın ardından kararını ilan ederek sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e, hiçbir ceza indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararın okunmasıyla birlikte sanık kürsüsünde hıçkırıklara boğulan Gülter, cezaevine geri gönderildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi

09.10.2026 13:11:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze, öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz." dedi.

ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz'deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi." diye konuştu.

"Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki soykırımına ilişkin, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli ve öldürmeye doymayan soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir. Sadece 2026'nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik."

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu

Yalova'da hayatını kaybeden ve kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşmasında, olay öncesine ait ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu. Avukat Hasan Kocabey, ses kaydındaki "Hadi görüşürüz" sözünün tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunu öne sürdü. Cumhuriyet savcısı da esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti

09.10.2026 11:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu
Güllü davasının ikinci duruşmasında ses kayıtları sunuldu
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasında, Güllü'nün ölümüne ilişkin deliller ele alındı. Duruşmada, sanatçının düşmeden önceki sürece ait olduğu belirtilen ses kaydının bulunduğu flaş bellek mahkemeye sunuldu.

"Ses kaydındaki söz Tuğyan'a ait"

Duruşmada beyanda bulunan avukat Hasan Kocabey, sanığın annesini öldürme isteğine ilişkin mesajları ve tanık beyanlarını hatırlattı. Sultan Nur Ulu ile Tuğyan Ülkem Gülter'in birlikte hareket ettiğine ilişkin iddiaları dile getiren Kocabey, iki kişinin başlangıçta aynı yönde ifadeler verdiğini öne sürdü.

Ses kayıtlarına ilişkin raporda, "Hadi görüşürüz" sözünün Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğunun ortaya çıktığını savunan Kocabey, sanığın psikiyatristiyle yaptığı mesajlaşmalarda gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunun görüldüğünü iddia etti. Kocabey, Tuğyan Ülkem Gülter'in üstsoya karşı tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Merve Uçanok'un savunmasına itiraz

Merve Uçanok'un savunmasına da değinen Kocabey, müvekkilinin kendi araştırmasını yaptığını belirterek Uçanok'un savunmasının çöktüğünü ileri sürdü. Kocabey, görüşüne başvurulan uzmanın da adliye dışında beklediğini belirterek bu kişinin tanık olarak dinlenmesini istedi. Kocabey ayrıca Sultan Nur Ulu hakkında suça iştirakten soruşturma açılmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu

09.10.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı.

Ömer Çelik hakkında yanıltıcı nitelikte açıklama
Başsavcılıkça yürütülen soruşturmalar doğrultusunda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildi.
Sevinç ile Balcı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gözaltına alındı.

'Şüpheli' sıfatı ile ifade verecekleri açıklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dün, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in "şüpheli" sıfatıyla ifadelerinin alınması için hazır edilmeleri talimatı verildiğini bildirmişti.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan fon soruşturmasına ilişkin olarak basın-yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikte yaptıkları açıklamalar nedeniyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere hazır edilmeleri talimatı verilmiştir."

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

İstanbul Valiliği, Maltepe'de kısmi çökme sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın enkazında bulunduğu değerlendirilen 3 kişiye ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına 774 personel, 237 araç, 2 dron ve 10 arama kurtarma köpeğinin katıldığını bildirdi

09.10.2026 00:30:00
AA
 
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

Valilikten yapılan açıklamada, Cevizli Mahallesi'nde 7 katlı bir binanın ilk 3 katında meydana gelen yapısal çökmenin ardından, AFAD, itfaiye, emniyet ve sağlık ekiplerince çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan arama kurtarma çalışmalarında, şu ana kadar enkaz altından toplam 11 kişi çıkarılmıştır. 1 kişi olay yerinde, 1 kişi ise kaldırıldığı hastanede olmak üzere toplam 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Halihazırda enkaz altında olduğu değerlendirilen 3 kişiye yönelik arama ve kurtarma çalışmaları devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Çevredeki binalarda alınan tedbirlere yer verilen açıklamada, "Çevrede bulunan 12 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 13 vatandaş), 25 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 12 vatandaş) ve 27 numaralı bina (10 mesken, 4 iş yeri, 30 vatandaş) tedbir amacıyla tahliye edilmiştir. Böylece toplam 3 bina ve 55 vatandaşımız tahliye edilmiştir." bilgisi verildi.

Açıklamada, Afet Barınma Grubu tarafından barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlar için 5 farklı otelde toplam 66 kişilik yer ayrıldığı belirtilerek, çöken binadan 8, tedbir amacıyla tahliye edilen diğer binalardan 36 olmak üzere toplam 44 kişinin konaklamasının sağlandığı kaydedildi.

Afet Psikososyal Destek Grubu tarafından otellere yerleştirilen ve hastanelerde tedavi gören afetzedelere psikososyal destek sağlandığı aktarılan açıklamada, Afet Beslenme Grubu tarafından da mobil ikram, müdahale ve lojistik araçlarıyla bölgedeki görevli personel ve vatandaşlara beslenme hizmeti verildiği belirtildi.

Açıklamada, binanın yan yatma ve çökme ihtimaline karşı gerekli destek ve tahkim çalışmalarının yapıldığı, arama kurtarma faaliyetlerinin gönüllü olarak bölgeye getirilen hidrolik yıkım makası yardımıyla sürdürüldüğü ifade edildi.

Valiliğin açıklamasında, "Arama ve kurtarma faaliyetlerine, İtfaiye, AFAD İstanbul, AFAD Tekirdağ, AFAD Bursa, AFAD Sakarya, 112 Acil Sağlık, Emniyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kızılay, Karayolları, İBB/AKOM, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Maltepe Belediyesi ekiplerinin iştirakiyle devam edilmektedir. Çalışmalara toplam 774 personel, 2 dron, 237 araç ve 10 K9 katılmaktadır." ifadeleri kullanıldı. 

Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü

Mersin'de apartmanın 14. katından düşen kadın öldü. Hayatını kaybeden Sezen Taş'ın, şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi

08.10.2026 20:50:00 / Güncelleme: 08.10.2026 20:52:59
AA
 
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşen kadın yaşamını yitirdi.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki bir sitede bulunan apartmanın 14. katından bir kadın düştü.

İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Sezen Taş'ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Sezen Taş'ın cenazesi, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Sezen Taş'ın şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.