HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 AĞUSTOS 2022, CUMA

Bizans diriltilince mi' Rum kilisesinin 'Kin Kapısı' ne zaman açılacak,

08.05.2010 00:00:00


Patrik V. Gregorius'un idamı, Bizans'ı diriltme ülküsü taşıyanların Türklere yönelik kinlerini daha da artırmış, bu kin Megalo İdea adına giderek intikama dönüşmüştür. İşte, bunun bir nişanesi olarak Patrik V. Gregorius'un idam edildiği Patrikhane'nin "orta kapısı" idam gününden (1821) günümüze kadar açılmamıştır ve Gregorius'un emsalinde bir Türk büyüğü idam edilinceye kadar da açılmayacağı yönünde bir inanç taşınmaktadır. Hatta kimi tarihçi, her Patriğin 1821'den beri Fener Patrikhanesi'nin orta kapısı önünde gelip şöyle and içtiğini ileri sürer: "Vaktiyle bu kapıdan Patrikhaneye girilirdi. Fakat 1821'de Patrik Gregorius, Sultan Mahmud'un emriyle asıldı. Bu giriş yeri ancak ilahî hikmetin tecelli ettiği, bir cinayetin cezası verildiği gün açılacaktır" (1).Günümüzde Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos 1995 yılında bir TV'deki söyleşide, spikerin sorusu üzerine "Orta Kapı"nın 1821'den beri açılmadığını itiraf etmiş, "Bizans diriltilince mi açılacak?" sorusuna, "Hayır, Patrik'in hatırasına, bir sembol olarak açılmıyor" cevabını vermiştir (2). Elbette, "Bizans diriltilince, bir Türk büyüğü idam edilince açılacaktır" diyecek hali yoktu herhalde...

Rum İkonomos Mektebi'nde ele geçirilen bir belgeTürk milletini tarih sahnesinden yok edebilmenin, sadece askerî mücadelelerle mümkün olmayacağını uzun tecrübelerle anlamış olan Fener Rum Patrikhanesi, ayrılıkçı, bölücü ve yıkıcı faaliyetlerden hiçbir zaman geri durmamış, bu doğrultuda sürekli fesat programları geliştirmiş ve uygulamıştır.  Bu konuda takdirlerinize bıraktığım bir diğer tarihî vesika da, Ali Bey Adası'nda, Papaz İkonomos tarafından kurulan ve sözde dinsel eğitim veren "İkonomos Mektebi"nde sonradan ele geçirilen 1884 tarihli bir gizli ders programıdır.İşte, Patrikhane'nin Türkler ve Türkiye hakkındaki hissiyat ve düşüncelerini aksettiren korkunç belge:

Türkler hakkındaki temel düşünce"Madde 1. Türkleri ezeli bir düşman olarak Rumlara tanıtmak.Madde 2. Türklerin en ufak hatalarını büyüterek, Avrupa'ya duyurmak, medeni aleme Türkleri düşman etmek.

Tatbik edilecek iktisat politikasıMadde 3. Türkleri iktisaden çürütmek; bunun için de zengin Türkleri sakat ticaret yollarına götürmek, bol faizli krediler açmak, ağır şartlarla rehin kabul etmek.Türk mallarının sahtelerini, çürüklerini yapıp, aynen Türk malı damgası ile satışa çıkarıp Türk müesseselerini iflasa sürüklemek, her türlü Türk malı ile rekabet etmek, herhangi bir Rum'un bu hususta yapacağı fedakarlığın karşılığı; Rum bankaları, ticaret kulüpleri tarafından ödenecektir. Ayvalık ve havalisinde "Midilli Bankası" ve "Mirmika" yani, Karınca Teşkilatı her zaman hizmete hazırdır.

Türk ahlâkına ve geleneklerine karşı politikaMadde 4. Türk Milleti'ni ahlâk, milliyet, din ve gelenekleri bakımından çürütmek. Bu hususta;a) Küfürler öğretmek, küfrü Türkler arasında yaymak, laubalileştirmek.b) Türkleri zinaya, diğer ahlaksızlıklara teşvik etmek. Bilhassa asil Türk aileleri arasına genç, güzel Rum kızlarını ve kadınlarını hizmetçi, cariye olarak verip, bu aile ocaklarını yıkmak. Devrin büyük ricali yanına, yetiştirilmiş Rum dilberlerini yerleştirip Rum emellerinin kolay elde edilmesine çalışmak.c) Türk gençlerine apaş-külhanbeyi ruhu aşılayıp Türk geleneklerini çürütmek. Gençler arasında kabadayılık ruhunu yayarak sevgi, saygı bağlılıklarını kırmak, onları birbirine düşürmek, milli terbiyeyi yok etmekd) Argoya benzer bir küfür dilini Türkler arasında yayarak milli dil ve duygularını bozmak

Takip edilecek din politikasıMadde 5. Türkleri dini bakımdan sarsmak:a) Hocalar, papazlara sokulmaz. O halde onları Rum zenginler, tüccar ve esnaf vasıtasıyla elde etmek. Bol hediye, veresiye vermekle pekâla elde etmek.b) Hocaları içkiye alıştırmak, onlara ilk kadehleri kadınların elinden içirip sarhoş, rezil halde el-âlem içinden geçirip herkese göstermek Rumlara dini bir zafer olur.c) Hocaları her türlü uydurma inanışlara saptırmakd) Hocalara yanlış vakalar anlatıp Türk ahali ile hocaların arasını açmak, Rum halkına verilen mukaddes vazifedir.

Rumların ve kiliselerin siyasi hedefi"Madde 1. Türk hükümranlığını baltalamak. Bu işi azar azar geliştirip İstanbul'u ele geçirmek. Eski Konstantiniye'yi (Bizans'ı) yeniden kurmak.

İsyan ve fitne hareketleriMadde 2. Türk halkı arasına daima fitne ve fesat sokarak, devletle milletin arasını açmak, isyanlar organize edip, zamanında aradan çekilerek, Türkler arasında kardeş kanı akıtmak, komiteler tertip edip Türk köylerini basmak.

Harpler esnasında yapılacak hıyanetlerMadde 3. Bir harp sırasında Türk halkını sefalete götürecek her çareye başvurulacak. Türk topraklarında zahire ve en lüzumlu gıda maddeleri halkın elinden süratle gizlice toplanıp, adalara sevk edilecek, komşu memleketlere satılacak. Rum tüccarlarının uğradığı zararlar milli bankalar tarafından tüccara para olarak ödenecek. Bütün bunlar, devletin bir harp ile meşgul olduğu, yahut iç isyanlar çıktığı, devlet idaresinin zayıf olduğu sırada yapılmak gerekir.Hastanelerin vazifesiMadde 4. Doktor ve eczacı Rumlar; Türk hastaları, bilhassa kimsesiz hastaları gizlice zehirleyip öldürecek. Kör, sağır, sakat ederek saf dışı bırakmağa çalışacaklar. Bu tavsiyeler gizli olarak tatbik edilecek.Ziraat politikasıMadde 5. Türk çiftçisi ağır faizlerle toprağından edilecek. Bu borçların kolayca kabarabilmesi için, harman veresiyeler, senetli zeytin mahsulü satışları ile başlayan bu borç para vermeler, başka zaruri masraflara teşvik edilen Türk çiftçilerini ilk borcun ödenme zamanında tamamıyla bunaltır ve  elindeki toprağını kolay, ucuz şartlarla, borçlu olduğu Rum tüccara satmak mecburiyetinde bırakır.

Türk devlet adamları hakkında tatbik edilecek planMadde 6. Kadılar, devlet idare amirleri; rüşvet, ziyafet, hatta kadın ikramları ile Eterya'nın emrine alınmalıdır. Ancak bu işler tamamen akademiden yetişmiş ajanların talimatına  ve akademinin tayin edeceği şahıslarla, bunların vereceği direktiflere göre tatbik edilecektir.Yangın, sabotaj ve suikastlerMadde 7. Fırsat çıktıkça, bilhassa resmi devlet binalarında yangınlar çıkarmak, ölümlü kazalar yaratmak, harp gemilerinde yangın çıkarmak, yaralar açmak.

Manastırların vazifesiMadde 8. Birer ileri karakol ve gözetleme yeri olan manastırlardaki azizlerin istekleri derhal yerine getirilmeli, verecekleri mektupları, kendi işlerinden evvel sahiplerine götürüp teslim edilmelidir. Bu tavsiyelere aykırı hareket edenler, hemen afaroz edilip, lanetlenir. Kredileri kesilir. Buradaki camiadan kovulurlar.

Sanat politikasıMadde 9. Bütün Rum ustaları, Türk çırak kullanmaktan kesinlikle men edilmiştir. Politik düşüncelerle bir Türk çırak almak icap ederse, Rum usta bu çırağı bir hizmetçi gibi kullanacaktır.İçlerindeki hevesli gençleri de; ters muamele etmek, hırpalayıp, işyerinden uzaklaştırmak çaresi aranacak. Böylelikle şehirden bir Türk sanatkarın daha eksilmesi temin edilmiş olacaktır." (3).* * *Yazımıza bir hikaye ile son verelim.Vakti zamanında bir köylü ile yılan arkadaş olmuş. Köylü, ormanda tanıştığı yılana hergün taze süt götürür, karşılığında bir altın alırmış. Gel git zaman bu dostluk ilerler. Aradan yıllar geçer ve köylü artık yaşlanır. Oğluna bu sırrı açarak yılan dostuna hergün bir kova süt götürmesini, karşılığında yılanın vereceği altını kendisine getirmesini öğütler.Çocuk, babasının istediği gibi hergün ormana gider, yılana sütünü verir ve aldığı altını doğruca babasına teslim eder. Bu iş, epey zaman böylece devam etmiş. Derken, birgün çocuk yılanı öldürmeye ve altınları getirdiği yeri öğrenmeye karar verir. Hergün buluştukları yerde beklerken yılanın ağzında altın olduğu halde bir mağaranın deliğinden süzülerek geldiğini görür. Yılan yaklaşınca, çocuk birden atılarak yılanı ezmeye başlar ve kuyruğunu koparır.Can acısıyla bir anda saldırıya geçen yılan ise, çocuğu ısırarak oracıkta öldürür. Haberi alan baba hemen ormana koşar ve yılana bunu niçin yaptığını sorar. Yaralı yılan ise her şeyi anlatır ihtiyara. Baba bilgedir. Yılana haklı olduğunu söyler, özür diler ve dostluklarının yeniden devam etmesini ister. Yılanın verdiği cevap enteresandır, "Ey ihtiyar, sende evlat acısı, bende bu kuyruk acısı oldukça dost kalmamız mümkün değildir" der ve sırtını dönüp gider?Bu hikayeyi niçin anlattım?Buna da siz karar verin?

DİPNOTLAR(1) A. Karakurt, Fener Patrikhanesi'nin İçyüzü, Ekicigil yay., İst., 1963, s.63(2) S. Kocabaş, Sorularla Merak Edilen Tarihimiz, Vatan yay., İst., 2000, s. 65(3) G. Yetkin-M. N. Yüksel, Türk Düşmanı Kanlı Papazlar, Balkanoğlu Mat., Ankara. 1964. s.9-13
 
Oğuz Köroğlu / diğer yazıları
- Nereden geldiğini unutma ki Nereye gideceğini unutmayasın / 22.01.2012
- İmam Hüseyin'in şehadetine ağlamak / 06.12.2011
- "Ben Kerbelâ şehidiyim" / 05.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 04.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 02.12.2011
- Türk Milleti'ne açık mektup / 11.06.2011
- Milli Ekonomi Modeli mutlaka meclise girmeli / 10.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın projeleri iktidar olmalıdır / 09.06.2011
- Baba devlete giden yol: Milli Ekonomi Modeli / 08.06.2011
- Küresel oyunları bozacak tek lider: Prof. Dr. Haydar Baş / 04.06.2011
- Regâib Gecesi ve Üç ayların fazileti / 02.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş bir kez daha haklı çıktı / 27.05.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş: "Avrupa Birliği köleliktir" demişti / 26.05.2011
- Prof. Baş'a göre Müslüman-Türk genci modeli / 25.05.2011
- Prof. Baş: "Bu milleti ayırmaya çalışanlar kalleştir" / 24.05.2011
- İnsanlığa adanmış bir ömür: Prof. Dr. Haydar Baş / 23.05.2011
- Milli Ekonomi Modeli'ni tanıyalım / 29.04.2011
- Tam bağımsızlık için: "Ampulü geç, Kırat'ı seç" / 28.04.2011
- TARİH TEKERRÜRDEN İBARET / 23.04.2011
- BORÇ ALAN BUYRUK DA ALIR / 22.04.2011
- Osmanlı'da devlet içinde devlet! / 21.04.2011
- Osmanlı'yı soyan şapkalı beyler! / 20.04.2011
- Çöküşün ayak sesleri geliyor / 19.04.2011
- Osmanlı'yı Galata bankerleri mi yıktı? / 18.04.2011
- Yönünü arayanlara işte rehber kitap / 16.04.2011
- Osman Gazi'nin oğluna vasiyeti / 04.02.2011
- Millî uyanışımızda en yüce rol Müslüman-Türk kadınının / 27.01.2011
- İmam Ali'den (kv) altın öğütler / 15.12.2010
- Aşura bereketine adım adım / 14.12.2010
- "Men, bende-i Kur'anem..." / 12.12.2010
- Antep'e "Gazilik" şerefi kazandıran destan -1-Türk Milleti esir yaşamaz! / 02.12.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -5- / 10.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -4- / 09.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -3- / 08.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -2- / 07.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -1- / 06.09.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 13.07.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 12.07.2010
- İnsan için devlet modeli -2- / 10.06.2010
- İnsan için devlet modeli -1- / 09.06.2010
- Bizans diriltilince mi' Rum kilisesinin 'Kin Kapısı' ne zaman açılacak, / 08.05.2010
- 189 yıldır açılmayan bir kilise kapısının arkasında yatan gerçek / 07.05.2010
- Ermeni İddialarının Muhatabı, "Bağımsız Mahkemelerdir" / 24.04.2010
- Bayraklı Baba'ya gideniniz var mı? / 26.02.2010
- Tarih sahnesinde kalabilmek için / 24.01.2010
- Kur'an hafızlığının fazileti / 21.11.2009
- Oğuz Kağan'ın duası / 09.10.2009
- Osman Gazi'nin vasiyeti / 30.09.2009
- Türk Milletinin can simidi Prof. Dr. Haydar Baş / 14.09.2009
- Vefalı bir nesil olabilmek / 12.08.2009
- Beratımızı isteyelim / 05.08.2009
- Berat gecesine doğru / 04.08.2009
- Müslüman-Türk kimliği modelimiz / 01.08.2009
- İlahî adalet / 29.07.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan gençliğe mesaj / 28.07.2009
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 21.07.2009
- Sakın terk-î edepten... / 10.07.2009
- Medenî olmayan medeniyet kuramaz / 03.07.2009
- Milli hissi hakim kılmak / 01.07.2009
- Bozkır'ın goncagülü Ali Tay / 05.06.2009
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 18.05.2009
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 17.05.2009
- Birlik dâvâmız / 15.05.2009
- Çatalca inşallah "Şengül"er / 22.03.2009
- Milli eğitimin amacı / 21.03.2009
- Bugün 18 Mart; dağ, taş şühedâ kokuyor... / 18.03.2009
- Kudadgu Bilig'te 'Devlet Baba' / 15.03.2009
- Birlik dâvâmız / 09.03.2009
- Ahmed er-Rifâî'den hikmetli sözler / 08.03.2009
- Yarın mübarek Mevlid Kandili / 07.03.2009
- Bir annenin kızına öğütleri / 22.01.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan müminlere hitâbe / 16.05.2008
- Misyonerlik faaliyetlerinin nihaî hedefi / 15.05.2008
- İçimizdeki hazine Prof. Dr. Haydar Baş / 08.05.2008
- İşe önce kendimizden başlamak / 06.05.2008
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 17.12.2007
- Kazanmak zor, kaybetmek kolaydır / 12.12.2007
- Allah'a tevekkül / 16.10.2007
- İlahî adalet / 22.08.2007
- Eli zincirli, ayağı prangalı milletler..! / 13.08.2007
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 09.08.2007
- Hz. Mevlana'da zikir sırrı / 08.08.2007
- Aziziye kahramanı çiçeği burnunda bir gelin / 05.08.2007
- Ayıkla pirincin beyaz taşını! / 31.07.2007
- Vatana mersiye... / 30.07.2007
- Bâtıl isteyu haktan ayrılmanın bedeli..! / 29.07.2007
- Nemelâzım be abi...! / 27.07.2007
- Kânunî'den mektup var / 26.07.2007
- Hayırlısı olmadı ey milletim, hiç olmadı..! / 25.07.2007
- Kara Fatmalar Haydar Baş'ın safında / 27.05.2007
- Osmanlı'yı Osmanlı yapan sır / 02.04.2007
- Milli Ekonomi Modeli'nin Zaferi / 01.04.2007
- Milli hissi hakim kılmak / 31.03.2007
- Kurbanın olam Şah-ı Resûl / 30.03.2007
- Türk Milleti titre ve kendine gel! / 28.03.2007
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 27.03.2007
- Çanakkale'yi geçilmez kılan yüksek ruh / 19.03.2007
- Çağdaş egemenlik mi, çağdaş esaret mi? / 26.02.2007
- BTP Kongresinde Millî Mücadele ruhu canlandı / 19.02.2007
- Sıra Türk topraklarına mı geldi? / 10.02.2007
- Millet "Hızır"ını buldu: "Yetiş ya Haydar Baş" / 09.02.2007
- Kim bu işbirlikçiler? / 07.02.2007
- Türk-İslam medeniyetinde âhîlik / 04.02.2007
- Türk evladının devlet babası: Prof. Dr. Haydar BAŞ / 29.01.2007
- Aşûra gününün faziletleri / 28.01.2007
- Millî birliği koruma zarureti / 22.01.2007
- Milli benliğin millet hayatındaki yeri / 18.01.2007
- Müslüman-Türk Kimliği Modeli şart / 17.01.2007
- Oğuz Kağan'ın Türk Milleti'ne duası / 16.01.2007
- Elimde kalem, önümde şehit toprağı / 18.03.2006
- Akif'in millete hediyesi / 12.03.2006
- Ermeniler Ermenileri öldürdü / 21.06.2005
- Bir bayrak rüzgar bekliyor / 09.01.2005
- Bağımsızlığın can damarı / 07.01.2005
- Alp Er Tunga öldü mü? / 06.01.2005
- Ermeni yalanına tokat gibi cevap / 25.12.2004
- Bâki kalan gökkubbemizde hoş bir sadâ: Buhurîzade Itri / 20.12.2004
- Genç Osman'sın ulusun / 18.12.2004
- Hangi film sergileniyor? / 03.12.2004
- Fener'in suç yaftası / 01.12.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.05.2009, 08.05.2008, 08.05.2007, 08.05.2006, 08.05.2005, 08.05.2004, 08.05.2003, 08.05.2002, 08.05.2001, 08.05.2000, 08.05.1999, 08.05.1998, 08.05.1997, 08.05.1996, 08.05.1995, 08.05.1994, 08.05.1993, 08.05.1992, 08.05.1991


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.