logo
21 EYLÜL 2026

Brezilya havayı değiştirdi

26.05.2006 00:00:00
 
Önceki gün gelişen ve gelişmekte olan piyasalardaki toparlanmayla birlikte bir düzeltme hareketi yaşayan piyasalarda dolar 1.49 YTL'ye, bono bileşik faizleri ise 15.89 seviyesine geriledi.

 

Ancak önceki gün Avrupa ve Türkiye piyasalarının kapanmasının ardından açılan ABD ve özellikle Brezilya piyasalarında yaşanan olumsuzluk yine havayı bozdu. Önceki gün gece Brezilya realinde büyük satış geçekleşirken, borsada da yüzde 1.5 oranında değer kaybı yaşandı. Wall Sreet'teki satışlarda Brezilya'daki düşüşü tetikledi.  Bu gelişmeler ışığında güne 1.53 YTL'den başlayan dolar, hızla yurtdışı emirler eşliğinde son iki yılın en yüksek seviyesi olan 1.57 YTL'ye tırmandı. Doların bu seviyeye çıkışı ise yaklaşık 200-300 milyon dolarlık yabancı alımlarıyla gerçekleşti. Bu yükselişin ardından Başbakan Erdoğan "Piyasalara müdahalede aceleci değiliz' şeklinde açıklamada bulundu. Bu açıklama piyasalarda "dövize müdahale edilmeyecek" şeklinde yorumlanırken, dolar 1.54 YTL'ye geriledi. Öğleden sonra Merkez Bankası'ndan yapılan açıklama "Başbakan'a cevap" niteliğinde algılansa da, dolar 1.54-1.55 YTL bandında tutundu.

Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında 253 bin kişiden ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla vekâletname alındığı, bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı, 825 kişi hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi

21.09.2026 12:53:00 / Güncelleme: 21.09.2026 12:57:25
İHA
 
Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon
Trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini kullanan yapıya operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı yöntemlerle ele geçiren, mağduriyetlerini kazanç kapısına dönüştüren ve hukuk sistemini haksız menfaat elde etmek amacıyla istismar eden yapılara karşı mücadelenin sürdürüldüğünü belirtti.

Bakan Gürlek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunun koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile yürütülen soruşturma kapsamında trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edildiğinin ve bu bilgilerin belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini ifade etti.

Para transferleri incelemeye alındı

Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) incelemelerinin de gerçekleştirildiği bildirildi.

İncelemeler sonucunda bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustaları ile servis çalışanlarına olağandışı nitelikte para transferleri gerçekleştirildiğinin belirlendiği aktarıldı.

253 bin kişiden vekâletname alındı

Soruşturma kapsamında, ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekâletname alındığı ve bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı kaydedildi.

Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatılırken, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep'te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemlerinin başlatıldığı bildirildi.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Jandarma Komutanlığını, SEDDK ve MASAK başta olmak üzere sürece katkı sunan kurumlar ile kamu görevlilerini tebrik etti.

Gürlek, trafik kazalarını fırsata çevirerek kişisel veriler üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışan, mesleki veya kamusal yetkisini bu amaçla kullanan ve hukuk hizmetlerini çıkar ilişkilerinin aracı haline getirenlerin yargı önünde hesap vereceğini belirtti.

Kişisel verilerin, vatandaşların haklarının ve adalete duyulan güvenin korunması için hukukun bütün imkânlarının kullanılmaya devam edileceğini ifade eden Gürlek, mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.

Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun gerçekleştirildiğini açıkladı. Gürlek, ikinci dalgada Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen 274 satış işleminin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiğinin belirlendiğini bildirdi. Operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı

21.09.2026 11:28:00
İHA
 
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun bu sabah gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturmanın ilk dalgasında "Babacan İnşaat" bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığı belirtilirken, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığı ve bu yöntemle 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği kaydedildi. Bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığı ifade edildi.

274 satışın muvazaalı olduğu tespit edildi

Soruşturmanın ikinci dalgasında ise "Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat" üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelendi. Bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilirken, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlendi. Ayrıca 3,5 milyar TL'yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı bildirildi.

72 şüpheli gözaltına alındı

Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu.

Soruşturma kapsamında 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı. Ayrıca 30 şirkete el konularak kayyum atandı.

Vatandaşlıkların iptali için süreç başlatıldı

Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin de başlatıldığı belirtildi. Bakan Gürlek, soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik etti. Gürlek, kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sürülmesi ve vatandaşlık hukukunun korunması amacıyla hukukun bütün imkânlarının kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.

Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı

Ardahan'ın Göle ilçesi sınırlarındaki Kura Nehri'nde çok sayıda balığın ölü bulunması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı. Ölümlerin nedeninin belirlenmesi amacıyla bölgeden numuneler alınırken, ekipler nehirde ve çevresinde çalışma yürütüyor

21.09.2026 11:24:00 / Güncelleme: 21.09.2026 11:26:54
İHA
 
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Ardahan'ın Göle ilçesine bağlı Sürügüden köyü yakınlarında nehirde balık ölümlerini fark eden vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, nehirde incelemelerde bulundu.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Göle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, balık ölümlerinin kaynağının belirlenmesi amacıyla sudan ve ölü balıklardan numune aldı.



Saha incelemelerinde, balık ölümlerinin 3 farklı noktada yoğunlaştığı ve kıyıya vuran onlarca balığın olduğu belirlendi.

Ekiplerce, sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin balıkların yaşamını sürdürebilmesi açısından kritik eşik değerinin altında olduğu tahmin edildi.

Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı

Cizre'de Amedspor'un galibiyet kutlamalarında atılan havai fişekler 3 iş yeri ile 1 araçta yangına neden oldu. Alevlere müdahale eden 1 itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı

21.09.2026 09:00:00
İHA
 
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Amed Sportif Faaliyetler'in Beşiktaş'ı 3-2 mağlup etmesinin ardından Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokaklara dökülen taraftarların patlattığı havai fişeklerin isabet ettiği 3 iş yeri ve 1 araçta yangın çıkarken, alevlere müdahale eden bir itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı.

Amed Sportif Faaliyetler'in sahasında Beşiktaş karşısında aldığı galibiyet sonrası Cizre'de başlayan kutlamalar, kontrolden çıkan havai fişekler az daha faciaya dönüyordu.

Yüzlerce taraftarın sokaklarda galibiyet coşkusu yaşadığı sırada dikkatsizce ateşlenen havai fişekler çevredeki 3 iş yerine ve park halindeki bir araca isabet etti. İsabet eden fişekler nedeniyle iş yerlerinde ve araçta yangın çıktı.


Kutlama kalabalığının arasında yangın mücadelesi



İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, galibiyet sevinci yaşayan yüzlerce taraftarın kalabalığı arasında zorlukla ilerleyerek alevlere müdahale etti.

Alev alan araca müdahale edildiği sırada kontrolden çıkan bir diğer havai fişek, söndürme çalışması yürüten bir itfaiye erinin yüzüne isabet etti. Yaralanan itfaiye eri, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı personelin sağlık durumunun takip edildiği öğrenildi.

İtfaiye ekiplerinin yoğun çabası sonucu iş yerleri ve araçtaki yangınlar kontrol altına alınarak söndürülürken, yapılarda ve araçta maddi hasar meydana geldi.

Olaylarla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı 

SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye edilecek yatırım fonlarının tasfiye süresini 3 aydan 6 aya çıkardı

21.09.2026 05:00:00
AA
 
SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı
SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı

SPK tarafından alınan yeni ilke kararları doğrultusunda 17 Eylül'de duyurulan fon tasfiye usul ve esaslarında değişikliğe gidildi.

Buna göre, tasfiye edileceği açıklanan fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri dikkate alınarak daha önce azami 3 ay olarak belirlenen tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı.

Kurul, 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketinin tasfiye edilen 131 yatırım fonuna ilişkin süreçlerin yürütülmesinde Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankasını yetkilendirmiş, tasfiyenin en fazla 3 ay içinde tamamlanmasını öngörmüştü. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli daha gözaltına alındı 

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ile Abdulkadir Özkan gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında adli işlemler sürüyor.

Bu kapsamda, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ile Abdulkadir Özkan gözaltına alındı.

Şüphelilerin işlemlerinin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğünde sürdüğü öğrenildi. 

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Gaziantep'te dehşet

Gaziantep'te bir şahıs, evlerinde tartıştığı karısını pompalı tüfekle öldürdü. Olay sonrası sokağa çıkan şahsın pompalı tüfekle rastgele ateş etmesi sonucu ise 3'ü çocuk 4 kişi yaralandı

20.09.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gaziantep'te dehşet
Gaziantep'te dehşet
Olay, Şahinbey ilçesi 60.Yıl Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Harun Keklikçi (32) isimli şahıs, aldatma meselesi nedeniyle eşi Merve Keklikçi (27) ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Harun Keklikçi, evdeki pompalı tüfekle eşi Merve Keklikçi'ye ateş etti. Olay sonrası evden çıkan saldırgan, elindeki pompalı tüfekle rastgele sağa sola ateş etti. Bu esnada da sokakta bulunan Hatice Ö. (53) ile Z.Y.Y. (9), Y.E.K. (12) ve B.K.O. (12) isimli 3 erkek çocuk da yaralandı.

Eşi tarafından vurulan kadın öldü, saldırgan yakalandı

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri saldırgan Harun Keklikçi'yi yakalayarak gözaltına alırken, evde yapılan incelemelerde kocası tarafından vurulan Merve Keklikçi'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan bir kadın ile üç çocuk ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Eşi tarafından öldürülen 2 çocuk annesi kadının cenazesi ise olay yerinde tamamlanan işlemlerin adından Gaziantep adli tıp kurumu morguna kaldırıldı.

Geniş çaplı soruşturmanı sürdüğü öğrenildi.

Hayat memnuniyetinde son sıralardayız

Birleşmiş Milletler verileriyle hazırlanan güncel Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası, kıtadaki refah ve mutluluk uçurumunu gözler önüne serdi. İskandinav ülkeleri zirvedeki yerini korurken, 10 üzerinden 5,3 puan alan Türkiye, Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke olarak kayıtlara geçti

20.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Avrupa genelinde bireylerin yaşam kalitesini ve genel mutluluk düzeylerini ölçen en güncel "Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası" kamuoyuyla paylaşıldı. Birleşmiş Milletler (BM) verileri baz alınarak Geo Mapped tarafından hazırlanan ve 0 ile 10 puan arasında bir değerlendirme içeren araştırma, kıtanın batısı ile doğusu arasındaki derin sosyal ve ekonomik uçurumu bir kez daha tescilledi.

Haritaya göre Kuzey Avrupa ülkeleri refah ve mutlulukta ulaşılamaz bir seviyeye tırmanırken, Türkiye'nin tablosu alarm veriyor.

Türkiye 5,3 puanla sondan ikinci sırada

Araştırmanın en dikkat çekici ve düşündürücü sonuçlarından biri Türkiye'ye ait. Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, vatandaşların yaşam memnuniyetine doğrudan yansıdı. Türkiye, 10 üzerinden yalnızca 5,3 puan alabilerek Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke oldu.

Bu skorla Türkiye; Balkanlar, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'daki pek çok komşusunun gerisinde kaldı. Türkiye'nin altında yer alan tek ülke ise yıllardır yıkıcı bir savaşın ve ağır bir ekonomik krizin pençesinde mücadele eden Ukrayna (4,7 puan) oldu. Türkiye, savaş bölgesi hariç tutulduğunda Avrupa'da yaşam memnuniyeti en düşük nüfusu barındıran ülke konumuna yerleşti.

İskandinavya yine mutluluğun zirvesinde

Haritanın diğer ucunda ise yıllardır değişmeyen "İskandinav Rüyası" hüküm sürüyor. Finlandiya, 10 üzerinden topladığı 7,8 puanla Avrupa'nın ve dünyanın hayat memnuniyeti en yüksek ülkesi unvanını korudu. Finlandiya'yı 7,5 puanla yakın takibe alan Danimarka ve İzlanda izledi. Kuzey ve Batı Avrupa genelinde güçlü sosyal devlet yapıları, yüksek gelir adaleti ve güvenli yaşam standartları, haritanın bu bölgelerini "yeşil ve yüksek puanlı" bölge olarak sabitledi.

Coğrafi dağılım ne söylüyor?

Harita genel olarak incelendiğinde net bir coğrafi kırılım göze çarpıyor. Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde hayat memnuniyeti 7 puanın üzerinde seyrediyor. Güçlü ekonomiler ve istikrar mutluluğu besliyor. İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkeler 6 ile 7 bandında "orta-yüksek" bir memnuniyet düzeyine sahip. Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde skorlar 5,5 ile 6 arasına sıkışmış durumda.

Ekonomik dönüşüm süreçleri memnuniyeti baskılıyor. Türkiye ve Ukrayna ile birlikte 5 barajı sınırına gerileyen bu iki ülke, krizlerin gölgesinde kalıyor. Uzmanlar, Türkiye'deki bu düşük memnuniyet oranının sadece gelir düzeyiyle değil; gelecek kaygısı, sosyal güven hissi ve iş-yaşam dengesi gibi yapısal faktörlerle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu verileri baz alındığında, Türkiye'nin hayat memnuniyeti skoru son on yılda inişli çıkışlı ama genel olarak aşağı yönlü bir seyir izledi. Ülke, son dönemdeki en yüksek yaşam memnuniyeti seviyesine 10 üzerinden 5,50 puanla 2017 yılında ulaşmıştı.

Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında uzman personelden oluşan heyetin İngiltere'deki Kraliyet Hava Kuvvetleri Coningsby Hava Üssü'nde uçak bakım tesislerini incelediğini bildirdi

20.09.2026 15:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi
Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi
MSB, Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik projesi kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçak Bakım Çalışma Grubu ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü personelinden oluşan heyetin, İngiltere'deki Coningsby Hava Üssü'nde uçak bakım tesislerini incelediğini açıkladı.

Konuya ilişkin Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Hava Kuvvetlerimizin modernizasyon çalışmaları kapsamında Birleşik Krallık ile yürütülen Eurofighter Typhoon tedarik projesi çalışmaları devam ediyor.

Bakanlığımız, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçak Bakım Çalışma Grubu ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğümüzden oluşan uzman personelimizin katılımıyla 15-17 Eylül tarihleri arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri Coningsby Hava Üssündeki uçak bakım tesisleri incelendi. Gerçekleştirilen bu stratejik ziyaret; bakım-idame süreçlerinin planlanması, teknik altyapı uyumu ve ortak iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım oldu" ifadelerine yer verildi.

Kandil başka konuşuyor, Meclis başka

Kandil’den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “ayrılıkçı dil kullanılmasın” uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu

20.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil'den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ayrılıkçı dil kullanılmasın" uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" ve yeni çözüm süreci olarak tartışılan süreçte, Ankara ile Kandil'den gelen mesajlar arasındaki fark dikkat çekiyor.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 18 Eylül'de yaptığı açıklamada sürecin ilerlemesi için KCK yöneticilerinin İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmesi gerektiğini savundu. Bayık, bunun gerçekleşmemesi halinde sürecin sağlıklı ilerlemeyeceğini söyledi.

Bayık bununla da yetinmedi. Öcalan'ın özgür bırakılmaması halinde silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini ifade ederken, siyasi ve hukuki alanda somut değişiklikler yapılmasını da istedi.

Ankara'nın mesajı ise farklı

Bu açıklamaların hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 19 Eylül'de Kırşehir'de yaptığı konuşmada sürecin Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, "Bundan sonra Türkiye'de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz" dedi. Ayrıca sürecin TBMM tarafından takip edileceğini ve 1 Ekim'den sonra bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulacağını açıkladı.

Kurtulmuş'un açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise hazırlanan yasanın ülkenin birliğini ve milli bütünlüğünü tehdit edecek herhangi bir hüküm içermediğinin özellikle vurgulanması oldu.

Peki aynı süreçten iki farklı beklenti mi çıkıyor?

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor: Ankara "ayrılıkçı dil olmasın" derken, Kandil neden Öcalan'ın özgürlüğünü, İmralı'da doğrudan görüşmeyi ve yeni hukuki-siyasi adımları sürecin ön şartları olarak ortaya koyuyor?

Bu soru, sürecin kamuoyuna anlatılan hedefleriyle Kandil tarafından dile getirilen beklentiler arasındaki farkı gösteriyor.

Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefini Türkiye'nin bütünlüğünü güçlendirecek bir proje olarak tanımlarken, Bayık'ın açıklamaları örgüt açısından sürecin yalnızca silah bırakma meselesinden ibaret olmadığını gösteriyor. Bayık, siyasi faaliyet, hukuk, cezaevleri, kayyumlar ve Öcalan'ın konumuna ilişkin talepleri aynı çerçevede sıralıyor.

"Açılım" tartışması yeniden gündemde

Geçmiş çözüm sürecinin ardından bugün yeniden başlayan tartışmanın temel sorularından biri de burada ortaya çıkıyor:

Devletin "terörsüz Türkiye" hedefi ile Kandil'in talepleri aynı noktada buluşuyor mu?

Kurtulmuş, "Bizim işimiz toparlamak, birleştirmek, büyütmektir" derken; Bayık, mevcut yaklaşımın örgütün beklentilerini karşılamadığını ve güven sorununun sürdüğünü söylüyor.

Dolayısıyla süreç ilerledikçe asıl tartışma, yalnızca "silah bırakılacak mı?" sorusuyla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Türkiye'nin milli bütünlüğü, örgütün siyasi talepleri, Öcalan'ın konumu ve yapılması planlanan hukuki düzenlemelerin sınırları sürecin en kritik başlıkları olacak.

TBMM'nin 1 Ekim sonrasında kuracağı komisyonun, bu farklı beklentilerin nasıl yönetileceği konusunda belirleyici bir işlev üstlenmesi bekleniyor.

Kamuoyunun önündeki temel soru ise açık: Türkiye "terörsüzleşirken" süreç hangi tavizler ve hangi sınırlar içinde ilerleyecek?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.