logo
12 EYLÜL 2026

BTP heyetinden Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği'ne anlamlı ziyaret

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, toplumsal dayanışma ve hak arayışı çalışmaları kapsamında Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği İstanbul Şubesi’ne resmi bir ziyaret gerçekleştirdi

28.04.2026 22:51:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP heyetinden Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği'ne anlamlı ziyaret
BTP heyetinden Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği'ne anlamlı ziyaret
İstanbul genelindeki engelli bireylerin ve ailelerinin karşılaştığı sistematik sorunların kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldığı görüşmede, sosyal devlet anlayışının gereklilikleri ve kalıcı çözüm yolları üzerine istişarelerde bulunuldu.






Bağımsız Türkiye Partisi temsilcileri Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi ve Birol Civelek'in yer aldığı heyet, Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği İstanbul Şube Başkanı Hasan Çatalbaş ve yönetim kurulu üyeleri Niyazi Arıtürk, Kenan Karaca ile Kadir Akkaya tarafından karşılandı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, engelli vatandaşların eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal hayata katılımına kadar karşılaştıkları engeller güncel veriler ışığında değerlendirildi.






Ziyaret sırasında dernek yönetimi, engelli bireyler ve onların en büyük destekçisi olan aile yakınlarının yaşadığı mağduriyetleri dile getirerek acil çözüm bekleyen taleplerini paylaştı. Görüşmede özellikle, hayatını engelli yakınına vakfeden vatandaşların sosyal güvenlik kapsamına alınarak emeklilik haklarının tanınması ve engelli raporu yönetmeliğindeki aksaklıkların giderilmesi gerektiği vurgulandı. 






Bunun yanı sıra, evde bakım aylıklarında uygulanan "hane içi gelir" kriterinin yarattığı adaletsizlikler ifade edilerek, yardımın doğrudan bireyin engellilik durumuna göre verilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca ÖTV muafiyetiyle ilgili yasaların geriye dönük işletilmesinin ciddi bir mağduriyet yarattığına dikkat çekildi.
 
Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile engellere çözüm
 
BTP heyeti, dile getirilen bu kronikleşmiş sorunların çözümünün ancak Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan ve Genel Başkan Hüseyin Baş tarafından savunulan Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile mümkün olacağını vurguladı. Heyet, MEM kapsamında şu çözüm önerilerini paylaştı:
 
BTP heyeti, Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan "Sosyal Devlet" projeleri gereği, engelli bireylerin devletin asli birer emaneti olarak kabul edildiğini hatırlattı. Bu modelde, engelli vatandaşlara ve onlara bakan yakınlarına verilen maaşların bir yardım değil, anayasal bir vatandaşlık hakkı olarak tanımlandığı ifade edildi.
 
Hane içi gelir gibi kısıtlayıcı kriterlerin bu modelde yerinin olmadığını belirten temsilciler; engelli vatandaşın ve bakımını üstlenen yakınının, kimseye muhtaç olmadan onurlu bir yaşam süreceği maaş ve sosyal güvenlik haklarının modelin temel taşlarından biri olduğunu detaylandırdılar.
 
BTP heyeti, engelli vatandaşların taleplerinin birer lütuf değil, anayasal birer hak olduğunu hatırlatarak; MEM çerçevesinde her bireyin devlet güvencesi altına alınacağı bir sistemin tesis edileceğinin altını çizdi. Ziyaretin sonunda karşılıklı memnuniyet dile getirilirken, BTP heyeti bu haklı taleplerin en üst düzeyde takipçisi olacağı sözünü vererek bölgeden ayrıldı.

Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

İstanbul Emniyeti, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından yapılan ortak operasyonda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan ve yurtdışında 2 tonluk uyuşturucu madde ticaretinden sorumlu İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

11.09.2026 07:00:00 / Güncelleme: 11.09.2026 11:09:34
İHA
 
Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı
Firari uluslararası uyuşturucu kaçakçısı İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile müşterek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT Başkanlığı ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının destekleriyle yürütülen çalışmalarda "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak" ve "Uyuşturucu Madde Ticareti" suçlarından aranan İslam Yakut'un yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu yerlerden suç faaliyetlerini sürdürdüğü belirlendi.








2 ton uyuşturucudan sorumlu

İslam Yakut'un kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiği, liderliğini yaptığı suç örgütü aracılığıyla uluslararası uyuşturucu madde sevkiyatını organize ettiği, yurt içinde ve yurt dışında ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu tespit edildi.

Sarıyer'de yakalandı

Yapılan çalışmalar sonucunda şahsın İstanbul'da bulunduğu ve Sarıyer ilçesindeki bir adreste saklandığının belirlenmesi üzerine İslam Yakut dün düzenlenen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın saklandığı adreste yapılan aramalarda; İslam Yakut için düzenlenen D.G. adıyla hazırlanan sahte yurtdışı kimlik belgesi ele geçirildi. Konu ile ilgili gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ettiği öğrenildi.









Örgütü 2024 yılında çökertilmişti
 
Öte yandan 2024 yılında suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda, örgütün diğer lideri E.Y. ile birlikte örgüt yönetici ve üyeleri yakalanarak tutuklanmış, suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerine el konulmuştu. Emniyet kaynaklarından operasyona yönelik yapılan açıklamada, "2024 yılında gerçekleştirilen operasyonla suç örgütünün faaliyetlerine son verilerek örgüt yapısı çökertilmiş, firari durumda bulunan İslam Yakut isimli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürdürülmüştür. Yürütülen çalışmalar neticesinde İslam Yakut isimli şahsın da yakalanmasıyla suç örgütü tamamen etkisiz hale getirilmiştir." ifadelerine yer verildi.İHA

Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak

Bir ülkede vatandaş polise güvenmiyor, yargının adalet dağıttığına inanmıyor, Meclis’in kendi iradesini temsil ettiğini düşünmüyorsa sorun artık yalnızca tek tek kurumların değil, devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin sorunudur

11.09.2026 00:20:00
Yaşar Cebesoy
 
Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak
Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak
Bir ülkede vatandaş polise güvenmiyor, yargının adalet dağıttığına inanmıyor, Meclis'in kendi iradesini temsil ettiğini düşünmüyorsa sorun artık yalnızca tek tek kurumların değil, devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin sorunudur.

Toplumların ayakta kalmasını sağlayan yalnızca yasalar, kurumlar ve devlet mekanizmaları değildir. Bunların üzerinde daha önemli bir unsur vardır: güven.

Vatandaşın polise başvurduğunda korunacağına, mahkemeye gittiğinde hakkını arayabileceğine, Meclis'e baktığında kendi iradesinin temsil edildiğine inanması gerekir.

Bu güven zedelendiğinde ise ortaya çok daha derin bir toplumsal kriz çıkar.







Polise güven azalırsa ne olur?

Polis, vatandaşın güvenliğinin en temel güvencelerinden biridir. Ancak vatandaşın kolluk kuvvetlerinin herkese eşit davrandığına ilişkin inancı zayıflarsa, insanlar sorunlarını devlet mekanizmaları yerine farklı yollarla çözmeye yönelebilir.

Devletin otoritesi korkuyla değil, hukuka ve adalete dayalı güvenle güçlenir.







Yargıya güven sarsılırsa hukuk yara alır

Bir toplum için en tehlikeli eşiklerden biri yargıya olan güvenin kaybolmasıdır.

Vatandaş "Haklı olsam bile hakkımı alamam" düşüncesine kapılırsa hukuk düzeninin en önemli dayanağı ortadan kalkmaya başlar.

Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve bütün vatandaşlara eşit mesafede olduğu algısı yalnızca hukukçular için değil, toplumun tamamı için hayati önem taşır.

Çünkü adalet duygusu kaybolduğunda, hukuka bağlılık da zayıflar.







Meclis temsil makamıdır

Demokrasinin temel kurumlarından biri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplumdaki karşılığı da büyük önem taşır.

Vatandaş, seçtiği milletvekilinin kendi sorunlarını gündeme getirdiğine, Meclis'in ülkenin gerçek meselelerini tartıştığına ve millet iradesinin burada etkili olduğuna inanmalıdır.

Meclis'in etkisiz olduğu düşüncesinin yaygınlaşması ise seçmenin siyasete ve demokratik süreçlere olan ilgisini ve güvenini aşındırabilir.







Asıl tehlike: "Hiçbir kuruma güvenmiyorum"

Polise, yargıya veya Meclis'e yönelik eleştiriler tek başına demokratik bir sorun değildir. Aksine, demokratik toplumlarda kurumların eleştirilmesi doğaldır.

Asıl tehlike, kurumların tamamına yönelik ortak bir güvensizlik duygusunun yerleşmesidir.

Vatandaşın zihninde "Polise güvenemem, mahkemeden adalet bekleyemem, Meclis de beni temsil etmiyor" düşüncesi kökleşirse, devlet ile vatandaş arasındaki bağ zayıflar.

Bu nedenle mesele yalnızca kurumların itibarını korumak değildir.

Mesele, vatandaşın yeniden adalete, hukuka ve devletin kurumlarına güvenmesini sağlamaktır.

Çünkü devletin en güçlü dayanağı yalnızca sahip olduğu yetki değil, vatandaşının duyduğu güvendir.

Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Genel Müdür Abdulkadir Çay, 2026’nın ilk 8 ayında basına yönelik resmî ilan ve reklam desteklerinin yüzde 40 artışla 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaştığını, KGF iş birliğiyle de 131 milyon TL’lik finansman sağlandığını açıkladı

10.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı
Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı.

Kurumun son dönemde yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çay, basın sektörünün ihtiyaçlarını sahada tespit etmeyi sürdürerek Türk basınının geleceğine yönelik adımları kararlılıkla attıklarını söyledi.






11 bölgede 684 süreli yayın temsilcisiyle bir araya geldik

Sahadaki gerçekliği muhataplarından dinlemek ve çözümün bir parçası olmak şeklindeki temel yaklaşımlarının gereği olarak 11 Bölge Müdürlüğünde 58 ili kapsayan toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Genel Müdür Çay, 684 süreli yayın temsilcisinin katıldığı toplantılarda, sektörün ihtiyaçları ve geleceğe yönelik atılacak adımlar için önemli izlenimler edindiklerini kaydetti.

Farklı şehirlerde cemiyetler tarafından düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyleyen Çay, "Programlarda gazetecinin alın terinin, nitelikli insan kaynağının ve gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının önemini vurguladık. Bütün bu temaslarımız, sahadan gelen talepleri karar süreçlerimize taşıyan ve çözüm üretme irademizi besleyen önemli birer çalışma alanı oldu" dedi.






Nitelikli insan kaynağına katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz

Konuşmasında 'nitelikli insan kaynağı' konusuna değinen Genel Müdür Çay, bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunmak adına Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile 'Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü'nü imzaladıklarını hatırlattı.

Söz konusu protokolle, resmî ilan ve reklam sistemi içerisinde yer alan 1.075 basın işletmesine yönelik istihdam, eğitim ve iş gücünün geliştirilmesini kapsayan yeni bir süreci başlattıklarını dile getiren Çay, "İŞKUR ile 2016 yılında imzalanan ve 2021 yılında nihayete eren protokol kapsamında 3 bin 635 kişi işbaşı eğitim programlarından yararlanmıştı. Yeni protokolden de basınımızın azami derecede yararlanmasını amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu iş birliği, Türk basınının gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağının yetişmesine de katkı sunacak önemli bir adım olacaktır" şeklinde konuştu.

Basın adına gerçekleştirdikleri çalışmaların istihdam boyutunun dışında birçok farklı alanda da sürdüğünü ifade eden Çay, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim programları düzenlediklerini, basın çalışanlarının eğitim imkânlarını geliştirmeye yönelik iş birlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı.






131 milyon TL'lik kaynağı kısa sürede basının hizmetine sunduk

Genel Müdür Çay, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve hızlı şekilde ulaşabilmesi için hayata geçirilen iş birliğini, 2026 yılının ilk 8 ayında ortaya çıkan rakamlar üzerinden değerlendirdi.

Yaklaşık 60 süreli yayına aktarılan toplam finansman tutarının kısa sürede 131 milyon TL'ye ulaştığını kaydeden Çay, 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde aktarılan finansmanın kur bazında 154,68 milyon TL olduğunu, bugün ise KGF iş birliği sayesinde birkaç ay içinde önemli bir kaynağın basın işletmelerinin hizmetine sunulduğunu vurguladı.
Resmî ilan ve reklam desteği 5,2 milyar TL'ye ulaştı

Sektöre sağlanan ilan ve reklam desteklerindeki ciddi yükselişe dikkat çeken Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında resmî ilan tutarının 117 bin adet ilanla 4 milyar 200 milyon TL'ye, resmî reklam tutarının ise 14 bin adet reklamla 900 milyon TL'ye yükseldiğini açıkladı.

Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40'lık bir artış yakalandığını belirten Çay, 5 milyar 248 milyon TL'ye ulaşan desteğin daha da artması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.






15 Temmuz'un gazetecilik hafızasını dijitale taşıdık

Sektörün geleceğinde meslek kültürünün ve hafızasının önemine işaret eden Çay, 15 Temmuz'un 10. yıl dönümünde "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 7 üniversitenin iletişim fakültesi öğrencilerinin hazırladığı manşetlerden oluşan '15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi'ni TBMM, Gaziantep, İzmir ve Erzurum'da açtıklarını hatırlattı.

TBMM'de açılan serginin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Çay, "Bu çalışmayı bir sergi faaliyetinden ziyade, Türk basınının demokrasi ve millî irade karşısındaki sorumluluğunu ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Genç gazeteci adaylarımızın kaleminden çıkan manşetleri geleceğe taşımak; bir anlamda bu sorumluluğun, bu hafızanın ve bu meslek anlayışının yeni nesillere aktarılmasına katkı sunmaktır" diye konuştu.

Bu tarihi sorumluluğu dijital alana da taşıdıklarını belirten Çay, 15temmuz.bik.gov.tr adresinden erişime açılan dijital portalda, 15 Temmuz sürecinde yaşananları kayıt altına aldıklarını söyledi.

Genel Müdür Çay, "15 Temmuz gecesinde görev yapan 60'tan fazla gazetecinin yazılı ve görüntülü tanıklıklarını, o gecenin hafızasını taşıyan gazete manşetlerini, genç iletişimcilerimizin çalışmalarını ve gecenin gelişimini saat saat ortaya koyan kronolojiyi bir araya getirdik. Böylece yalnızca yaşananları anlatan değil, 15 Temmuz'un gazetecilik hafızasını belgeleyen, koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran kapsamlı bir dijital arşiv oluşturduk. Biliyoruz ki milletlerin hafızası yalnızca hatırlamakla değil; yaşananları doğru biçimde kayıt altına almak, tanıklıkları korumak ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmakla güçlenir" değerlendirmesinde bulundu.

Çay ayrıca, yaz dönemi staj programı ile 60'ın üzerinde iletişim öğrencisine kurum bünyesinde pratik yapma imkânı sağladıklarını sözlerine ekledi.

Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısına uyum sağlıyoruz

Geleceğin medyasını bugünden hazırlamak zorunda olduklarını söyleyen Çay, BİK Analitik'in yeni versiyonunu Temmuz ayında kademeli olarak devreye aldıklarını belirtti.

Ziyaretçi davranışları ve haber okuma alışkanlıklarını daha doğru yansıtan yeni ölçümleme kriterlerini aktaran Çay, "Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısı karşısında ölçümleme sistemimizi de geliştirerek resmî ilan ve reklam sistemimizin sürdürülebilir bir zeminde işlemesini hedefliyoruz" dedi.

Denetim süreçlerini de dijitalleştirdiklerini kaydeden Genel Müdür Çay, Elektronik Denetim Tebliği'nin yayımlandığını, uygulamanın altyapı çalışmalarının ardından 1 Ocak 2027'de başlayacağını bildirdi.

Güçlü bir mevzuat altyapısının önemine değinen Çay, 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 195 sayılı Kanun değişikliğiyle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile yaptırım sınırlarının doğrudan kanun düzeyine taşındığını hatırlattı.

Mevzuatın sahada doğru uygulanması amacıyla 10 Bölge Müdürlüğünde uygulamalı mevzuat eğitimleri düzenlediklerini aktaran Çay, İLANBİS üzerinden başlatılan anket çalışmasıyla internet medyasının beklentilerini analiz ederek eğitimleri sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirdiklerini ifade etti.

Hedefimiz geleceğe güvenle bakan bir Türk basını

Konuşmasının sonunda Türk basınının geleceğini şekillendirmek adına çalışmaya devam edeceklerini belirten Genel Müdür Çay, "Ortak gayemiz daha güçlü, daha nitelikli, dijital dönüşüme ayak uydurabilen, kendi hafızasına sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakabilen bir Türk basınıdır" ifadelerini kullandı.

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu'nun 11 Eylül 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu

Kocaeli'de jandarma ekiplerince Dilovası ve Gebze'de 3 araçta yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 400 bin TL olan kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonda 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı

09.09.2026 14:28:00
İHA
 
Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar kapsamında, Dilovası ve Gebze ilçelerinde 3 araçta arama gerçekleştirildi. 6-7 Eylül tarihlerinde yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 400 bin lira olan çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi.






Ekiplerce yapılan aramalarda 500 paket ısıtılmış elektronik sigara tütünü, bin paket kaçak sigara, 238 elektronik sigara ve ünlü markalara ait bin 500 çift gümrük kaçağı terlik bulundu. 






Operasyon kapsamında 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Antalya'da 15 katlı binada can pazarı

Antalya'da 15 katlı binanın dış cephesini boyayan iki işçi, iskele halatının boşalması sonucu 13'üncü katta asılı kaldı. Emniyet halatları sayesinde ölümden dönen işçiler, kendi imkanlarıyla dairenin balkonuna girdi

09.09.2026 14:17:00
İHA
 
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Olay, dün öğle saatlerinde Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi Dumlupınar Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, isimleri öğrenilemeyen iki işçi 15 katlı binanın dış cephesinde boyama yaptığı sırada iskele henüz belirlenemeyen bir nedenle düşmeye başladı. Bu sırada iki işçi emniyet kemerlerinden halatlara tutulu vaziyette asılı kaldı. Büyük bir tehlike atlatan işçiler, kendi imkanlarıyla 13'üncü kattaki dairenin balkonuna girdiler. İskele ise apartmanın dördüncü katındaki klima ve balkon demirlerine takılı vaziyette durdu.






İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler, işçilerin güvenli bölgede olduğunu görünce, bina etrafında şeritlerle güvenli alan oluşturdu.

Dairede oturanların olmaması nedeniyle bir süre balkonda bekleyen işçiler, ardından ev sahibinin gelmesi sonrası aşağı indi. İşçilerin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.








"Çok korktum"

Olayın görgü tanıklarından Gülefer Anlak, "Yemek yemeye geliyordum. Karşı yoldan geçip kaldırımın dibine ulaştığımız sırada apartmandan iskeleler yuvarlandı. Bir baktım, iki beyefendi asılı halde kalmış. O anda çok korktum. Yanımdan geçen, yandaki inşaatta çalıştığını öğrendiğim beyefendiye, 'Lütfen hemen yardım çağırın' dedim. O da bana, 'Abla, bu iskelenin böyle olması ikinci kez oluyor' dedi. Ben de 'Neden aynı iskeleyi tekrar tekrar kullanıyorlar' İnsanların canı bu kadar mı değersiz' diye tepki gösterdim. Çok üzüldüm. Allah'tan canları kurtuldu. İtfaiye çağrıldı, şimdi müdahale ediliyor" dedi.




















Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı

Adana'da boşanma davasından çıkan iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı ve döner bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybederken 5 kişi yaralandı

08.09.2026 13:49:00
İHA
 
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Yüreğir ilçesi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı'nda meydana geldi. İddiaya göre, henüz isimleri öğrenilemeyen iki aile, Adana Adliyesi'nde boşanma davasından çıktıktan sonra henüz belirlenemeyen nedenle tartışmaya başladı.






Adliye önünde başlayan tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü ve taraflar 2 otomobil, 1 motosikletle bölgeden uzaklaştı. Bulvar üzerinde tekrardan duran taraflar, bu seferde tabanca, döner bıçağı ve sopalarla birbirine girdi.








Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken kavgada Cebrail Timi tabancayla vurularak hayatını kaybederken 5 kişiyse vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.








Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kavgaya karışan şüphelilerden 3'ü gözaltına alındı.









Bagajı açtılar, sopa ve bıçaklar çıktı

Öte yandan, araçlarda inceleme yapan polis ekipleri, 01 EK 022 plakalı otomobilin bagajını açtığında çok sayıda bıçak ve sopayla karşılaştı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Mersin'de orman yangını: Alevler rüzgarın etkisiyle yayılıyor

Mersin'in Bozyazı ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor

08.09.2026 13:46:00
İHA
 
Mersin'de orman yangını: Alevler rüzgarın etkisiyle yayılıyor
Mersin'de orman yangını: Alevler rüzgarın etkisiyle yayılıyor
Edinilen bilgiye göre, Tekeli Mahallesi Akdam mevkisinde, seraların bulunduğu alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.






Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede çevredeki ormanlık alana yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi.








Yangına havadan ve karadan müdahale edilirken, ekiplerin alevleri kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor.













Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi

Okula uyum süreci, çocukların aile ortamından çıkıp kurumsal bir sosyal yapıya geçiş yaptığı ilk kritik eşiktir

07.09.2026 13:11:00
Hasan Gündoğdu
 
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için düzenlenen bu süreç, akademik bir başlangıçtan ziyade psikolojik ve duygusal bir güven alanı inşa etme amacı taşır.






Ayrışma Kaygısını Güvenli Bağlanmaya Dönüştürme
 
Aileden İlk Kopuş: Özellikle anaokulu çağındaki çocuklar için okul, ebeveyn korumasından ilk kez uzun süreli uzaklaşma anlamına gelir. Uyum haftası, çocuğun "Ebeveynim beni buraya bırakıyor ama mutlaka geri alacak" algısını geliştirmesini sağlar.

Aşamalı Süreç: İlk günlerde ders saatlerinin kısa tutulması ve ebeveynlerin okul bahçesinde/bekleme alanlarında bulunması, çocuğun kaygı düzeyini kademeli olarak düşürür.







Güvenli Alan ve Fiziksel Mekânı Tanıma
 
Bilinmezliği Giderme: Çocukların tanımadıkları mekânlara karşı doğal bir çekincesi vardır. Uyum sürecinde sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve oyun alanlarının gezilip tanıtılması, ortamı öngörülebilir kılar.
 
Öğretmenle İlk Temas: Birebir iletişim sayesinde öğretmen, otorite figüründen ziyade ihtiyaç anında sığınılacak güvenli bir rehber olarak algılanmaya başlar.







Sosyal Kurallar ve Akran İletişiminin Temelleri
 
Akran Etkileşimi: İlk kez kendi yaş grubuyla yoğun bir paylaşım alanına giren çocuklar; sırasını bekleme, paylaşma, dinleme ve ortak hareket etme gibi temel sosyal becerileri bu süreçte deneyimler.
 
Baskısız Rutin: Akademik yükün ve katı kural listelerinin bulunmadığı ilk günlerde oyun temelli etkinlikler kullanılarak okul rutinine yumuşak bir geçiş yapılır.







Uzun Vadeli Okul Algısı ve Akademik Başarıya Etkisi
 
Uyum süreci başarılı geçtiğinde ya da uyum süreci ihmal edildiğinde neler olur, karşılaştırmalı olarak değerlendirelim:
 
Okul Algısı: Okul, keşfedilecek ve eğlenilecek bir yer olarak görülür. Okul, ebeveynden ceza olarak ayırma mekânı gibi algılanabilir.
 
Duygusal Durum: Özgüven artar, okula gitme isteği (motivasyon) yüksek olur. Okul fobisi, somatik ağrılar (karın/baş ağrısı) ve ağlama krizleri görülebilir.
 
Öğrenme Becerisi: Zihinsel enerji kaygıya değil, derse ve etkinliklere odaklanır. Kaygı seviyesi yüksek olduğu için odaklanma ve öğrenme güçleşir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde sergileyeceği kararlı, sakin ve tutarlı tutum ile okulun esnek ve şefkatli yaklaşımı birleştiğinde; uyum haftası çocukların tüm eğitim hayatını olumlu etkileyecek sağlam bir temel oluşturur.

Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi

Bursa'da seyir halindeki tırdan yakıt dökülmesi üzerine ortalık adeta savaş alanına döndü. Yaklaşık 10 araç kazaya karışırken, trafiğin kitlendiği anlar dron ile kaydedildi

06.09.2026 11:46:00
İHA
 
Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi
Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi
Olay, merkez Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Karacaoba mevkiinde meydana geldi. Sürücüsü ve plakası henüz alınamayan tırdan yakıt dökülmeye başladı.






Durumu fark eden sürücü, tırı emniyet şeridine çekti. Bunun üzerine arkadan gelen diğer araçlar, mazot sebebiyle kayganlaşan yolda kontrollerini kaybederek kaza yaptı. 






Yaklaşık 10 araç kazaya karışırken, durum 112 Acil Servis Hattı'na bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 






Olay yerine gelen polis ekipleri, geniş güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri ise yaralılara ilk müdahalelerini gerçekleştirdi. 






Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından çevre hastanelere kaldırıldı.








Kazaya karışan araçlar, dron ile görüntülendi.






Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti

İstanbul'dan yola çıkarak Antalya'da 4 ve Çanakkale'de ise 1 kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe sahip sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişi Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saatlik güvenlik kamerası incelemesi ile Denizli'de yakalandı. Şüphelilerin güzergah boyunca başka kuyumcuları da aynı yöntemle dolandırdığı değerlendiriliyor

06.09.2026 11:41:00
İHA
 
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
2 Eylül tarihinde Kepez ilçesinde bulunan bir kuyumcuya müşteri gibi gelen bir kadının gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilmiş sahte altını satarak dolandırıcılık olayına karıştığı ihbarı üzerine Kepez Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Akşam saatlerinde Kepez ilçesi Güneş Mahallesi'nde bulunan iş yerine gelen ve 11 bin 500 TL değerinde aldatma kabiliyeti yüksek sahte altın verildiğini belirleyen ekipler şahsın kimliğinin tespit edilmesi amacıyla güvenlik kamerası incelemesi başlattı. Yapılan araştırmada kadın şahsın aynı gün içerisinde Kepez ilçesi Dokuma bölgesinde ve Konyaaltı ilçesi Molla Yusuf Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuyu daha aynı yöntemle dolandırdığı belirlendi.






100 saate yakın güvenlik kamerası incelendi

Araştırmalarını derinleştiren Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi sonucunda şahsın kimliğine ve bölgeden ayrıldığı araç plakasına ulaştı. Kadın şahsın ertesi gün Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuda daha aynı şekilde 13 bin TL dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edildi. Kimlik bilgisinden kadın şahsın konyaaltı ilçesinde bir otelde konakladığının tespit edilmesi üzerine otele giden ekipler şahısla birlikte 2 kişinin daha olduğunu ve sabah saatlerinde çıkış yaptıklarını öğrendi. PTS kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri isimlerinin Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) olduğu tespit edilen 3 şahsın 34 NS 6942 plakalı araçla Antalya'dan Denizli istikametine ayrıldıkları belirledi.








Denizli girişinde yakalandılar

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçen ekipler Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin yanı sıra Çanakkale'de 5 farklı kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek aldatma değeri yüksek sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişiyi yakaladı. Şahısların yapılan üst ve araç aramasında suçtan elde edildiği değerlendirilen; 143 bin 700 TL nakit para, 2 bin Amerikan Doları, dolandırıcılık olaylarında kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen 61 gram altın, 2 adet çeyrek altın, 2 adet bileklik, 1 çift küpe, 1 kolye, 1 adet sim kart ve 3 adet cep telefonuna el konuldu.








Dolandırıcılık turuna çıkmışlar

Kepez Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi ve ısrarlı takibi ile Denizli'de yakalanarak Antalya'ya getirilen Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. İstanbul'dan yola çıktıkları ve güzergâh boyunca onlarca kuyumcuyu aynı yöntemle dolandırdıkları değerlendirilen şüpheliler nitelikli dolandırıcılık suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.