logo
21 MAYIS 2026

BTP iktidara yürüyor

10.03.2002 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi'nin Trabzon 19 Mayıs Kapalı Spor Salonu'nda düzenlediği katılım ve tanıtım gecesindeki Kuvay-ı Milliye izdihamı, 'BTP tek başına iktidar' müjdesini verdi

Bağımsız Türkiye Partisi Trabzon İl Başkanlığı tarafından uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek bir katılım töreni düzenlendi. Törene izdiham derecesinde rağbet gösteren beş bini aşkın Trabzonlu, Trabzon 19 Mayıs Kapalı Spor Salonu'nu "Bağımsız Türkiye", "Bu vatan bizimdir bizim kalacak" sloganlarıyla inim inim inletti. Beş bini aşkın insan kapalı spor salonundaki muhteşem tabloyu yaşama imkanı bulurken binlerce insan da yer bulamadıkları için salon dışından bu tabloya iştirak etmek durumunda kaldı.

TEK BAŞINA İKTİDARIN MÜJDESİ Şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende bir konuşma yapan BTP Trabzon İl Başkanı Nihat Hekimoğlu, en hızlı teşkilatlanma, genel kongresini yapma, eşi görülmedik bir şekilde üye sayısını arttırma ile Türk siyasi hayatında rekorlara imza atan Bağımsız Türkiye Partisi'nin düzenlediği katılım ve tanıtım proğramına gösterilen ilginin ilk seçimde de tek başına iktidara gelecek bir rekorun müjdecisi olduğunu gösterdiğini söyledi. BTP hareketinin Kuvay-ı Milliye ruhunun dimdik ayakta durduğunun işareti olduğunu, 2. Kuvay-ı Milliye hareketinin Prof. Dr. Haydar Baş öncülüğünde fetih şehri Trabzon'dan başlamasının bir övünç kaynağı telakki edilmesi gerektiğini söyleyen Hekimoğlu, "19 Mayıs Kapalı Spor Salonu'ndaki bu muhteşem manzara göstermektedir ki tarih tekerrür edecektir. Türk milleti büyük bir lider ile, Prof. Dr. Haydar Baş ile, büyük bir başlangıca hazırdır" dedi.

DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK HAREKETBTP'nin Türkiye'nin geleceğine atacağı imzayı Trabzon'dan başlatmasının gururunu yaşadıklarını, karakteri bağımsızlık olan milletimize BTP'ye gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkürlerini sunan Kuvay-ı Milliye kadrosundan Ali Gedik'ten sonra kursüye gelen BTP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdullah Terzi, Kuvay-ı Milliye ruhunun pek çok millete örnek olduğu gibi BTP'nin başlatacağı ekonomik hareketin de dünyada küresel kıskaca son vermeye örnek teşkil edeceğini söyledi. BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Değirmenci, "2. Sevr'in dayatıldığı, bağımsızlık ve egemenliğin devrinin hesaplandığı bir dönemde, yeniden Kuvay-ı Milliye'nin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş önderliğinde bir tarih yazılmaktadır" dedi.

ASKER MİLLETE TEŞEKKÜRBTP Kurucular Kurulu Üyesi Hüseyin Mümtaz, son bir hafta içinde Genelkurmay Başkanı, MGK Genel Sekreteri ve Genelkurmay Basın Sözcüsünün söylediği, "Türkiye, milli menfaatleri gibi sorunlarında AB'den hiçbir destek görmüyor", "Halen bir çok Avrupa ülkesinde Türkiye'ye yönelik faaliyet gösteren terör örgütleri mensupları himaye görmeye devam ediyor", "TSK, kayıtsız şartsız,sorgusuz sualsiz AB'ye girilmesine karşıdır" açıklamalarını aktararak "Bağımsız Türkiye için çalışan askere, yani size teşekkür ediyorum. Çünkü asker sizsiniz, millet sizsiniz, asker millet sizsiniz" dedi.

MİLLET BTP'DE KENDİNİ BULUYOR"Milletimiz BTP'de tarihini, kültürünü, medeniyetini, geleneğini, vatanını, bayrağını, kısacası bizzat kendisini buluyor. Onun için BTP'ye koşuyor. BTP, Türkiye'yi gerçekten güçlü ve büyük yapmak için kurulmuş, Kanuni'nin büyük devleti ile Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük devletini ihya için kurulmuş bir partidir" diyen Muharrem Bayraktar'dan sonra söz alan BTP Genel Başkan Yardımcısı Baki Bektaş şunları söyledi:

"İstiklal Savaşı döneminde Mustafa Kemal'in öncülüğünde Kuvay-ı Milliye ayağa kalktığı gibi bugün de Prof. Dr. Haydar Baş Bey milletinin önüne geçti. Onun tezinden ilhamla BTP kuruldu. Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu tezi çağa ışık tutacak güçlü bir tezdir. Bu tez ekonomik problemleri halledecek güçtedir. Bu tez milli bütünlüğü, asker sivil herkesi kaynaştıracak güçtedir. Bu tez şahsiyetli bir dış politikayı getiriyor. AB'ye girme gibi gayrimilli oluşumların karşısında ciddiyetle duruyor. Ve bu tez genç ihtiyar herkese mutluluk getiriyor."

TOPYEKÜN TÜRK MİLLETİNİN HAREKETİBTP MYK Üyesi Hayri Baş, BTP hareketinin topyekün bir milletin, Türk milletinin hareketi olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi ise, ülkemizin içinde bulunduğu kriz tablosuna dikkat çekerek böyle bir tablo ile karşılacağını Prof. Dr. Haydar Baş'ın önceden haber verdiğini ifade etti. Enflasyon, misyonerlik, Düyun-u Umumiye misali borçlar, AB gibi konularda zamanın Prof. Dr. Haydar Baş'ı haklı çıkardığını söyleyen Dr.Kepekçi, "Onun içindir ki vatandaş,'Prof. Dr. Haydar Baş yola çıkmışsa durum çok önemlidir. Prof. Dr. Haydar Baş, BTP bayrağı ile yola çıkmışsa mutlaka başarır' demektedir" dedi.

BTP'nin Trabzon'da düzenlediği katılım toplantısına dünyaca ünlü Akçaabat Horon Ekibi izleyenleri büyüleyen horonu, sanatçı Sait Uçar kemençesi ve Kuvay-ı Milliye'nin sesi Ali Altın da türküleriyle katıldı. Her iki sanatçının söylediği türkülere salondaki beş bin insan "Bu vatan bizimdir bizim kalacak", "Bağımsız Türkiye" sloganlarıyla eşlik etti.

Bağımsızlık meşalesi yandıBTP'nin Trabzon'da düzenlediği Katılım Gecesi'nde Kuvay-ı Milliye ruhunun yeniden şahlanışının mimarı Prof. Dr. Haydar Baş da bir konuşma yaptı. "Üstad, Üstad", "Bu vatan bu millet seni bekliyor" sloganlarıyla 19 Mayıs Kapalı Spor Salonu'nu inleten beş bin insana hitaben yaptığı bu konuşmada Prof. Dr. Haydar Baş, AB sürecindeki tehlikeli gelişmelere, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti ve Türkiye'yi kâinat devletine dönüştürecek projelerden bahsetti.

AB'YE NEDEN HAYIR!Atatürk'ün 6 Mart 1922'deki, "Bu düşüşün çıkış noktası korku ile, acz ile başlamıştır. Türkiye'nin fikir adamları adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki, 'Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza da imkan yoktur.' Bizim canımızı, tarihimize düşman olan Avrupalılara kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı." Şeklindeki tespiti ile başlayan Prof. Dr. Haydar Baş, bugün geldiğimiz noktanın da bundan farklı olmadığını belirterek AB sürecinde yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Milleti yöneten iradenin Avrupa'nın maksat ve niyetini millete, anladıkları gibi değil olduğu gibi anlatması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, AB gerçeği hakkında şunları dile getirdi:

"Bundan bir hafta evvel Avrupa Parlamentosu, 'Türkler Ermeni soykırımı yapmıştır. Türkiye'nin bunu kabul etmesi lazımdır' kararını aldı. AB bir ordu kuruyor. Türk ordusu NATO'nun en güçlü ordusudur. Bir ordu kuran normalde böyle güçlü bir orduyu bünyesine dahil etmek ister. Ama AB, 'Ben Türk ordusundan bir nefer dahi almayacağım' diyor. Bunun manası, 'Benim kurduğum ordunun ismi AB ordusu olarak anılıyorsa da aslında Haçlı ordusudur' demektir. AB,Yunanistan'la aramızda ihtilaf konusu olan Ege Kıta Sahanlığı meselesini Lahey Adalet Divanı'na götürerek bir petrol hazinesi olan Ege Denizi'ni Yunanistan'a vermek istemektedir. AB, petrol hazinesi olan Güneydoğu Bölgemizin de etnik bahanelerle elimizden çıkmasını istiyor. Avrupa'nın bütün devletleri PKK hareketine kucak açmış, teşvik ediyorlar. AB devletleri parası, bayrağı, ordusu bir olarak yek vücut hale gelirken bize de 'Ege'yi, Güneydoğu'yu, Karadeniz'i, İstanbul'u ayırın. Parçalanmış bir devlet olun' diyorlar. AB, Türkiye'nin AB'ye girebilmesi için idamı kaldırmamızı istiyor. Bununla 30 bin insanın ölümüne sebep olan insanı 'affet' diyor. Delil dahi olmadan Usame Bin Ladin'i yakalamak için, terörü önlemek iddiasıyla Afganistan'a giriyorsun. Binlerce masum insanı öldürüyorsun. Bu sana mübah, bana yasak oluyor. Bu çifte standart değil de nedir? AB, bize A dili ile eğitimi şart koşuyor. Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir." Bütün bu yapılanlarla memleketi, milleti, devleti bölmek istediklerini ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, "Siz bütün bunlara evet diyor musunuz?" diye sordu. Salondaki beş bin insan hep bir ağızdan "Hayır" cevabını verince, "İşte biz de bu sebeplerden dolayı AB'ye evet demiyoruz" dedi.

TOPLU VURDUKÇA YÜREKLERMemleketimizin istiklal ve istikbalinin bir ve beraber olmaktan geçtiğine, bir ve beraber olunmazsa lokma lokma yutulma tehlikesi bulunduğuna, sanki bu milletin sivil evladı ile asker evladı farklı imiş gibi birini dinli diğerini dinsiz gösterme oyunlarının olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, "İstiklal Savaşı, birlik tablosunun Mustafa Kemal ile zafere ulaşmanın adı değil midir? O zaman nasıl karnı aç, elbisesi olmayan ayağı çarıklı Nene Hatunlarla kimini Akdeniz'e sürerek, kimini ihraç ederek birlik ve beraberlikle Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuş isek aynı azim ve ruhla bugünkü devletimizi ayakta tutacak ve birliğimize dayanak yapacağız" dedi ve Mehmet Akif'in, "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez / Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez" dizelerini hatırlattı.

BORÇ ALMA MANTI?I ACİLEN TERK EDİLMELİTürkiye'nin şuanda içinde bulunduğu ekonomik açmazların global güçlerin sermaye oyunlarından kaynaklandığı, siyasi iradenin de cehlinden dolayı memleketi batma noktasına getirdiği, Türkiye'nin 3 Doğu Almanya'yı alacak kadar vahim bir borç içinde bulunduğu tespitini yapan Prof. Dr. Haydar Baş, bu ekonomik durumun aydınlığa dönüşmesinin yollarından bazılarını şöyle anlattı:

"Buna rağmen biz moralimizi bozmadık. Trabzon mitinginde, 'Gelin bu badireyi 24 saatte aşalım' dedik. Dinlemediler. İstanbul ve Ankara'da da söyledik. Yine dinlemediler. Bunun üzerine millet bize, 'Evladım. Seni dinlemiyorlar. Şimdi biz seni dinliyoruz. Önümüze geç diyoruz' dedi."

" Ekonomide bir kural vardır. Bu kurala göre milli gelirin % 30'u para olarak tedavülde dolaşması gerekmektedir. Bu oran İngiltere için içte % 30, dışta % 30 olmak üzere % 60'tır. ABD'de içte % 30, dışta % 70 olmak üzere % 100'dür. Yani, Türkiye'de,senin-benim emeğimin, üretimimin karşılığı olarak ABD doları dolaşıyor. Milli para memleketi terk ediyor. Gayri milli para hükümran oluyor. Türkiye'de bu oran % 2'dir. Aradaki açığı dış dünyadan tamamlıyoruz. İşte bu durum Türkiye'nin bu noktaya gelmesinde enbüyük amildir. Burada biz diyoruz ki, dış piyasadan borç alacağınıza açığı emisyonla tamamlayın. Zira dış dünyadan aldığımız borcun faizine verdiğimiz para yılda 45 katrilyon TL'dir. Bizim topladığımız vergiler borç faizine gidiyor. O halde IMF veya başka kurumlardan borç alma sevdasından acilen vazgeçmemiz lazımdır. Emisyon hacmini genişletmemiz, gece gündüz çalışmamız lazımdır. Bu vahim manzaranın önüne geçmek için muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur."

"Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımla uğraşan vatandaşa % 50 avans veriliyordu. Devlet, yetiştireceği ürünün en az % 50'sinin karşılığını vatandaşın cebine koyardı. Biz bu garantiyi % 100'e çıkaracağız. IMF'nin kapısında borç mantığı terkedildiği zaman ne işçiden, ne çiftçiden, ne 100 milyarın altında geliri olandan tek kuruş vergi alma durumu olmaz. Bunu Allah'ın izniyle BTP hayata taşıyacak, işçisinden, memurundan, 100milyarın altında geliri olandan vergi almayacaktır. Artı, işçisi, çiftçisiyle herkes, sigortalı ve sosyal güvenlik altında olacak, devlet garantisinde bulunacaktır. Yeşil kart, kırmızı kart devrine son verilecektir."

TÜRKİYE KÂİNAT DEVLETİ OLACAKBütün bu anlattıklarının hamasi nutuklar olmadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, böyle bir gerçeğin nasıl hayata geçirileceğine dair şu açıklamayı yaparak sözlerini bitirdi:

"Global sermaye sahipleri bizim sırtımızdan yılda 45 katrilyon lira alıyor. Bir enayi bulmuşlar ve sırtına binmişler. Ben de diyorum ki, 'Bu hokkabazları sırtımdan atacağım ve o 45 katrilyonu milletime dağıtacağım.' Hepimiz yek vücut olarak tarıma,sanayie, enerji kaynaklarına el atarak çalışacağız. Dünyanın en zengin milleti olacağız. 2 yıl içinde Avrupa'yı, 3 yıl içinde ABD'yi yakalayacak, 4 yıl içinde dünyanın en büyük, en zengin ülkesi olacağız. Biz, kâinat devleti kuracağız. Bu, gece gündüz çalışmak, Bağımsız Türkiye'nin bağımsızlık meşalesini bütün gönüllerde yakarak gerçekleşecek."

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Ata Selçuk:Ülkeyi kurtaracak formül bizde

BTP'nin Trabzon'da düzenlediği muhteşem katılım ve tanıtım proğramında Genel Başkan Prof. Dr. Ata Selçuk da bir konuşma yaptı. "Kuvay-ı Milliye nerede ben oradayım" diyen Genel Başkan Selçuk, özetle şunları söyledi:

" Milli bütünlüğümüzün tehdit altında olduğu sıkıntılı bir dönemden geçmekteyiz. Ülkemiz ekonomik, siyasi, kültürel bir kuşatma altındadır. Sevr tekrar uygulanmak istemektedir. İşte böyle bir ortamda BTP olarak biz seyretmeyi değil kuşatmanın yarılmasının zaruretini seçti. BTP, yeniden kuvay-ı milliye ruhuyla vatanımıza, bayrağımıza, namusumuza sahip çıkmanın adresidir. BTP'nin milli ekonomik modeli küresel güçlere karşı durmak ve ayağa kalkmak için yegane kalkınma modelidir. Alternatif değil bizzat tez olan bu model Prof. Dr. Haydar Baş'a aittir. 24 saatte ülkeyi badireden kurtaracak formül ve anahtar bu modelde mevcuttur. BTP, yüz hatta bin yıla damgasını vuracak bir misyonun sahibidir. Liderini bulup etrafında kenetlendiği zaman en parlak dönemini yaşadığı tarihle sabit olan Türk milleti bugün de liderini bulmuştur. Trabzon kâinatın merkezi olmuştur. Onun için Trabzon bu lideri bağrından çıkardığı için ne kadar övünse azdır."

BTP'yi tercihin anlamıBTP'nin Trabzon'da düzenlediği muhteşem toplantıda başta Keleşoğlu, Sungur, Gürsoytrak, Demirkır, Hacımustafaoğlu, Yıldız, Çebi, Turan, Akbayrak, Aslan, Küçük, Adıgüzel, Alioğlu, Yalçınkaya, Altunbaş, Yomralıoğlu, Mahmutoğlu,Bayraktar ailelerine mensup sanayici, işadamı, tüccar, esnaf, sanatçı ve sporcu BTP üyesi oldu ve rozet taktı. BTP'nin rozetini gururla taşıyacaklarını söyleyen BTP'nin yeni üyeleri bu partiye omuz vermek için değil göğüs vermek için geldiklerini belirttiler. Kuvay-ı Milliye hareketinin ikincisinin Trabzon'da başlamasının anlamlı olduğunu söylediler. "Bugün 2. Kuvay-ı Milliye, Bağımsız Türkiye, BTP diyorsak bunun bir manası vardır. Bu vatan bize ucuza mal olmadı. Şehit kanları ile sulanmış bu vatan bizimdir bizim kalacak" dediler

Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi

Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde meydana gelen çatlaklar nedeniyle 6 bina tedbir amaçlı boşaltıldı

21.05.2026 07:30:00
AA
Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi
Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi

Pehlivan Mahallesi'nde temel kazısının yapıldığı alanın bitişiğindeki ve yakınındaki bazı bina ve iş yerlerinin önünde, yolda ve kaldırımda çatlaklar, bir eczanede de hasar oluştu.

Durumu fark eden vatandaşların haber vermesi üzerine bölgeye AFAD, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.



Buradaki 6 binayı tedbir amacıyla tahliye eden ekipler, çatlakların ve hasarın oluştuğu noktalarda inceleme yaptı.

Belediye ekipleri, incelemelerin ardından söz konusu binaları ve bazı iş yerlerini mühürledi. Tahliye edilen vatandaşlar, ekiplerce öğretmenevi ve misafirhanelere yerleştirildi.



Vali Yardımcısı Burak Gürbüz, AFAD İl Müdürü Erhan Kanat ve Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Zibek de bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. 

Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenerek hastaneye başvuran 85 kişiden 81'i taburcu edildi

21.05.2026 06:30:00
AA
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi
Malatya'da depremden etkilenen 81 kişi taburcu edildi

Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada, depremden sonra başlatılan saha tarama ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Kentteki koordinasyon çalışmalarının devam ettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"112 Acil Çağrı Merkezi'ne toplamda 137 çağrı gelmiştir. Acil Çağrı Merkezi'ne 73 hasar tespit, 64 bilgi danışma talebi gelmiştir. İlimiz genelinde 3 ahırda kısmi çökme, 1 konutta kısmi hasar ve 1 istinat duvarında çökme olmuştur. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince 18 ekip, 18 araç ve 36 personelle ön hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Karayolları 82. Şube Şefliğince alınan bilgi doğrultusunda Pütürge il yolu Kubbe Dağı mevkisinde yamaçtan deprem etkisi ile kopan kaya parçaları temizlenmektedir."

Depremde can kaybı yaşanmadığı belirtilen açıklamada, şu bilgiler aktarıldı:

"85 vatandaşımız hastanelere başvurmuş, bunlardan 70'i korku ve panikten, 15'i hafif derecede yaralı olup, 81 vatandaşımızın tedavisi tamamlanmış ve taburcu edilmiştir, 4 vatandaş gözlem altındadır. Deprem sebebiyle iletişim ve enerji hatlarında herhangi bir olumsuz durum bulunmamaktadır. Deprem sonrası Gündüzbey Kaptajı'nda bulanıklık meydana gelmiş, Belediye, MASKİ, Halk Sağlığı Toplum Birimi ekipleri tarafından gerekli inceleme, su analiz çalışmaları devam etmektedir. Tüm afet grupları TAMP kapsamında koordinasyon merkezimizde aktif görevlerine devam etmektedir. AFAD 2 araç, 10 personelle, itfaiye merkez ve kırsal olmak üzere 18 araç, 41 personelle saha taraması devam etmektedir. Sivil toplum kuruluşları, 16 araç ve 120 personelle teyakkuzda beklemektedir." 

Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı

Düzce'de Kızılay Huzurevinde asansörden kaynaklı çıkan yangın kontrol altına alındı. Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Çok şükür bir problem yaşanmadı. Yaşlılarımızın tahliyesini yaptık. Bir kısmı ilçe devlet hastanemize bir kısmı ise Karayolları misafirhanesine gönderildi" ifadelerini kullandı

21.05.2026 06:00:00
İHA
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Huzurevinde çıkan yangın kontrol altına alındı
Yangın, gece saatlerinde Kaynaşlı'da bulunan Kızılay Akçakoca Huzurevi'nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre asansör akülerinin bulunduğu bölgede belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Dumanların sardığı binayı fark eden personeller durumu itfaiye ekiplerine bildirdi.








Düzce Belediyesi'nden 6, Kaynaşlı Belediyesi'nden ise 2 itfaiye aracı kısa süre içerisinde bölgeye sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler 25'i yatalak 54 huzurevi Sakinini bulunduğu yerden çıkararak bina dışına tahliye etti.









Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, Kaynaşlı Belediye Başkanı Efdal Altundal, Kızılay Batı Karadeniz Afet Depo Müdürü İsmail Hakkı Duru ve ilgili kurum amirleri bölgeye gelerek yangın hakkında bilgiler alırken, tahliye edilen vatandaşlarla da bir araya geldi.
 







"Çok şükür bir problem yaşanmadı"

Yangın ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Kaynaşlı Kaymakamı Kemal Sefa Gökmenoğlu, "Bu gece 01.00 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezimize düşen ihbar ile Düzce Belediyesi'nden 6 itfaiye aracı, Kaynaşlı Belediyesi'nden 2 itfaiye aracı yangına müdahale etmiş olup, çok şükür ki yaşlılarımızla ilgili bir problem yaşanmamıştır. Kaynaşlı Kızılay Huzurevinde hali hazırda 59 misafirimiz var. 5'i izinde olup 54 yaşlımız ilçe devlet hastanemiz, karayollarına ait kamu misafirhanesinde bu gece misafir kalacaklardır. Geçmiş olsun diyoruz. İtfaiye ekiplerinin aktardığı kadarıyla yangının çıkış nedeni asansörden kaynaklı olduğunu ifade etmekteler. Yaşlılarımız tahliyesi noktasında emniyetimiz, jandarmamız, Kaynaşlı Belediye personelimiz, sağlık teşkilatımız ve Kızılay personelimiz birlikte yardımcı oldular" dedi.
 
 







Tahliye edilen 54 kişiden 25'i Kaynaşlı Devlet Hastanesi'ne gönderilirken kalan yaşlılar ise Karayolları Misafirhanesi gönderildi. Huzur evinde yangın kontrol altına alınırken, dumanın tahliye çalışmalarına başlandı.

 







Konu ile ilgili ise inceleme başlatıldı.






Ersoy hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, Ersoy hakkında "nitelikli cinsel saldırı" ve "örgüt kurma" suçlarından 65 yıla kadar hapis cezası talep edildi

20.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu ve organize suç soruşturması kapsamında geçtiğimiz aylarda tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki 7 şüpheli hakkındaki yargılama süreci başlıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan kapsamlı iddianame, incelenmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

65 yıla kadar hapis istemi

Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Mehmet Akif Ersoy'un organize bir suç yapısı içinde faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Ersoy hakkında hazırlanan dosyada şu suçlamalar öne çıkıyor:

• 11 kez nitelikli cinsel saldırı,

• Suç örgütü kurma ve yönetme,

• Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama,

• Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma.

Toplanan deliller ve gizli tanık beyanları doğrultusunda savcılık, ünlü gazeteci için toplamda 65 yıl 3 aya kadar hapis cezası verilmesini talep etti.

"Uyuşturucu ile cinsel ilişkiye zorlama" iddiası

Dosyadaki iddialara göre şüphelilerin, mağdur kadınlara uyuşturucu madde temin ederek onları cinsel ilişkiye zorladıkları ve bu süreçler üzerinden maddi ya da sektörel güç elde ettikleri öne sürülüyor. İddianamede Ersoy ile birlikte hareket ettiği savunulan Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik de şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

Mehmet Akif Ersoy ise hakimlik sorgusunda ve savcılık ifadesinde tüm bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Suçlamaların asılsız olduğunu belirten Ersoy, herhangi bir suç örgütüyle veya iddia edilen eylemlerle bağının bulunmadığını savundu. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından önümüzdeki günlerde duruşma gününün netleşmesi bekleniyor.

Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti

Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman açıklamalarına çevrildi. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Pütürge fayına dikkat çekerek bölgede enerji akışının yön değiştirdiğini söyledi

20.05.2026 13:35:00
Haber Merkezi
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre, merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin 7,03 kilometre derinlikte gerçekleştiği açıklanırken, bölgede yaşanan sarsıntılar kamuoyunda yeni bir büyük deprem endişesini gündeme taşıdı.

Şener Üşümezsoy'dan Pütürge uyarısı
Deprem sonrası değerlendirmelerde bulunan yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Üşümezsoy, 2020 yılında meydana gelen Sivrice depremini hatırlatarak kırılmanın Pütürge yönüne ilerlediğini ancak Doğan Yol kesiminde stresin tam anlamıyla boşalmadığını söyledi.
Uzman isim, 6 Şubat depremlerinin ardından Pütürge masifinin kırılmayan ve dirençli kalan bölgelerden biri olduğunu ifade etti.

'Bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var'
Fayın uzunluğu dikkate alındığında bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli bulunduğunu belirten Üşümezsoy, enerji birikiminin uzun süredir devam ettiğini dile getirdi.
Üşümezsoy'a göre ana fay hattındaki kilitlenme nedeniyle enerji farklı kollara yöneliyor.
'Bağdat Caddesi tıkanınca trafik ara sokaklara sapıyor'
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, fay hareketlerini günlük yaşamdan verdiği örnekle anlattı.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"Bağdat Caddesi'nde trafik tıkanınca araçlar nasıl ara sokaklara saparsa, Pütürge'deki ana fay tıkandığı için enerji de Battalgazi ve Yeşilyurt'taki küçük faylara yöneldi."
Uzman isim, bölgede yaşanan küçük sarsıntıların ana fay yerine yan kollarda meydana geldiğini belirtti.
Yeşilyurt ve Battalgazi'de hissedilen küçük depremlerin büyük enerji boşaltımı yaratamayacağını söyleyen Üşümezsoy, bu fayların sürekli küçük sarsıntılar üretse de ana kırılmayı temsil etmediğini ifade etti.
Üşümezsoy, bu durumu "yan sokakların depremi" olarak tanımladı.

'Haritaya bakıp konuşuyorlar'
Açıklamalarında bazı deprem uzmanlarını da eleştiren Üşümezsoy, sadece haritalar üzerinden yapılan yorumların doğru olmadığını savundu.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul'da Adalar fayı kırılacak, 8.1 büyüklüğünde deprem olacak diyen koro halinde konuşan uzmanlar vardı. Ben Düzce dedim, Sındırgı dedim ve buralarda kırılmalar oldu. Sadece haritaya bakıp konuşan, hayatında Sındırgı'yı görmemiş uzmanları ciddiye almayın. Onlar fayları yerinde inceleyen gerçek uzmanlar değiller."

'Malatyalılar müsterih olsun'
Fay hatlarındaki enerji dağılımını insan vücudundaki damar sistemine benzeten Üşümezsoy, küçük fayların büyük enerji üretmeyeceğini belirtti.
"Kılcal damarlar hayat kurtarır" benzetmesini yapan uzman isim, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bu küçük damarlar asla 6.5 büyüklüğünde bir enerji üretemez. Malatyalılar müsterih olsun; ana koldaki büyük enerji henüz bu küçük faylara tam olarak yüklenmiş değil."

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00 / Güncelleme: 20.05.2026 09:39:03
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

AFAD'dan depreme ilişkin açıklama

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa'da da hissedildiğini, halihazırda deprem sonrası olumsuz bir durum bulunmadığını bildirdi.

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da meydana gelen ve Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa illerimizde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.