logo
24 HAZİRAN 2026

BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"

Partisinin Ankara'da gerçekleşen il başkanları toplantısına katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, yaptığı konuşmada, "Trump, 'NATO kağıttan kaplanmış' diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!" dedi

06.04.2026 15:07:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:12:47
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"
BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisinin il başkanları toplantısına katıldı. Ankara'da yapılan toplantının başında Türkiye genelinde başlatılan üye kampanyasında dereceye girenlere plaket verildi. Hüseyin Baş programda yaptığı konuşmada ise sıcak gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.






BTP liderinin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor"

Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor. Fark ediyoruz değil mi? Mesela Amerika süper güçtü. Sizce süper güç mü? Hiç de süper bir güç değilmiş. Amerika'nın en üst düzey teknolojiye sahip uçağı F35'ler sürekli düşüyor. Bunun biri düşüyorsa hepsi düşer. Dolayısıyla o süper güç ne oldu?

NATO'nun varlık amacı nedir?

Amerika'nın başındaki Trump NATO'ya, 'Kağıttan kaplanmış. Biz NATO'ya her cephede yardım ettik. Onlar bu savaşta bizim yanımızda yer almadı' diyor. Şimdi ey Trump; birincisi NATO bir saldırı örgütlenmesi değildir, bir savunma örgütüdür. NATO'nun varlık amacı Amerika kafayı kırınca bir yere saldırdı diye hepsinin hurra oraya saldırması değildir. Sonra NATO kurulduğundan beri NATO ülkelerinden ABD haricinde dünyada savaş çıkarmış bir tane ülke var mı? Yok. ABD dünyada huzursuzluk çıkarıp, başka ülkelerin güçlerini sömürerek o huzursuzluğu çözdüğünü gösterip ondan sonra dünyadaki huzursuzluğun çözümü bende diyor. Halbuki huzursuzluğun kaynağı kendisinde.






"Yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı"

Buradan hareketle NATO'nun katılmadığı İran Savaşı'nda ABD diğer savaşlarda olduğu gibi başarılı olamamış. Günler geçmiş, geceler gündüzleri kovalamış, rüya bitmiş, dünya uyanmış. Böyle olunca bunu kendine yediremeyen Trump, "NATO kağıttan kaplanmış" diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkılmış. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!  Venezuela'da devlet başkanı Maduro'nun bir gece operasyonuyla yatağından alınması olayı da buydu. Venezuela Çin'e petrol satıyor ve Çin'e petrol satarken Amerikan dolarıyla satmıyor. Yoksa bu ülkeler, 'ABD dolarıyla bunu satalım Amerika'nın saltanatına, hegemonyasına hizmet edelim' deseler Suud'un, BAE'nin, Kuveyt'in yaşadığı hayatın kralını yaşardı.






"Amerika'ya diz çökerttiren proje"

Bu ülkeler bir seçim yaptılar ve 'Ya gelecek nesillerin hürriyeti ya da hem bu nesillerin, hem gelecek nesillerin mahkumiyeti' dediler ve hürriyeti seçtiler. Dünyayı değiştirmemiz lazım dediler ve Amerikan dolarına kafa tuttular. Nasıl tuttular sorusunun cevabını hepiniz biliyorsunuz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya koyduğu, 'Milli paralarla ticaret yani ülkeler birbirleriyle ticaret yaparken Amerikan dolarını alışveriş unsuru olarak kullanmasın. Öyle olduğu zaman her bir ticaretten Amerika para kazanıyor. Kendi milli paralarını kullansınlar. Böylelikle bir ülkeye bütün dünya hizmet etmiş olmaz. Her ülke kendisine hizmet eder' fikri işte bu dönüşümün temeli oldu. Bugün İran'ın yaptığı mücadele de temelde bu mücadele ve Amerika'ya diz çökerttiren mücadele de bu oldu.

"Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün"

Trump öyle bir hata yaptı ki şu an önüne bir kağıt konsa, 'Tarih 27 Şubat... Hamaney yaşıyor. İran'la hiç savaşa girilmemiş' dense hemen imzayı atar kaçar. Ama öyle bir noktaya geldi ki şimdi diyor, "Yenildiğimizi kabul edip gitsek bir façamız çizilecek. İki, ya bölgede İran'ın hakimiyeti artacak. Biz bu bölgedeki ülkeleri yıllarca sömürdük. Şimdi ne diyeceğiz bunlara?" diyor. Ben şimdi size buradan söyleyeyim, kayıtlara da geçsin diye söylüyorum. Bu Trump 2026'nın sonunu göremez. Nasıl göremez? Bunu ben bilmem ama göremez. Bak göremez!  Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün, mesela Netanyahu! Çünkü o değiştiğinde senin de denklemin değişiyor Netanyahu.






"Bu dünyaya adaleti Türk getirecek"

Trump 'Grönland'ı alacağım' dedi ya şimdi hiç konuşmuyor oraları. Grönland'ı alacağım, Panama'yı alacağım, Hürmüz'ü alacağım... Üçünü istedi ama birini alamadı daha. Bu emperyalizmle mücadeledir. Bu sömürüyle mücadeledir. Ben bunu Amerika olduğu için konuşmuyorum, imanımdan konuşuyorum. Benim atam Atatürk burayı emperyalizmle mücadele ederek var etti. Gidin 1915'in Çanakkale'sine öyle bir destan ortaya koydu ki; İngiliz'in sömürgeciliğinin yenilebileceği yüzlerce yıl sonra sadece ve sadece Atatürk'ün savaşıyla ortaya çıktı. Gandhi yıllar sonra, 'Biz Atatürk'ü tanımadan önce İngilizleri tanrı zannediyorduk' dedi. Atatürk öyle bir adamdı ve o başarısını insanlığına borçlu, adaletine borçlu, sömürgeye karşı durmasına borçlu. Bu dünyaya adaleti birisi getirecekse yine o adaleti Türk getirecek. Başka yolu yok.

"Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar"

Türk demişken bir de açılım süreci var ülkemizde. Türk deyince niye açılım geliyorsa aklımıza! Türk sorunu mu var yoksa ülkede? Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar. O terörist elebaşı bizim Kürt köylerimizi bastı, Kürt çocuklarımızı, bebeklerimizi öldürdü. Ona bebek katili deniyor. Çünkü o bizim Şırnak'ta, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Lice'de köylerimizi basıp bebeklerimizi öldürdü. Onun bebek katili olmasının sebebi Kürt kardeşimizin bebeğini öldürmesi. Terörü nerede yaptı? Yine o bölgede yaptı. Dolayısıyla bize yakışan bırak ona sahip çıkmayı, onu bir barış elçisi, bir muhatap görmeyi lanet olsun ona deyip yüzüne bile bakmamaktır. Ama toplumu kandırıyorlar, dönüştürüyorlar. Genç nesillerimizin adeta beyinlerini yıkıyorlar.

"Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun"

Şimdiye kadar hiç kimse 'Ben oyum, buyum' demedi. Böyle bir ayrım yok. Kimse birbirinden ayrı asla düşünmedi bugüne kadar. Bunların oluşturduğu suni hikaye şimdi başka bir şeye dönüşüyor gibi. Halbuki yine gidin bizim arkadaşlarımıza Güneydoğu'da gezin; hepsi vatanına, milletine, devletine bağlı, dört dörtlük bizim kardeşimiz insanlar. Bizi rahatsız eden onların adına konuşup, onlardan olmayanlar. Onlardan olmayanlar onların adına konuşuyor. Onların böyle bir derdi yok.  Aynı ayrışmayı Sünni – Şii konusunda da yapmak istiyorlar. Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun. Bu kadar basit ölçüler varken niye bu kavga yapılıyor? İşte bu da Amerika'nın ve siyonizmin topraklarımızda oynadığı oyun. Bunun başka bir izahı yok. Bizi bir şekilde bölecekler. Bizi birbirimize çarptırmaya çalışacaklar, kavga ettirmeye çalışacaklar. Şiisi de sünnisi de müslümandır kardeşim.

"BTP olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız"

Türk'ün aslı nedir bilir misiniz? Türk'ün aslı Anadolu'nun İslam'ı, Hacı Bektaş'ın İslamıdır. Osmanlı'nın bütün ocakları yeniçerisi dahil Bektaşilikten gelir. Yeniçeri, ne diye yemin eder? Der ki, "Ey Süfyani, ey Muaviye'nin soyu, sen bir taraf, ben bir taraf." Yani o Muaviye'yi ve Süfyaniliği, Ebu Süfyan'ın soyunu düşman olarak bellemiş bir devletin torunlarıyız biz. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Osmanlı söylüyor, atalarımız söylüyor. Sonra bu cumhuriyet nerede kurulmuş? Ebedi liderimiz, Prof. Dr. Haydar Baş yıllarca anlattı. Cumhuriyetin kurulma kararı nerede verildi? Hacı Bektaş'ın dergahında verildi. Cemalettin Efendiyle 3 gün kapanıp istişareler yapıyorlar, konuşuyorlar ve sonunda cumhuriyetin ilanı kararını orada veriyor. Bektaşilik nedir dersen Bektaşilik de Ali'nin yanında olmaktır. Bu kadar. Şimdi buradan kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Biz Bağımsız Türkiye Partilerler olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız ve toplumu birleştirmek için ne gerekiyorsa onu hayata geçireceğiz."

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.