logo
31 AĞUSTOS 2026

Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sünnet cemiyetinde tavuklu pilav yedikten sonra Orhaneli Devlet Hastanesi'ne başvuran kişi sayısının 367 olduğu açıkladı. Sağlık Müdürlüğü, 74 hastanın Bursa'ya sevk edildiğini, çoğunun taburcu edildiğini sadece 23 hastanın tedavisinin devam ettiğini ve onların da durumlarının iyi olduğunu açıkladı

31.08.2026 12:03:00
İHA
 
Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu
Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu
Alınan bilgiye göre, Karıncalı Mahallesi'nde E.G. isimli şahıs dün akşam saatlerinde çocuğunun sünnet cemiyetinde misafirlere tavuklu pilav ikram etti. Ancak 1 saat sonra onlarca kişi gıda zehirlenmesi teşhisiyle Orhaneli Devlet Hastanesi'ne başvurdu






Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, olaydan etkilenen 367 kişinin gece boyunca Orhaneli Devlet Hastanesi'nin yanı sıra çeşitli hastanelere başvurduğunu, Orhaneli Devlet Hastanesi'ne yapılan başvurulardan 74 hastanın ambulanslarla merkezdeki hastanelere taşındığını, çoğunun şifa ile taburcu edildiğini, tedavisi devam eden 23 hastanın ise genel durumlarının iyi olduğunu açıkladı.








Yetkililer, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınmasının sağlandığını, Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından da su numunesi alındığını, jandarmanın olayla ilgili soruşturma başlattığını açıkladılar.




















BTP, 30 Ağustos’u tüm yurtta coşku ile kutladı: İstanbul Avcılar’da zafer yürüyüşü

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşku ile kutladı. Türkiye'nin dört bir yanında fener alayları, kortejler, Türk bayraklı gösteriler düzenlendi. İstanbul'daki kutlamalar Avcılar yürüyüş yolunda yapıldı

31.08.2026 13:10:00 / Güncelleme: 31.08.2026 13:19:17
Haber Merkezi
 
BTP, 30 Ağustos’u tüm yurtta coşku ile kutladı: İstanbul Avcılar’da zafer yürüyüşü
BTP, 30 Ağustos’u tüm yurtta coşku ile kutladı: İstanbul Avcılar’da zafer yürüyüşü
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşku ile kutladı. Türkiye'nin dört bir yanında fener alayları, kortejler, Türk bayraklı gösteriler düzenlendi.






İstanbul'daki kutlamalar Avcılar yürüyüş yolunda yapıldı. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Andımız'ın okunmasının ardından binlerce partili ve onlara eşlik eden Avcılar sakinleri Türk bayrakları ile marşlarla yürüyüş yaptı.






Zafer yürüyüşünde her yaştan vatandaş bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Yürüyüşte üzerinde Atatürk görseli olan dev Türk bayrağı dalgalandırıldı.

Programın son kısmında oyun havaları eşliğinde halaylar çekildi, horonlar oynandı.









Bursa'da 30 Ağustos coşkusu

Türkiye genelindeki kutlamalarda BTP Bursa teşkilatının organizasyonu da dikkat çekti. Fomara Meydanı'nda kurulan stantta gün boyu zafer kutlaması yapıldı. 7'den 70'e binlerce Bursalı bayram heyecanını hep birlikte yaşadı.






"Milli bilinci diri tutmanın yolu"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş sosyal medya hesabından yurt genelindeki 30 Ağustos kutlamalarından kesitlerin yer aldığı bir video paylaştı.

BTP Lideri paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"30 Ağustos Zafer Bayramı'nı Türkiye'nin dört bir yanında coşkuyla kutladık.

Bu bayramları meydanlarda, sokaklarda, yurdun her köşesinde coşkuyla yaşatmak zorundayız çünkü milli bilinci diri tutmanın, bu kutlu emanetin değerini yarınlarımıza aktarmanın yolu bu meydanlardan geçer.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine sahip çıkan, geleceğe umutla bakan tüm milletimizin Zafer Bayramı tekrardan kutlu olsun. Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara…"






"Bağımsız Türkiye idealini gelecek nesillere taşıyacağız"

Bağımsız Türkiye Partisi'nin sosyal medya hesabından da bir kutlamalara dair bir video paylaşıldı.

Paylaşımda, "30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yılını İstanbul'da 7'den 70'e, marşlarla, bayraklarla büyük bir coşkuyla kutladık! O ruhu yaşatacak, bağımsız Türkiye idealini gelecek nesillere taşıyacağız. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı minnet ve rahmetle anıyoruz" ifadeleri yer aldı.











Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında

Mersin'in Erdemli ilçesindeki devlet hastanesi tuvaletinde dünyaya gelen ve çöpe atılan bebek sağ olarak temizlik görevlisi tarafından bulunarak tedavi altına alındı. Yapılan çalışmada bebeğin annesinin 16 yaşındaki H.E.Y. olduğu tespit edildi. H.E.Y., tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

31.08.2026 12:24:00
İHA
 
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Olay, 27 Ağustos'ta Erdemli Devlet Hastanesi'ndeki bir tuvalette yaşandı. İddiaya göre, 16 yaşındaki H.E.Y., rahatsızlanarak annesi R.H. ile birlikte hastaneye geldi. Hastanede kanaması başlayan H.E.Y., tuvalete giderek doğum yaptı.






Doğum sonrası bebeği çöp kutusuna atan H.E.Y., hastanede tedavi altına alındı. Bu sırada tuvalete giden bir temizlik görevlisi, çöp kutusundaki sağ olan bebeği fark etti. Görevlinin dikkati sayesinde bebek tedavi altına alındı. Durumun bildirilmesi üzerine Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatıyla polis çalışma yaptı. 






Çalışmada çocuk anne tespit edilerek hastanede gözaltına alındı. 2 gün süren tedavi sonrası H.E.Y. ile onu hastaneye getiren annesi R.H. adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli H.E.Y. 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçundan tutuklandı, R.H. ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı.

Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin sürdüğü, olayla ilgili babanın da belirlendiği soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı

Bakırköy'de bir güzellik merkezinde kadınların haberi olmadan mahrem görüntülerinin kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 1 şüpheli daha yakalandı. Soruşturma kapsamında daha önce yakalanan 2 şüpheli ise tutuklandı

30.08.2026 11:55:00 / Güncelleme: 30.08.2026 12:00:16
İHA
 
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, bir iş yerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, 28 Ağustos tarihinde müracaatta bulunan 4 kadın şahsın, daha önce hizmet aldıkları Bakırköy ilçesi Zuhuratbaba Mahallesi'nde bulunan bir güzellik merkezinde kendilerinden habersiz şekilde mahrem görüntülerinin kaydedildiği ve söz konusu görüntülerin dijital platformlar üzerinden ücret karşılığında yayımlandığı yönündeki beyanları üzerine inceleme başlatıldı.






Yapılan incelemeler kapsamında söz konusu iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda, gizli kamera düzeneği bulunan aktif 1 cihaz, daha önce iş yerinden söküldüğü belirlenen 6 cihaz ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Konu kapsamında iş yeri yetkilisi F.Ö. isimli kadın şüpheli bahse konu iş yerinde, kamera ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirdiği belirlenen E.S.C. isimli şüpheli ise Kağıthane ilçesindeki ikametinde yakalandı.








Çalışmaların devamında, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu tespit edilen A.Ç. (30) isimli şüpheli de 29 Ağustos tarihinde Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.








F.Ö. ve E.S.C., "Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" ve "Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali" suçlarından 29 Ağustos tarihinde sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

A.Ç.'nin de aynı suçlardan 30 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.

Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı

Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler

30.08.2026 08:56:00
Yaşar Cebesoy
 
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler.

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılması ve liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin öne çıkması, toplumda "ne yaparsam yapayım hakkımı alamam" duygusunu güçlendirebiliyor.







Adalet duygusu yaralanınca öfke büyüyor

Bir toplumun istikrarını sağlayan en önemli unsurlardan biri, vatandaşların hukukun ve kamu düzeninin herkese eşit uygulandığına inanmasıdır. Yolsuzluk ve kayırmacılık algısının güçlenmesi ise tam tersine, vatandaşın devlet ve kurumlarla kurduğu güven ilişkisini zedeliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü de yolsuzluğun hukuka olan güveni azalttığına, toplumun ekonomik ve siyasi yapısını olumsuz etkilediğine ve devlet-toplum güvenini zedeleyebildiğine dikkat çekiyor.







"Benim hakkım neden yok?" sorusu

Kayırmacılığın en tehlikeli sonucu yalnızca bir kişinin haksız biçimde işe alınması ya da bir başkasının avantaj elde etmesi değildir.

Asıl tehlike, haksızlığın normalleşmesidir.

Bir genç, eğitimine ve emeğine rağmen işe giremediğini; buna karşılık torpili bulunan bir kişinin önüne geçtiğini düşünüyorsa, zamanla sisteme olan inancını kaybedebilir.

"Çalışmanın anlamı yok."

"Liyakat önemli değil."

"Kurallara uyan kaybediyor."

gibi düşünceler yaygınlaştıkça toplumsal dayanışmanın yerini öfke ve güvensizlik almaya başlar.







Kayırmacılık liyakati çözer

Devlet kurumlarının güçlü olabilmesi için görevlendirmelerde liyakat, ehliyet ve objektif ölçütlerin esas alınması gerekir.

Kayırmacılık ise bunun tersidir. Bir kişinin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeden ziyade siyasi, akrabalık, hemşehrilik veya kişisel bağlantılarının belirleyici olduğu düşüncesini doğurur.

Akademik çalışmalar da kayırmacılığın toplumsal adalet, toplumsal barış, güven ve kurumların işleyişi üzerinde önemli etkileri bulunduğuna dikkat çekiyor.







Yolsuzluk ekonomiden fazlasını çalar

Yolsuzluğun bedeli yalnızca devlet bütçesinden eksilen para değildir.

Yolsuzluk; kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına, rekabetin bozulmasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyümesine, vatandaşın devlete güveninin azalmasına, kurumların itibar kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca ekonomik bir mesele değil, hukuk ve devlet yönetimi meselesidir.







Öfke ne zaman tehlikeli hale gelir?

Toplumlarda adaletsizlik algısının sürekli büyümesi, bireysel tepkilerin ötesinde daha geniş bir toplumsal öfke yaratabilir. Ancak burada kritik nokta, hak arama ile şiddet arasındaki ayrımın korunmasıdır.

Yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı oluşan tepkinin demokratik hukuk yollarına, denetime, özgür basına, bağımsız yargıya ve hesap verebilirliğe yönelmesi gerekir. Öfkenin şiddete veya hukuk dışı eylemlere dönüşmesi ise sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurur.

Çözüm: Şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik

Toplumsal güvenin yeniden güçlenmesi için kamu yönetiminde şeffaflık, denetim, liyakat ve hesap verebilirlik temel ilkeler olmalıdır.

Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde son yıllarda mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kanun teklifleri de gündeme geldi.

Çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için yalnızca suçluların cezalandırılması değil, haksızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek güçlü kurumların kurulması gerekir.

Bir ülkede vatandaş "hakkımı ararsam sonuç alırım" diyorsa devlet güçlüdür. "Torpilim yoksa hakkımı alamam" düşüncesi yaygınlaşıyorsa, sorun artık tek tek yolsuzluk olaylarını aşmış, toplumsal güven meselesine dönüşmüştür.

Ve toplumsal barışın en sağlam temeli, insanların aynı kuralların herkes için geçerli olduğuna inanmasıdır.

Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü

Gaziantep'te bir restoranda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü. Yangının çıktığı ilk anlar cep telefonu kamerasına yansırken yangın sonrası küle dönen restoranın içi görüntülendi

29.08.2026 11:04:00
İHA
 
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Yangın, Şahinbey ilçesi Bey Mahallesi'nde bulunan Gece Gündüz isimli restoranda sabah erken saatlerde çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek restoranı tamamen sardı.






Yangını fark edenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarıyla olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, 30 personel ve 14 itfaiye aracıyla alevlere müdahale etti. Yangın, ekiplerin müdahalesi sonrası söndürüldü.








Alevler cep telefonu kamerasında, yangın sonrası restoran kül oldu

Ekiplerin yer yer soğutma çalışmaları devam ederken yangının ilk çıktığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde, restoranı saran alevler dikkat çekerken yangın sonrası restoranda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Yangının söndürülmesinin ardından küle dönen restoran içi görüntülendi.








Yaralananın olmadığı yangının çıkış nedeni ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu

Yıllık izinlerini Türkiye'de geçiren gurbetçilerin Avrupa'ya dönüş yolculuğu sürerken, Edirne'deki Kapıkule Sınır Kapısı ile Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda yoğunluk yaşanıyor

28.08.2026 14:19:00 / Güncelleme: 28.08.2026 14:33:34
İHA
 
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Yaz tatilini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek üzere Türkiye'ye gelen gurbetçiler, izinlerinin sona ermesiyle birlikte yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönmek üzere yola çıktı. Başta Almanya olmak üzere farklı Avrupa ülkelerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar, Kapıkule Sınır Kapısı'na ulaştı.

Sınır kapısında işlemlerini tamamlamak için bekleyen gurbetçiler, sıcak havaya rağmen uzun araç kuyruklarında saatlerce beklerken, Türkiye'den ayrılmanın hüznünü de yaşadı. Öte yandan diğer sınır kapılarında da yoğunluk yaşanıyor.






"Türkiye'ye gitmeye değer, Kapıkule'deki yoğunluk zorluyor ama dayanıyoruz"

Belçika'da yaşayan ve yıllık iznini Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde geçiren gurbetçi Akif Çil, dönüş yolunda olduğunu belirterek, "Ben Afyon Emirdağ ilçesinden geliyorum. Belçika'da kalıyorum. Her sene olduğu gibi yıllık iznimize gittik. Şu anda dönüşteyiz. İznimiz bitti. Her seneki gibi hani bir yandan iyi oluyor, bir yandan kötü. Ama bu rezillik olmasa, Kapıkule'mizde yoğunluk olmasa bir şekilde iyi olacak ama yapacak bir şey yok. Değer yani, Türkiye'mize gitmeye değer. Zorluyor ama yapacak bir şey yok. Dayanıyoruz artık. Gurbet olduğu için vız geliyor. Sıramız da geldi, ben gideyim, önümü kaptırmayayım" dedi.








"Orası da ekmek parası, insanlar mecbur gidiyor"

Almanya'da yaşayan gurbetçi Fatma Yıldız, "Orası da ekmek parası, herkes mecbur gidiyor. Ne yapalım'" diye konuştu.

"Zorluklara rağmen ülkemizi seviyoruz, her şeye rağmen çok güzel"

Memleketi Adıyaman'da yıllık iznini tamamlayan ve Almanya'nın Münih kentine gitmek üzere Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yola çıkan gurbetçi Fahri Kara, "Zorluklara rağmen güzel. Ülkemizi seviyoruz. Her şeye rağmen çok güzel. Bu tatil zamanında bu yoğunluklar oluşuyor maalesef. Ülkemiz elinden geleni yapıyor. Teşekkür ediyoruz ülkemize. Var olsunlar. Her şeye rağmen çok güzel her şey. Memleketimizi özlüyoruz" dedi.








"Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor"

Gurbetçi Zeliha Kara, "Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bütün akrabalar orada. Hepsini gördük, hasret giderdik. Çok şükür, sağ salim evimize varmayı istiyoruz, bakalım" dedi.








"Üzgünüz"

Gurbetçi İlayda Korkmaz, çok beklediklerini ama dönüş yaptıkları için üzgün olduklarını ifade etti.













Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde gece saatlerinde binalarından gelen çatırdama sesleriyle uyanan vatandaşlar korku dolu anlar yaşadı. Bitişiğindeki temel kazısı nedeniyle hasar gördüğü değerlendirilen 4 katlı bina, güvenlik gerekçesiyle içindeki eşyalar tahliye edilemeden iş makineleriyle yıkıldı. Yıkım çalışmalarını izleyen bina sakinleri ise yaşananları anlattı

27.08.2026 11:36:00
İHA
 
Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar
Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar
Alınan bilgiye göre, Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta bulunan 4 katlı binada oturan vatandaşlar, gece saatlerinde yapının kolon ve kirişlerinden sesler gelmesi üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik şeridi oluştururken, bina tedbir amacıyla hızla boşaltıldı.






Olay yerine çağrılan AFAD ekiplerince binada ve bitişiğindeki inşaatın temel kazı alanında inceleme yapıldı. İncelemeler sonucunda çökme riski bulunduğu tespit edilen binanın yıkılmasına karar verildi. Güvenlik gerekçesiyle vatandaşların içeriden eşyalarını almasına izin verilmezken, 4 katlı yapı ekiplerin gözetiminde yıkıldı.








"Bir şeyler oluyor Kemal, ev kayıyor galiba"

Binada 21 yıldır ikamet eden Tülay Aydın, İHA'ya yaptığı açıklamada, gece saatlerinde bir gürültü duyduklarını ve binanın kaydığını hissettiğini söyledi. Durumu eşine ve ev sahibine bildirdiğini anlatan Aydın, "Bir şeylerin olduğunu tahmin ettim ve eşime söyledim. 'Bir şeyler oluyor Kemal, ev kayıyor galiba' dedim. Sonra eşim aşağı indi. 'Tülay bir şey oluyor' dedi. Ev sahibime söyledim. 'Ev gidiyor koşun' dedi. Eşim çantamı almaya girdi. Başka da bir şey yok" dedi.








"21 yıllık evimiz bir gecede yok oldu"

Güvenlik gerekçesiyle evden hiçbir eşya alamadıklarını ifade eden Aydın, "Bunlar benim portmantoda namaz kıldığım kıyafetlerimdi, onlarla çıktım. Hepimiz öyle aynı böyle kıyafetlerleyiz. Üst kattakiler zaten uyumaya çalışıyorlarmış. Onları da bağırarak çıkardım. Evin nereye yatacağını anlayamadıkları için yıkıldığını söylediler. Bize tam bilgi vermediler ve anlamadık. Her şeyimiz gitti. 21 yıllık evimiz bir gecede yok oldu. Çocuklar okula başlayacak ve hiçbir şey yok" diye konuştu.








"Çatır çatır sesler gelmeye başladı"

Nebiye Kurtuldu ise binada daha önce de kayma hissettiğini ancak ihtimal vermediğini dile getirerek yaşadığı panik anlarını şöyle anlattı:

"Zaten normalde bina kayıyormuş gibi hissederdim ama ihtimal vermezdim. Dün gece de kapı dikkatimi çekti. 'Kapı neden oynamış'' dedim. Bina yatmaya başlamış ama kapı sabit duruyor. Ama ben yine önemsemedim, gittim yattım. Alt kattaki kiracımız aşağı inmiş. Eşine söylemiş. Bina aşağıdan çatlamaya başlamış. Su boruları patlamış. Dükkanda çatlamalar olmaya başlamış. Görümcem de beni uyarmak için bağırıyordu ama ben uyku sersemiydim, ne yaptığımı bilemedim. O ara da çatır çatır sesler gelmeye başladı. Çok korktuk, zaten sonra da binaya sokmadılar. Eşyalarımızı alamadık. Çantam hazırdı. Kimliğim zaten hep yanımdaydı. Ben diyordum da kimse bana inanmıyordu. 'Bu bina gidecek' diyordum, hep içime doğdu ama ihtimal vermedim. Keşke bir tahliye durumu olsaydı. Yan taraftaki inşaatın ustalarına da söylemiştim. 'Ev sallanıyor, çok sallanıyor' dedim. 'Abla senin psikolojin bozuk' dediler. 'Burası beni korkutuyor' demiştim."






Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı

Kocaeli'de nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiasıyla iki aile arasında kovalamaca sonrası çıkan kavgada 5 kişi bıçaklandı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

27.08.2026 08:00:00 / Güncelleme: 27.08.2026 12:38:46
İHA
 
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Olay, Derince ilçesi Mersincik Mahallesi Hayat Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 27 ZA 568 plakalı minibüs ile plakası öğrenilemeyen otomobil arasında kovalamaca yaşandı.






Kovalamacada bir araç park halindeki başka araca çarptı. Kazanın ardından araçlardan inen taraflar birbirine tekme, tokat, bıçak ve beyzbol sopası ile saldırdı. Kavgada bir kişi karnından, bir kişi boğazından, 2 kişi ise vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı.









Vatandaşlar kavgayı ayırmaya çalıştı

Olayın yaşandığı sırada kahvehanede bulunan vatandaşlar, tarafları ayırmaya çalıştı. Bu sırada kavgayı ayırmaya çalışan vatandaşlardan biri elinden bıçakla yaralandı. Kavganın ardından bazı şüpheliler otomobille olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Öte yandan tarafların akraba oldukları ve olayın, nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiası sebebiyle çıktığı öne sürüldü. Olayla alakalı kaçan şahıslar ise yakalanamadı. Polis olaya ilişkin çalışma başlattı.




















Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli

Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor

26.08.2026 00:36:00
Yaşar Cebesoy
 
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor.

Eğitim uzmanları, akademisyenler, öğretmen örgütleri ve veli dernekleri; eğitim sisteminin sürdürülebilir bir başarıya ulaşması için politikaların siyasi iktidar değişimlerinden tamamen arındırılması gerektiği yönündeki ortak çağrılarını büyütüyor.

Hazırlanan analizler ve uzman raporları, eğitimde başarıya giden yolun kişilere veya dönemsel politikalara bağlı olmayan, "siyaset üstü bir devlet vizyonu" oluşturmaktan geçtiğini ortaya koyuyor.







Ortak görüş

Bir ülkenin geleceğini inşa eden eğitim, 4-5 yıllık seçim periyotlarına ya da dönemsel siyasi vizyonlara kurban edilemez. Eğitim müfredatı kişilere değil, anayasal güvence altındaki bağımsız bir kurulun uzun vadeli stratejisine bağlı olmalıdır.







Sık Değişen Sistemler Eğitimde İstikrarı Zedeliyor

Eğitim camiasının en çok dikkat çektiği konuların başında, liseye ve üniversiteye giriş sistemlerinde sıkça yapılan köklü değişiklikler geliyor.

Müfredatta yapılan aralıksız güncellemeler, bir yandan öğretmenlerin uyum sürecini zorlaştırırken diğer yandan öğrencilerin motivasyonunu ve ailelerin geleceğe yönelik planlamalarını olumsuz etkiliyor.

Saha araştırmaları ve uzman görüşleri, sürekli değişen kuralların eğitimde nitelik kaybına yol açtığına ve mevcut yapının uzun vadede sürdürülemez olduğuna işaret ediyor.







Siyaset Üstü Eğitim Modeli İçin Temel Öneriler

Eğitimcilerin ve uzmanların çözüm için öne çıkardığı temel maddeler şu şekilde sıralanıyor:

Bağımsız "Ulusal Eğitim Üst Kurulu" Kurulması: Ölçme, değerlendirme ve müfredat belirleme yetkisinin; günlük siyasi tartışmalardan uzak, akademisyenler, öğretmenler ve pedagoglardan oluşan anayasal bir özerk kurula devredilmesi.







50 Yıllık Ulusal Eğitim Stratejisi: Hükümetler değişse dahi uygulanması zorunlu olan, yasal güvenceye bağlanmış ve dönemsel müdahalelerden korunmuş uzun vadeli bir eğitim hedefleri belgesinin oluşturulması.

Sınav Sistemlerinde İstikrar Güvencesi: Liselere ve üniversitelere giriş sistemlerinin en az 10 yıl boyunca hiçbir şekilde değiştirilmeyeceğine dair yasal bir moratoryum uygulanması.







Bilimsel ve Gelecek Odaklı Müfredat: Eğitim içeriğinin dönemsel ideolojik yönelimlere göre değil; küresel bilimsel standartlar, yapay zekâ, dijitalleşme ve eleştirel düşünme yetkinlikleri doğrultusunda şekillendirilmesi.

Gelişmiş ülkelerdeki başarılı eğitim sistemleri incelendiğinde, ortak paydanın "siyasi müdahalelerden arındırılmış istikrarlı yapılar" olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de de benzer bir reformun hayata geçirilmesi durumunda, hem eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanacağı hem de uluslararası başarı sıralamalarında kalıcı bir artış yakalanacağı öngörülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.