İslam tarihi ile eş değer hilafet tartışması bugünlerde yine alevlendirildi. Açıkça söylüyorum; Hilafet isteyenler ile hilafet karşı olanlar aynı kafadır.
Ne hilafet isteyenler, 'hilafetin' ne olduğunu biliyor, ne de 'hilafet karşıyım' diyenler, neye karşı olduklarını biliyor?
Emin olun ki, bunların alayı zır cahil. Diploması olanlar ise misyoner tetikçidir.
Bu artı ve eksi yöndeki cahillere karşı insanımızı, bunların etkisinde kalmamaları için gerçekleri yazmamız lazım. Onun için 'Nasıl bir hilafet arzı edersiniz?' başlığını attım.
Hilafet yönetim şekli demektir. Halife ise devleti yöneten kişidir. Yani devlet başkanıdır.
Şeriat ise hukuktur, kanundur. Kimin hukuku? Allah'ın, Resulünün hukuku. Bu hukukun içinde sadece insan değil bütün mahlukatın ölçüleri vardır.
Müslüman olduğu halde, 'şeriata karşıyım' diyen kişi ya cahil ya da ahmaktır. Çünkü Müslüman zaten şeriatın içerisindedir.
Şeriatın ne olduğunu bilmeden daha net ifade ile daha gusül abdesti almayı bile beceremeden birilerinin etkisiyle 'şeriat isteruk, şeriat gelecek' diyenler, şeriata karşıyım, diyenlerden daha da ahmaktır, daha da büyük vebal altındadırlar.
Çünkü cahillikleri ile insanları, Allah'a (c.c), Resulüne ve de dinine karşı soğutuyorlar, kışkırtıyorlar ve de küfre sebep oluyorlar.
Ha! Şeriat el kesmek, idam veya zina edeni taşlamakta değildir. İslam hukuku karnını doyurmadığı, temel ihtiyaçlarını karşılamadığı en önemlisi ilim ile bilim ile yetiştirmediği ve de harama (suça) karşı tedbirler almadığı bir kanunu uygulamaz.
Halife eşittir devlet başkanı demektir. İslam'ın ilk halifesi, devlet başkanı kimdir? Hz. Muhammed (s.a.a).
Hz. Muhammed'i, kim, halife-devlet başkanı seçmiştir? Yüce Allah. Peki, Hz. Muhammed'den (s.a.a.v) sonra devlet başkanını-halifeyi seçecek olan kimdir? Tabii ki Yüce Allah (c.c).
İşte Peygamber Efendimizin hayatı boyunca işaret ettiği kendinden sonraki halifeyi, Veda Haccı dönüşü Gadir Hum denen yerde Maide Suresi 67. Ayet ile Allah (c.c), insanlara açıklamasını emretmiş ve kendinden sonraki halifenin Ali olduğunu, ondan sonra da bu makamın kendi soyundan olan imamlar (12 İmam) olduğunu beyan etmiştir.
Yani İslam'da halifeyi, Yüce Allah seçer, seçmiştir ve o seçilmiş kişilerin yönetim mantığı ortadadır.
O mantıkta devlet hazinesinden bir iğne dahi çalanın, aşıranın, bilerek zarar verenin cenaze namazı bile kılınmaz.
Allah'ın seçtiği devlet başkanı yalan söylemez, verdiği sözü tutar, tutamayacağı söz vermez. Vatandaşlarının ihtiyacını, kendinden ve ailesinden önce bilir.
Allah'ın seçtiği devlet başkanının yönettiği ülkede 'faiz' başlığı yoktur. Rüşvet, torpil, ihaleye fesat karıştırmak, yandaşa peşkeş filan söz konusu dahi olamaz.
Allah'ın seçtiği devlet başkanı, devletin malını satmaz tam aksine hazineyi güçlendirmek için yeni kaynaklar araştırır, ortaya çıkarır ve sahip çıkar.
Allah'ın seçtiği devlet başkanının bir görevi de yönettiği devletin itibarını korumaktır. Başka devletler iyi ilişkiler kurar, karşılıklı menfaate dayalı ticaret yapar ama bugünkü ABD-AB gibi devlet ve yapılarla asla birlikte olmak, onlarla hareket etmek gibi devletini kapı kulu, milletinin milli ve manevi değerlerini kaybedecek, yok edecek bir plan ve programlara dahil olmaz. Onlara hayranlık beslemez, beslenmesinin de önüne geçecek milli ve manevi adımlar atar.
Hilafet isteyenlere soruyorum; Böyle bir hilafet ve halife mi istiyorsunuz?
İkinci tip halife
İkinci tip halife ve hilafet örneği Emevilerdir. Hüküm sürdükleri 80 yıl boyunca kendilerini, Hz. Muhammed'in soyunu ve sevenlerini katletmeye adamışlardı.
Sadece Muaviye 30 bin Müslümanı katletmiştir. Oğlu, Peygamberimizin evladını ve soyunu katletmiş, Medine'yi yağmalamış, binlerce kadının ırzına geçilmiş, en son Kabe'yi bile yakmışlardır.
Kendilerini lüks saraylar yaptırmış sefa, eğlence ile yaşamış, dinin temel kanunlarını bile kendilerine göre uyarlamışlar ve bunları, Saraya aldıkları sözde alimler eliyle de aklamışlardır.
Hilafet isteyenlere soruyorum; Böyle bir hilafet ve halife mi istiyorsunuz?
Üçüncü tip halife
Buda Abbasîlerin halifeleridir. Emevilerden tek farkı kendilerini, vatandaşa Peygamber soyundan mübarek insanlar olarak kabul ettirmeleriydi.
Onlarda, Ehl-i Beyt soyunu ve hak imamları, kendi iktidarları için tehdit görüp her türlü zulmü yapmaktan çekinmemişlerdir.
Aynen Emevi halifeleri gibi kendileri sefa içinde yaşarken vatandaşı din ile aldatmış, aldanmayanları baskı ile her türlü haklardan mahrum etmiş, bir çok sapık mezhep bu yönetim anlayışı döneminde ortaya çıkmıştır.
Hilafet isteyenlere soruyorum; Böyle bir hilafet ve halife mi istiyorsunuz?
Dördüncü tip halife
Fatımiler, Memluklar, Selçuklular ve Osmanlılardaki gibi bir halife mi arzu edersiniz?
Bu bahsettiğim tip halifelerin çoğu kendi saltanatı için kundaktaki evladını öldürmüş, oğullarını, kardeşlerini boğdurmuştur. Sana ne yapar onu da, sen düşün?
Ha! Israrla Osmanlı'daki gibi bir halife arzu ediyorsan İngiltere'den bir zırhlı çağır. Çünkü son halife (devlet başkanı) o zırhlı ile kaçmıştı.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın hep dediği gibi 'Şeriat gelmez, şeriat yaşanır'. Sen Allah'ın koyduğu kuralları nefsinde hakim kılarsan Allah'ta, sana adil bir hükümdar ve güçlü bir devlet nasip eder.
Allah'ın son halifesi ise (İmam Mehdi) isteseniz de, istemeseniz de gelecektir.
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026






























































































