logo
01 KASIM 2026

Çocuğunuz gece öksürerek uyanıyorsa nedeni krup olabilir!

Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda daha sık karşılaşılan solunum yolu enfeksiyonları, bazı durumlarda aileleri endişelendiren farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle gecenin bir yarısında aniden başlayan, köpek havlamasını andıran sert öksürük, krup hastalığının habercisi olabiliyor

01.11.2026 17:55:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda daha sık karşılaşılan solunum yolu enfeksiyonları, bazı durumlarda aileleri endişelendiren farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle gecenin bir yarısında aniden başlayan, köpek havlamasını andıran sert öksürük, krup hastalığının habercisi olabiliyor. Genellikle hafif seyreden ve birkaç gün içerisinde gerileyebilen bu hastalık, küçük çocuklarda solunum yollarının daralmasına neden olarak nefes almayı güçleştirebiliyor. Uzmanlar, özellikle gece ortaya çıkan öksürük nöbetlerinin hafife alınmaması ve çocukların solunum durumunun dikkatle takip edilmesi gerektiği konusunda aileleri uyarıyor.

Çocukluk döneminde sık görülen krup, çoğunlukla viral enfeksiyonlardan kaynaklanıyor. Özellikle 6 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda daha yaygın görülen hastalık, gırtlak ve soluk borusunun üst bölümünde meydana gelen şişlik nedeniyle ortaya çıkıyor. Yetişkinlere kıyasla çocukların solunum yollarının daha dar olması, bu bölgede oluşan küçük bir şişliğin bile önemli sonuçlara yol açabilmesine neden oluyor.

Gündüz hafif seyrediyor, gece birden şiddetlenebiliyor
Krup hastalığının en dikkat çekici özelliklerinden biri, belirtilerin özellikle gece saatlerinde aniden belirginleşmesi. Çocuk gündüz yalnızca hafif bir öksürük, burun akıntısı veya ateş şikâyeti yaşarken gece uykusundan sert ve havlar tarzda bir öksürükle uyanabiliyor. Bu durum, ilk kez karşılaşan anne babalarda büyük bir korkuya neden olabiliyor.

Uzmanlara göre hastalık başlangıçta sıradan bir soğuk algınlığı gibi görünebiliyor. Ancak ilerleyen saatlerde öksürüğün karakteri değişiyor ve çocuğun nefes alışverişinde farklılıklar ortaya çıkabiliyor. Özellikle nefes alırken duyulan tiz, ıslık benzeri sesler krup açısından önemli bir belirti olarak değerlendiriliyor.

Tıpta stridor olarak adlandırılan bu ses, üst solunum yolunda daralma bulunduğunu gösterebiliyor. Çocuğun yalnızca ağladığı veya hareket ettiği sırada değil, sakin ve dinlenme halindeyken de bu sesi çıkarması daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir durum olarak öne çıkıyor.

Küçük çocuklarda solunum sıkıntısı daha hızlı gelişebiliyor
Krup hastalığının küçük çocuklarda daha belirgin sorunlara yol açmasının temel nedenlerinden biri, solunum yollarının anatomik yapısı. Yetişkinlerde hava geçişini çok fazla etkilemeyebilecek bir şişlik, küçük çocuklarda hava yolunu önemli ölçüde daraltabiliyor.

Hastalığın ortaya çıkmasında en sık parainfluenza virüsleri rol oynuyor. Bununla birlikte influenza ve RSV gibi farklı solunum yolu virüsleri de benzer belirtilere neden olabiliyor. Dolayısıyla her havlar tarzda öksürüğün aynı nedenden kaynaklandığını düşünmek doğru değil.

Çocukta burun akıntısı, hafif ateş ve öksürükle başlayan enfeksiyon, özellikle gece saatlerinde daha belirgin hale gelebiliyor. Ailelerin bu süreçte yalnızca öksürüğe odaklanmaması, çocuğun rahat nefes alıp alamadığını da gözlemlemesi gerekiyor.

Krup atağı sırasında evde ne yapılmalı?
Gece aniden başlayan öksürük nöbetleri sırasında çocuklar korkabiliyor. Nefes almakta zorlandığını hisseden çocuğun ağlaması ve huzursuzlanması ise solunum sıkıntısını daha da artırabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, ilk aşamada çocuğun sakinleştirilmesinin ve rahat nefes alabildiği bir pozisyonda tutulmasının önemli olduğunu belirtiyor.

Hafif belirtileri bulunan bazı çocuklarda serin hava geçici bir rahatlama sağlayabiliyor. Ancak bunun hastalığı tedavi etmediği ve doktor değerlendirmesinin yerini tutmadığı unutulmamalı.

Evde yapılan sıcak buhar uygulamalarına da özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Sıcak su dolu kaplarla veya kaynar su buharıyla çocuğu rahatlatmaya çalışmak ciddi yanıklara neden olabiliyor. Üstelik bu uygulamaların krup tedavisinde belirgin bir yarar sağladığına ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor.

Çocuğun yeterli sıvı alması da hastalık sürecinde önem taşıyor. Ancak belirgin nefes alma güçlüğü veya yutma sorunu yaşayan çocuklara zorla su ya da yiyecek verilmemesi gerekiyor. Böyle bir durumda evde farklı yöntemler denemek yerine vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeyin
Krup hastalığı çoğu çocukta hafif seyretmesine rağmen bazı vakalarda solunum yolu daralması ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Bu nedenle ailelerin hangi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini bilmesi büyük önem taşıyor.

Uzmanlar özellikle çocuk dinlenirken bile nefes alırken tiz ses çıkarıyorsa, kaburgaların arasında veya boyun bölgesinde içeri doğru çekilmeler görülüyorsa bunun solunum sıkıntısına işaret edebileceğini belirtiyor.

Dudaklarda veya yüzde morarma, nefes almakta belirgin güçlük, yutkunma zorluğu, ağızdan aşırı salya akması ve olağan dışı halsizlik de dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Çocuğun bilinç durumunda değişiklik yaşanması ise daha ciddi bir tablonun göstergesi olabilir.

Özellikle morarma, belirgin solunum güçlüğü veya bilinç değişikliği gibi durumlarda acil yardım istenmesi gerekiyor. Ailelerin belirtilerin kendiliğinden geçmesini bekleyerek zaman kaybetmemesi büyük önem taşıyor.

Krup tedavisinde antibiyotik kullanılmıyor
Krup hastalığının çoğunlukla virüslerden kaynaklanması nedeniyle antibiyotikler tedavide rutin olarak kullanılmıyor. Çünkü antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkili olurken viral enfeksiyonları ortadan kaldırmıyor.

Tedavinin nasıl uygulanacağı ise çocuğun genel durumuna ve solunum yolu daralmasının şiddetine göre belirleniyor. Uzmanlar, gerekli görülen durumlarda hava yolundaki şişliği azaltmak amacıyla kortikosteroid ilaçlardan yararlanılabildiğini ifade ediyor.

Orta ve ağır şiddetteki vakalarda ise hastane ortamında nebülize adrenalin tedavisi uygulanabiliyor. Bu tedavi, hava yolundaki şişliğin azaltılmasına ve çocuğun daha rahat nefes almasına yardımcı olabiliyor. Ancak uygulama sonrasında belirtilerin yeniden ortaya çıkabilme ihtimali nedeniyle çocuğun bir süre sağlık personeli tarafından gözlemlenmesi gerekebiliyor.

Her çocuğun hastalığı aynı şiddette geçirmediği için tedavinin de kişiye göre planlanması gerekiyor. Özellikle küçük çocuklarda ilaçların doktor önerisi olmadan kullanılmaması önem taşıyor.

Öksürük geçse bile hastalığın seyri takip edilmeli
Krup belirtileri çoğu çocukta birkaç gün içerisinde hafiflemeye başlıyor. Ancak havlar tarzda öksürük gerilese bile normal öksürük bir süre daha devam edebiliyor. Bazı çocuklarda ise belirtiler kısa süreli iyileşmenin ardından yeniden şiddetlenebiliyor.

Bu nedenle ailelerin yalnızca öksürüğün azalıp azalmadığına bakması yeterli değil. Çocuğun uyku düzeni, sıvı tüketimi, genel hareketliliği ve özellikle solunum biçimi de takip edilmeli.

Hastalık süresince çocuğun genel durumunda belirgin bir kötüleşme yaşanması, yeniden değerlendirme gerektirebiliyor. Özellikle gece saatlerinde ortaya çıkan solunum değişikliklerinin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Kreş ve okullarda bulaşma riskine dikkat
Krup hastalığına neden olan virüsler, solunum yolu salgıları ve yakın temas yoluyla başka kişilere bulaşabiliyor. Bu nedenle kreş, anaokulu ve okul gibi çocukların uzun süre bir arada bulunduğu ortamlar, enfeksiyonların yayılması açısından risk oluşturabiliyor.

Özellikle sonbahar ve kış aylarında çocukların kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmesi, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle basit gibi görünen hijyen alışkanlıklarının önemi daha da artıyor.

Uzmanlar, çocuklara küçük yaşlardan itibaren düzenli el yıkama alışkanlığı kazandırılmasını, ortak kullanılan yüzeylerin temiz tutulmasını ve hastalık belirtileri bulunan çocukların diğer çocuklarla yakın temasının azaltılmasını öneriyor.

Ayrıca öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnun uygun şekilde kapatılması, kapalı ortamların düzenli havalandırılması da bulaşma riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor.

Krup hastalığını doğrudan önleyen özel bir aşı bulunmuyor. Bununla birlikte çocukluk çağı aşılarının önerilen takvime uygun yapılması, grip gibi aşıyla önlenebilen bazı solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruma sağlıyor.

Özellikle küçük çocuklarda gece aniden başlayan havlar tarzda öksürüğün krup belirtisi olabileceğini unutmamak gerekiyor. Hastalık çoğu zaman hafif atlatılsa da solunum yollarında oluşan daralma bazı çocuklarda ciddi sorunlara neden olabiliyor. Ailelerin belirtileri doğru tanıması, çocuğun nefes alışverişini yakından takip etmesi ve tehlike işaretleri ortaya çıktığında tıbbi yardıma başvurması, hastalık sürecinin güvenli şekilde yönetilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

01.11.2026 18:57:00
AA
 
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabındaki paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Lee Jae Myung'un davetine icabetle, 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde Seul'ü ziyaret edeceklerdir. Ziyaret çerçevesinde 3 Kasım Salı günü yapılacak resmi görüşmelerde, iki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacak; güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirecek muhtelif belgeler de akdedilecektir."

Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak


 
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 5-6 Kasım’da düzenlenecek 17. Boğaziçi Zirvesi, “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla yaklaşık 70 ülkeden temsilciyi bir araya getirecek. 32 ülkeden üst düzey siyasiler, bürokratlar ve iş insanlarının konuşmacı olarak katılacağı 20'den fazla B2B görüşmesi de gerçekleştirilmesi planlanıyor. 
 

31.10.2026 15:18:00
Yaşar Cebesoy
 
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin 17'ncisi, 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla düzenlenecek zirve, farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, diplomatları ve iş insanlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında küresel gelişmelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği fırsatlarının oluşturulması da gündeme gelecek. UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede, şu ana kadar 63 ülkeden katılım teyidi alındığını, ancak sayının 70'in üzerine çıkmasını beklediklerini belirtti. Nijerya, Suriye ve Lübnan'dan bakanların yanı sıra Karadağ'dan Parlamento Başkan Yardımcısı'nın da aralarında bulunduğu üst düzey temsilcilerin katılacağı zirvede, Endonezya, Libya ve Karadağ gibi ülkelerden heyetler de yer alacak. Zirve, Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan iş insanları ve siyasileri bir araya getirecek.

Ülkeler rota arayışında

Zirvenin bu yılki temasının, küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümden hareketle belirlendiğini söyleyen Özgencil, savaşların, bölgesel gerilimlerin ve değişen uluslararası ilişkilerin ülkelerin konumlarını yeniden değerlendirmelerine yol açtığını dile getirdi. Özgencil, farklı güç merkezlerinin öne çıktığı bu dönemde ülkelerin yeni dengeler içinde kendilerine nasıl bir yer belirleyeceği sorusunun zirvenin ana gündemini oluşturacağını kaydetti. Zirvede iki gün boyunca 20'den fazla panel düzenlenmesi, konuşmacıların ise 32 farklı ülkeden katılması bekleniyor. Özgencil, uluslararası iş dünyasının temsilcilerini buluşturacak etkinlikte en az 70 iş insanının yer alacağını ve 20'den fazla B2B görüşmesinin gerçekleştirileceğini bildirdi.

Siyasi tartışma ortamı sunmuyor

Boğaziçi Zirvesi'nin kuruluşundan bu yana siyasi tartışmalardan uzak durarak ekonomik ilişkileri geliştirmeye odaklandığını belirten Özgencil, platformun farklı ülkelerden iş insanlarını aynı zeminde buluşturmayı amaçladığını söyledi. Özgencil, "Biz hiçbir zaman siyasete girmedik. Ülkeler arasında ekonomik bir zemin oluşturmaya çalıştık. İlk 16 yılda gerçekleştirdiğimiz B2B görüşmeleri ve bu görüşmelerin ardından yapılan iş anlaşmaları, bu konuda başarılı olduğumuzu gösteriyor" dedi. Boğaziçi Zirvesi'nin hazırlıklarının 2009 yılında başladığını, ilk organizasyonun ise 2010'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Özgencil, ilk yıl 33 ülkeden temsilcinin katıldığı zirvenin zaman içinde uluslararası ölçekte daha geniş bir katılıma ulaştığını söyledi.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?


 
Toplumda yaygın olarak görülen tiroid nodülleri, büyük oranda iyi huylu özellik taşımasına rağmen bazı hastalarda zaman içerisinde büyüyerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Peki nodülleri ameliyatsız küçültmek ya da yok etmek mükün mü?

31.10.2026 14:14:00
Murat Çorbacı
 
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?

Tiroit nodülleri toplumumuzda da yaygın olarak görülüyor. Boynun ön bölümünde bulunan tiroid bezinde gelişen bu oluşumlar, belirli bir büyüklüğe ulaştığında boyunda şişlik, yutma güçlüğü, baskı hissi ve estetik rahatsızlık gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Geçmişte tedavi gerektiren tiroid nodüllerinde cerrahi yöntemler ön plana çıkarken, girişimsel radyoloji alanında yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde uygun hastalarda ameliyatsız tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor.

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, iyi huylu olduğu gerekli incelemelerle doğrulanan ve belirli anatomik özelliklere sahip tiroid nodüllerinin minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, özellikle doğru hasta seçimi ve ayrıntılı ultrasonografik değerlendirmenin tedavi planlamasında büyük önem taşıdığını vurguluyor.


Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi nedir?

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi, uygun nodüllerin görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv işlemlerle küçültülmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu tedavilerde temel hedef, şikâyete neden olan nodül dokusunu kontrollü şekilde etkisiz hale getirerek zaman içerisinde hacminin azalmasını sağlamaktır.
Cerrahi yöntemlerde tiroid bezinin bir bölümü veya tamamı çıkarılabilirken, ablasyon işlemlerinde nodül çevresindeki sağlıklı tiroid dokusunun mümkün olduğunca korunması hedefleniyor.
Ancak ameliyatsız tedavi her nodül veya her hasta için uygun olmayabiliyor. Tedavi öncesinde ultrasonografi bulguları, biyopsi sonuçları ve tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekiyor.

Radyofrekans ablasyon ile tiroid nodülü tedavisi

Radyofrekans ablasyon, iyi huylu tiroid nodüllerinin tedavisinde kullanılan termal ablasyon yöntemlerinden biri...
İşlem sırasında ultrasonografi rehberliğinde nodül içerisine ince bir elektrot yerleştiriliyor. Elektrot aracılığıyla oluşturulan ısı enerjisi, nodül dokusunda kontrollü termal hasar meydana getiriyor.

Tedavi edilen nodül dokusu zaman içerisinde vücut tarafından kısmen yeniden emiliyor ve nodül hacminde küçülme meydana gelebiliyor.
Radyofrekans ablasyon genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Bazı hastalarda işlem sırasında ek ağrı kontrolü veya sedasyon yöntemlerinden yararlanılabiliyor.

Tedavinin en önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda büyük bir cerrahi kesi yapılmadan nodül hacminin azaltılabilmesi olarak öne çıkıyor.

Mikrodalga ablasyon nasıl uygulanıyor?

Mikrodalga ablasyon, elektromanyetik enerji kullanılarak nodül dokusunda ısı oluşturulmasını sağlayan bir başka minimal invaziv yöntemdir. Ultrasonografi eşliğinde nodül içerisine yerleştirilen özel bir anten aracılığıyla hedef dokuda kontrollü ısı etkisi meydana getiriliyor. Bu etki, nodül dokusunun zaman içerisinde küçülmesini amaçlıyor.

Mikrodalga ablasyon özellikle belirli iyi huylu tiroid nodüllerinde değerlendirilebiliyor. Ancak yöntemin seçimi nodülün büyüklüğüne, yerleşimine, iç yapısına ve işlemin güvenli şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine bağlı olarak değişiyor.
Radyofrekans ve mikrodalga ablasyon yöntemleri arasında seçim yapılırken hastanın klinik özellikleri ve uygulama merkezinin deneyimi dikkate alınıyor.

Kistik tiroid nodüllerinde etanol ablasyonu

İçerisinde sıvı bulunan kistik tiroid nodüllerinin tedavisinde etanol ablasyonu önemli bir seçenek olarak kullanılabiliyor.
Bu yöntemde öncelikle nodül içerisindeki sıvının boşaltılması, ardından uygun koşullarda etanol uygulanarak kistik yapının yeniden sıvı biriktirme olasılığının azaltılması hedefleniyor.
Etanol ablasyonu özellikle tekrarlayan ve şikâyete neden olan iyi huylu kistik nodüllerde değerlendirilebiliyor.
Nodülün büyük ölçüde katı yapıda olması durumunda ise farklı ablasyon yöntemleri daha uygun olabiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi kimler için uygun?

Minimal invaziv ablasyon yöntemleri genellikle iyi huylu olduğu uygun biyopsi değerlendirmeleriyle doğrulanmış, büyüyen veya belirgin şikâyete neden olan nodüllerde gündeme geliyor.
Boyunda kozmetik rahatsızlık, baskı hissi veya yutma güçlüğü oluşturan nodüller bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

Bazı aşırı hormon üreten otonom tiroid nodüllerinde de termal ablasyon seçenekleri düşünülebiliyor.
Ancak kanser şüphesi bulunan nodüllerde standart iyi huylu nodül ablasyon yaklaşımı uygun kabul edilmiyor. Bu hastalarda ileri tanısal değerlendirme ve gerekli durumlarda onkolojik tedavi planlaması gerekiyor.

Ameliyatsız tedavinin avantajları neler?

Minimal invaziv tiroid nodülü tedavilerinin önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda cerrahi kesi yapılmadan işlem gerçekleştirilebilmesidir. Bu yöntemler çoğunlukla günübirlik uygulanabiliyor ve birçok hasta kısa süre içerisinde günlük aktivitelerine dönebiliyor.
Sağlıklı tiroid dokusunun korunması, işlem sonrasında tiroid hormonu kullanımına ihtiyaç duyulma olasılığını azaltabiliyor. Ancak hormon fonksiyonlarının korunacağı her hasta için garanti edilemiyor.

Ablasyon işlemlerinde nodülün tamamen ortadan kaldırılması her zaman hedeflenmiyor. Temel amaç, nodül hacmini azaltarak neden olduğu şikâyetleri hafifletmektir. Bazı hastalarda istenilen küçülmenin sağlanması için ek ablasyon seansları gerekebiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisinin riskleri var mı?

Termal ablasyon yöntemleri minimal invaziv işlemler olmakla birlikte tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında geçici ağrı, boyunda hassasiyet, morarma veya şişlik görülebiliyor.
Daha nadir olarak ses değişikliği, kanama, cilt yanığı veya çevre dokularda termal hasar gibi komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle işlemlerin tiroid anatomisine ve görüntüleme rehberliğinde ablasyon tekniklerine hâkim deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilmesi önem taşıyor.

Tedavi sonrası tiroid nodülü tekrar büyür mü?

Ablasyon sonrasında tiroid nodüllerinin hacminde zaman içerisinde küçülme bekleniyor. Ancak elde edilen sonuçlar nodülün başlangıç büyüklüğüne, yapısına ve uygulanan tedaviye göre değişebiliyor.

Bazı nodüllerde uzun dönem takip sırasında yeniden büyüme görülebiliyor. Bu durumda ek ablasyon veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor. İşlem sonrasında ultrasonografi kontrolleriyle nodül hacmindeki değişim ve tiroid fonksiyonları takip ediliyor.

Ankara'da toprak kayması sonucu istinat duvarı çöken 17 katlı binanın temeli açığa çıktı

Ankara'nın Mamak ilçesinde toprak kayması sonucu istinat duvarı çöken 17 katlı apartmanın temeli açığa çıktı

31.10.2026 13:54:00 / Güncelleme: 31.10.2026 13:56:54
AA
 
Ankara'da toprak kayması sonucu istinat duvarı çöken 17 katlı binanın temeli açığa çıktı
Ankara'da toprak kayması sonucu istinat duvarı çöken 17 katlı binanın temeli açığa çıktı

Mamak ilçesi Yeşilbayır Mahallesi 1805'inci Sokak'ta bulunan 17 katlı apartmanın istinat duvarı, toprak kayması nedeniyle çöktü.

Bunun üzerine yamaçta bulunan binanın yerin altında kalan duvarı ve temeli açığa çıktı.

Ayrıca binanın çevresindeki yollarda yarıklar oluştu.

İhbar üzerine binada çalışma yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri, güçlendirme çalışması yapılmasına karar verdi.

Bina tahliye edilirken, çevresi de iş makineleriyle kontrollü şekilde kazıldı.

Kazının ardından zeminin güçlendirilmesi için sağlamlaştırma çalışmaları başlatıldı. 

Ölümlü kazanın yaşandığı teknede vinçler belgesiz çıktı

Trabzon'da balıkçı teknesinde vinç sisteminin devrilmesi sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından yapılan incelemelerde, teknedeki vinçlerin denize elverişlilik belgesinde kayıtlı olmadığı tespit edildi

31.10.2026 11:59:00 / Güncelleme: 31.10.2026 12:02:54
İHA
 
Ölümlü kazanın yaşandığı teknede vinçler belgesiz çıktı
Ölümlü kazanın yaşandığı teknede vinçler belgesiz çıktı
Trabzon'un yaklaşık 30 mil açığında 19 Ekim'de meydana gelen kazada, palamut avı sırasında ağları tekneye çeken vinç sisteminin devrilmesi sonucu 4 balıkçı yaralandı. Yaralılardan 40 yaşındaki İzzet Sırtbaşı, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay anı teknenin güvenlik kamerasına yansıdı.



Kazanın ardından yürütülen incelemeler kapsamında, teknenin denize elverişlilik belgesinde vinçlerin kayıtlı olmadığı belirlendi.

Yaşanan kazanın ardından Sürmene Yeniay Balıkçı Barınağı'nda bulunan teknede olay yeri inceleme ekipleri, makine mühendisi ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanı eşliğinde incelemeler yapıldı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla tekne kaptanı, tekne donatanı ve vinç operatörünün şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınmasına karar verilirken, teknede bulunan tayfalarında tanık olarak ifadelerine başvuruldu.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi

Bakırköy Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 63 şüpheliden 40'ı tutuklanma talebiyle hakimliğe sevk edild

 

31.10.2026 05:00:00
AA
 
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu iddiasıyla başlatılan soruşturma sürüyor.

Adliyede savcılık ifadeleri tamamlanan 21 belediye personeli ve 19 firma temsilcisi suçların nitelikleri, karşılığı olan ceza miktarları, eylem sayıları ile delil durumları dikkate alınarak tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Savcılık, eylem sayısı ile bunların nitelikleri, verilen tekliflerin mahiyeti, birbirleriyle irtibatlı olup olmadıkları ve benzeri unsurları bir arada değerlendirerek kamu ihalelerinde teklif veren firma temsilcisi 12 şüphelinin yanı sıra 3 belediye personeli hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.

Ayrıca, aramalar neticesinde elde edilen dijital verilere ilişkin raporlama tamamlandığında yeniden durum değerlendirmesi yapılmak üzere şüpheli Metin Soğuksu hakkında da "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol talep edildi.

Savcılık, suçun vasıf ve mahiyetini, mevcut delil durumunu ve şüphelinin yaşını gözeterek Mustafa Özdemir'in "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmesini istedi.

Öte yandan savcılık, 5 belediye personeli ve 1 firma temsilcisini delil durumu dikkate alarak, ifade işlemlerinin ardından serbest bıraktı.

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen ve belediye personeli olan şüphelilerin isimleri şöyle:

"Belediye Başkan yardımcıları Abdülhamit Pehlivan, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Ali Rıza Akyüz, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Fazlıoğlu, Belediye Meclis Üyesi Erkan Gül, Bakırköy İmar ve Şehircilik Müdürü Abdülkadir Akay, Bakırköy Belediyesi Zabıta Müdürü Ahmet Kekellüoğlu, Bakırköy Destek Hizmetleri Müdürü Yunus Alışkan, Bakırköy Temizlik İşleri Müdürü İbrahim Yavuz, Bakırköy Kentsel Dönüşüm Müdürü Mustafa Fatih Özkan, Bakırköy Destek Hizmetleri Müdürü Vekili Duygu Muş, Bakırköy eski Bilgi İşlem Müdürü Nusret Sapa, Belediye Görevlileri Ayhan Kıvılcım, Berkay Biçer, Selin Çiftçi, Kaan Dengiz, Ferhat Ferahi Çelik, belediye görevlisi ve atölye şefi Yüksel Ercan Akçabay, Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Nurcan Alan ve Fen İşleri Müdürü Derya Güler"

Haklarında tutuklama talep edilen firma yetkililerinin Ali Kemal Şahinsoy, Ahmet Adnan Özyirmidokuz, Ali Murteza Alır, Alper Demirtaş, Birkan Dıragat, Cemal Arıkan, Eyyüp Alır, Fırat Duran, Gökhan Konur, Gürkan Dıragat, Hasan Mercan, Hüseyin Kıran, Mehmet Muhlis Öner, Mehmet Sırrı Özdemir, Osman Akın, Ömer Tuncer, Tolgahan Acar, Veli Çakırca ve Yılmaz Tuna olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında belediye görevlileri Muharrem Atmaca, Altan Bulan ile Gözde Altıntop, firma yetkilileri Özge Mutlu, Emin Kılıç, Abdülaziz Öksüz, Ebubekir Öksüz, Özkan Taşlıcalı, Mert Ece, Hakan Kurtgişi, Gökhan Kaya, Yasemin Kaya, Bünyamin Seven, Feyza Kıran ve Gencay Seçilir için adli kontrol talep edildiği bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, Bakırköy Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Sinan Derman, Özel Kalem Müdürü Suzan Kurt, Bakırköy Gelirler Müdürü Hamza Sayan, zabıta şefi İbrahim Halil Mercan, Belediye Personeli Muhammed Beran Pekyen ve şirket yetkilisi Ümit Güngör savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu, iş yeri çalışma ruhsatı talep eden işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği, talep edilen miktarı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin ise sürüncemede bırakıldığı şeklinde yapılan ihbarlar üzerine soruşturma başlatılmıştı.

"İhaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, 2024-2026 yıllarında Bakırköy Belediyesinin farklı müdürlüklerince gerçekleştirilen açık ve pazarlık usulüne tabi 42 ihale dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, HTS kayıtları ve MASAK raporları ile iletişimin tespiti ve teknik araçla izleme tedbirlerinin değerlendirilmesi sonucunda atılı suçlara iştirak ettiği değerlendirilen belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve belediye personeli ile ihalelere katılan firma temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 68 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bunun üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen operasyonda, Bakırköy Belediyesi başkan yardımcıları Nurcan Alan, Ali Rıza Akyüz, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Abdülhamit Pehlivan ve 2 meclis üyesinin de aralarında bulunduğu 58 şüpheli yakalanmıştı.

Devam eden çalışmalarda gözaltı sayısı 63'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlanmıştı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Bakırköy Adliyesine sevk edilmişti. AA

Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 17:20:00
AA
 
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde konuştu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Dün Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü sizlerin katılımıyla büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettik. Bugün ise kardeş Türk devletlerinin liderleri olarak müşterek geleceğimizi konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Cumhuriyet Bayramı sevincimizi paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Dün açılışını yaptıkları Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı'na konuk devletlerin de özel hediyeleriyle aralarındaki birlikteliği daha da kökleştirdiğini belirten Erdoğan, "Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." diye konuştu.

Zirveyi merhum İsmail Gaspıralı'dan ilhamla "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlediklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir. Bu anlayışla Türkiye olarak Teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan'dan devralıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar dolayısıyla Teşkilatımız adına tebriklerimi iletiyorum.

İnşallah dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz. Kardeşlik bağlarımızı pekiştirecek şekilde ortak dilin yaygınlaştırılması spor başta olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesi, ülkelerimiz arasında seyahatlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda ilerleme kaydedelim diyoruz. Türk dünyasının geleceğini inşa ederken aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumlarımızdaki rolünün desteklenmesine önem veriyoruz."


"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur"


Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu, burada altını çizerek vurgulamak isterim: Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Bu noktada aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum. Bu vesileyle Türkmenistan'ın çalışmalarımıza sunduğu katkıları da takdirle karşıladığımızı vurgulamak istiyorum. Serdar kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.


"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyorum"


"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır." diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyor, kalıcı barış için elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. Bölgemizde yaşanan ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediği gibi küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasaları üzerinde ağır sonuçları olmaktadır. İran ile son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir. Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız. 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesine destek vermeyi sürdürmeliyiz. Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımızla ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek kazan kazan anlayışıyla ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz. Ben inanıyorum ki Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."


"Ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu vurguladı.

Siber güvenlik ve siber işbirliği mutabakatının en kısa sürede imzalanarak hayata geçirilmesini beklediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Uzay alanında ortak uydu projemizin hızlandırılması önceliklerimiz arasında olmayı sürdürüyor. Ortak bir dijital ticaret platformu üzerinden ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zeka ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz. 2027-2031 stratejisiyle Stratejik Ortaklık Ebedi Dostluk Anlaşması'nın nihayetlendirilmesini çok önemli buluyorum. Biliyorsunuz 11-12 Kasım tarihlerinde COP31 Liderler Zirvesi'ne Antalya'da ev sahipliği yapacağız. Siz değerli kardeşlerimin katılımını beklediğimi tekrar ifade etmek isterim."

Görev süresi sona eren TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e 2022'den bu yana Teşkilata sunduğu hizmetler için teşekkür eden Erdoğan, yeni Genel Sekreter Mirvahid Azimov'a da başarılar diledi.

Erdoğan, "Bugün devraldığımız dönem başkanlığını ağır bir sorumluluk ve kıymetli bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmanın gayretinde olacağız." diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik


Zirvenin açılış konuşmasının ardından konuk devlet başkanları ve yetkililere söz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmalar sonrasında zirvenin tamamlandığını belirterek, "Bugün kabul ettiğimiz Ankara Bildirisi ve aldığımız kararlarla, 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik. Kıymetli katkılarınız, yapıcı yaklaşımlarınız ve sergilediğiniz kardeşlik ruhu için her birinize teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasında, Dede Korkut'un "Kara dağların yıkılmasın, gölgelice büyük ağacın kesilmesin, taşkın akan görklü suyun kurumasın, koşar iken ak-boz atın sendelemesin, vuruştuğunda kara çelik öz kılıcın çentilmesin, ak sakallı babanın yeri cennet olsun, ak bürçekli ananın yeri cennet olsun, ahir sonu arı imandan ayırmasın, kadir mevlam seni namerde muhtaç eylemesin." duasına yer verdi.

Katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, "Rabb'im, Türk devletleri olarak dayanışmamızı daim eylesin. Zirvemizin ve aldığımız kararların Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuk devlet başkanları ve yetkilileriyle TDT Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi ortak bildirisini imzaladı.

Erdoğan, Bayramov ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u kabul etti

30.10.2026 17:03:00
AA
 
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'u kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi sonrası ikili görüşmelerini sürdürüyor.

Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.

Görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 11 kişiden 10'u yakalanırken, bir kişinin yurt dışında olduğu belirlendi

30.10.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün ve ailesinin İstanbul'da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın akladığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon daha yapıldı.

Önceki operasyonda Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel tutuklanırken şimdiki operasyonda 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10 kişi gözaltına alınırken bir kişinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Mustafa Sarıgül'ün ağabeyi Metin Sarıgül, Şişli Meslek Yüksekokulu Kurucu Müdürü Aynur Aydın, Sarıgül'ün inşaat firması ortaklarından Meriç ailesine mensup çok sayıda kişi yer aldı. O isimler şu şekilde;

Metin Mevlüt Sarıgül

Ömer Yazıcı

Aynur Aydın

Gençağa Meriç

Ahmet Meriç

Berrak Çetinkaya

Davut Kaymak

Altuğ Altınbaş Sürer

Mehmet Meriç

Süreyya Kurtulan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 11:09:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(TDT Zirvesi) Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi
[1/18] Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi. Fotoğrafta; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev de yer aldı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz.",

"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz."

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum."

"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır."

"Serdar (Berdimuhammedov) kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz."

"İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir."

"Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim."

"Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız."

"Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek 'kazan kazan' anlayışı ile ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz."

"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.